Diyanet İşleri Başkanı Görmezden Ramazan Bayramı mesajı

Mehmet Görmez'in Ramazan Bayramı Mesajı

"Bayramlarda ruhumuzu saran huzur, içimizi kaplayan sevinç, yüreğimizi dolduran mutluluk, coğrafyaları, dilleri, ırkları, renkleri ve kültürleri farklı milyonlarca Müslüman tarafından paylaşılmaktadır Aslında bu durum, İslam ümmeti ve insanlık adına büyük bir umudu içinde barındırmaktadır Ancak bu umut, Müslüman olmanın hakkını vermeye bağlıdır Müslüman olmak her şeyden önce insan olmanın hakkını vermektir Müslüman olmak, Rabbimizin insandan beklediğini gerçekleştirmek için gayret göstermektir

Müslüman olmak, İslama teslim olarak, cimriliği, kini, nefreti, ayrımcılığı, ötekileştirmeyi, dışlayıcılığı nefsinden ayıklamaktır Daima hakkın yanında yer almaktır Hakka, hakikate, adalete, ahlak ve fazilete çağırmaktır Hakikati duyurmak, adaleti yüceltmek, sevgiyi, barışı ve huzuru yaymaktırKur'anın yanında, rahmet Peygamberinin tarafında yer almaktır Yeryüzünün dertleriyle hemdert olmaktır İnsanlığın barış ve huzuru için hayrın anahtarı şerrin kilidi olmaktır"

"O halde bilelim ki bu bayram bizim için büyük bir nimettir Her nimetin bir sorumluluğu vardırBayramlar mutluluğun, sevincin, muştunun hakkını verme günleridir Bu bayram el üstünde tutulmanın gereğini yerine getirelim İyi bilelim ki her sermayenin bir yükümlülüğü vardır Gelin bu bayram huzurumuzdan kardeşlerimize pay ayıralım Mutluluğumuzdan yetim ve öksüzlere sadaka verelim Sevincimizi aç, muhtaç ve fakirlerle paylaşalım Tebessümlerimizi ve iç huzurumuzu birbirimize 'şeker' diye ikram edelim Hoşgörümüzü ve affımızı birbirimize 'bayram' diye armağan edelim Şefkatimizi ve feragatimizi birbirimizin kalbine 'ekmek' diye ikram edelim Kardeşliğimizi ve dostluğumuzu birbirimize 'kapı' diye açalım Tevazumuzu ve cömertliğimizi birbirimize 'su' diye sunalım"

"Ve şunu asla unutmayalım! İnsanlığın ümidiyiz biz Bayramı kendi adımıza değil insanlık adına yaşayalım Bayramımız yeni bayramlar doğursun Sevincimiz yeni sevinçlerin toprağı olsunHuzurumuz nice huzursuzlukların çaresi; mutluluğumuz dünyanın dört bir yanındaki acılara teselliler sunsun Bayramınız mübarek olsun!

Bu duygu ve düşüncelerle, ülkemizin, gönül coğrafyamızın, yurt dışındaki millet varlığımızın ve İslam aleminin mübarek Ramazan Bayramlarını en içten duygularla tebrik ediyor; bayramın ülkemizdeki güven ve huzur ortamının kalıcı hale gelmesi; son yıllarda bayramlara hep buruk giren ve bir türlü istikrara kavuşamayan İslam dünyasında kardeşlik, dayanışma, barış, huzur ve güven ortamının yeniden tesis edilmesi, İslam ülkelerinin tekrar ilim ve medeniyet, barış ve esenlik coğrafyası olması için Rabbime dua ve niyaz ediyorum"
 
Bayramlar sevinç günleridir
Bayramlar, bizim için büyük bir nimettir. Her nimetin sorumluluğu vardır. Bayramlar, hakkın, hakikatin, adaletin, iyinin, güzelin, mazlumun, fakirin, açın, kimsesizlerin ve muhtaçların yanında olma zamanlarıdır. Bu bayram Kuranın, Sevgili Peygamberimizin ve ondan evvel yeryüzünü şereflendiren diğer peygamberlerin sözünün Haktan olduğunu ve hak olduğunu idrak edenlerin bayramıdır. Bayramlar mutluluğun, sevincin, muştunun hakkını verme günleridir. Bayramlar, Müminlerin her zamankinden daha çok kaynaştığı, bir olduğu, diri olduğu, hüzün ve sıkıntıların paylaşıldığı, neşe ve sevinçlerin evlerden evlere, şehirlerden şehirlere, ülkelerden ülkelere yayıldığı zaman dilimleridir.

