Dindar Oranı Yüksek Ülkelerin Ortak Özellikleri

Dindar Oranı Yüksek Ülkelerin Ortak Özellikleri

2012 yılında gerçekleştirilen bir araştırmada*, insanların önemli bir bölümünün dindar olduğu ülkelerin birtakım ortak özellikleri olduğu saptandı. Bu araştırmaya göre, bünyesindeki dindarların oranı yüksek olan ülkeler;

Düşük gelir seviyesinde bulunmaktalar,
Düşük şehirleşme oranına sahipler,
Düşük eğitim seviyesine sahipler,
Zekâya katkıda bulunabilecek elektronik medyaya kısıtlı erişim olanakları var,
Beyin fonksiyonunu etkileyebilecek bulaşıcı hastalıkları ile yüzleşiyor,
Çocukların beslenmesi konusunda iyi imkânlara sahip değiller,
IQ üzerinde dahi etkisi olabilecek çevre kirliliği konusunda yeterli önlemleri alamıyorlar.

Görüldüğü gibi, dindar oranının yüksek olduğu ülkeler, insanlarının çok iyi koşullarda yaşama imkânına sahip olmayan ülkeler olarak beliriyor. Bununla birlikte, insanlarının -diğer ülkelere göre- iyi koşullarda yaşadığı, çeşitli felaketlerden az zarar gören, sağlık ve eğitim konularında -diğer ülkelere göre- daha iyi koşullara sahip olan ülkelerin bireylerinde ise dini eğilimin güçlü olmadığı gözleniyor.

Gerçekten de, dini inancı bulunmayan bireylerin yüzdesel olarak gösterildiği haritaya bakılarak; sadece birkaç istisnası bulunmakla birlikte genel olarak, gelişmemiş ülkelerdeki dindar nüfusun yüzdesel olarak, gelişmiş ülkelerdeki dindar nüfustan çok daha yüksek olduğu görülebilir.

Örneğin, dini eğilimin en çok Afrika kıtasında güçlü olduğu gözlemlenebilir ki bu ülkeler, insanlarının karşılaştığı zorlu yaşam koşulları ile bilinmektedir. Diğer yandan, Kuzey Avrupa ve Batı Avrupa ülkeleri dini eğilimin en düşük olduğu ülkeler olarak belirmektedir, ki bu ülkeler aynı zamanda refah ülkeleri olarak bilinmektedir.

*: Araştırmanın tam adı ve yazarı: Barber, N. (2012). Why atheism will replace religion: The triumph of earthly pleasures over pie in the sky

kaynak
 
selam ederim;

mesele muslumanları daha çok ilgilendiriyor aslında, bu araştırma sonucuna göre ortaya çıkan şu üzücü cümleyi hak etmeleri islamı anlayamadıklarını ve uygulayamadıklarının göstergesidir. "IQ üzerinde dahi etkisi olabilecek çevre kirliliği konusunda yeterli önlemleri alamıyorlar" ne üzücü değilmi? oysa islamiyet çevreciliği öğütler.

sevgili sosyalist siz suçlu olarak din'leri mi görüyorsunuz? sizin yorumunuz nedir? eğerki din'lerde bir gerilik varsa bu insanların onu anlayamadıklarından kaynaklanmaktadır. çünkü imanın bile derecesine verilen örnekde "yerde duran bir taşı kaldırmak vardır".
 
Dümyadaki tüm yanlışların, pisliklerin, duyarsızlıkların, eksklerin, katliamların, savaşların ve insan öldürmek için şavaş araçları üretmenin temel nedeni hiç şüphesiz çıkara, menfaate dayalı düzen olan kapitalizmdir ve kapitalizmi özümseyenlerdir.
Eğer çıkar sözkonusuysa hiçbir din, hiçbir düzen, hiçbir anlayış dengesizlikleri, düzensizlikleri engeleyemez.
Diyorun ben...
 
selam ederim;

mesele muslumanları daha çok ilgilendiriyor aslında, bu araştırma sonucuna göre ortaya çıkan şu üzücü cümleyi hak etmeleri islamı anlayamadıklarını ve uygulayamadıklarının göstergesidir. "IQ üzerinde dahi etkisi olabilecek çevre kirliliği konusunda yeterli önlemleri alamıyorlar" ne üzücü değilmi? oysa islamiyet çevreciliği öğütler.

sevgili sosyalist siz suçlu olarak din'leri mi görüyorsunuz? sizin yorumunuz nedir? eğerki din'lerde bir gerilik varsa bu insanların onu anlayamadıklarından kaynaklanmaktadır. çünkü imanın bile derecesine verilen örnekde "yerde duran bir taşı kaldırmak vardır".

