• Hoşgeldin ziyaretçi , forumdan daha fazla yararlanmak için buradan üye olunuz...

Enel Hakk’in Kokeni

  • Konbuyu başlatan mopsy
  • Başlangıç tarihi
  • Cevaplar 15
  • Görüntüleme 2K

Okunuyor :
Enel Hakk’in Kokeni

mopsy

Emektar
Üye
Selam!

On bilgi:
Yaklaşık olarak M.Ö. 800–500 yılları arasında yazıya geçirilen Upanişad metinleri, Hindu kutsal kitabı Vedaların son bölümü olan ve Tanrı bilgisini oluşturan Sama Veda olarak bilinir. Upanişadlar, Vedaların son kısmı olduklarından dolayı Vedanta adını alırlar. Bir tür tefsir mahiyetinde olan ve kutsal sayılan bu metinler Badarayana ve Shankara tarafından sistematize edilmiştir.
Yani yaziya gecirilisi:
Muhammed as’den cc. 1400 yil once
Arabi hocadan cc.2000 yil once
Rabbani hocadan cc.2400 yil once
Ruhun üç hali; uyanıklık, düş görme ve düşsüz uyku,
Tanrı'nın düş görme halinden başka hiç bir şey değildir.
Tanrı, insan ruhunun üç halinin her birinde mevcuttur.
Biz uyanık durumda iken, gözdedir;
biz düş görüyorken, zihindedir;
biz düşsüz derin uykuda iken de, kalbdedir.

Tanrı, yarattığı varlıkların içlerine girerek, kendisini
onlarla hüviyetlendirdi. Tek bir varlık olduğu halde,
bir çok varlık haline büründü. Bundan dolayı, şayet
kişi bu üç katlı uyanıklık, rüya görme ve rüyasız
uyku rüyasından uyanırsa, karşısında Tanrı'yı bulur.
Kalbinde, mekândan münezzeh Tanrı'yı görür ve
"Tanrı'yı biliyorum!" der.*

Kendisine ibadet ettiğimiz, kalbimizde gizlenmiş olan
bu "BEN" kimdir?
Bu "BEN" in mahiyeti nedir?

Bu "BEN":
Sayesinde gördüğümüz, işittiğimiz, koku aldığımız,
tatlıyı veya acıyı ayırdettiğimiz, konuştuğumuz,
Varlık mıdır?

Yoksa, sayesinde düşündüğümüz, idrak ettiğimiz,
tasavvur ettiğimiz, bildiğimiz, irade gösterdiğimiz,
hatırladığımız, hissettiğimiz, arzu duyduğumuz,
soluk aldığımız, sevdiğimiz ve diğer başka işleri
yaptığımız Varlık mıdır?

Hayır, tüm bunlar sadece saf şuur olan GERÇEK BEN'in
görünümleridir.
Tanrı, SAF ŞUUR olan bu gerçek BEN'dir.

Bütün Tanrılar, beş element; toprak, hava, su, ateş ve
eter; doğurma sonucu doğmuş, yumurtadan doğmuş
ve topraktan doğmuş bütün yaratıklar; hareketli ve
hareketsiz, küçük ve büyük bütün yaratıklar, insanlar;
soluk alan her şey; atlar, filler, kuşlar O' dur.

Tüm bunların ötesindeki gerçek, saf şuur olan Tanrı'dır.

Bütün bu varlıklar, hayatta iken ve ölümden sonra
O'nun Varlığında mevcutturlar.

Bu hayatı terkederken, Tanrı'yı saf şuur olarak idrak
eden bilge Vamadeva, gökyüzüne yükseldi, bütün
arzularına ve ölümsüzlüğe ulaştı.
Mandukya Upanishad, s. 75–7.

Son olarak:
Mandukya Upanishad, bu tecrübeyi, ruhun üç halinin
ötesinde ve onlardan tamamiyle farklı "dördüncü
bir durum" olarak gösterir.

Bu hal, İslâm düşünürü Hallac-ı Mansur'un
"Ene-l Hak" dediği Vahdet durumudur.
TASAVVUF ISLAM DISI BIR INANC FELSEFESIDIR
 

bziya

Kıdemli
Üye
Allahü Teala insanı yarattı ve o insanı kendine muhatap kılarak diğer mahlukattan şerefli kıldı.İnsanların en yüksekleri ve şereflileri Peygamberlerdir ( aleyhimüsselavativetteslimat ) .En yükseği ise Hz. Muhammed aleyhiselam'dır.