Gazzede bayramlığını giyemeden bembeyaz kefene sarılan yavrularımız var

Ancak bugün üzülerek görüyoruz ki Filistinde, Kudüste, Gazzede, Myanmarda, Arakanda, Suriyede, Irakda, Mısırda ve daha birçok İslam beldesinde Rabbin yüce katında bayramı hak ettiği halde, zalimlerin silahlarının gölgesinde olmaktan ötürü bayramını bayram gibi yaşayamayan kardeşlerimiz var. İftar sofralarına, sahur sofralarına atılan bombalarla yüreklerine ateşler düşmüş, ocakları başlarına yıkılmış nice din kardeşlerimiz var. Bu kutlu ayda bile, insanlıktan nasibini alamamış kişilerce katledilip, daha bayramlığını giyemeden bembeyaz kefene sarılan küçücük masum çocuklarımız var. Öpülesi elleri evlat kanına bulaşmış, yüreği atılan bombalarla parça parça edilmiş analarımız, çaresizlik girdaplarına itilmiş babalarımız var.

Bayramlar İslam âlemi için tekrar dirilişin muştusu ve habercisidir

Bizler biliyoruz ki hâlâ yaşıyor olduğumuz mübarek Ramazanlar ve kutlu bayramlar, insanlık ve İslam âlemi için tekrar tekrar dirilişin muştusu ve habercisidir. Biliyor ve Allaha dua ediyoruz ki, bugün bu bayram vaktinde üzerimize sağanak sağanak yağan rahmet yağmurları, insanlık için ve bilhassa İslam âlemi için umut çiçekleri büyütürken, zalimlerin içini yakan ateşe, öfkeye ağır bir tokat mahiyetindedir. İnanıyoruz ki bayramlarımız; aç bırakarak doyanlara, sömürerek alanlara, mazlumu ezerek iktidar olanlara ve en az kendileri kadar yaşama hakkına sahip olan güçsüz insanlara dünyayı dar, vatanını mezar eden zihniyete, Allahın ve Hakkın yanında olmanın, bunun gibi daha nice bayramlar ve zaferler getireceğinin korkusunu yaymaktadır.

Bayramı acı içinde yaşayanlara dualarımızı ve selamlarımızı göndermeliyiz

Bayrama güven içinde ulaşan bizler, bugün umutsuzluğu gönüllerimizden soyup, bizden bayram neşesi bekleyenlere beklediklerini ikram etmeli; bayramın sevincini, neşesini dua, tekbir ve selamlarla önce kendi içimizde duymalı sonra da bayrama acıyla, gözyaşıyla ulaşabilmiş kardeşlerimize bunu en kalbi ve samimi duygularımızla hissettirmeliyiz. Öylesine derinden ve çok dua ve selam göndermeliyiz ki kardeşlerimize, bu dualar ve selamlar ılık bir muhabbet ve taze bir umut rüzgârı gibi onların yüreklerindeki ateşi bir nebze de olsa ferahlatabilsin.