İnsanların anlayamadıkları din ne demektir? Tanrının bir şakası mı?
Eğer ülkelerinin içinde bulunduğu durumu belirleyecek kahir ekseriyette bir kesim inandığı dini anlayamıyorsa, ya da başka bir bakış açısıyla bir türlü anlayamadığı bir dine inanıyorsa, şüphesizki inananda da dinde de bir kusur olması gerekir.
Sosyalist'in yazdıklarına katılıyorum dindar ülkeler (ki bunların ekseriyeti müslümandır) dünyada insani gelişmişlik açısından son sıraları paylaşıyorlar. İçlerinde gelişmişlik kriterlerine göre ilk 50 ülke arasına girebilen bir tek ülke bile yok. Önümüzdeki bu ağır sonucu basit bir yanlış anlama ile izaha çalışmak istemeden bile olsa bu perişanlığın dev***** katkı vermektir.
 
selam ederim;

mesele muslumanları daha çok ilgilendiriyor aslında, bu araştırma sonucuna göre ortaya çıkan şu üzücü cümleyi hak etmeleri islamı anlayamadıklarını ve uygulayamadıklarının göstergesidir.

eğerki din'lerde bir gerilik varsa bu insanların onu anlayamadıklarından kaynaklanmaktadır.
Diyorsunzu da, müslümanlar üzerinden konuşacak olursak ayetlere bakınca insanların kuranı, dini anlamaması için aptal olması gerek.

Çünkü Kuran' da Allah'ın kendisi söylüyor, o kitabın herkes tarafından anlaşılabilecek şekilde indirildiğini.
Ayrıca bir sürü ayetle de bunu anlatmış olmasına rağmen hala ''İslamı (Kuranı) anlayamadıkları ve uygulayamadıkları'' demek yanlış bir tespittir.

İşte Kuran'ın açık seçik ve herkesin anlayabileceği şekilde indirildiğine dair birkaç ayet;

Nahl 89:Her ümmet içinde kendi nefislerinden üzerlerine bir şahit getirdiğimiz gün, seni de onlar üzerinde bir şahit olarak getireceğiz. Biz Kitabı sana, her şeyin açıklayıcısı, Müslümanlara bir hidayet, bir rahmet ve bir müjde olarak indirdik.

Aliimran 105: Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın. İşte bunlar için büyük bir azap vardır

Hud 1: Elif, Lam, Ra. (Bu,) Ayetleri muhkem kılınmış, sonra hüküm ve hikmet sahibi ve her şeyden haberdar olan (Allah) tarafından ‘birer birer (bölüm bölüm) açıklanmış’ bir Kitap'tır.

Yunus 15: Onlara ayetlerimiz açık açık okunduğu zaman (öldükten sonra) bize kavuşmayı beklemeyenler: Ya bundan başka bir Kur'an getir veya bunu değiştir! dediler…….

Hicr sur.1.ayet; Elif, Lâm, Râ. İşte sana o Kitap'ın ve açık anlatımlı Kuran'ın ayetleri.


Kamer 17. Andolsun biz, Kuran'ı öğüt almak için kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mudur?

Nur 34: Yemin olsun ki, size, gerçeği açık-seçik anlatan ayetler, sizden önce gelip geçmiş olanlardan örnekler, korunanlar için de bir öğüt indirdik.

İsra 89: Muhakkak ki biz, bu Kur'an'da insanlara her türlü misali çeşitli şekillerde anlattık. Yine de insanların çoğu inkârcılıktan başkasını kabullenmediler.

