• Hoşgeldin ziyaretçi , forumdan daha fazla yararlanmak için buradan üye olunuz...

Erhan Yurdayüksel, Varyemez dede,Mirascılar ve Gerçekler

Okunuyor :
Erhan Yurdayüksel, Varyemez dede,Mirascılar ve Gerçekler

ahdedevahdede

Acemi
Üye
Türkiye´de ´yandaş medya, yandaş yazar´ tanımlamalarından sonra şimdi de ´yandaş muhabir´ terimlerini duymaya başladık!..


Erhan Yurdayüksel, Varyemez Dede, Mirasçılar ve Gerçekler!

VARYEMEZ DAVALARI VE GERÇEKLER
Ereğli Demir Çelik Fabrikaları hissedarlarından, ´Varyemez Dede´ lakaplı Hilmi Güner´in mirasçıları tarafından, hakkında dava açılan General Factoring Leasing ve Fon Anadolu A.Ş eski temsilcisi Erhan Yurdayüksel ;´ Gerçekler saptırılıyor´diyerek, mahkemenin etki altına alınmak istendiğini söyledi.
EREĞLİ Demir Çelik Fabrikaları hissedarlarından ´Varyemez Dede´ lakaplı Hilmi Güner´in mirasçılarından Ünal Güner´in Doğan Haber Ajansı İzmir Muhabiri Nesrin Coşkun´a yaptığı açıklamalar gerçeklerle bağdaşmadığını söyleyen General Factoring Leasing ve Fon Anadolu A.Ş eski temsilcisi Erhan Yurdayüksel : ´Davalar gerçek ama davaların ötesinde yapılan açıklamalar gerçek dışı.. Zira böyle bir dava söz konusu. Çünkü çok sevdiğim ve yıllarca birliktelik yaptığım benim de ´Erdemir Dede´ dediğim Hilmi Güner malesef vefat etmiştir. Vefatı ile birlikte bazı bilgiler yanlış olarak bize karşı koz olarak kullanılmaktadır. Dava muhatapları Varyemez Dede ile ilgili üzülerek söylüyorum ´Cimriydi´ tanımlamasında bulunmaktadırlar. Bunun gibi başka suçlamalarda haberlerde dikkat çekmektedir. Gerçek şudur ki ; benim Erdemir Dede´ye (Hilmi Güner´e) satmış olduğum firmalardan ötürü alacağım söz konusudur. Mirasçılar bu gerçeği kabullenememekte ve Varyamaz Dede´nin borçlu olduğuna inanmamaktadırlar. Bundan ötürü mahkemeye gitmişlerdir. Mahkeme süreci devam etmektedir. Mahkeme sürecinde gerçek hukuk, adalete hükmedecektir. Dava bitmeden mirasçılardan Ünal Güner medya üzerinden kendisine yakın bir gazetecenin tetikçiliğinde alehte haberler yaparak kamuoyunu yanıltmakta ve mahkemeyi etki altına alma girişimlerinde bulunmaktadır. Malesef basın yayın organları bu asparagas (uydurma) haberlere alet olarak, haberle ilgili görüşümüze başvurmayı tenezzül bile etmemektedir. Basın etik kurallarının hiçe alındığı bu haberlerden birini aşağıda kamuoyunun ve ilgililerin takdirine ve bilgisine sunuyorum. Erhan Yurdayüksel olarak bir yere kaçmışlığım söz konusu olmadığı gibi hakkımda bir İnterpol araması da söz konusu değildir. Ailecek Belçika´da yaşayan birisi olarak adresim, telefonum, işyerim Belçikalı yetkililer tarafından bilinmektedir. Kaldı ki, şahsıma açılan davaları Avukatlarım İlhan Erkul ve Niyazi Seyhan takip etmektedirler. Bu konuda tüm medya mensupları İstanbul ve İzmir barolarına kayıtlı avukatlarımızdan bilgi alabilirler. Bu konuda isteyenler bize de başvurabilirler. Bu tür davalar ilk defa Erhan Yurdayüksel için açılmıyor. Ortada bir iddia ve açılmış dava olduğu gibi bizim de açtığımız alacak davalarımız sürdüğü gibi biten davalarla ilgili icrai işlemler devam etmektedir diyerek basın mensuplarının bu tür davalarla ilgili haberlerinde daha objektif olmalarını ve dava konularıyla ilgili olarak iki tarafı da dinleyerek haber yazmaları gerektiğine işaret etti.





