Dindar gençlik yetiştirmek.....

B

bursali68

Ziyaretci
Merhaba,

Dindar gençlik yetiştirmek konusu , konusu harici girip çıkmadığı yer kalmamış neredeyse...Konu ABD taraftarlığı , birlikteliğine bile girmiş...Peki o tarafa bakalım neler olmuş...

80 öncesine....Yıl 1969 a gidelim...6.FİLO nun Boğaza heybetli girişine...O dönem MİSURİ zırhlısı gibi pohpohlanacağını sanan ABD şaştı kaldı bu işe...Gerçi biz birbirimize girdik...Deniz GEZMİŞ 'in de aralarında olduüu bir taraf " 6.FİLO DEFOL " pankartalrı ile protesto ederken , o zamanki " BUGÜN " gazetesinin sahibi olan Mehmet Şevket EYGİ 'nin gerginliği artıran....;

“Büyük fırtına patlamak üzeredir. Müslümanlar ile kızıl kafirler arasında topyekun bir savaş kaçınılmaz hale gelmiştir... Müslüman kardeşim, sen bu savaşta bitaraf kalamazsın. Ben namazımı kılar, tespihimi çekerim, etliye sütlüye karışmam deyip de zulüm edenlerden olma, gözünü aç bak..."

“Komünizm küfrüne karşı derhal silahlan. İslam’da askerlik ve cihad ihtiyâri değil, mecburidir… Cihad eden zelil olmaz. Sağ kalırsa gazi olur. Canını veren şehitlik şerefini kazanır... Ezanlar susturulmasın, Müslümanlar komünizmle çarpışan devlet kuvvetlerine yardımcı olsunlar.”

Yazısı ve Komünizmle Mücadele Dernekleri Genel Başkanı İlhan Darendelioğlu 'nun...;

“Pazar günü komünistler miting yapacak, biz bu mitingde savaşacağız. Silahı olan silahıyla, olmayan baltasıyla gelsin.

Beyanatıyla gerginleşen ortamda bu gurubun içerisinde...Kırklar Komitesi adındaki direniş örgütünde yer alan bu günkü Cumhurbaşkanı Abdullah GÜL de yer alıyordu...!!!

ABD Filosunu protesto edecek olan guruba karşılık Dolmabahçe’de demirli 6. Filo’ya ait bir gemiyi “kıble” yapıp Tekbirlerle CİHAD namazı kılan o gurup ABD yi savunan gurup tu....Taaaa ki....;

1980 askeri darbesinin hemen ertesinde SIZINTI dersizi EKİM sayısında...;

Bu düşman kıskıvrak yakalama.. Ve bir zaferdir. İçtimaî bünyenin harici bir kısım eracifden temizlenme, arındırılma düşüncesiyle onu aslına irca zaferidir. Bu zafer, kendinden ümit edilenleri getirdiği takdirde, Türk’ün zaferler hanesinde en mualla yeri işgal edecektir. Böyle bir ilk tefahhüs ve sezişe, bir evvelki sene selam durulmuş ve gaziler ocağının yiğit eri Mehmetçik’e teşekkürler sunulmuştu.
Son Karakol : Sızıntı Dergisi

Ve, işte şimdi, binbir ümit ve sevinç içinde, asırlık bekleyişin tuluû saydığımız, bu son dirilişi, son karakolun varlık ve bekasına alamet sayıyor; ümidimizin tükendiği yerde, Hızır gibi imdadımıza yetişen Mehmetçiğe bir kere daha selam duruyoruz.
Son Karakol : Sızıntı Dergisi

Askeri DARBEYİ alkışlayan , yazısıyla safını belli ediyordu...Ki Sızıntı dergisinin Gülen cemaatinin olduğunu sanırım " sağır sultan " bile biliyordur...Ki sonrasında iki gurup " yükselişe " geçecektir biri CEMATLER gurubu bir diğeri de Askeriyenin büyük hatası sonucu PKK...!!!Ama asıl darbeyi İLİKLERİNE kadar hisseden bazı gurup ve örgütler olacaktır...: DİSK gibi , TÖBDER gibi , DEVSOL gibi...!!! Askeri darbeye kışkırtanlar kimlermiş acaba...Hani derler ya " parayı takip et hırsızı bulursun " o meyanda " alkışı takip et TSK nın darbesinden nemalananı bulursun "...

