• Merhaba Ziyaretçi hoşgeldin! Forumdan daha fazla yararlanmak için buradan kayıt olunuz...

Domuz gribi ve domuz gribinden korunma yolları.

Okunuyor :
Domuz gribi ve domuz gribinden korunma yolları.

YukseLL

Emektar
Yönetici
Admin
Moderatör
Üye
Domuz gribinin belirtileri nedir? Nasıl korunulur?

DOMUZ GRİBİ BELİRTİLERİ
-Yüksek ateş,
-Göz çukurlarında da hissedilen şiddetli baş ağrısı,
-Boğaz ağrısı,
-Öksürük,
-Genel vücut ağrısı,
-Halsizlik, bitkinlik, üşüme şeklinde...

Bazı domuz gribi vakalarında kusma ve ishalin, ağır vakalarda pnömoni, solunum yetmezliği ve bazen de ölümün görülebildiğine vurgu yapıldı.

Ancak Türkiye'deki son vakada yüksek ateş görülmedi. Domuz gribine yakalanan çocuğun sadece burun akıntısı vardı.

VİRÜS NASIL BULAŞIYOR?
-En yaygın olarak solunum yoluyla bulaşıyor.
-Virüsü taşıyan kişi öksürüp hapşırırsa, 4 metreye kadar hiç temas etmeseniz bile size bulaşabiliyor.
-Havaya saçılan partiküller havada uzunca bir süre kalabiliyor ve bunların solunmasıyla solunum yoluyla kişiye geçiyor.

DOMUZ ETİ GÜVENLİ Mİ?
Domuz gribinin, usulüne uygun hazırlanan domuz eti veya diğer domuz ürünlerinin yenmesiyle bulaştığına ilişkin bulgunun olmadığı ve virüsün, 70 derece ısıtılınca öldüğü bildirildi.

NASIL KORUNACAĞIZ?

ELLERİNİZİ SIK SIK YIKAYIN
-Bunun dışında öksürük ve hapşırık sırasında mikrobun göz mukozasına yerleşerek de hastalık bulaşıyor.
-Eller, yakın temas çok önemli. Bu nedenle hasta kişilerin mutlaka izole edilmesi, toplu bulunulan yerlerden uzak durması, maske takması lazım. Mutlaka sık sık ellerin yıkanması gerekiyor.

ÖPÜŞMEYE ARA VERİN
-Öpüşmeye, tokalaşmaya biraz ara vermeliyiz. Hastalık bulaştırma bilinciyle, hastaların, öksüren kişilerin maske takması, öksürüp aksırırken mendil kullanmanın alışkanlık haline getirilmesi lazım.

HASTALIĞA YAKALANINCA ALINMASI GEREKEN İLAÇ
Virüsü almış kişilerde ilk 36 saat içinde tamiflu veya muadili ilaç 5 gün süreyle sabah akşam kullanılabilir, ya da hastalığın görüldüğü yerlerde bulunulduğunda, koruyucu ilaçlar alınabilir. Ama bunlar ithal olduğu için pahalı ilaçlar, herkesin kullanmasına imkan yok.

65 yaş üzerindekilere, kalp akciğer rahatsızlığı, astımı olanlara, romatizmal hastalıklar nedeniyle kortizon kullananlara, kanser tedavisi görenlere, küçük çocuklara öncelik tanımalı.

Gribin aşısı geliştirildi.

ATEŞİ SAKIN DÜŞÜRMEYİN
Ege Üniversitesi (EÜ) Tıp Fakültesi Klinik Bakteriyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Münir Büke, yaşlı ve çocuklar dışında ateşin düşürülmemesini öneriyor. Şöyle diyor;

'*65 yaş üzerindeki kalp akciğer rahatsızlığı olan kişilerde, küçük çocuklarda, hamile kadınlarda ateşi düşürelim. Ama sağlıklı olup grip olanlarda ateşi düşürmememiz lazım. Ateş insana rahatsızlık veriyor, metabolizmayı hızlandırıyor, kalp atışlarını artırıyor, ama bunun yanında virüslerin ölümüne yol açıyor ve vücudun direncinde önemli işlev görüyor, bir çeşit savunma mekanizması gibi işliyor.

