Doğru yolda ilerliyor olmanın belirtileri nelerdir?

Selam tansxx din adamı olmadığını söylemişsin. peki mehdi'nin bilgisi nelerle sınırlı?

Din adamlarına sorulacak soruları fevkiyle bilmesi gerekli değil mi?

çünkü bozulan ortama dirlik düzen ve saadet getirecektir.

selam ederim;

mehdi kendi kendine birşeyi bilemez, ulu melekler bilginin ona Allahın izin verdiği kadarını bildirirler. ortada din olmadıgına göre din adamıda yoktur. din adamları hangi aydınlığa imza atmışlar bugune kadar, aralarında çekişmeden başka. din adamı tarih öğretmeni gibi hikayeler okumakta, çeşitli kitaplardan tecüme edilmiş meallere göre ayetleri yorumlamaktadır. içlerinde anlayışa değer katan okadar az insan vardırki bir elin parmakları kadar desek yeridir bence. din denildiği vakit önce düşünen insan lazımdır biat eden değil. ezberlemekdense öğrenmek makbul olandır. mehdi'nin ilmi gercekten yüksektir zamanın cok ilerisindedir. bu zamanın insanları onu zor anlayacaklar. fakat gelecek nesiller onu hayret ve hayranlikla anacaklar. ulu melekler gercek ögretmenlerdir, mehdi onların sesidir. burada mehdi herşeyi bilir demek yanlış olur oda herkez gibi bir insandır. peygamberleride ele alacak olursak onlar bile verilmediği sürece hiçbirşey bilemezler.
 
Son düzenleme:
selam ederim;

din dediginiz konuyla ilgili sorulacak sorulara verecegi cevaplar din ile ilgili olmayacaktır, mehdiye din diye bir söz inmemistir, onun işi doğru iledir. bunun üzerinde düşünün lütfen.

din adamlarına sorulan sorular bile akıl dışı olmaya başladı. aslında din adamlarını toplumun gözünde küçük düşüren bir hale getirdiler din'i. inanın vicdanınız ile yaşadığınızda sorugulanacağımız tüm soruların cevabı insanda mevcuttur. ulu Allah öğretmediği yerden sormaz adaletin sahibidir o. uzakdoğuda hiç din ile tanışmamış bir kimse cehennemde yanacak öylemi? bumudur anlayış? kalbiniz vicdanınız buna ne cevap veriyor?

oysa tüm insanların içerisine vicdan vasıtası ile koymuştur KUR'AN'ı yüce Allah ve ayette açıklamıştır.

Rahman suresi

1-KUR'AN' ı öğretti.
2-Yarattı insanı
3-Ona düşünmeyi ve konuşmayı öğretti.

inanmıyorum denecek bir durum yoktur ortada. yani buna inanmamak gülünçtür artık. vicdan bize KUR'AN ı emreder. her insan konuşarak KUR'AN ı icra eder.
 
Son düzenleme:
ortada din olmadıgına göre din adamıda yoktur. din adamları hangi aydınlığa imza atmışlar bugune kadar, aralarında çekişmeden başka. din adamı tarih öğretmeni gibi hikayeler okumakta, çeşitli kitaplardan tecüme edilmiş meallere göre ayetleri yorumlamaktadır. içlerinde anlayışa değer katan okadar az insan vardırki bir elin parmakları kadar desek yeridir bence. din denildiği vakit önce düşünen insan lazımdır biat eden değil. [/U]

selam ederim;

bir tesadüf daha!! yorum sizin arkadaşlar. ben söylemişim prof. Dr. Bayraklı ertesi gün açıklama yapıp teğit etmiş!! devamını siz okuyun rica ederim.

Türkiye yanıyor yanıyor!