Bayramın neşe ve mutluluğunu hep birlikte paylaşalım

Bayramın neşe ve mutluluğunu hep birlikte paylaşalım. Yüce Rabbimizin bizlere katından bir müjde ve mükâfat olarak sunmuş olduğu bayramlarda varlık sebebimiz olan anne-babalarımızı; hayatın çilesini birlikte omuzladığımız eşlerimizi sevindirelim! Evlerin canlı bayramları olan çocuklarımızı bayramın coşkusuyla mutlaka tanıştıralım. Aile büyüklerimize, akrabalarımıza, komşularımıza, arkadaş ve dostlarımıza hürmet ve muhabbetlerimizi gösterelim. Yaralı gönülleri, bitap düşmüş yürekleri onaralım! Yetimlerin, gariplerin, yaşlıların, mahkûmların ve kimsesizlerin tebessümü ile bayramlarımızı aydınlatalım! Hastane köşelerinde şifa bekleyenlerin gönüllerini alalım. Bayram yapamayanlara bayram yaptıralım! Yüreklerin en ağır yükü olan küskünlüklere son verelim! Ve şunu asla unutmayalım! İnsanlığın ümidiyiz biz. Bayramı kendi adımıza değil insanlık adına yaşayalım. Bayramımız yeni bayramlar doğursun. Sevincimiz yeni sevinçlerin toprağı olsun. Huzurumuz nice huzursuzlukların çaresi; mutluluğumuz dünyanın dört bir yanındaki acılara teselliler sunsun. Bayramınız mübarek olsun!
Bu duygu ve düşüncelerle, ülkemizin, gönül coğrafyamızın, yurt dışındaki millet varlığımızın ve İslâm âleminin mübarek Ramazan bayramlarını en içten duygularla tebrik ediyor; bayramın ülkemizdeki güven ve huzur ortamının kalıcı hale gelmesi; son yıllarda bayramlara hep buruk giren ve bir türlü istikrara kavuşamayan İslâm dünyasında kardeşlik, dayanışma, barış, huzur ve güven ortamının yeniden tesis edilmesi, İslâm ülkelerinin tekrar barış ve esenliğin diyarı olması için Allaha dua ve niyaz ediyorum.

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez

Musluman
Ramazan Bayramin Kutlu Olsun
 

Ramazan Bayramı mesajı...

Rahman ve Rahim Olan Allahın Adıyla.
Ülke, millet ve İslâm âlemi olarak rahmet, mağfiret ve arınma mevsimi Ramazan-ı şerifin sonunda yeni bir bayrama daha kavuşmanın sevinç ve mutluluğunu yaşıyoruz. Rabbimize sonsuz hamd-ü senalar olsun.

Bayramlar, bizleri istikbale taşıyan ve tarih sahnesinde biz Müslümanlara süreklilik kazandıran en müstesna zaman dilimleridir. İman kardeşliğinin tezahür sahneleri bayramlar, Müslüman kalma şuurumuzu sürekli diri tutan şeâir-i diniyyedendir. Bayramlar, zamanı başka zaman, cihanı başka cihan eyleyen, mahzun gönüllere sevinç ve müjde tattıran, coşku ve barış rüzgârlarının dalga dalga yayıldığı ulvî zaman dilimleridir. Bu coşku, bayram sabahı, bayram namazı ile birlikte tekbirlerle gürleşir, gönülden gönüle, evlerden evlere taşınır; sokaklara, meydanlara taşar; müminlerin yüzünde ve sesinde hayat bulur. Bayramlar, her yıl gelip geçen sıradan bir tatil günü değil, insanî ve İslamî güzelliklerin birlikte yaşandığı, birlik, beraberlik, sevgi ve saygının en güzel örneklerinin sergilendiği, toplumun bütün kesimlerinin birbiriyle kaynaştığı paylaşma ve dayanışma günleridir. Bayramlar mutluluğun, sevincin, muştunun hakkını verme günleridir.

Ancak bugün üzülerek görüyoruz ki birçok İslam beldesinde Rabbin yüce katında bayramı hak ettiği halde, savaş, şiddet ve terör gölgesinde bayramını bayram gibi yaşayamayan kardeşlerimiz var. Bu kutlu ayda bile, insanlıktan nasibini alamamış kişilerce katledilip, daha bayramlığını giyemeden bembeyaz kefene sarılan küçücük masum çocuklarımız var. Öpülesi elleri evlat kanına bulaşmış, yüreği atılan bombalarla parça parça edilmiş analarımız, çaresizlik girdaplarına itilmiş babalarımız var.