*Vücut 41 dereceye kadar dayanır, 4 saat kadar 42 dereceye dayanır. Mesela ben grip olduğumda ateşimi daha da yükseltirim ve 5-6 saat içinde bu iş biter. Eskilerin hastayı ''terletme'' metodunun mantığı da budur zaten.

AJANSLAR
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
K

Kadim

Ziyaretci
Atatürk İspanyol gribini yenmiş

Mustafa Kemal Atatürk'ün Samsun'a gitmeden önce dünyada milyonlarca kişinin ölümüne neden olan İspanyol gribine yakalandığı, hastalığı Beşiktaş'taki evinde atlattığı iddia edildi.
Geçen yüzyılda yaşanan ‘İspanyol Gribi', bugünlerde küresel bir salgına dönüşmesinden korkulan domuız gribinin ne gibi bir felakete dönüşebileceğini hatırlatıyor.

Prof. Dr. Metin Özata'nın kaleme aldığı ''Atatürk ve Tıbbiyeliler'' kitabına göre, Samsun'a gitmeden önce İspanyol gribi geçiren Mustafa Kemal, hastalığı Beşiktaş'ta Akaretler'deki evinde atlattı.
''Aşı ve Yaşam'' dergisindeki ''Pandemi'' konulu yazıda, 1918'de ortaya çıkan İspanyol gribi salgınında sadece ABD'de 20 milyonun üzerinde vaka görüldüğü, bunların yaklaşık 1 milyonunun hayatını kaybettiği belirtildi.

Her şeyin 1918'in bir Mart sabahı Kansas-Camp Fuston'da başladığı belirtilen yazıda, dünyayı sarsan gelişmeler şu ifadelerle anlatıldı: ''Aşçı Albert Mitchell, o gün kendisini kahvaltı hazırlayamayacak kadar bitkin hissediyordu. Ateş, orta derecede boğaz ve kas ağrısı gibi grip benzeri semptomlarla sağlık merkezine gitti. Kendisine yatak istirahati önerildi. Öğle saatlerinde 107 asker hastaydı. İki gün içinde çoğu ciddi zatürre şeklinde ölümcül olmak üzere, 522 kişi hastalanmıştı. Kayıtlara 48 kişinin zatürreden öldüğü geçti. Diğer askeri birlikler de aynı salgının etkisi altına girmişti. Hastalığın sebebi olan virüs Avrupa'ya yayılmış, daha fazla insanı enfekte etmiş ve hastalık ölümcül ilerlemesini sürdürmüştü. I. Dünya Savaşı nedeniyle genç erkeklerin gemi ve eğitim kamplarında toplanmasıyla hastalık hızla yayılmış ve askeri gruplardan topluma ulaşmıştı. Alcatraz adası gibi izole yerler 1 hafta içinde influenza tarafından istila edilmişti.''

Hastalığın daha sonra Atlantik'i geçtiği, Nisan ayında Fransa'yı, ay ortasında Japonya ve Çin'i, Mayıs ayında Afrika ve Güney Amerika'yı sardığı belirtildi.
ABD'nin büyük şehirlerinde bir kaç ay içinde binlerce kişinin gripten hayatını kaybettiği kaydedilen yazıda, Ekim ayında San Francisco'da toplu yerlerde maske takma zorunluluğu getiren yasanın kabul edildiği, San Francisco Chronicle gazetesinin bunu ''Maske Takın, Hayatınızı Kurtarın'' anonsuyla duyurduğu ifade edildi.
Yazıda, ''Maskeler sayesinde virüsün aktivitesi azaldı ve vaka sayısı düştü. Bir ay sonra sirenlerle maske takma zorunluluğunun kalktığı bildirildi. Hastalık yenilmiş gibi görünüyordu. Ancak 2 hafta sonra grip vakalarının sayısı yeniden artmaya başladı'' ifadesine yer verildi. Yazıda bu durum, ''İspanyol gribinin ikinci raundu başlamıştı. Maske karşıtları, politikacılar ve halkın bıkkınlığı nedeniyle maske kullanımından vazgeçildi. Tek iyi şey hastalığın ortaya çıkışından 2-3 hafta sonra ortadan kaybolmasıydı'' şeklinde anlatıldı.

