• Hoşgeldin ziyaretçi , forumdan daha fazla yararlanmak için buradan üye olunuz...

Don Juan Öğretileri

  • Konbuyu başlatan mopsy
  • Başlangıç tarihi
  • Cevaplar 1
  • Görüntüleme 3K

Okunuyor :
Don Juan Öğretileri

mopsy

Emektar
Üye
Merhaba

Bir zamanlar genç bir adam varmış, bir kentte beyaz
adamların arasında yaşayan yoksul bir kızılderili. Ne evi
varmış bu adamın, ne bir yakını, ne de bir dostu. Bu kente
"köşeyi dönme" umuduyla gelmiş, ama yoksulluktan,
acıdan başka bir şey bulamamış. Arada bir eşek gibi çalışıp
birkaç kuruş kazanırmışsa da bu onun ancak karnını
doyurmaya yetermiş; çoğu zaman aşını dilenerek ya da
hırsızlık yaparak bulurmuş..

-Bir gün bu delikanlı kentin pazaryerine gitmiş. Ne
yapacağını bilmeden sokakları bir aşağı bir yukarı arşınlamış.
Orada satılan nimetleri aç gözlerle izlemiş durmuş.
Kendinden geçmişçesine ve nereye gittiğini bilmeksizin,
pazardaki kimi sepetleri devirmiş de yaşlı bir adamın üzerine
yıkılıvermiş..

-Yaşlı adam dört koskoca sukabağı taşıyormuş ve dinlenmek
ve yemeğini yemek için henüz oturmuşmuş. Olayı hayretle
karşılamış ancak tedirgin edilmesinden ötürü kızmamış.
Ancak o delikanlının kendi üzerine niçin devrildiğini merak
etmiş. Oysa, delikanlı öfkelenmiş ve yaşlı adama yolundan
çekilmesini söylemiş. Bu karşılaşmalarının ardındaki nedeni
aklına getirmemiş bile. Yollarının kesiştiği gerçeği hiç mi hiç
dikkatini çekmemiş..

-Delikanlı, yaşlı adamın devrilen sukabaklarını görünce,
o günkü rızkının çıktığını düşünmüş.
Yaşlı adama yardım ederek, ağır sukabaklarını taşımayı
önermiş. Yaşlı adam ona dağlardaki evine gitmekte olduğunu
söyleyince, delikanlı da, hiç olmazsa, yolun bir bölümünü
onunla birlikte yürümek istemiş..

-Yaşlı adam, dağ yolunu tutmuş giderken, pazardan aldığı
yiyeceklerden bir bölümünü delikanlıya vermişmiş. Genç
adam yiyecekleri iştahla gövdeye indirmiş ve karnı doyunca
sukabaklarının ne denli ağır olduklarının farkına varmaya
başlayarak onları sıkıca kavramış.

-Delikanlı "bu sukabaklarında ne var?" diye sormuş. Yaşlı
adam cevap vermemiş, ama genç adama onun acılarını
hafifletecek, ona dünyanın işlerine değğin ışık tutacak,
bilgi verecek bir yoldaş, bir dost göstereceğini söylemiş..
Yaşlı adam, ortaya, delikanlının tüm yaşamı boyunca
görmediği güzellikte bir geyik çıkartmış. Geyik öyle uysalmış
ki, delikanlının yanına gelip çevresinde dolaşmaya başlamış.
Her yanı pırıl pırıl parlıyormuş geyiğin..

-Gözleri kamaşan genç damın dili tutulmuş da onun bir
"tinsel geyik" olduğunu anlayıvermiş. İşte o zaman yaşlı
adam delikanlıya, o dostu ve onun bilgeliğini istediği
takdirde sukabaklarını bırakıvermesinin yeterli olacağını
söylemiş..

-Bu sözleri işiten genç adamın açgözlülüğü kamçılanmış.
Yaşlı adama sormuş "Senin bu dört koskoca sukabağında
ne var?" Yaşlı adam dingince, sukabaklarının içinde yiyecek
şeyler bulunduğunu söylemiş. "Pinole ve su.."

-Genç adam, kendisine verilen bu cevaba inanmamış. Çünki,
yaşlı adamın bir büyücü olduğunu düşünüyormuş ve
sukabaklarının yerine bir "tinsel geyik" vermeyi önerdiğini,
bu durumda sukabaklarının akıl almaz ölçüde güçlerle
dolu olması gerektiğini hesaplamış..

-Genç adam, "tinsel geyik" yerine, sukabaklarını istemiş.
Yaşlı adam bu isteği kabul etmiş..

-Delikanlı, su kabaklarını alarak oradan kaçarcasına
uzaklaşmış; gitmiş ıssız bir yerde açmış onları..
-Sukabaklarının içinde sadece yiyecek ve su varmış..ve..
genç adam öfkesinden, sukabaklarını, taşlara vura vura
parçalamış..
...

"Belki de, sukabaklarının içerisindeki "pinole ve su,"
kimsenin bulamayacağı bir erk'i içerisinde saklıyordu.." ve..
..Delikanlı, sorumluluk taşımama ve isteklerine tutsak
olarak bir budala gibi, hiç bir olayın aslına bakamaması
nedeniyle öfke ve pişmanlığa kapılma ve yaşamını
yitirme sınırlarına geliyordu!..

Don Juan Öğretileri
 
Üst Alt