Bayrama barış, umut ve güven içinde ulaşan bizler, bugün umutsuzluğu gönüllerimizden söküp, bizden bayram neşesi bekleyenlere beklediklerini ikram etmeli; bayramın sevincini, neşesini dua, tekbir ve selamlarla önce kendi içimizde duymalı sonra da bayrama acıyla, gözyaşıyla ulaşabilmiş kardeşlerimize bunu en kalbi ve samimi duygularımızla hissettirmeliyiz.
Bayramlarda evlerden evlere taşınan armağanları, gönüllerden gönüllere taşıyalım! Hayatın çilesini birlikte omuzladığımız eşlerimizi sevindirelim. Özellikle varlık sebebimiz olan anne ve babalarımızı unutmayalım ve onların hayır dualarını alalım. Evlerimizin canlı bayramları olan çocuklarımızı, kuşatıcı bir sevgi ve kardeşliği yaşadığımız bu ibadetin coşkusu ile tanıştıralım. Bize sığınan kırık kalpleri onaralım, gönlümüzün kapılarını Allahın biçare misafirlerine açalım. Bayramın manevi atmosferinde mültecileri, yetimleri, yaşlıları ve engellilerin gönüllerini imar etme, huzurevlerinde kalanları, öğrencileri, toplumumuzun yetimleri sokak çocuklarımızı, yoksulları, onuruyla, izzetiyle yaşayan ihtiyaç sahiplerini, vatanımızın uğrunda canını feda eden aziz şehitlerimizin emaneti olan eşlerini ve yavrularını, terörden dolayı evlerini, yurtlarını, işlerini terk etmek zorunda kalan, maddi ve manevi anlamda zarara uğrayan tüm kardeşlerimizi hatırlayalım. Yaralı gönülleri, bitap düşmüş yürekleri, yara alan kardeşliklerimizi onaralım. Yüreklerin en ağır yükü olan küskünlüklere son verelim. Bayram yapamayanlara bayram yaptıralım.

Ve şunu asla unutmayalım! İnsanlığın ümidiyiz biz. Bayramı kendi adımıza değil insanlık adına yaşayalım. Bayramımız yeni bayramlar doğursun. Sevincimiz yeni sevinçlerin toprağı olsun. Huzurumuz nice huzursuzlukların çaresi; mutluluğumuz tüm insanlık ailesinin acılarına teselliler sunsun. Bayramınız mübarek olsun!

Bu duygu ve düşüncelerle, ülkemizin, gönül coğrafyamızın, yurt dışındaki millet varlığımızın ve İslâm âleminin mübarek Ramazan bayramlarını en içten duygularla tebrik ediyorum. Son zamanlarda menfûr terör eyleminde hayatını kaybeden tüm kardeşlerimize rahmet, acılı ve kederli ailelerine ve aziz milletimize bir kez daha sabır, metanet ve başsağlığı diliyorum. Bayramın ülkemizde güven ve huzur ortamının kalıcı hale gelmesine; son yıllarda bayramlara hep buruk giren İslam dünyasında barış, huzur ve güven ortamının yeniden tesis edilmesine; insanlığın barış, huzur ve adaletine vesile olmasını Yüce Allahtan niyaz ediyorum.

Prof. Dr. Mehmet Görmez
Diyanet İşleri Başkanı
 

Görmez'den Ramazan Bayramı mesajı

Rahman ve Rahim Olan Allahın Adıyla.
Ramazan-ı Şerifin rahmet, mağfiret ve bereket ikliminden sonra yeni bir bayrama daha kavuşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Rabbimize sonsuz hamd ü senalar olsun. Bu bayramın ülkemize, milletimize, İslam âlemine ve bütün insanlığa huzur, barış, merhamet ve esenlik getirmesini Yüce Rabbimizden niyaz ediyorum. Bayramınız mübarek olsun.