Kehf 54: Andolsun ki, gerçekten Biz bu Kuran'da insanlara ibret olacak her türlü misali tekrar tekrar açıklamışızdır. İnsan ise her şeyden çok mücadelecidir (tartışmaya tutkundur).

Durum böyle olunca tespitlerinizin doğru olmadığı çıkıyor ortaya sayın tansxx.
Sorun başka bence..
 
selam ederim;


kitaplar ile bildirilmiş olan paylaşım (zekat,fitre) kitaplarla bildirilmiş olan adaletsizlik yapılmaması (hayatın sonunda sorgu olacağı), yine kitaplarla bildirilmiş olan elindeki ile yetinme (şükür) ve peygamberlerin hayatlarından yaşantılarından örnek alınarak hoşgörü ve saygılı olmak (hem insanlara hem tabiata) bu kurallara insanlar uydularmıki şimdi kalkmış dinleri sorguluyoruz? dönüpde insanlığın düştüğü durumu sorgulamak yerine özgür iradelerine bırakılan DOĞRU dan yana olmak yada YANLIŞDAN yana olmak seçeneğinde sizce insanlar hangi tarafa yöneldiler? sizin açıklamalarınıza bakarsak bildirilen ÖĞÜT'leri tuttular ve insanlık buna rağmen bugün perişan halde. bana göre tam aksine uygulayamadılar. elbette çok açık bildirmiştir ayetler, insanlar bu zekat ve fitreden ne anlamışlar onu konusalım madem, bugün fitre 7.5tl zekat ise en azkazancın 40da 1 i dir. ve bu butün insanlığa şart kılınmıştır. peki hazreti ebu bekir diyorlar, muhterem islama zengin girmiş gittikçede fakirleşmiştir maddi olarak ama manen bugun onun paylaşımını saygı ile anıyoruz. ne 40da1i neredeyse 40da 40 ını vermiştir inancı ugruna insanlığa. hani nerede SIDDIK nerede bugunku muslumanlar. sıddıkdı onun adı cunku o sadıkdı. düşünebiliyormusunuz dünyadaki bütün insanların kazancı ne kadar olursa olsun ihtiyac sahiplerine bu parayı verdiğini? dünyada bugün yaşanan açlık kıtlık olurmuydu sizce? bu açık değilmi? fitrenin 7.5tl olması bu zamanda biraz gülünç değilmi? ama iphone 5 cıktımı 100lerce milyon dolar harcayabiliyoruz bir günde insanlık olarak. bence ayetler açık olmasına rağmen insan tercihini kendi çıkarından yana kullanmkaktadır. dinde zorlama yoktur. bu meselede ayetleri suçlamak yerine dönüp bakmak gerekir ne kadarını uygulamışız. verdiklerim küçük örneklerdir isterseniz genişletebiliriz. dinlere göre hak olan ADALETİ VE DOĞRUYU icra etmektir.

gelişmiş dediğiniz ülkelerinde eksikleri yok sanıyorsunuz bu sizin konuya taraflı bakış açınız ile ilgilidir. birde diğer tarafdan bakalım, peki madem AIDS dediğimiz hastalık nereden çıktı? neden gelişmiş ülkelerde islam ülkelerine oranla yüksek oturup bunu konuşalım. peki rusyada, amerikada ilkokullarda silahlı yapılan saldırılarda neyin nesi onlarca öğrenciyi katledip intehar etmeler? vicdan nerede gelişmişlik nerede? maddi çıkarlar ugruna amerikanın yagdırdıgı bombalar neyin nesi? çin ekonomık olarak su an dunya ıkıncısı fakat çamurun içinde yaşıyorlar 3-5 gelişmiş şehri dısında 5-6yüz milyon insan oradada açlık çekiyor. sefalet var ortada.

siz adına din diyip eleştriyor, islamı hedef gösteriyorsunuz. ama islamı uygulayan bir ülke yokki ortada ayetler çok açık ADALETLİ OLUN, PAYLAŞIN, HAK YEMEYİN, VİCDANLI OLUN, HOŞGÖRÜLÜ OLUN, DOĞRUDAN YANA OLUN diyor ve çok açık olmasına ragmen uygulayan nerede?

