• Merhaba Ziyaretçi hoşgeldin! Forumdan daha fazla yararlanmak için buradan kayıt olunuz...

Erkeklerde Üreme Sistemi Yaşlanması

İnci

Kıdemli
Üye
Erkeklerde Üreme Sistemi Yaşlanması

Kadınların aksine erkeklerin üereme yeteneğinde ve cinsel organlarında ani bir değişiklik olmaz. Yaşlanmanın getirdiği değişmeler zaman içinde yavaş bir tempoyla gelişir.
Yaşın artması ile erkeğin üreme, daha doğrusu tıbbi deyimiyle üro-genital sisteminde, bir çok değişme olur. Bunlar yaşlanmanın doğal sonuçları olarak görülürler.

Erkek yaşlandıkça;

â¢Testisleri, erkeklik hormonu olarak da adlandırılan testosteronu daha az üretir.
â¢Testiste üretilen sperm miktarı azalır. Bu da üereme yeteneğinin azalması demektir. Ancak az da olsa sperm üretimi devam ettiği için yaşlı erkekler baba olabilirler.
â¢Mesanenin altında yer alan ve salgısı ile meni üretimine katkıda bulunan prostat bezi büyümeye başlar. Belirli bir boyutun üzerindeki büyüme, idrar yapma sorunlarının doğmasına yol açar. Bu duruma prostat büyümesi ya da tıbbi adıyla benign prostat hipertrofisi adı verilir.
â¢Penis hafifçe küçülür.
â¢Tam bir penis ereksiyonuna varma ve bunu sürdürme zorluğu başlar.
â¢Ejekülasyon, yani boşalma daha seyrek ve daha zor olur.
â¢Peşpeşe boşalma yeteneği azalır.
â¢Cinsel istekte azalma olur.
Yukarıda sıralanan ve yaşlanmanın doğal sonucu olan bu değişmelerin dışında yaşın artışıyla başka sorunların ortaya çıkma riski de vardır. Doğal değişme olarak kabul edilmeyen bu sorunların başında, iktidarsızlık olarak da adlandırlan impotens yer alır. Penis ereksiyon (sertleşme) yeteneğini kaybetmesinin nedenlerinin başlıcaları şunlardır;
â¢Damarların tıkanmasına bağlı, dolaşım bozukluğu,
â¢Şeker hastalığı ya da prostat ameliyatına bağlı sinir hasarı,
â¢Yüksek tansiyon gibi bazı hastalıkların tedavisinde kullanılan bazı ilaçların yan etkileri,
â¢Depresyon ve anksiyete gibi ruhsal sorunlar
İmpotens oluştuğu taktirde bu günkü olanaklarla tedavisinde bir çok şey yapılabilmektedir. Tedavisi, öncelikle altta yatan nedene bağlıdır. Bu nedenle konunun uzmanı bir doktorun tetkikine ihtiyaç doğmaktadır.
Cinsel istek yaşın artmasıyla azalır. Bunun bir çok nedeni olmaktadır. Sosyal ve psikolojik etkenler bunlar arasında en önemli sıraları almaktadır.

Prostatın zaman içinde büyümesi başlıca iki sağlık sorunu riskini arttırır;

â¢İdrar yolu iltihabı, rahat boşalmayıp mesane içinde biriken idrarın iltihaplanmasına bağlı olarak gelişir. Mesanede, prostatta ve böbreklerde, bazen tehlikeli olabilecek iltihaplanmala yol açabilir.
â¢İdrar birikmesi, prostat büyümesi nedeniyle oluşur. Daralan idrar yolu, ancak mesane içindeki basıncın yükselmesiyle açılarak idrar yapmaya olanak yaratır. Aşırı olduğu zaman böbreklerde yetmezlik yaratarak hayati tehlikelere yol açabilir.
Prostat kanseri de erkekler yaşlandıkça daha sık görülen bir sağlık sorunu olarak karşımıza çıkar. Erkeklerde en sık görülen kanser türlerinden biri, prostat kanseridir. Yavaş gelişen ve özellikle erken teşhis edildiğinde tedavi edilebilen bir kanser türüdür.
Testis kanseri daha çok gençlerde görülmekle birlikta yaşlı erkekleri de etkileyebilen bir kanser türüdür.