VARYEMEZ DEDE DAVALARI BAŞLIYOR

04 Şubat 2010 Perşembe

Nesrin COŞKUN/İZMİR, (DHA)
EREĞLİ Demir Çelik Tesisleri´nin hissedarı olarak bilinen ve İzmir´de yaşayan ´Erdemir Dede´ lakaplı ağabeyi Hilmi Güner´in Kasım 2005´te vefatının ardından miras beklerken, ´2.2 milyon euro´luk borçla karşılaşan 71 yaşındaki Ünal Güner, yıllarca "ağabeyim dolandırıldı" dedi. İz sürüp belge, bilgi toplayan Ünal Güner, 5´inci yılın sonunda suçladığı kişileri yargı önüne taşımayı başardı. ´Varyemez Dede´ Hilmi Güner´den alacaklarına karşılık icra takibi başlatan General Factoring Leasing Şirketi yetkilisi Erhan Yurdayüksel, ´dolandırıcılık´ iddiasıyla 3´üncü Ağır Ceza Mahkemesi´nde yargılanacak.
Cimriliğiyle tanınması nedeniyle bir lakabı da ´Varyemez dede´ olan Hilmi Güner, 30 Kasım 2005´te 90 yaşındayken vefat etti. 6 kardeşi ağabeylerini ölümünden aylar sonra haberdar olurken, Hilmi Güner´den ölmeden önce açılmış çok sayıda dava ve miras yerine de borç kaldığını öğrendi. En küçük kardeş emekli Ünal Güner, cimrilik derecesinde tutumlu olan, evinde boş plastik kapları bile atmayıp biriktiren ağabeyi Hilmi Güner´in borçlu olduğuna inanmadığını dile getirirken, iz sürmeye başladı.
Kardeş Ünal Güner, 2008´in son aylarında Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü´ne başvurararak ağabeyinin, alacaklısı olduğunu öne sürdüğü Fon Anadolu A.Ş. ve General Factoring Leasing Şirketi yetkilisi Erhan Yurdayüksel tarafından dolandırıldığını iddia etti. Varyemez Dede´nin sağlığında icra takibi başlatılan şirkete karşı açtığı menfi tespit davası sürerken, Ünal Güner sonradan yazı eklendiğini farkettiği bir talep formunu dolandırıcılık belgesi olarak Cumhuriyet Savcılığı´na sundu. Savcılık, Belçika´da yaşadığı belirtilen Erhan Yurdayüksel hakkında ´dolandırıcılık, sahtecilik´ iddiasıyla dava açtı.
İddianamenin gönderildiği İzmir 25´inci Asliye Ceza Mahkemesi, görevsizlik kararı vererek dosyayı ağır ceza mahkemesine gönderdi. Ancak iki mahkeme arasında uyuşmazlık olunca, dosya Yargıtay´a gitti. Yargıtay 5´inci Ceza Dairesi, davanın İzmir 3´üncü Ağır Ceza Mahkemesi´nde görülmesine karar verdi. ´Tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı´ iddiasıyla 3´üncü Ağır Ceza Mahkemesi´nde, Yurdayüksel hakkında dava açıldı. Yurdayüksel´in yargılanmasına 24 Mart tarihinde başlanacak.
Öte yandan Yurdayüksel hakkında yakalama emri de çıkarıldı. Yakalama emri, Yurdayüksel´in yurtdışında olması nedeniyle Emniyet Genel Müdürlüğü İnterpol Daire Başkanlığı´na gönderilirken, gelişmelerden büyük sevinç duyduğunu belirten Ünal Güner, "Yıllardır belge, bilgi topluyorum. Dedektife döndüm. Ama sonuç sevindirici, ağabeyimi borçlu çıkaranlar yargıda hesap verecek" diye konuştu.
Ölmeden önce açılmış davalar
Erdemir Dede´nin sağlığında açılan davalardaki iddialara göre borçları önce İstanbul merkezli Fon Anadolu A.Ş.´ye off-shore hesabına para yatırmasıyla başladı. Ardından ise temsilcisi Erhan Yurdayüksel olan bu şirket kanalıyla Hilmi Güner´e General Factoring Lesing adlı bir Belçika firmasının 20 kurucu hissesi satıldı. Güner´in elinde olduğu öne sürülen Ereğli Demir Çelik hisselerini şirkete vermeyip yerine biri 2 milyon diğeri 200 bin euro´luk senet imzalayıp verdiği iddia edildi. Senetlerdeki imzaların Güner´e ait olduğu ortaya çıkıp icra takipleri kesinleşirken, evi ve tarlasına haciz geldi. Güner´in avukatı Olcay Bozkurt ise Hilmi Dede´nin senetleri borçlanma iradesiyle imzalamadığını iddia edip böyle bir borç olmadığını, yaşlılığı nedeniyle ya da emniyeti suistimal edebilmek kaydıyla borçlandırıldığını savundu. Hilmi Güner´in 2005 yılında, Yurdayüksel´in icra takibi başlatması karşısında açtığı ´Menfi tespit´ davası İzmir 3´üncü Asliye Ticaret Mahkemesi´nde sürüyor.