Allahü Teala insana nefs vererek meleklerden üstün olma kabiliyetini bu nefs ile mücadelesi ve ona galip gelmesi hassasına bağladı.Nefsine galip gelen derecesine göre Allahü Teala'ya daha yakındır.Nefsini aradan çeken , Efendimize tam teslim olarak , iradesini Allahü Teala'nın iradesine uyduran hakiki manada İNSAN olma KUL olma şerefine kavuşur.İmanı hakiki ile şereflenir.Suretten kurtulup asla kavuşur.

İradesini Allahü Teala'nın iradesine tam uyduran kendinde hiç bir şey bulmaz , bu sözümüzü idrak edemeyen kısa görüşlü cahiller bunu ihata zannetmesinler.İhata , kurp gibi şeyler bu yolda sekr halinde söylenmiş olsada , İslamiyete uydurulması kolaydır.Sekr halinde tasavvuf sarhoşluğu ile şuursuz sözleri için evliyaya dil uzatmak pek çirkin ve alçaklıktır.

Tasavvuf ilminin insana faidesi , akıl ile bilenen ilmlerin , hâl ile vicdanen yaşanılarak idrak edilmesi , yâkin sağlamasıdır.Yani iradesini Hak Teala'nın iradesinde yok etme gerçek kul olma şerefine kavuşmasına yardımcı olmaktır.

"ENEL HAK" diyen Mansur Hazretlerinin haleti ruhiyesini , ancak ilm ve ihlas sahipleri anlayabilir.Hele bu hali ve tasavvuf ilmini Felsefe ile bağdaştırmak büyük bir cahillik örneğidir.Felsefe sadece dar ve kuru aklı ölçü alır , Tasavvuf ilminin temelinde ise Hakikati Muhammediyye , Ahkamı İslamiyye vardır.Ehli sünnetten kıl ucu kadar ayrılık bu yolda küfür sayılır.

Mansur Hazretlerinin bu sözü , iradesini tam hakkı ile Allahü Teala'ya teslim etmenin tezahürüdür.Allahü Teala hazretlerinde fani olmanın yok olmanın tazahürüdür.Mansur hazretleri " ben yokum Allahü Teala var " demek istemiştir.Başka anlatacak kelime bulamadığından bu sarhoşluk ile ENEL HAK demiştir.Bu inceliği iyi anlamalı ehil olmayan cahillerin kendi akıllarına göre safsatalar dizmesine aldanmamalıdır.

Tasavvuf hakkında Ehli sünnet alimlerinin tarifleri bir Müslüman için senettir.Kendinden haberi olmayan ayetleri ve büyük alimlerin hallerini dar akıllarına göre ölçlendirmeye kalkan cahillere gülüp geçmelidir.

Müslüman kardeşlerimiz Tasavvuf ilmi hakkında bilgi sahibi olabilirler.
 

mopsy

Emektar
Üye
Merhaba!

Ne oldu?
Konu basligi enel hak in nasil anlasilmasi mi?
Yillarca Muhammed as'dan NAKIL diye isitilip onune koyulani
Yalanliyan Kur'an'in 100 lerce ayetini reddettiniz.
Bahanelerle sirtinizi dondunuz.

Hindistanli Rabbani hocanin kendisinden
2400 yil once yine hindistanda cocuklarin bildigi
Bir felsefeyi farscaya cevirip koymasina kapilip
Gittiginizi gormek ZOR degil mi?

Basladin kesf,anlasilmama ve....
Yorumu uzerinden yapilan kivirmalari
Ezbere biliyorum zahmet etme.

Bu baslikta Tasavvufun Muhammed as kokenli
Olmadiginin ispati var.
Daha gelecek onlarca yazi.
Sizlerin Rabbani hocanin felsefesi/fikri
Sandiginiz mektubatin alinti yapildigi yazilar.

Bunlari asiyorum cunku 3.sahislar
Kur'an uzerinde fikir ayriligindan
Kavga ediyoruz saniyorlar.

Artik;
Tasavvuf-Islam adinda biri beseri
Digeri Ilahi iki inancin karsilasmasi
Oldugunu herkes anlasin.