Ki bunula da bitmiyor...:

Sn.Hüseyin KIVRIKOĞLU 'nun dönemine denk gelen ünlü " 28 Şubat " sürecinden sonra nadiren ortaya çıkmış olan ve yüksek sesle fikrini dillendiren NATO 'dan ayrılma fikrinde birleşmiş olan TSK yönetim kademesinin uzantısından yıllar sonra bir nevi " ÖC " alınacaktır...Nasıl mı öncelikle 2002 deki " Kırmızı Halı " olayı ile ABD ye bağlılığımız tescillenecek , sonrasında da tek tek ordudaki " muhalifler " alaşağı edilecektir...Bu arada ,aralarında hiç mi " suçlu " yoktur...Olmaz mı nasıl ki her kurumda " çürümüşlük " varsa TSK da da vardır tabii ki...Ama amaç " ÜZÜM yemek değil BAĞCIYI dövmektir "...Bunu yaparken de söylem de şudur " dokunulmayacak kimse kalmayacak "...İyi güzel hoş...da...;

Ya milletvekilleri....??? Veya hemen birkaç günlük olay MÜSTEŞAR yani en yüksek DEVLET MEMURU....? Hani dokunulamayacak kimse yoktu...??? Yalanmış demek ki...Bakın varmış...Hem de seçilmişi geçtim , ATANMIŞ biri...!!!

Buradan çıkan sonuç şu...: Zaten dindar geçlik , her zaman yetişiyor...Nedir bu telaş...???

Sağlıcakla kalınız...
 
Neyse ya ne savaşı, bugün sevgililer günü. Dünyanın her köşesindeki somalisindeki filistinindeki ırakı ve işgal altında olan hertürlü zulme uğrayan tecavüze, insanı müslümanı müslüman olmayanı hepsinin sevgililer günü kutlu olsun. İsteyen çerçeveyi dahada genişletebilir. Mesela zulmeden israil, amerika, dağdaki eşkiya felan. İslama savaşana, insanlık adına savaşana hepsine.

Bir papazın ölüm gününü (sevgililer gününü) hep beraber kutluyalım. Keyfimizi bozmayalım.

Not: İyide biz bozmasakta morali olmayanlar ne yapacak acep?
 
Merhaba,
ABD Filosunu protesto edecek olan guruba karşılık Dolmabahçe’de demirli 6. Filo’ya ait bir gemiyi “kıble” yapıp Tekbirlerle CİHAD namazı kılan o gurup ABD yi savunan gurup tu....Taaaa ki....;
Sağlıcakla kalınız...

Bu alinti yaptigim mesajinda kafama takilan surasi oldu, Abd yi savunanlari savunmadan soruyorum

Peki bu Abd filo sunu proteste eden grup , Rus filosu gelmis olsaydi yine ayni vatanperverligi gösterirdi, Deniz Gezmis ler siddetle bu olayida protesto ederdi diyebilecek varmi..?

Birilerinin Abd ye yanastigi yalakalandigi günlerde digerleride rusyanin yalakligini yaparak orak-cekec li flamalarin özlemi ile yanip tutusmuyormuydu...

Bursali Takiye yapmasan...! Abd ye yalakaligi yeriyorsun güzel de, o protestoyu düzenleyenlerin Rus kuklasi oldugunu neden söylemiyorsun..? Sanki Vatanseverlermis gibi lanse ediyorsun...

Rus filosu -Abd filosu Türkiye icin farklimi idi o dönem .. ?
 
O dönem birlik icinde hem Abd , hemde Rusya yaoradan pompalanan fikir ardindan binlerce dökülen kana dur diyebilseydik..
Ama iste sen gibiler sadece abd ye karsi olup Deniz gezmisleri hakli digerleri Rusya ya karsi olup vatan sever solculara karsi acik yada gizli kapakli destek verince is cigrindan cikti...
 