Prof. Dr. Bayraklı "Biz insanlara din eğitimi veriyoruz ama abdestten başka bir şey öğrettiğimiz yok." "ne müslüman ülkesi hangi müslüman? biz insanlara eğitim veremedik" dedi.

devamı; [video]http://video.haberturk.com/haber/video/turkiye-yaniyor-yaniyor/64472[/video]

sizce hala tesadüf mü? cidden tesadüf olduğunu düşünüyorsanız yarınki üzücü haberleri verdiğimizdede tesadüf diyecekmisiniz? barış ve sulh heyeti icraat yapıyor dostlarım.
 
vesvese için hangi duaları önerirsin ?

selam ederim;

değerli selviler, ramazan ayı boyunca bayram sonuna kadar yazılarıma ara vermek durumundayım. ramazan ayından sonra kısa bir süre daha yazmaya devam edeceğim .

vesvese insana özgü bir duygudur. vesvese ye kapılan insan düşünüyor, doğruyu bulmaya çalışıyor, zaman zaman ise olumsuz duygulara kapılıyor olabilir. bazende vesvese sandığımız duygular yanlışdan uzak durmamıza vesile olurlar. herşeyi dualarda aramak yanlışdır. ulu Allah idrak akıl ve düşünce vermiştir kullarına. doğruyu bulmak için mücadele etmek yılmadan çalışmak düşünmek gerekir. dualarımız ile iman ile doğruyu istememiz doğaldır fakat başlangıçta bize verilen en önemli nimet olan düşüncemizi aklımızı kullanıp ondan sonra ulu Allahdan dilemeliyiz. dualar önemlidir fakat herşeyi dualardan bekleyemeyiz. bize verilen bu nimetlerin farkında olup onları harekete geçirmektir doğru olan. dualar birşeyler talep etme mekanizması değillerdir. AKIL ve DÜŞÜNCE ancak iman ile birlikte yol alırsa insan doğrunun maka mına erişir. bu yazdıklarım benim fikirlerimdir tekrar yazmak istiyorum ben bir din adamı değilim. din adamlarının bugüne kadarki yaptıkları yorumlar ve davranışlar ile islam'ın da geldiği nokta bellidir. icraat yapmayıp aklı kullanmadan sadece dua ile istemek ulu Allah'ı ve meleklerini memnun etmez. vesvese ile baş etmenin en güzel yolu temiz ve iyi bir dilek ile yola çıkıp doğrudan yana vicdan ile ilerlemektir. arapça dua okumak ile olacak iş değildir bu. çünkü ulu Allah dilekleri ve niyetleri her dilde duyan ve işitendir, zaten o harfinde sahibidir onun için kullanılan dilin önemi yoktur. dilediğimiz her yol güvenli olmayabilir, yolun sahibide, yola çıkaranda ulu Allahdır. bize düşen tevekkül edip hertürlü koşulda doğruya kalbimiz ve aklımız ile bağlanmaktır. bir önemli hususda ulu Allah'ın herşeye gücü yeten olduğu düşüncesinden ayrılmamaktır. bu bizim kapı ve pencerelerimizin açık olmasına vesile olmakla beraber odamıza (kalbimize) temiz havanın ve aydınlığın girmesini sağlamaktadır. insan vesvese etmelidir (şüphe duymak) bu vesile ile doğrunun ardında bir asker gibi yılmadan yürümektedir. bu her hususda aynıdır. şüphe edilmeyecek tek şey doğrudan yana durmak veya durmamak hususudur. hayatımızda her alanda doğrudan yana durmalıyız(idrakımız ve aklımız yani gücümüz yettiğince ). ulu Allah'ın varlığı ve birliğine iman etsenizde etmesenizde doğruda durmanız ulu Allah'ın sevgisini kazanmanıza büyük ölçüde vesile olacak bir hususdur.

cemalnur sargut'un DİNLE adlı kitabını öneririm orada bu konularda güzel bilgiler vardır. ulu Allah'ı hayatında birleyen insan (baktığı gördüğü heryerde herşeyde onu hisseden) vesveseninde ondan geldiğini bilir. vesveseler tabiattaki bizi doğruya götüren muhim bir hissiyattır. sorgulayan insanlardan sokrates ve tholstoy'un da hayatlarını kısaca bir okumanızın fikir ve düşüncelerinize katkılı olacağını düşünmekteyim.