Müslümanlar olarak hepimiz Ramazanın eğiten, şifa veren, tazeleyen günlerini yaşadık, gecelerini ihya etmeye çalıştık. İmsakın bereketinden, iftarın sevincinden, teravihin birlik ve beraberliğinden, mukabelenin huzurundan nasibimizi aldık. Kuranla, oruçla, fıtır sadakasıyla, zekâtla bedenimizi ve ruhumuzu arındırdık, Rabbimize yakınlaşmaya gayret gösterdik. Ramazan ayı boyunca hep birlikte irade eğitiminden geçtik; irademizi heva ve heveslerimizin, arzu ve isteklerimizin kölesi olmaktan kurtardık. Şimdi şükretme ve sevincimizi, neşemizi, huzurumuzu birbirimizle paylaşma zamanı.

İnsanı ve toplumu kucaklayan bayramlar, dünü yâd etme, bugüne anlam verme ve yarını inşa etme zamanlarıdır. Bayramlar bizleri geleceğe taşıyan, tarih sahnesinde biz Müslümanlara süreklilik kazandıran müstesna ve mukaddes günlerdir. Bayramlar her yüreğin muhtaç olduğu mutluluğu, güveni ve dostluğu yaşama, diğer yüreklere de yaşatma fırsatıveren manevi mevsimlerdir. Müslüman olma ve Müslüman kalma şuurumuzun canlandığı, iman kardeşliğinin yeryüzünün bambaşka noktalarında yeniden tezahür ettiği nadide zaman dilimleridir. Bayramlar alelade tatil günleri değil, zamanın en kıymetli duraklarıdır.

Bayramların birbirini tamamlayan dört farklı boyutu vardır.Bunlardan ilki, inanç boyutudur. Bayramlar şeâirdendir, yani dinimizin yüce değerlerini ve ilkelerini sembolize ederler. Şeâir sayesinde Müslümanlık bilincimizi diri tutar, dinî ve manevî mirasımıza sahip çıkar, medeniyetimizin vazgeçilmez ve dokunulmaz güzelliklerini genç nesillere aktarırız.
Bayramların ikinci boyutu, ibadet boyutudur. Yılda sadece iki defa eda edilen ve Peygamberimizin sünneti gereği kadını veerkeğiyle, çocuğu, genci ve yaşlısıyla bütün Müslümanları bir araya toplayan bayram namazı, ibadetin doruğudur. Bayram namazında aldığımız o tekbirler, gönüllerimizden taşan ve dalga dalga şehre yayılan şükrümüzün, sevincimizin, neşemizin, huzurumuzun simgeleridir.

Bayramların üçüncü boyutu, tarih boyutudur. İçinde Kuranın nazil olduğu mübarek bir ayın nihayetinde idrak ettiğimiz Ramazan Bayramı, aslında İslamın doğuşunun bayramıdır. Kurana kavuşmanın nihayetsiz coşkusunu ve onurunu yaşayan müminler, Kuran ile şekillenen bir hayatı, Kuran ile anlam kazanan bir dünyayı, Kuran ile istikrar bulan bir toplumu geleceğe taşımakla sorumludur. Bu sorumluluk bayramlarda bir daha hatırlanır ve bayram bu şekilde bize tarih sahnesinde süreklilik kazandırır.

Bayramların iç içe geçmiş boyutlarından dördüncüsü ise ahlak boyutudur. Bayramlar iman ve ibadetimizin yanı sıra ihsanımızı, ahlakımızı, erdem ve faziletlerimizi de biz Müslümanların gündemine taşır. Bencil, haris, müsrif, riyakâr, açgözlü, kibirli kişiliklerin dünya ve ahirette duçar kalacağı kayıpları hatırlatırcasına, bayramlar bizi kanaate, samimiyete, tevazua ve merhamete davet eder. Bayramların en büyük kazancı, gönlümüzün derinliklerine kadar sevinci hissetmek ve o sevinci ve neşeyi aile efradımıza, komşularımıza, dostlarımıza, arkadaşlarımıza, hatta bütün insanlığa yaymaktır.