Sayin Yüksell Galiba Alinti yaptiginiz benim mesaji okumadan yada tam okumadan yorumlayip bana soru sormussunuz... simdi ben sizin sorunuzu , mesajima yönelik sorulmus bir soru olarak cevaplayamam, cünkü benim mesajim bakin aynen aktariyorum söyle imis...

Türkiyede böyle bir dönem yasanmadimi..? yani tam senin ti ye alarak yazdigin gibi olmasada islami hakir gören camileri ahira cevirmekte beis görmeyen, dindarlarin baski rejimi altinda inledikleri bir milli sef lik dönemi olmadi diyebilirmisin...?

Bence önce tarihi arastir ,yakin tarih yeter , sonra ne diyeceksen dersin yine... Ezbere olmuyor bazi seyler.
Ha Bu yazdiklarim Atatürkle alakali degil, yazayimda yine Atatürk ismi ile baslayip bitirme.Ismet Inönü bahsettigim.
Dikkat ederseniz mesajimda , Namaz kilmak yasakti , kuran okumak yasakti gibi her hangi bir ibare yok. $imdi siz $u asagidaki

Biraz detayına inip açıklama yapın sevgili Komando Benim tevellüt eski sayılır ama ben bile Kuran okumanın,namaz kılmanın yasaklandığı bir dönemi hatırlamıyorum..

Yaziyi daha dogrusu yazinizin icindeki namaz kilmak kuran okumak yasak diyorsun ey komanda acikla sorusunu neye istinaden yazdiniz...?

Elbette ben milli seflik dönemi ile ilgili yeterince izahat veririm, lütfedip önce siz sorunuzu acarmisiniz... Yazmadigim bir seyi neden yazmisim gibi ifade ederek bunun üzerine soru sormanizin maksadini inanin pek anlayamadim..
 
Madem inönü dönemi nin islami hor görme asagilama noktasinda tafsilatli istediniz

Erhan Afyoncu:
Başbakanımızın İnönü döneminde camilerle ilgili sözleri bana eski bir tartışmayı hatırlattı. 1966 yılında, İsmet Paşa muhalefet lideriyken, kendi döneminde camilerin kapatılmadığını iddia edince, dönemin önde gelen gazetecilerinden Mehmed Şevket Eygi, Yeni İstiklal Gazetesi'nde vatandaşlara bir çağrıda bulunarak "CHP döneminde yıkılan, satılan, kiraya verilen, depo ve müze yapılan camiler hakkında resim, yazı ve bilgi" göndermelerini istemişti. Gelen yazı ve resimlerin bir kısmı Yeni İstiklal Gazetesi'nde yayınlandı. 2003 yılında ise bu mesele Mehmed Şevket Eygi tarafından "Yakın Tarihimizde Câmi Kıyımı" adıyla kitaplaştırıldı. Kitabın başlığının altında ise "Kapatılan, satılan, yıkılan, kiraya verilen, depo yapılan, CHP ocağı, saz ve içki evi, spor kulübü lokali haline getirilen, müzeye dönüştürülen binlerce mâbedin hazin hikayesi" şeklinde bir ibare vardır. Bu kitap, Türk tarihinin bu en acı hadisesini teferruatlı olarak anlatır.

CAMİ KAPATMAK İÇİN KANUN
15 Kasım 1935'te "Cami ve mescitlerin tasnifine ve tasnif harici kalacak cami ve mescit hademesine verilecek muhasasat (maaş, ödenek) hakkında" bir kanun çıkarıldı. 2845 numaralı kanunda "Tasnif harici tutulan cami ve mescitler usul ve mevzuata göre kendilerinden başkaca istifade edilmek üzere kapatılır" hükmü vardı. Bu tarihten sonra yüzlerce cami kapatıldı, depo yapıldı, satıldı, yıktırıldı, parti binası bile yapıldı.

