Dün Gece.....

Bir gelişin vardı dün vakt’ı seherde…
espatinlerin şıngırtısı ile aydınlandı seher..
Öyle bir gelişi ne gözlerim görmüş, ne kulaklarım işitmiş'ti....
Saf ve katıksız’dı.
Sanki muadil ve emsalsızdı.....
Dünya’yı kaldırdığın omuzların atkısız’dı…..
Sevgiliye giderken, yol üstü bir soluk’luk uğrak değildi bu geliş…..
Bu gelış öyle içten di ki , beni
İn ‘ım den çıkarıp,
Nakarat’lı şarkımı söyletti.
Ziv suyuna batırıp,
İlmik ilmik dokuttu.
Vietnam mevzilerinden çıkarıp,
Ay ‘ın vip salonlarında seyahat ettirdi.

Bahçende şaduman ve hoş şarkılar söyleyen tüm bulbüllerine;
“ topunuzun canı ceheneme ‘’ şarkısını söyliyen espatinlerin gıcırtısı
İnziva dan çıkardı beni...
Asrın mikropsuz tozlarını üzerinde misafir ettiğim
Tüm salaşlığımla karşına dikilip
“ tü bi her hati gülamın”, “ser çava ser sera ra hati canamın ‘’
…….. deyip bütün dillerin bütün hoşamedi lerini önüne seriyordum bu gelişin....

Tüm işerime tatil verdirdim,
Tek yüzümü sana çevrdim,
Kos koca günü sende geçirdim,
Farkında değildin belki,
Allaha emanetsin dediğimde “aklımı devirdim…..

Eveettt…….
Öyle bir geliştiki … bu gelişi
Ne gözlerim görecek, ne de kulaklarım işitecek…
Çünkü; Uykum zifiri karanlık ve asi. Ruyalarım serkeş ve sergerdan…..
İstek kabul etmiyor bu asi iki’li….

M. Nisan
 
Aynası İş'tir lafa bakılmaz,
Gidişler çok, seninki inanılmaz,
Duymadım sanırsın zilli gidişine,
Göğü delen sesim sende duyulmaz...

ne senden geçti bu gönlüm ne kara topraktan olmasa aşkın duramazdım ben bu hayattan

Hayat dediğin deyilmi Onu bekliyen memat..
Yorumunuz için teş.
 
Üst Alt