AYETLER ORADADA YAZILDIĞI GİBİ ÇOK AÇIKTIR MUHTEREM, BUNA RAGMEN İNSANIN TERCİHİ KENDİ ÇIKARIDIR. öksüz yetimi doyurun diyor ayet, gidip öksüz yetim arıyorlar, ondansonra calısanına devletin belirlediği asgari ücreti veriyor kendileri saltanat içinde yaşıyorlar. devlet belirlemese asgari ücreti yarısını bile vermeyecekler. düşünmüyorlar ihtiyaç sahibine yardımı öğütlüyor islam. adalet nerede? düşünmek nerede?

malesefki ayetleri suçlamak yerine dönüp aynaya bakmalıyız, insanlık bugune kadar bolluk içinde hep daha fazlasını istedi şikayet etti. ortada hiçbir dış olumsuzluk yokken kendi kendini mutsuz etti. fakat dış etkiler işin içine girdiğinde bu güzel güneşli günler bile aranır hale gelicek. insanoğlu nankörlüğünün bedelini çok ağır ödeyecek. din sadece adalet ve doğrudan yana bir ince düşünce demektir. doğruluk nerede? insanlık nerede? ayetler açık olmasına ragmen onu anlamak istemeyenler yada işine geldiği gibi anlayanlar DURUN işte ben bugünün habercisiyim sizlere. felaketler ard arda dizildi, insanlık hatasının farkına geç varacak. bu ulu ve kerim olan yüce Allah'ın gazabıdır.

bu ayeti sevgili mopsy az önce paylaşmış sanırım konu ile bağlantılı olacak oradan alıntı yapıyorum izni ile, burada belirtilen EVLİYA zamanımızda para olmuştur fikrimce.

Bismillâhir rahmânir rahîm.

25.18.Derler ki: "Tespih ederiz seni;
seni bırakıp da başka
EVLIYA edinmek bize yaraşmazdı.

Ama
Sen onları ve atalarını
öylesine nimetlendirdin ki,
zikiri/Kur'an'ı unuttular
ve helâke giden bir topluluk oldular."


Read more: http://www.supermeydan.net/forum392/thread90257.html#ixzz2Fa93OpD1
 
Son düzenleme:
Sayın tansxx,
Bu açıklamanız durumu biraz daha zora soktu, sizin anlatımınıza göre;
Din anlaşılır ama insanlar anlamalarına rağmen onun gereklerine uymuyor. Karşımızda Açık anlaşılır emir ve tavsiyeler var, bu emir ve tavsiyeleri anlayan insanlar var ama aynı zamanda anladıkları açık emir ve tavsiyelere uymayan insanlar var. Neredeyse müslümanlar Allaha inanmıyor diyeceksiniz ama belliki diliniz varmıyor. Aksi halde bu paradoksu izah edemezsiniz.
 
selam ederim;