EDİTÖRÜN NOTU

Sevgili okurlar,
Yukarıda iki haber örneği var. Bu haberin ikincisi Türkiye´nin en önde gelen gazetelerinde yayınlandı. Birinci bölümde olan haberi de YeniHaber olarak biz yaptık.
Habere konu olan Erhan Yurdayüksel adlı bir Türk vatandaşı, ailesi ile birlikte Belçika´da yaşıyor. Resimde gördüğünüz Hilmi Güner ile kuzu sarması halde resimde görülüyor. Aralarında bir alış-veriş geçmiş. Hilmi Güner vefat etmiş. Beriki tarafın kendisinden alacağı var. Güner´in mirasçıları ise buna itiraz ediyor.
Derken, konu mahkemeye intikal ediyor..
Burada basın olarak, ´açılan davanın neresinde yer alacağız´ hususu açık olarak öne çıkıyor?.
Doğrusu, devam eden davanın sonucunu beklemek!
Ama, öyle yapılmıyor!
Tek taraflı bir haber, bozuk pilak gibi gazetelere havale ediliyor..
İyi ve güzel de..
Madem ki, haber yapıldı.. Dava edilenin görüşünü kim haber yapacak?
Nerede basın etik kuralları?
Googlee´yi giriniz, bu dava ile ilgili yapılan haberleri insan okuyunca, ister istemez kuşkulanıyor..
Türkiye´de ´yandaş medya, yandaş yazar´ tanımlamalarından sonra şimdi de ´yandaş muhabir´ terimlerini duymaya başladık!..
Gazeteci, hem polis, hem savcı, hem hakim rolüne nasıl girer?
Ve medyada bu tip haberler nasıl yer alır?
Yani, iki tarafın da görüşlerini yansıtan bir haber olsa neyse?
Ama ne gezer!
Bu örneği genç gazeteciler için, yukarıya aldık!..
YeniHaber olarak, habere yer vermemizin nedeni; Belçika´da yaşayan bir vatandaşın hak ve hukukunu dile getirmesine katkı yapmaktır. Karşı tarafta istediği zaman bu stünları kullanabilir. Ama doğrusu, devam eden davaların sonucunu beklemek olmalı!
İnsanların, mahkemelik olması hoş iş değil. Hoş olmayan ise devam eden davalarda taraf olmaktır! Dava bitmeden birilerini suçlamak, suçlu göstermek, karalamak, medya vasıtası ile tu-kaka hedef haline gitermek , sadece Türkiye´ye özgü bir durum!
Şimdi dava konusunun taraflarından biri İzmir´de, biri Brüksel´de ikamet ediyor..
Bir insanın yurt dışında yaşaması, ne zamandan beri suç unsuru teşkil ediyor?
ve YeniHaber´den izin alınmadan habere eklenen resme ne demek gerekir?
Yazık ve çok yazık!
Lütfen, bu tip konularda, daha objektif, daha tarafsız ve tutarlı olalım!
Kişi hak ve özgürlüklerine saygı gösterelim!
YeniHaber

http://www.yenihaber.be/go.php?go=30616ab&do=details&return=last_news&pg=4
 
Üst Alt