Bu bayram yine bizleri bekleyen önemli vazifeler var. Bayram ilmihâli diyebileceğimiz bu kıymetli ve şerefli vazifelerin başında bayramın ruhunu iliklerimize kadar hissetmek ve bayram yapamayanlara bayram yaptırmak geliyor. Rabbimizin bayram ikramına karşı duyduğumuz minnettarlığı ifade etmenin ve bu ikramı Onun rızasını kazanmak için bir fırsata dönüştürmenin yolu paylaşmaktan geçiyor. Sevincimizi ailemizle paylaşalım; eşlerimizin yüzünü güldürelim, çocuklarımızı sevindirelim, anne babamızı mutlu edelim. Ailemiz için attığımız her türlü hayırlı, uğurlu, güzel adımın bizi Rabbimiz katında yücelteceğini unutmayalım. Üzerimizdeki akraba ve komşu hakkını ödemek, bağlarımızı güçlendirmek, dua ve rıza kapılarından geçmek için bayramı fırsat bilelim. Yüreklerimizdeki küskünlük, kin, nefret yüklerinden kurtulalım; barışalım, barıştıralım.

Bayrama barış, umut ve güven içinde ulaşan bizler, bugün umutsuzluğu gönüllerinden söküp bizden bayram neşesi bekleyenler için her zamankinden daha cömert olalım. Bayramsabahına acıyla, gözyaşıyla, hüzünle ulaşmış kardeşlerimiziçin bayramın bir tebessüme, ferahlığa ve şifaya dönüşmesi adına elimizden geleni yapalım. Huzurevlerinde evlat sevgisiyle yanıp tutuşan yaşlılarımız var, onları ziyaret edelim.Hastane köşelerinde şifa bekleyen kardeşlerimiz var, onları yalnız bırakmayalım. Bir bucakta onuruyla yaşayan muhtaçlar, dullar, yetimler var, onlara sadece cüzdanlarımızı değil gönüllerimizi de açalım. Vatanımızın uğrunda canını feda eden aziz şehitlerimizin emaneti olan eşleri ve yavruları var, onları şeneltelim, hasretlerini gidermeye çalışalım. Yurdumuza sığınan biçare mülteciler var, onlara da çaresizliklerini ve kayıplarını unutturalım, ümit aşılayalım. Bizler bu bayram yüzümüzdeki bayram ışıltısı ve sesimizdeki bayram muştusuyla iyilikte yarışalım.

İslam dünyası, Müslüman milletler çok zor süreçlerden geçiyor, derin acılar ve ağır kayıplar yaşanıyor. Bayram aynı zamanda duaların kabul olduğu müstesna günlerdir; hep birlikte elimizi açalım ve dua ile avuçlarımıza inen sekineti, emniyeti, hidayeti, selameti insanlığa gönderelim. Silahların gölgesinde bayramı bayram gibi yaşayamayan kardeşlerimizin kurtuluşu için Cenab-ı Hakka yalvaralım. Dünyanın farklı yerlerinde kardeşlerimizin yaşadığı zulmün, baskının, işkencenin, mazlumiyet ve mağduriyetlerin son bulması için Yüce Rabbimize dua ve niyaz edelim.

Ve şunu asla unutmayalım: Bizler insanlığın ümidiyiz! Bu azizmilletin evlatları olarak bayramı kendi adımıza değil, insanlık adına yaşayalım. Bayramımız insanlığa barış nefesi olsun, yeni bayramlar doğursun. Sevincimiz tohum olup toprağa düştüğünde yeni sevinçler yeşertsin. Huzurumuz nice huzursuzlukların çaresi; mutluluğumuz insanlığın kalbini delen acıların tesellisi olsun. Allahın selamı, rahmeti, bereketi, affı, afiyeti, inayeti bizlerle olsun. Ramazan Bayramımız mübarek olsun.

Prof. Dr. Mehmet Görmez
Diyanet İşleri Başkanı
Musluman
Ramazan Bayramın
mübarek olsun.
 
Üst Alt