neredeysemi? bunu açıkça söyleyebilirim. ulu Allaha karşı gaflet içindeler, inandıkları şey namaz kılan salavat getiren cennete gider. muslumanlar büyük bir yanlışın icersindeler, inandıkları kitapta 'düşünceye verilen önem' onlarca kere vurgulanıyor ve onlar hala düşüncesizlik içersindeler. kabul ediyorum sözünüzü ona yok demekle, ona inanıp yokmuş gibi yaşamak aynı şeydir. iranda gecelik birliktelikler icin gunluk imam nikahı kıyılıyor birliktelikten sonra ertesi gün boşanma, ya küçücük aklı ile ulu ve kerim olan cenabı Allahı kandırıdıgını sanıyor yada nikahın getirdigi sorumluluğu anlayabilecek düşünceden yoksun. bence ikinci secenek anlamak istemiyorlar. işlerine İNSAN olma sorumluluğu gelmiyor. kıyılan imam nikahının faydası kimedir? de böyle bir ucuz düşünce içersindeler, orada bir hak ve hukuk var bu anlatılıyor ve sorumlu olmaya davet ediliyor insan. şimdi bu bu kadar açık anlatılmış olmasına rağmen gidip gecelik imam nikahı kıymak da neyin nesi? bu bir inançmı? korunma yöntemlerinin hiçbirinin olmadığı dönemde imam nikahı kıyılmadan olunan birlikteliklerin zararı kimedir? elbette kadınlaradır babasız doğan çocuklaradır. kiminle birlikte olduğu belli olmayan bir kadından çocuk sahibi olmayı kim ister? imam nikahıda bugunkü resmi nikah gibi sözleşmeden ibarettir. şimdi buradaki ahlaksız olan günah olan şey cinsellikmi yoksa adaletsizlik mi? işte islam insana bu sorumluluğu yükler orada ahlak dışı olan davranış sorumlulukdan kaçmaktır. bugün izliyoruz bebek cinayetlerini bunun sebebi nedir? çünkü doğan çocukdan sorumluluk almak istememesidir insanın, aynı şey islamiyetten öncede vardı kız çocukları öldürülüyordu, işte bugünde var. aklı ve vicdanı olan insan islamı bilmesede bu sorumluluğu vicdanen hissedecek anlayabilecek uygulayabilecek kapasitededir günümüzde ama 1400 yıl önceki koşulları düşünecek olursak ogünün şartlarında islamiyet insanlar arasında hak hukuk sözleşmesidir, inanan insanların arasında ulu ve yüce Allah huzurunda bir akittir. inanıp inanmamak değil doğrudan yana olmak yada olmamakdır mesele. affedemeyeceğim yanlış KUL HAKKI yemektir diyor yüce Allah. bundan daha açık ne sözü bekliyorlar? bütün dinler insan odaklı iken, inananlarda insanı bırakmış cennete odaklanmışlardır. bu mesele dersine çalışmayıp profesör olmayı hayal etmeye benziyor dostlarım.

sanmasınlar namaz kılan oruc tutan, kabeye giden dindar. kabeye gitmek önce kalbinle yüzlesip yaşantında dogruya durmak demektir.dindar olmak heleki bu zamanda zor iştir. dindar insan bilgi sahibi olmalıdırki yanlışa bulaşmasın bulaşanı uyarsın. kim uydurdu bu dindar kelimesini? inananlar mı? yoksa inanmayanlar mı? dindar kelimesi ticaret, siyaset ve taraflaştırıp ötekileştirmek için uydurulmuş bir senaryonun ürünüdür. dindarlar fenerbahçeliler atatürkçüler milliyetçiler zenciler beyazlar gibi ne kadar itici değil mi? bakmak lazım kişi doğrumu dürüstmü çalışkan mı? düşüncelimi? adaletlimi? insan ilişkilerini bu özellikler belirler. sonra namaz kılan birinden kazık yiyen yandım Allah der dini kötüler. dinin sucu ne? cebrail as'ın sucu ne? o zaten uyarmıştır bu size son peygamber diye, peygamber sıkıntısımı var herşeyi örneksiz yaratan yüce Allah'a? onlarda insanlara gönderilen öğütlerin dinlenmemesi uyulmamasından sıkılmışlardır. peygamberlere yapılan zulmleri görmüşlerdir. ulu Allah'ın izni ile insanları KUR'AN ve muhammedimiz ile başbaşa bırakmışlardır ki düşünüp doğruyu bulalım diye. hep uyarı öğüt verdikten sonra yaratılan AKIL ve ÖZGÜR İRADE'nin ne kıymeti kaldı. okullarımızda bile bir kaç uyarı ardından ağır ceza gelir disiplin cezası. insana düşen "düşünceli olmak" "doğrudan yana adaletli olmak" ama bunu beceremedik. hep çıkarlarımız önplanda oldu. öğütleri bile çıkarımıza kullanmayı başardık. YANLIŞ'a yenildik.