HALK TOPLANTILARI YASAKLANDI
Halk toplantılarının yasaklanmasına neden olan İspanyol gribinden ölüm görülen ailelerin yaşadığı evlerin kapısına beyaz birer çelenk asıldı. Toplu törenler yasaklandı, cenazelere sadece çok yakın aile bireyleri katılabildi. O dönemin görgü tanıkları yaşadıklarını, ''Sokakta yürürken her 3 ya da 4 kapının birinde beyaz çelenk vardı. Gerçekten zor günlerdi'' diye anlattı. Bazı bölgelerde ilaç satan yerlerle kasaplar hariç tüm mağaza ve salonlar saat 19.00'dan sonra kapatıldı. Halka ''toplanmamaları, kalabalık gruplar oluşturmamaları'' söylendi.

Hastalık kurbanları diğer katil grip salgınlarındakinden farklıydı. Genellikle 20-40 yaş arası genç ve sağlıklı insanlar hayatını kaybetti. Ölüm, hastalığın başlangıcından saatler veya günler sonra zatürre ile geldi. Akciğerler kanlı sıvı ile doluyordu. Doktorlar ne olduğunu anlayamamışlardı. Sonuçta bunun hayvandan insana bulaşan bir virüs olduğu düşünüldü. Tüm dünyaya korku salan ve 20-50 milyon kişinin ölümüne yol açan virüs ortaya çıktıktan 18 ay sonra kayboldu ve bir daha görülmedi. İspanyol gribine yol açan virüs, bilim adamları tarafından uzun yıllar sonra tekrar canlandırılınca, önce kuşlardan domuzlara, daha sonra da domuzlardan insanlara geçtiği belirlendi.


Bu, tüm virüsler içinde en ölümcül olanıydı. Kuşlarda barınıyor ancak nadiren domuzları enfekte ediyordu. Hastalanan domuzun immün sistemi virüsü yenmek için harekete geçiyor, virüs de hayatta kalabilmek için mutasyon geçirerek şekil değiştirmek zorunda kalıyordu. 1957 Asya gribi ve 1968 Hong Kong gribi de bu şekilde mutasyona uğramış domuz virüsleri ile ortaya çıktı. İspanyol gribi sonrası influenza virüsü üzerindeki bilimsel araştırmalar yoğunlaştırıldı. Bununla ilgili modern bilgiler Londra'da 1933 yılında influenza A virüsünün ilk kez insandan izolasyonu ile elde edilmeye başlandı. 1940'ta influenza B, 1947'de influenza C izole edildi. Hastalık ile ilgili daha detaylı bilgi, 1941'de influenza virüsünün hemaglutinasyon özelliğinin keşfi ve hemaglutinasyon inhibisyonu baz alınarak yapılan tanı testleri ile alınmaya başlandı. İnaktive aşıların koruyucu etkisi olduğu ise 1950'lerde kanıtlandı.


ATATÜRK BEŞİKTAŞ'TAKİ EVİNDE ATLATTI
''Aşı ve Yaşam'' dergisindeki yazıda, dünyayı kasıp kavuran İspanyol gribinin ülkede gelecekte önemli mevkiler işgal edecek pek çok kişinin yaşamını da derinden etkilediği iddiasına yer verildi.
Yazıda, Mustafa Kemal'in genç subaylık döneminden ölümüne dek arkadaşlık yaptığı, cephelerde birlikte çalıştığı, görev verdiği ve çeşitli nedenlerle karşılaştığı tıbbiyelileri konu alan ''Atatürk ve Tıbbiyeliler'' kitabına atıfta bulunularak, Ulu Önder'in bu ölümcül gribi atlattığı öne sürüldü. Kitapta, Cemal Kutay'ın ''Sohbetler'' isimli eserine dayanılarak Mustafa Kemal'in Samsun'a gitmeden önce İspanyol gribi geçirdiği bilgisine yer verildi.
Esere göre, bu hastalığı büyük kurtarıcının yaveri Cevat Abbas Gürer şöyle anlattı: ''Samsun'a hareket hazırlığında idik. Atatürk bir müddettir rahatsızdı. Oldukça ciddi olan ve o zaman pek korkulan İspanyol nezlesini Beşiktaş'ta, Akaretler'deki evinde atlatmıştı.''