bir önceki mesajlarınızda sorduğunuz bir sorununda güzel bir cevabı var önerdiğim kitapta. kimisi bu hayatta çok çile çekiyor kimisi ise çok şanslı hususunda. kömürün ve elmas'ın her ikisininde karbondan oluştuğunu ve elementlerinini aynı olduğundan bahsediyor kitapta ve kömür yeryüzüne yakın olduğundan yumuşak elde edilmesi kolay ama simsiyah çıkıyor gün ışığına. fakat yerin yüzlerce metre altındaki sıcaklıklarda ve basınç ile daha uzun süreler bu baskıların altında kömür dünyanın en değerli taşı halini alıyor ve elmas oluyor.

bu vesile ile hepinizin ramazan bayramınızı kutlar candan selam ederim.
 
selam ederim;

dua konusunda şunu söyleyebilirim. af, tövbe ve estağfurullah kelamlarını cok sık zikredip ulu Allahımızdan bütün insanlık adına bağış dilemeliyiz. özellikle bugünlerde bunu yapmamızın bizim hayrımıza olduğunu ve başka bir dua istemediklerini açıkça beyan etmişlerdir. dualar ile bolluk bereket icindeyken isteklerimizin sonu gelmemis ve cok az şükür etmişizdir. bu konuda haksız olduklarıni kimse düşünemez sanırım. fakat üzücü bir haberdir elbette özürdilerim.
 
selam ederim;

af, tövbe ve estağfurullah kelamlarını cok sık zikredip ulu Allahımızdan bütün insanlık adına bağış dilemeliyiz.

eklemek istiyorum sadece kuru laf ile olmaz bu dualar gönülden eksik ve kusurlarımızı düşünüp bu arada onları bir daha tekrarlamayacağımızada kendimize ulu Allah'ın huzurnda söz vermeliyiz. en azından olabildiğince düzeltmeliyiz huylarımızı. sofuluk yollara düşmek değildir işte tam burtada aczini ve hatanı bilmen ile başlar bu yolculuk ve kalbinin en içlerine kadar sürer. insan orada karşılaşır taşıdığı yüksek zat'ı ile. bunun adına ermek diyoruz. anlamı aklının yetmesidir. oturup kuru kuru binlerce tesbih çekmek kimseye birşey sağlamaz. önemli olan farkına varmakdır. ister kendi ister tüm insanların hatalarının ve tekrar etmemektir.

ulu Allah'ın şanı yüceliği kelimelerle tekrar tekrar söylendikçe ne artar ne eksilir onun buna ihtiyacıda yoktur. bu meseleyi artık bir kenara bırakıp. yüce Allah'a biz nasıl yaraşır bir insan olabiliriz bunun yollarını arayıp kendi içimizde bir an önce yolculuğa başlamalıyız. bu yol çetin ve bir okadarda zordur. dünya zevkleri bir anda biter gider. yolun sonunda artık ölüm bir son değil kavuşma olur. yolun zorluğu insana yine insanlar tarafından zorlaştırılır.
 
Selam Forum üyeleri ve misafirler


Arkadaşlar açmış oluğum doğru yolda ilerliyor olmanın belirtileri adlı konuda tansxx adlı kardeşimizle yaptığım istişare de tek bir amacım vardı. o zamana kadar tansxx'ın ne bir konusunu ne de bir mesajını okumuştum.. Kendisinin konuma verdiği cevaplar doğrusu ilgimi çekti...Kendisi ile istişarelerim kendisine kesin inanıyorum gibi bir izlenim lütfen oluşturmasın.. tek bir amacım vardı Merakım kendisinin sorularıma vereceği cevaplardı...arkadaşlar arkadaşı dinlemek istedim sadece.. tansxx kardeşim dinimiz çok ince.. öyle iyice sorgulmadan her yazılana çizilene tam kati etmek zamana hatta yıllara bağlıdır.. tekrar ediyorum sorularımın tek bir gayesi vardı; Tansxx arkadaşımızın sorularıma vereceği cevapları merak ve sorgulamaktı. birde Forum arkadaşlarından rica ediyorum karşılıklı istişarelerde karşı tarafı rencide ve zedeleyici tarzda konuşmaların yapılmamasıdır. teşekkürler...
 
Üst Alt