Anadolu'nun birçok yerinde yüreği parçalanan vatandaşlarımız birleşerek yapılış amacı dışında kullanılan cami ve mescitleri satın alıp, tekrar ibadethaneye dönüştürmeye çalıştılar. Tokat'ta Kâbe Mescit isimli ibadethane 1940'lı yıllarda kiraya verilerek, tuz deposuna dönüştürülmüştü. 1949'da satışa çıkarılınca dört Tokatlı burayı satın alıp, tekrar ibadethaneye dönüştürdü. 4 Ocak 1967 tarihinde Yeni İstiklal Gazetesi'ne gönderilen bir mektupta Tokat'ta 33 cami ve mescitin yıktırıldığı ve bir kısmının arsasının satıldığı ifade edilmişti.

KANUNLA CEZAEVİ OLDU, MİNBERİN ÖNÜ İSE TUVALET!

Nitekim bununla ilgili kanunlar çıkarılmış. 15.09.1935'de 2845 sayılı bir kanun; ‘Tasnif harici kalacak cami ve mescitler’ diyor. Yani camileri tasnif ediyorlar. Kanunda, ‘’Efkaf Umum Müdürlüğünce yani Vakıflar Genel Müdürlüğünce cami ve mescitler hakiki ihtiyaca göre tadilen tasnif edilecek, yeniden bunlar tasnife tabi tutulacak. Sonra alttaki fıkrada da diyor ki, tasnif harici kalacak cami ve mescitler usul ve mevzuata göre kendilerinden başkaca istifade edilmek üzere kapatılır’’ açıklamaları var.

Başkaca istifade edilmek üzere ne olabilir? Örneğin cezaevi! Divriği’de Cedit Mustafa Paşa Camii hapishaneye dönüştürülmüş ve mahkumlar tuvalet ihtiyacını mihrabın önüne konan küplerle karşılamışlardır. Acı ama bunlar Türkiye tarihinde olan acı olaylar.

Bir başka örnek de Anadolu Hisarı. Barutçular sokak Mihrişah Valide Mescidi CHP’ye parti ocağı olarak tahsis edilmiş. Demokrat Parti döneminde tekrar cami aslına döndürülmüş.

1941’de de yine aynı kanunda bir değişiklik yapılıyor ve ‘’Kanuni selahiyetlere binaen işgal edilen, yani kanuni yetkiyle çünkü daha önce kanun çıkarılmıştı başka amaçla da kullanılabilir’’ denilerek, burada kanuni selahiyetlere binaen işgal edilen veya tamir dolayısıyla içinde namaz kılınmayan, tasnif içi kalan camilerden söz ediliyor. Bu kanunla İnönü döneminde açıkça kışla yapılan, hapishane yapılan, depo yapılan, ahır yapılan, eğlence yeri yapılan bir yığın cami var.

SPOR KULÜBÜ LOKALİ OLAN CAMİ!

Tarhan Erdem’in ağustos ayındaki yazısına tarihçi Doç. Dr. Erhan Afyoncu, Bugün gazetesinde 9 Mayıs’ta cevap vermişti. Camiler tek parti döneminde kapatılmış, depo yapılmış, yıkılmış, kiraya verilmiş, parti binası, hatta spor kulübü lokali yapılmıştı: ‘1966 yılında, İsmet Paşa muhalefet lideriyken, kendi döneminde camilerin kapatılmadığını iddia edince, dönemin önde gelen gazetecilerinden Mehmed Şevket Eygi, Yeni İstiklal Gazetesi'nde vatandaşlara bir çağrıda bulunarak, ‘’CHP döneminde yıkılan, satılan, kiraya verilen, depo ve müze yapılan camiler hakkında resim, yazı ve bilgi’’ göndermelerini istemişti.

Gelen yazı ve resimlerin bir kısmı Yeni İstiklal Gazetesi'nde yayınlandı. 2003 yılında ise bu mesele Mehmed Şevket Eygi tarafından "Yakın Tarihimizde Câmi Kıyımı" adıyla kitaplaştırıldı. Kitabın başlığının altında ise "Kapatılan, satılan, yıkılan, kiraya verilen, depo yapılan, CHP ocağı, saz ve içki evi, spor kulübü lokali haline getirilen, müzeye dönüştürülen binlerce mâbedin hazin hikayesi" şeklinde bir ibare vardır. Bu kitap, Türk tarihinin bu en acı hadisesini teferruatlı olarak anlatır.