Cumhuriyet'in ilk kuşak ressamlarından Fikret Mualla'nın da annesini Galatasaray Lisesi'nde öğrenim gördüğü sırada, işgal altındaki İstanbul'da ''ikinci bir felaket'' olarak görülen İspanyol gribinden kaybettiği kaydedildi. Ressamın ''Bu hastalığı annesine bulaştırdığı'' için gelişim çağında sürekli bir suçluluk duygusu yaşadığı ifade edildi. Ünlü şair ve öykücü Ziya Osman Saba'nın da 8 yaşındayken kendi sözleriyle ''O zamanlar pek salgın ve ünlü olan İspanyol nezlesine yakalanan annesini kaybettiği'' belirtildi.

kaynak

[BALON]Hayatta olsaydı
tekrar yenerdi[/BALON]
 

orkuorkun

Kıdemli
Üye
Cevap: Domuz gribi!

domuz gribi hastaliginin ,
Koyu Musluman olarak bilinen bir kisinin yakalanmasi herhalde cok kotu olacaktir
Insandan insana gectigini kimse umursamaz. Mesela aids hastaligindan olen biri olsa hemen homoseksuel olarak bakilir memleketimizde. halbuki tras olurken berberden, yada disciden, kizilay gibi kan alma merkezinden bile bulasabilir. eger bu gozle bakarsaniz Bircok hepatit B virusu tasiyan turk insani vardir ve kotu gozle bakarsaniz yanlis anlamayi
becerirsiniz. bizim yapimiz kotu anlamaya meyillidir. kendimize olan guveni yitirdigimiz icin. Guvensizligi ,korkuyu,onyargiyi kendimiz olusturuyoruz.

cok onyargili toplumuz insanlari dinli yada dinsiz. gavur ,kafir ,sunnetsiz, pis demeyi iyi beceririz.
Domuz gribi oldum demekle, Sadece grip oldum demek arasinda fark var.
olseniz bile kotu anarlar boyle bir hastaliga yakalanirsaniz da soylemeyin , eceliyle oldu desinler. Kotu anilmak hasta olmaktan daha kotudur bizde.
KotuDamga yemek, Birini pislemek 'insanlari hukumsuz yargilamak,onyargili olmak , kotu dusunmek bizim ortak ozelligimizdir.
Biz sadece kavgada zayif olan tarafi tutariz(en buyuk ozelligimiz)

Domuz gribi herkese bulasabilir. Etini yemiyorum diye kimse korundugunuz sanmasin.
Egitim ve bilgi bakis acinizi degistirebilir
 
K

Kadim

Ziyaretci
Domuz gribi artık kontrol edilemez

Tehlike çanları şimdi çalıyor! İngiliz Sağlık Bakanı, "Ağustos'tan itibaren günde 100 bin kişi hastalıktan etkilenebilir" dedi.


İngiliz Sağlık Bakanı Andy Burnham, bugüne kadar 125 ülkede 2 milyon kişiyi etkilediği tahmin edilen ve 332 kişinin ölümüne yol açan domuz gribinin artık kontrol altına alınmayacağını ve yayılmasının önlemeyeceğini söyledi.

Burnham “Ağustos’tan itibaren günde 100 bin kişiyi etkileyebilecek bir hızda yayılmaya başlayabilir. Bu sürece hazırlıklı olmalıyız” uyarısında bulundu. (Bugüne kadarki vakalarda ölüm oranı 2 bin 500’de bir olarak gerçekleşti. Uzmanlara göre, hastalık günde 100 bin kişiye ulaşırsa, bu her gün 40 kişinin ölümüyle sonuçlanabilir.) Virüsle mücadelede yaklaşımın değişmesi gerektiğini de vurgulayan İngiliz Bakan şöyle konuştu:

“Bu hastalığı kapan kişilerin doktora gitmemelerini istiyoruz. Sağlık görevlilerine bu hastalığın bulaşmaması için elimizden geleni yapmalıyız. Bundan böyle hastalık belirtileri gösteren kişilere test yapılıp, hastalığın varlığı kesinleştirilmeye çalışılmayacak. Bunun yerine ilgili birimler harekete geçerek, başvuran kişiye gerekli ilaçları gönderecek ve hastanın evden çıkmadan tedavi edilmesine çalışılacak. Bu sistem Londra ve Glasgow’da başlatıldı. Diğer kentlerde eğer hastalık belirtileri gösteren vatandaşlarımız olursa evlerine kapanmalarını, bir arkadaş ya da akrabalarından ilaç alıp posta kutunuza bırakmasını istemelerini rica ediyoruz.”

haber3
 

YukseLL

Emektar
Yönetici
Admin
Moderatör
Üye
domuz gribinden korunma yolları

Sağlık Bakanlığının, Türkiye'de, ''domuz gribi'' olarak da anılan H1N1 virüsü salgınına karşı aldığı tedbirler kapsamında, yeni ''afiş, poster, broşür, spot film'' gibi iletişim materyalleri hazırlatıldı, okullar için eğitim programı planlandı. Okullarda bu konudaki eğitimin Kasım ayı başına kadar tamamlanması hedefleniyor.

Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Dr. Seraceddin Çom, AA muhabirine yaptığı açıklamada, domuz gribine yönelik kış mevsimi öncesinde ek ve yeni önlemlerin alınmaya devam ettiğini söyledi.
Dr. Çom, daha önce sınır kapılarında alınan termal kamera gibi önlemlerin uygulanmasına devam edileceğine işaret ederek, tüm tespit edilen vakaların temaslı olduğu kişilere ulaşıldığını ve bunların takibinin yapıldığını bildirdi.

Olası salgına yönelik yeni ''afiş, poster, broşür ve spot film'' gibi iletişim materyalleri hazırlandığını ifade eden Dr. Çom, şöyle konuştu:

''Hastalığın tespitine yönelik yeni laboratuvarlar oluşturulması çalışmaları sürmektedir. Okullar için de eğitim programı hazırlanıyor. Kasım ayı başına kadar okullarda eğitimlerin tamamlanması hedefleniyor. Bunun yanında aşı alım kampanyaları yapılmaktadır. Riskli grupların aşılanması planlanıyor. Bu ay içinde ilk aşıların ülkemize ulaşması bekleniyor.''

''TEDAVİSİ SÜREN HASTA YOK''

Hasta olan tüm vatandaşlara ücretsiz ilaç sağlandığını anlatan Dr. Çom, ''Aşı temini son aşamaya geldi. Bunun için gerekli bütçe sağlandı. Pandemi Yürütme Kurulu'ndaki akademisyenlerin belirledikleri risk grupları öncelikli olmak üzere 28 milyon vatandaşımız aşılanacak'' dedi.

Dr. Çom, Türkiye'de bugüne kadar 452 domuz gribi vakası tespit edildiğini, bunlardan halen tedavisi süren herhangi bir kişi bulunmadığını sözlerine ekledi.

ALINACAK BİREYSEL ÖNLEMLER

Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Dr. Seraceddin Çom, belirledikleri domuz gribine karşı alınacak kişisel önlemleri ise şöyle sıraladı:

''Öksürme ve hapşırma sırasında ağzınızı ve burnunuzu bir mendille kapatınız. Mendili kullandıktan sonra çöp sepetine atınız.

Öksürdükten ve hapşırdıktan sonra ellerinizi bol sabun ve suyla yıkayınız. Alkol içeren el yıkama antiseptikleri de etkilidir.

Kirli ellerinizle gözlerinize, burnunuza ve ağzınıza dokunmayın.

Domuz gribine yakalanırsanız, belirtilerin başlamasından 7 gün sonrası ya da belirtilerin tamamen geçmesinden bir gün sonrasına kadar evde istirahat edin.

Hastalığın bulaşmaması için çevrenizdeki kişilerden uzak durun. Bulunduğunuz mekanı sık sık havalandırın.''
 

simqe

Kıdemli
Üye
domuz gribi

Domuz Gribi, dünya genelinde önemli bir sağlık sorunu. Bu hastalığa yol açan virüs, kolayca bulaşabiliyor. Domuz gribinden korunmak ve bulaşma riskini azaltmak için öncelikle hastalıkla ilgili bilgilenmek ve bazı önlemler almak gerekiyor. Acıbadem Maslak Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Sesin Kocagöz domuz gribi ile ilgili merak edilenleri tüm yönleriyle anlattı…

NEDİR?