Kusura bakma artik.....
 

bziya

Kıdemli
Üye
Mopsy ,yıllarca kendi anladıklarımı Allah'ın ayeti diyerek sizi yanılttım , kendi sözümü Allah sözü zannettim , halbuki ben ne Allah nede Peygamberim , ama cahillik işte mezhepsizlere aldandım demen daha doğru olur , çünkü bu tartışmasız bir gerçektir.Bırakın Kur'ana iftira atmayı insanları kendiniz gibi akıl yoksunu mu zannediyorsunuz ?

Bırakın artık kendi sapkın , düşüncelerinizi Allah'ın sözü diyerek hem kendiniz hem insanları kandırmayı.Ayetlerin gerçek manasını Efendidimiz bildirmişlerdir.Sizin sözlerinizin hiçbir kıymeti yoktur.
 

mopsy

Emektar
Üye
Selam!

Eve dondum.
Simdi yazinin baslangicinda TEMEL aldiginiz
Tasavvuf iddaasinin Kur’an karsiliklarina bakalim.
bziya-Efendimize tam teslim olarak , iradesini Allahü Teala'nın iradesine uyduran hakiki manada İNSAN olma KUL olma şerefine kavuşur.İmanı hakiki ile şereflenir.Suretten kurtulup asla kavuşur.
Once
Peygamber ISLAM’da efendi degildir.
Islam dininin Tek EFENDISI Allah cc dur.

Muhammeden abduhu ve Resuluhu da ifade edilen
O Tek Efendinin kulu ve Elcisi/Aracisi dir.

Sonra:
Islamda Peygambere/kula teslimiyet yoktur!
Yalniz aracisiz Allah cc na teslimiyet esastir.
ISLAM/SLM nin kelime karsiligida budur.

Bunun acik ifadesi icin Bakara suresinde ki;
Tevhidin babasi diye anilan Ibrahim as ve
Muhammed as nin dedelerinin soy baslangici olarak anilan
Ismail as’in duasina bakalim.

Rahman ve Rahîm Allah'ın adıyla...
2. 127. İbrahim'in, İsmail'le birlikte, o evin ana duvarlarını yükselterek şöyle yakardıkları zamanı da an: "Rabbimiz, bizden gelen niyazları kabul buyur; sen, evet sen, Semî'sin, her şeyi çok iyi duyarsın; Alîm'sin, her şeyi çok iyi bilirsin."
2.128. "Rabbimiz! Bizi, sana teslim olmuş iki müslüman/Allah'a teslim olan kıl. Soyumuzdan da sana teslim olan müslüman bir ümmet oluştur. Bize ibadet yerlerimizi göster, bizim tövbemizi kabul et! Sen, evet sen, Tevvâb'sın, tövbeleri cömertçe kabul edersin; Rahîm'sin, rahmetini cömertçe yayarsın."
SADAKALLAH!
...Iki Peygamberi/ Bizi, sana teslim olmuş iki müslüman/Allah'a teslim olan kıl...
... Ummetimizden/Soyumuzdan da sana/ Allah'a teslim olan müslüman bir ümmet oluştur...
Tasavvufta ise;
Islamin reddettigi kula teslimiyet/araci kilma silsilesi:
Peygambere teslimiyet,
Onun icazet sililesi KABUL edilenlere teslimiyet,
O yolu/tarikati ogreten tekke seyhlerine teslimiyet
Seklinde SART'tir!

Yani siz Ibrahim as’dan yuzcevirip tasavvufun bu felsefesini din yaptiniz.

Yaptiniz da bakin Allah cc ne diyor.
2.130.Öz benliğini beyinsizliğe itenden başka kim, İbrahim'in milletinden yüz çevirir? Yemin olsun ki biz onu dünyada seçip yüceltmiştik. Ve o, âhirette de barış ve iyilik sevenlerden biri olacaktır elbette...
... beyinsiz...
... kim, İbrahim'in milletinden yüz çevirir?...

CUNKU:
2.131. Rabbi ona, "Müslüman olup bana teslim ol!" dediğinde o şu cevabı vermişti: "Teslim oldum âlemlerin Rabbi'ne!"
...Teslim oldum âlemlerin Rabbi'ne!"...

