Eski'den.

Konuşmak için sessiz bir yer arardım
Dinlemek için kulaklarımı dört açardım
Çarpması için kalbime kan basardın.
Ben ise
İçinde olmadığın ömür anlarımı yakardım
Yürürken hayalımde sen, ardı sıra bakardım.
Ben hala bakıyorum, sende bakardın eskiden.

Eskidendi eskiden.
 
Konuşmak için sessiz bir yer arardım
Dinlemek için kulaklarımı dört açardım
Çarpması için kalbime kan basardın.
Ben ise
İçinde olmadığın ömür anlarımı yakardım
Yürürken hayalımde sen, ardı sıra bakardım.
Ben hala bakıyorum, sende bakardın eskiden.

Eskidendi eskiden.
Bu günü geçmişe yükleyerek yaşıyabiliyoruz,geçerli kılabiliyoruz,bir adım sonrası şimdi atacağımız adıma bağlı ,özlem olmadan yaşanılmazmı yoksa.Diğerlerine .Teşekkürler
 
Semaver'de su pişer,
Demlik'te çay demlerdik,
Yıldızım gündüz düşer.
Dizde derman kalmaya dek gezerdik.
Eskiden'di eskiden...

Hey eskici!!!!
Topladığın tüm eskileri bana ver
Aldığım tüm yenilerimi vereyim.
 
Bu günü geçmişe yükleyerek yaşıyabiliyoruz,geçerli kılabiliyoruz,bir adım sonrası şimdi atacağımız adıma bağlı ,özlem olmadan yaşanılmazmı yoksa.Diğerlerine .Teşekkürler
Bu günü geçmişe değil, geçmişi bu güne yüklüyoruz ve bükülüyoruz büklüm büklüm. Eh kolay değil, koskoca tüm geçmişin hatıralarını hali hazırdaki güne yüklenek. Gerçi bu yükleme işinin hamaliyesi az ücreti çoktur.
Hazır günün tahammül ibreleri max yapınca, hazır günümüzde bükülmeye başlıyor haliyle.
Aslını sorarsan,
Asıl acı veren;
Bükülen gün değil,
Bülbülü ağlatan bükülen gül'dür.

Yorumunuz için teşekkür ederim
 
Diken açtı bahçemin gülleri. Hepsi ağız birliği yapmışcasına;
Küs dururlar bana.
Kus diyorlar bana.
Neden ? diyorum.
Eskiden rengimizi almamızı bile zor beklerdin, götürürdün demet demek. Biz de sevgini fısıldardık kulağına. Tercümanlık yapardık lal olmuş diline. Verdiğinin sinesinde, kalbinde, yüreğinde tomurcuklar açardık. Diyorlar.
Ey nazlı bahçem!
Çehresi sazlı bahçem!
Bir yürek vardı sadece benim olan, sadece beni bilen, sadece beni bekliyen. Şimdilerde éllerin gülleri istila etmiş o yüregi, benim güllerime yer kalmamış. Sizi başka yüreklere taşımak ne size yakışır, ne de bana.
En iyisi
Siz solmaya
Ben Ölmeye razı olalım. Ben oldum, sizde oldunuz.
Şenlik naralarının atıldığı,
Gecemizin gündüze değiştiği,
Yar gözünün yol çekmesi,
Eskidendi güllerim eskiden.
 
Üstad sizde satırlar fermantasyona dönüşme aşamasında,bildiğim kadarıyla sonuca,damıtılan ürüne dikkat etmak gerek tadanın vay haline.teşekkürler
 
Yine ayaklarım birbiri ile yarıştı semtine bir an önce varmak için.
Nihayet ulaştım......
Gezdiğim sokaklar, saydığım kaldırımlar bana ;
_ Hey yabancı.... diye sesleniyorlar adeta. Kulağımdaki o tatlı musiki sanki bir matemhane lawoları gibi geliyor artık...
Hani misafiri kapıda bekletmek, ofya buda nerden çıktı? diye bir iç çekmek................
Gibi olmuşam şimdi. Nasıl ? yerimde olmak istermiydin ? Beni görmeyen, duymayan, okumayan, yazmayan sevgili.?

Akşamdan hamur açıp ikram pişiren, sabahın bir an evvel gelmesini bekliyen, Yolu beklemekten isyan bayrakları açan iki yiğit karagöz , dışımı içine sığdıran bir yürek vardı...
ESKİDEN..
 
dille yakalanmayan

Tamamıyla duygularımızla değerlendirdiğimiz durumlar var,sanatçının ilhamı,annenin sezgisi,aşk bunlardandır.Anlam aşıldığından,dille yakalanmıyan ,dile düşürülemeyen bu duygu durumlarında işlem yapamayız ama düşünce yoluyla hakim olmaya çalışırız tabi sonuç genelde malum.
Şu noktalama işaretlerini ne güzel kullanıyorsunuz .Teşekkürler
 
Üst Alt