1.Domuz gribi nedir?


Domuz gribi, insanlarda mevsimsel gribe benzer şikayetlere yol açan viral bir hastalıktır. Kaynağı, A (H1N1) tipi virüstür.

Bu yeni virüs; insan, domuz ve kuş virüslerinin karışımıdır. Domuz gribi denmesinin nedeni ise, domuzlar arasında görülen grip virüsüne benzemesidir.

BULAŞMA YOLLARI

2.Hastalık nasıl bulaşır?


Domuz gribi, mevsimsel grip gibi, solunum (hava) yoluyla bulaşır. Hastalanan kişi; öksürürken ve hapşırırken havaya virüslü tükürük zerrecikleri yayılır. Hasta olmayan kişiler bu zerreciklerle temas ederse virüs onlara da bulaşır. Şöyle ki; kişi, grip virüsünün bulaşma oranının yüksek olduğu masa, sandalye gibi yüzeylere dokunduktan sonra ellerini, ağız, göz ya da burnuna götürürse hastalık etkenini kendi vücuduna bulaştırmış olur. Bu yüzeylerde virüsün ne kadar süreyle canlı kalabileceğini ısı, nem oranı, yüzey niteliği gibi pek çok faktör etkiler. Ancak her ihtimale karşı, hasta kişinin temas ettiği yüzeylere dokunulmamalı, herhangi bir sebeple dokunulduysa eller mutlaka yıkanmalıdır.

3.Kuluçka süresi (virüsün vücuda girmesinden, hastalık belirtileri ortaya çıkana kadarki süre) ne kadardır?

Kuluçka süresi 1-7 gün arasında değişir.

4.Hastalanan kişi, hastalığı ne kadar süreyle bulaştırabilir
?

Erişkinler yaklaşık 7 gün, çocuklar ise 12 gün süreyle virüsü bulaştırabilirler.

BELİRTİLERİ

5.Belirtileri nelerdir?


Domuz gribinin belirtileri, mevsimsel grip belirtilerinden farklı değildir. Ateş, burun akıntısı ya da öksürük gibi solunum yolları bulguları, boğaz ağrısı, vücut ağrısı, baş ağrısı, halsizlik ve yorgunluk en sık görülen yakınmalardır. Seyrek olarak ishal ve kusma da görülebilir. Altta kronik hastalıklar gibi başka hastalıkları olan kişiler, mevsimsel gripte olduğu gibi Domuz Gribi için de risk grubu oluşturmakta ve hastalık bu kişilerde daha ağır seyretmektedir.

6.Çocuklarda ve yetişkinlerde hastalığın belirtilerinde fark var mıdır?

Genelde yoktur; ancak küçük çocuklarda dikkat edilmesi gereken ek belirti huzursuzluk, iştahsızlık ve uyku hali olarak görülebilir.

7.Erişkinlerde acil müdahale gerektiren belirtiler nelerdir?

• Zor nefes almak veya nefes darlığı
• Bilinç bulanıklığı
• Sık ve uzun süreli kusma

8.Çocuklarda acil müdahale gerektiren belirtiler nelerdir?
• Hızlı veya zor nefes alma
• Vücutta solgunluk ya da morarma
• Beslenememe
• Uyarılara cevapta azalma
• Uykuya meyil
• Huzursuzluk
• Ateşle beraber döküntü görülmesi

9.Domuz gribi ile mevsimsel grip arasındaki en belirgin fark nedir?


Aralarında belirgin bir fark yoktur. İkisi de benzer virüsler ile gelişmektedir.

TEŞHİS YÖNTEMLERİ

10.Domuz gribi nasıl teşhis edilir?


Bu hastalığın tanısı, burundan veya boğazdan alınan sürüntü örneğinden çalışılan testler ile konur.

11.Hangi durumlarda test önerilir?

Soğuk algınlığı belirtileri olanlardan hastaneye yatacak kadar ağır tablosu olanlar ile risk gurubunda olanlara önerilir.