Yaşlanmanın getirdiği doğal değişimler konusunda yapacaklar pek fazla olmamakla beraber, ortaya çıkan sağlık sorunlarının çoğunda tedavi mümkündür. Bunlar özellikle erken teşhis edildiği zaman çok daha kolay tedavi edilebildiği için, erkeklerin 50 yaşından sonra belirli aralıklarla ürolog kontroluna girmeleri yararlı olmaktadır.
saglik.turk.net
 

İnci

Kıdemli
Üye
Prostat, erkeklerde en çok görülen 2. kanser türü

Türkiye'de yapılan en büyük araştırma

Üroonkoloji Derneği tarafından, dünyada erkeklerde en sık görülen kanser türlerinden olan prostat kanseriyle ilgili Türkiye'de ilk kez ve 12 şehirde ''Prostat Kanseri İnsidans (görülme sıklığı) Çalışması'' yapıldı ve ön raporu tamamlandı.Proje Koordinatörü Dr. Ferruh Zorlu, şunları kaydetti:
''Araştırmayla Türkiye'de prostat kanserinin erkeklerde akciğer kanserinden sonra 2. sıraya yerleştiği ve mesane kanserinin üstüne çıktığı belirlendi. Prostat kanserinde görülme sıklığı açısından, yüz binde 43.7 ile İstanbul ilk sırada yer alıyor. Onu yüz binde 42.6 ile Ankara, yüz binde 33.8 ile Adana, yüz binde 29.4 ile Malatya, yüz binde 28.7 ile Kayseri, yüz binde 26 ile Zonguldak, yüz binde 25.1 ile İzmir, yüz binde 24.6 ile Trabzon, yüz binde 23.6 ile Gaziantep, yüz binde 21.6 ile Eskişehir, yüz binde 19.4 ile Erzurum, yüz binde 17.7 ile Edirne takip ediyor.''

EN SIK 65-69 YAŞ
Hastalığın yaşa göre dağılımında ise çok genç yaşta prostat kanseri tanısı konulan kişiler olduğunun tespit edildiğini ve hastalığın en sık 65-69 yaş aralığında görüldüğüne dikkati çeken Zorlu, hastaların çoğunluğuna tanının biyopsi sonrasında konulduğunun belirlendiğini belirtti. Zorlu şöyle devam etti:
''Hastaların yüzde 98.5'i kanser tanısını biyopsi sonrasında almıştır. Tanı konulan hastaların yüzde 51.4'ünde tümörler çok saldırgan olmayan bir yapıda tespit edilmiştir. Bu da hastaların daha bilinçli olduğunu, zamanında hekim kontrolünden geçtiğini ve hekimlerin de aynı bilinçle gerekli testleri yaparak doğru tanı koyduğunu gösteren sevindirici bir sonuçtur.Çalışmada, ayrıca hastaların yaklaşık yüzde 50'sinde, tümörün organın içindeyken yakalandığı gördük. Tedavi seçeneklerine ilişkin olarak da hastaların yaklaşık yüzde 51.8'ine cerrahi yöntem, yüzde 20.3'üne ilaç tedavisi uygulanıyor ve yüzde 3.6'sı ise tedavi uygulanmaksızın takip ediliyor."

AİLE VE BESLENME
Üroonkoloji Derneği Genel Sekreteri Doç. Dr. Cemil Uygur da prostat kanserinin gelişmiş ülkelerde erkeklerde üregenitel kanserler içerisinde en sık görülen tür olduğunu söyledi. Hastalıkta, beslenme şeklinin çok önemli bir etken olduğunu vurgulayan Uygur, Akdeniz tipi zeytinyağlı yiyecekler tüketenlerde, et ağırlıklı ve yağlı beslenenlere oranla hastalığın çok daha az görüldüğüne dikkati çekti. Uygur, aile öyküsünün de önemli bir risk faktörü olduğunu belirterek, "'Hastalık sinsi ve kendine has belirtisi olmayan bir hastalıktır. Bu nedenle düzenli hekim kontrolü çok önemlidir.Yakın ailesinde birden fazla kişide prostat kanseri bulunanlar, 40 yaşında geldiklerinde her yıl bir kere üroloji uzmanı tarafından muayene edilmelidir" dedi.

ANKARA (A.A)

kaynak
 

Üst Alt