hıristiyanlar icinde sözlerim gecerlidir. din bir ilimdir insanlık ilmi, işin icinde insan varsa elbette düsünce ve muhakemede olmalıdır. olmadığı vakit din'in bir puttan farkı yoktur. oturup ulu Allahın birligini ve varlıgını ispatlamaya çalışıp onu korumaya kalkarsınız. ayetlerin başında tıpkı put gibi nöbet tutar yazıp çizip durursunuz. önce onu hayata düşünceye ve kelama sokmak gerekir. her inanan tavırlarıyla sevgili muhammedimizin nuru dedigimiz insanlığını yansıtmakla mükelleftir. bu mesele çok dua okumakla olacak iş degildir. düşünme insanın en kutsal nimetidir akıl ile başlar muhakeme ile devam eder, idrak ile son bulur. ardından harfe dökülür insandan insana yolculuk eder. gücü yeten yettiği kadarını anlar yaşantısının içersine sokar. sorgulamaya gücü yetmeyen hazır inanılmışa tabi olur ve ortaya bugünkü tablo çıkar. neye inandığını neden inandığını bilmeyen ama cennete gideceğinden emin bir topluluk. çünkü müslümanlar eninde sonunda cennetle müjdelenmiştir. fakat muslumanın gerçek tanımı nedir? öyle ise sevgili muhammedimizin yaşantısına bir bakmak gerekir. kıyamet vakti camilere 1000 müslüman girecek 1 müslüman çıkmayacak, ben demiyorum inandıkları taparcasına sevdikleri sevgili muhammedimiz söylüyor. bunu düşünmek gerekir.
 
Son düzenleme:
Sayın tansxx,
Karşımızda Açık anlaşılır emir ve tavsiyeler var,

selam ederim;

muhterem sabit ortada emir diye birşey yok bunu düzeltmek isterim, öğüt ve öneri var insana doğrudan yana kalabilmesi için, adaletli olabilmesi hukuk sahibi olabilmesi için. yoksa uyulmazsa ne olur? bizim huzurumuz kaçar biz mutsuz oluruz, biz sıkıntı çekeriz, sen ben çekmezsek çocuklarımız çeker, onların çocukları çeker, yanlışa uyan insan sayısındaki artış toplumun yönünü belirler. daha önce verdiğim örnekteki gibi, yerde para bulup çok şükür Allah ihtiyacımı gördü bu parayı bana yolladı diyende var, aynı parayı yerde bulup doğrusunu yapmaya aklı yetenin gidip karakola vermesi var. yerde bulunan paranın ne yapılacağını KUR'AN bize bildirmez öyle bir ayet yoktur, ama içerdiği doğruluk ve dürüstlük anlayışından biz bunu düşünerek çıkarabiliriz. ama doğrulukdan yana eğitilmiş bir kimsede o paranın nereye verileceğini ne yapılacağını bilir.

ulu Allah emir vermemiştir eğerki verecek olsaydı biz buna uyardık yanlış yapma gibi bir şansımız olmazdı. insana bahşedilen özgür irade doğru ve yanlış arasında karar verebilme seçebilme özelliği demektir. insan yaradılışı gereği hizmeti doğruya doğru olmalıdır. bir ağaç gunduz ve gece oldugu yerde aldığı emir gereği karbondioksit alır ve oksijen verir. karbondioksit alıp hidrojen verme gibi bir durumu yoktur. seceneği yoktur. yaradılışındaki hesap ve emir neyse ona uyar. insan'ı ulu Allah severek yaratmıştır ayrıca gözetirde kitaplar peygamberler insanların mutluluğu için gönderilmiş aramızdan seçilmiştir. ister varlığına inanın ister inanmayın doğruyu icra eden kişi taşıdığı hesabı yerine getirmiş demektir.

candan selam ederim
 
Sayın tansxx,
Kuran ı kerimin sadece öğüt ve tavsiyelerden oluşmadığı içerisinde bir çok amir hüküm bulunduğunda çok geniş bir ittifak vardır ve bu konu tartışılmayacak kadar açıktır. Yazdıklarınızdan ''emir'' kelimesine bizim bildiğimiz anlamın dışında bir anlam yüklediğiniz anlaşılıyor. Emir kelimesine yüklediğiniz anlamı ''emre iteatsizlik'' deyimi çerçevesinde tartıştığınızda emir kelimesini bilinen anlamının dışında ve yanlış kullandığınızı anlayacaksınız.
Selam ve sevgilerimle
 
Üst Alt