Dinci/tekkeci hala bagiriyor:Seyhe-murside teslimiyet

Ve soyu:
2.132. İbrahim de oğullarına şunu vasiyet etti, Yakub da: "Oğullarım! Allah sizin için bu dini seçmiştir. O halde ancak müslümanlar/ O'na teslim olanlar olarak can verin."
...O'na teslim olanlar olarak can verin."...

Dinci/tekkeci hala bagiriyor:Seyhe-murside teslimiyet

Ve soyunun soyu:
2.133. Yoksa siz, Yakub'a ölümün gelip çatışına tanıklar mıydınız? Hani, oğullarına şunu sormuştu: "Benden sonra neye ibadet edeceksiniz?" Cevapları şu olmuştu: "Senin ilahına, ataların İbrahim'in, İsmail'in, İshak'ın ilahına, tek ve biricik olan ilaha kulluk edeceğiz; biz yalnız O'na teslim olanlarız."
...Biz yalnız O'na/Allah'a teslim olanlarız."...

Dinci/tekkeci hala bagiriyor:Seyhe-murside teslimiyet

Mopsy bagiriyor:
Tasavvuf Islam disi bir inanc sistemidir.

2.136.Şöyle deyin: "Allah'a, bize indirilene, İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a, onun torunlarına indirilene, Mûsa'ya ve İsa'ya verilene ve diğer nebilere verilene inandık. Bunlar arasından hiç kimseyi ayırmayız. Biz yalnız O'na/Allah'a teslim olanlarız."
...Biz yalnız O'na/Allah'a teslim olanlarız."...
Ikinci TEMEL aldiginiz ise....

Devam edecek............................
 

mopsy

Emektar
Üye
Selam!

Ikinci TEMEL aldiginiz ise....
Allahü Teala insana nefs vererek meleklerden üstün olma kabiliyetini bu nefs ile mücadelesi ve ona galip gelmesi hassasına bağladı.Nefsine galip gelen derecesine göre Allahü Teala'ya daha yakındır.Nefsini aradan çeken , Efendimize tam teslim olarak , iradesini Allahü Teala'nın iradesine uyduran hakiki manada İNSAN olma KUL olma şerefine kavuşur.
Tasavvuf
Sapkin Ruh kavramini Kur’an’in nefs kavramiyla degistirince
Nefse savas acan insan/nefis kaosu ortaya cikti.
TASAVVUFTA
Nefis kacilmasi gereken kotu bir seydir.

Arapcada
“Nefs” sözcüğü, bir şeyin iç ve dış yapısıyla ve özellikleriyle tamamını, yani öz yapısını, şahsına özgülüğünü ifade etmek üzere kullanılan bir zamirdir.
(Lisan ül Arab; c:5, s:647–652)
Buna göre “nefs” sözcüğünün zamir olarak anlamı; “kendi, zatı” demektir. Nitekim sözcüğün, Kadim Arapçada ediplerce bu anlamda kullanılmış olduğunun klâsik metinlerde yüzlerce örneği mevcuttur.
Yani “Nefs” denilince her şeyden önce “insan” in kendisi demektir.

Islamda/Kur’an’da
Nefis kacilmasi gereken kotu bir sey degildir.Ondan kacmayi degil onu kotulukten koruma emrediliyor.

Bakin simdi;Nefis DUZGUN yaratilmistir.
91.7 .Nefse ve onu düzgün bir biçimde şekillendirene.

Ona fucur ve takva arasi imtahan sunulmus
91.8 .Ardından da ona [bozukluğunu]fucur ve takvasını ilham edene ki,

Islamin istegi nefsi fucurla kirletmemek.
Takvayla yaratilisina uygun tutmaktir.

91.9.Nefsini temizleyip arındıran, gerçekten kurtulmuştur.
91.10.Onu kirletip örtense kayba uğramıştır.

Islamin Rabb’i:“Nefsini duzgun yarattim onu koru!

Dinci/tekkeci hala bagiriyor:Nefsini oldur
Dinci/tekkeci hala bagiriyor: Nefsinle mucadele et!


