Devlet nerede?

DEVLET NEREDE?
Mehmet Necati GÜNGÖR


Ya da vatandaş ağzıyla soralım: “Nerde bu devlet?”
Bayburtlu mola yerinde otobüslerin sıra sıra dizildiğini görünce hangi otobüse bineceğini şaşırıp paniklemiş.
Otobüslere tek tek binip içindeki yolculara sormuş: “Hele ğardaş bahın ben bu otobosun yolcisimiyam?”


Garibim şimdi de olup bitenlerin verdiği şaşkınlıkla şöyle soruyor:
“Ola ğardaş bahın ben bu işlerin neresindeyem?”
Çünkü Bayburtlu, vatandaş oldu olalı böyle işler görmedi. Biz de görmedik.
Hani, senfoni orkestrasının konseri gibi.
Çıkışta herkesin dilinde o malûm cümle: “Bayburt Bayburt olali bele zulum görmedi.”
Başbakan, devletin içinde başka bir devletin olduğunu söylüyor.
Paraleldeki “beddua” seanslarıyla abalıya vuruyor.
Bakan mahdumları kutularda dolar istifliyor.
Anayasa Komisyonu başkanı, paralel devlete ait iki bin kişilik listenin başbakanın elinde olduğunu söylüyor.
Başbakan Yardımcısı bu iddiayı “kuzu melemesi” gibi algılayıp “Yok yav, bunlar spekülasyon” diyerek dava arkadaşını ters köşeye yatırıyor.
Rüşvet ve yolsuzluk iddiaları dört bakanın başını yiyor.
Sekiz milletvekili çürük kokusunu bahane edip ortamdan ayrılıyor.
Eski bir Bakan soluğu Gezi Parkı’nda alıyor.
Hatay’da bir tır yakalanıyor. İçinde Suriye’ye gönderilmek üzere kutulanmış silahlar olduğu iddia ediliyor. Savcı TIR’a el konulmasını istiyor. TIR, devletin başka kurumu tarafından koruma altına alınıyor. Jandarma Savcının emrini yerine getirmiyor.
Yani, tam anlamıyla “devlet, devlete karşı” durumu!
Mahdum, yolsuzluk iddialarından dolayı ifadeye çağrılmıştı, gelmedi. Zaten, polis de savcının emrini dinlemedi.
Ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcısı, Operasyon öncesi halka açık şirketlerin piyasa değerinin 270,9 milyar dolar olduğunu, yolsuzluk ve rüşvet iddiaları sonrasında bu şirketlerin 49 milyar dolarlık bir değer kaybı yaşadığını açıkladı.
Sanatçı Ebru gündeş “bütün bu olup bitenlerin biricik yavrumun psikolojisi üzerinde nasıl bir etki yaratabileceğini düşünebiliyor musunuz?” diyerek hüngür hüngür ağladı, Acun’un programına katılan seyirciler sanatçımızı ayakta alkışladılar.
Başbakan “dış güçler iktidarımıza komplo kurdu. Bu bir istiklal savaşıdır” deyince alkışlar ve “Türkiye seninle gurur duyuyor” nakaratı eşliğinde “seni sevmeyen ölsün” bedduaları arş-ı alâyı kapladı.
Danışman, cemaati kastederek TSK’ya pusu kurulduğunu yazdı.
Genelkurmay, bu iddia üzerine suç duyurusunda bulundu.
Cemaatin vatana ihanetle suçlandığı yazılıp cizildi..


Vatandaş şaşkın:
Sağına soluna bakıyor, devletini arıyor.
Yöneticiler sürek avında.
Yine de sormadan edemiyor::
“Ola ğardaş, hele bahın ben bu devletin vatandaşimiyam?”


Son söz:
Vatandaşı din duygularıyla, hamasetle oyalayabilirsiniz de,
Ekonomi kesesine ve midesine dokunduğunda…
Oynatır; bu durumda nasıl oynayacağını kestiremezsiniz!
 
Üst Alt