12.Risk grubunda kimler yer alır?

Risk grubunda olanlar; gebeler, 2 yaş altı bebekler, 65 yaş üstü yaşlılar ile, kronik bronko-pulmoner hastalık, kronik kardiyovasküler hastalık, kronik nörolojik hastalık, diyabet, kronik akciğer hastalığı (astımlılar dahil), karaciğer yetmezliği, böbrek yetmezliği olanlar ve bağışıklık sistemi zayıf olan kişiler.

KİŞİSEL KORUNMA YÖNTEMLERİ

13.Hastalıktan korunmak için nelere dikkat etmeli?


• Hasta görünen, ateşli ve öksürüğü olan kişiler ile yakın temas etmek zorundaysanız
(1 metre kadar yakınına gelinecekse) maske takın ve temastan sonra elerinizi sabunlu su ile yıkayın.
• Ellerinizi sık sık su ve sabun ile yıkayın. Özellikle öksürdüğünüzde veya hapşırdığınızda mutlaka yıkayın. Yıkama olanağı yok ise alkol bazlı el dezenfektanları kullanın.
• Öksürdüğünüzde veya hapşırdığınızda ağzınızı kağıt mendil ile kapatın. Mendili çöp kutusuna atın. Ardından ellerinizi yıkayın.
• Ellerinizi gözünüze, burnunuza ve ağzınıza sürmeyin. Virüsün bu yolla yayıldığını unutmayın.
• Eğer hasta iseniz evde kalın ve diğer kişilerle temasınızı sınırlandırın.

14.Soğuk algınlığı yaşayanlar ne tür önlemler almalı?

• Kendinizde soğuk algınlığı belirtileri hissettiğinizde hastalığınız ile ilgili ailenizi ve iş yerinizi mutlaka bilgilendirin.
• Mümkün ise bulaştırma riskini en aza indirmek için evde kalın ve kalabalıktan, okuldan, işten uzak durun.
• İstirahat edin ve bol sıvı alıp, var olan yakınmalarınıza yönelik tedavi uygulayın. Boğaz ağrısı için pastil, yüksek ateş, baş ve genel vücut ağrısı için ateş düşürücü, ağrı kesici alabilirsiniz.
• Hapşırırken ve öksürürken ağzınızı ve burnunuzu tek kullanımlık mendillerle kapayın ve kullanılmış mendilleri uygun şekilde yok edin. Özellikle hapşırdıktan veya öksürdükten sonra, ellerinizi iyice yıkayın.
• Yakınmalarınız artar ve soluk alırken zorlanma da başlar ise en yakın sağlık merkezinin acil servisine başvurun. Mümkün ise önceden, hekiminiz ile temasa geçin ve bilgilendirin.
• Yolculuk sırasında ağzınızı ve burnunuzu maske ile kapatarak etrafa bulaştırma riskini azaltın.
• Yakınmalarınızda artış olursa hekiminiz ile irtibata geçiniz.

AŞI İLE KORUNMA

15.Mevsimsel grip aşısı domuz gribine karşı koruma sağlar mı?


Hayır sağlamaz.

16.Kimler domuz gribi aşısı yaptırmalı?

Sağlık personeli ile enfeksiyonu ağır geçirme olasılığı olan risk grupları bu aşıyı yaptırmalıdır.

17.Domuz gribine karşı korunabilmek için beslenmede nelere dikkat etmeli?

Özel beslenmeye gerek yoktur. Sadece bol sıvı tüketmeye özen gösterilmelidir.

TEDAVİSİ

18.Domuz gribi olgularında kullanılan etkin bir ilaç var mı?


Gerektiğinde doktor kontrolünde kullanılabilecek ilaçlar mevcuttur. Bu ilaçlar doktor tarafından önerilmedikçe, reçetesiz olarak kesinlikle kullanılmamalıdır.

19.Domuz gribi hakkında tedavi uygulamaya ehliyetli kurum var mı?

Sağlık Bakanlığı’nın çeşitli dönemlerde tahsis ettiği hastaneler vardır.

pudra.com
 
Tüm sayfalar yüklendi.
Reklam amaçlı yazı ve link içeren yorumlar onaylanmaz.
Üst Alt