Mopsy bagiriyor:
Tasavvuf Islam disi bir inanc sistemidir.
 

mopsy

Emektar
Üye
Selam!
On bilgi:
Vedaların Yani yaziya gecirilisi:
Muhammed as’den cc. 1400 yil once
Arabi hocadan cc.2000 yil once
Rabbani hocadan cc.2400 yil once
Bir Vedacidan alinti:

Soru:
Gerçeğe varışınıza bir tarih veriyorsunuz.
Bu demektir ki o tarihte size bir şey olmuş.
Ne oldu?

Maharaj:
Zihin olaylar üretmeyi durdurdu.
O çok eskilerden gelme, kesintisiz arayış durdu.
Hiçbir şey istemiyor, hiçbir şey beklemiyordum.
Hiçbir şeyi kendime ait saymıyordum.
Uğrunda uğraş verecek bir "Ben" kalmamıştı.
Hatta yalın "Ben-im/var olanım" bile solarak
kaybolmaya yüz tuttu.

Farkına vardığım bir diğer şey de alışılmış kesin
kanılarımı kaybedişim idi.
Daha önceleri birçok şeyden emindim.
Şimdi ise hiçbir şeyden emin değilim.
Fakat seziyorum ki bilmemek ile hiçbir şeyi de
kaybetmiş olmadım, çünkü bütün bilgim yanlıştı.
Benim bu bilmeyişim, aslında, tüm bilginin cahillik
olduğu ile, "Ben bilmiyorum" beyanının ise zihnin
yapabileceği tek gerçek beyan olduğu bilgisiydi.

Şu "Ben doğdum" fikrini alalım.
Siz onu doğru kabul edebilirsiniz, doğru değildir!
Siz asla doğmadınız ve asla ölmeyeceksiniz.
Doğmuş olan ve ölecek olan o fikirdir, siz değil.
Kendinizi onunla özdeşleştirmeniz yüzünden siz
ölümlü oldunuz.

Bir sinemada nasıl her şey ışık ise, öylece bilinç de
uçsuz bucaksız dünya haline gelir.
Yakından bakın, göreceksiniz ki tüm isimler, şekiller
bilinç okyanusu içinde gelip geçici dalgalardan başka
bir şey değildirler; sadece bilincin varlığından söz
etmek mümkündür, yoksa ona ait değişimlerden değil.

Bilincin sonsuzluğunda bir ışık belirir,
minicik bir nokta halinde,
bir kağıt üzerine yazı yazan bir kalemin sivri ucu gibi
hızla hareket ederek şekiller, düşünceler ve duygular,
kavramlar ve fikirler çizer.
İz bırakan mürekkep, bellektir.
Siz o küçük noktasınız.
Ve sizin devinimlerinizle dünya her an yeniden yaratılır.
Devinmeyi kesin, dünya da olmayacak.

İçinize bakın, göreceksiniz ki o ışık noktası,
muazzam ışığın bedende "Ben-im" duygusu halindeki
yansımasıdır.
Sadece ışık vardır.
Diğer her şey görünümdür.

MAHARAJ



Bu hal, İslâm düşünürü Hallac-ı Mansur'un
"Ene-l Hak" dediği Vahdet durumudur.
TASAVVUF ISLAM DISI BIR INANC FELSEFESIDIR
 

mopsy

Emektar
Üye
Selam!
On bilgi:
Vedaların Yani yaziya gecirilisi:
Muhammed as’den cc. 1400 yil once
Arabi hocadan cc.2000 yil once
Rabbani hocadan cc.2400 yil once
Bir Vedacidan alinti:
Haz ve acı üzerimdeki egemenliklerini yitirdiler. Arz dan ve
korkudan kurtulmuştum. Kendimi hiçbir şeye gereksinim duymayan, bütünlük
içinde, doygun bir varlık olar; hissediyordum.

Saf farkındalık okyanusunda,evrensel bilincin yüzeyinde,
fenomenler dünyasının sayısız dalgalan başlangıçsız ve
bitimsiz bir şekilde (ezelden ebede) durmadan yükselip alçalıyorlardı.

Bilinç olarak onların hepsi ben'im Bütün olaylar ben'im.
Bütün bunları gözeten, koruyan gizemli bir kudret var. Bu kudret
farkındalıktır, Öz'dür, Hayat'tır, Tanrı'dır; her ne isim verirseniz işte o.