MESCİT PARTİ BİNASI OLDU

Anadolu Hisarı Barutçular Sokak'ta bulunan Göksu Mesciti (Mihrişah Valide Mesciti) Mihri Şah Sultan tarafından yaptırılmış, İkinci Mahmud tarafından yenilenmişti. Göksu Mesciti ibadethanelikten çıkarılarak, CHP Ocağı yapıldığı gibi, üzerine de partinin simgesi altı ok konulmuştu. Çok partili dönemde Göksu Mesciti tekrar ibadethaneye dönüştürüldü.

KONYA'DA DEPO YAPILAN CAMİLER

Şevket Eygi'ye mektup gönderen Mevlüt Çınar, Konya'daki durumu şöyle ifade etmişti:

İnönü istibdadı zamanında Konya'daki ibadethanelerin durumu şöyledir:

1- Sultan Alaaaddin Camii: Depo oldu; 2- İplikçi Camii: Müze oldu; 3- Kışla Camii: Depo oldu; 4- Battallar Camii: Depo oldu; 5- Paşa Camii: Depo oldu; 6- Cıvıllıoğlu Camii: Depo oldu; 7- Kapu Camii: Depo oldu; 8- Sultan Selim Camii: Depo oldu; 9- Sahibata Camii: Depo oldu; 10- Sadreddin Konevi Camii: Depo oldu; 11- İnce Minareli Camii: Depo ve Müze oldu; 12- Havacı Camii: Depo oldu; 13- Karadayı Camii: Depo oldu.
 
Namaz kitabına Milli Şef yasağı
BUGÜN, 1944 tarihli ve İsmet İnönü imzalı Bakanlar Kurulu kararına ulaştı. Kararda Hz. Muhammed’in doğumunu anlatan Mevlid-i Şerif ile namazın nasıl kılınacağını açıklayan ‘54 Farzlı Büyük ve Tam Namaz Hocası’ yasaklanıyor.

CHP döneminin ‘yasakçı’ uygulamalarıyla ilgili tartışma büyüyor. Milli Şef İsmet İnönü tarafından yasaklanmış dinî kitapların belgesine BUGÜN ulaştı. ‘Reisicumhur’ imzalı belgede, ‘Tam Mevlid-i Şerif’ ve ‘54 Farzlı Büyük ve Tam Namaz Hocası’ isimli kitapların 25 Kasım 1944 tarihinde Bakanlar Kurulu kararıyla yasaklandığı görülüyor.

HABER: Namaz kitabına Milli Şef yasağı haberi - Gündem

haberin devami... Bu yasaklama , bakanlar kurulu karari birde.... sayin yüksel
Ismet inönü imzali yasak :

smet İnönü imzalı Bakanlar Kurulu kararında, hiçbir neden gösterilmeksizin İstanbul Maarif Kütüphanesi’nin yayını olan ‘Tam Mevlid-i Şerif’ ile Burdurlu Abidin Kara Arslan’a ait İzmir Kültür Basımevi’nde yayımlanan, ‘54 Farzlı Büyük ve Tam Namaz Hocası’, 25 Kasım 1944 tarihinde yasaklanıyor. “1881 sayılı Matbuat Kanunu’nun 2657 sayılı kanunla değiştirilen 51. maddesine göre, İcra Vekilleri Heyeti’nce 25/11/1944 tarihinde kabul olunmuştur” ifadesinin yer aldığı belgede İsmet İnönü’nün yanı sıra 14 imza bulunuyor.
 
Alevilerin facebook sayfasinda bu kitabin reklami yapiliyor, Acaba bu kitap hakkinda bilgisi olan var mi...?
Kitabin görsel sunus sayfasi kapakta resimde 6 ok icinde inönü ve alevilerin dedigine göre alevi katliamindan bahsediliyor...
 
Üst Alt