Tüm varolusun temeli ve ayakta tutan O'dur - tıpkı altının tüm alt ziynet
eşyasının temeli oluşu gibi. Ve öylesine bize yakın, öylesine bizimdir! İsmi
ve şekli ziynet eşyasından soyutlayın altın apaçık hale gelir. İsimden,
şekilden ve bunların yarattıkları arzulardan ve korkulardan kendinizi
kurtarırsanız geriye ne kalır?

Hiçlik./ boşluk kalır. Fakat o boşluk ağzına kadar doludur. O ebedi
potansiyeldir; bilincin ebedi edimsel oluşu gibi.
Bu hal, İslâm düşünürü Hallac-ı Mansur'un
"Ene-l Hak" dediği Vahdet durumudur.
TASAVVUF ISLAM DISI BIR INANC FELSEFESIDIR
 

mopsy

Emektar
Üye
Kişi Gerçek Değildir...

Selam!
On bilgi:
Vedaların Yani yaziya gecirilisi:
Muhammed as’den cc. 1400 yil once
Arabi hocadan cc.2000 yil once
Rabbani hocadan cc.2400 yil once
Bir Vedacidan alinti:
Geçmiş, şimdi ve gelecek - hepsi vardır onda. Ve sonsuzca fazlası da.
Süreklilikte bir kesinti olmadıkça yeniden doğuş nasıl olabilirdi?
Ölüm olmadıkça yenilenme olabilir mi?
Uykunun karanlığı bile tazeleyici ve gençleştiricidir. Ölüm olmasaydı biz
sonsuza dek ebedi ihtiyarlığın bataklığında gömülü kalırdık.

Hayat ve ölüm, bir şeyin iki yüzü gibi birbirleri için gerekli ve
esas olarak görüldüklerinde, işte bu ölümsüzlüktür. Başlangıçta sonu ve
sonda başlangıcı görmek sonsuzluğun haberidir. Ölümsüzlük kesinlikle
süreklilik demek değildir. Devam eden sadece değişim sürecidir. Hiçbir şey
kalıcı değildir.

Farkındalık zamana ilişkin değildir. Zaman yalnızca bilinçte var
olur. Bilincin ötesinde zaman ve uzay yoktur.

Bu hal, İslâm düşünürü Hallac-ı Mansur'un
"Ene-l Hak" dediği Vahdet durumudur.
TASAVVUF ISLAM DISI BIR INANC FELSEFESIDIR
 

cumleci

Amatör
Üye
''En El Hakk'' Diyen Hallac-ı Mansur için diğer Allah dostları ; '' Biz bu sırrımızı dağlara taşlara vuruyorduk o dayanamadı açığa çıkardı''

''En El Hakk'' dedi diye kesilerek idam edilince vücudundan düşen her kan pıhtısı yere düştükten sonra ''En El Hakk'' diye yazılınca idam edenler de pişman oldu.

Sofilerinden İbrahim'in rüyasına girip '' Ya İbrahim hırkamı Fırat'a koy yoksa tüm şehri su altında bırakıcak.'' Hemen kalkıp mübareğin hırkasını alıp Fırat'a gidince gerçekten de Fırat'ın köpürdüğünü ve şehri kucaklamaya hazırlandığını görür. Hırkayı koyunca Fırat durulur.

''En El Hakk'' kalbin dayanamadığı kaldıramadığı noktadır. Bunu bizim şu halimizle anlamamızın mümkünatı yok. Her kim ki Hüseyin Hallac-ı Bin Mansur'un amelini işler o kişi Hallac-ı Mansur olur ve o zaman ''En El Hakk''ı anlar. Burdan (bu benim için de geçerli) öyle afilli cümleler kurmak ile olmuyor. İcraat şart. Günlerce namazın faydasını getirilerini anlatsak ne fayda tatbik etmediğin sürece ?

Son olarak Ebu Hureyye (ra) diyor ; ''Ben Peygamber (asv)dan 2 ilim aldım birini sizinle paylaşıyorum diğerini paylaşırsam kafamı kesersiniz''

Hz Ali (r.a) ''Peygamber (asv) ile yaptığımız özel sohbetleri size açıklarsam. Sizler bizi putperest sanarsınız. Eli kılıç tutan İslam askerleri kafamızı kesmek için birbirleriyle yarışır.''

''O Vera-ul Veradır'' anlamak için icraat lazım. Yanmak lazım...
 
Üst Alt