• Merhaba Ziyaretçi hoşgeldin! Forumdan daha fazla yararlanmak için buradan kayıt olunuz...

Depremlerin ve daha birçok felaketin sebebi

görünmezadam

Amatör
Üye
Gölcük 17 Ağustos 1999 saat 03;02. Saat gecenin üçüydü ve insanlar can havliyle kendilerini evlerinden dışarı atmaya çalışırken sanki bir kıyameti yaşıyor gibiydiler .Ve sanki insanların çoğu belki de ölümün kendilerine ne kadar yakın olabileceğini ilk defa bu denli yakından gördüler.

Donanma Komutanlığı'nın görkemli devir-teslim törenini müteakip deprem hiç beklenmedik bir zamanda, ansızın çıkagelmişti. İki fırkateynin gece boyunca aydınlattığı ordu evi yerle bir oldu. Milyarlarca liralık havai fişeklerin aydınlattığı Gölcük semaları bir kaç saat sonra bilim adamlarının 'deprem aşaması' dedikleri ancak hala ne olduğunu tam olarak anlaşılamayan bir 'şeyle' aydınlandı. Bir kaç saat sonra, o unutulmaz uğultunun ardından bütün Türkiye derin uykusundan uyandı. Binalar birbiri ardına devrilirken ölüm binlerce insanı aynı anda yakalıyordu.

Devlet hazırlıksız yakalanmıştı. Binlerce insan teknik yetersizlikten ötürü enkazların altında günlerce bir kurtarıcı bekleyerek öldüler. Kısa süre sonra kamuoyu hummalı bir tartışmanın içinde buldu kendini. Binalar depreme dayanıklı yapılmayışı, fay hattının üzerinde yerleşim alınlarının kurulması gibi argümanlar sıkça duyulan şeylerdir. Televizyon kanalları tartışma programlarını depreme ayırıyorlardı. Bu sırada deprem anını yaşayan insanlar depremle ilgili ilginç şeyler söylemeye başlıyor, kamuoyu tam olarak anlam vermese de iddiaları can kulağıyla dinliyordu. Enkazdan kurtarılan bir bayan Ali Kırca'nın yönettiği Siyaset Meydanı'nda aynen şöyle dedi''O gece ne olduğunu bilmiyorum ama bildiğim bir şey vardı ki bu depremden farklı bir şeydi''

İddialara yenileri ekleniyordu. Depremden hemen önce Gölcük'ten Avcılara kadar geniş bir alanda görülen ateş topunun 'deprem ışıması' olduğunu söyleseler de neden diğer depremler de bu kadar açık benzeri bir ışıma yaşanmadığı sorusunun cevabı net olarak verilemiyordu. Öyle olsa bile bu da sadece bir tezdi ve geçerliliği de en fazla diğer tezler kadardı.

Kısa süre sonra fısıltılar dilden dile dolaşmaya başladı. Türk basınının saygın isimleri Gölcük depreminin 'suni' bir deprem olabileceğine ilişkin görüşleri aktarmaktan çekinmediler.

Gölcük depremi suni bir deprem olabilir miydi? Bu konuda hemen deprem sonrasında bir takım teoriler ortaya atılmaya başlandı. Kimine göre Ruslar bomba patlatmıştı ve bu da depreme neden olmuştur. Kimi Yugoslavya 'ya atılan bombaların yer kabuğunun dengesini bozduğu için depremin olduğunu söylüyordu. Hatta bazılarına göre bu işi PKK bile yapmış olabilirdi. Nitekim CNN, Başbakan Bülent Ecevit ile yaptığı bir röportaj sırasında böyle bir soruyu sormakta herhangi bir beis görmedi. Kimide bunun başka bir terörist örgütün işi olduğunu veya uzay araştırmalarının bir parçası olduğunu söylüyordu. Ancak bu teoriler arasında en akla yatkın olanı ''Future Times'da yayınlanan araştırma dizisinde yer alan hikayeydi.



Bu senaryoya göre, San Andereas fay hattında meydana gelebilecek büyük bir depremin Amerikan ekonomisine çok büyük zarar vereceğini bilen ABD,ter kabuğundaki değişimleri izleyerek, daha deprem oluşmadan tektonik katmanlar arasında artan basıncı değişik noktalardan patlatıp boşaltarak, büyük depremi küçük depremler haline dönüştürmenin yolunu bulmuştu. Yıllarca önce Sırp asıllı Amerikalı bilim adamı Nikola Tesla tarafından geliştirilen bu''düşük frekanslı elektromagnetik ışınımla yüksek enerji nakli '' tekniğini hem Ruslar hem de Amerikalılar uzun zamandır bir silah olarak kullanmanın yolunu arıyorlardı. Bu yöntemle çok uzaktan, hatta uzaydan geniş alanlarda tahribat yapabileceklerdi.

Ancak Pentagon yıllardır çok güçlü bir silah geliştirmek amacıyla üzerinde çalıştığı bu projeyi, bir yandan da barışçı ''deprem indirgeme''sistemine uygulamak suretiyle tepkileri azaltmayı ve fonlama devamlılığını sağlamayı amaçlıyordu. Bu nedenle proje önce Avusturalya'nın çıplak ve seyrek nüfuslu bölgelerinde denendi ve geliştirildi. Daha sonra bunun deprem bölgelerinde denenmesine geldi sıra. Değişik zamanlarda Kafkaslar'da ,Okyanus tabanında ve

Güney Amerika'da Ant larda tektonik uyarılar verilmek suretiyle endüktif deprem 'yaratma' konusunda büyük adımlar atıldı. İşte bu araştırmalarda Amerika'da HAARP tarafından yürütülüyordu. İddialar bununla da kalmıyordu kuşkusuz.
 

görünmezadam

Amatör
Üye
HAARP NEDİR KISACA ;
NICOLA TESLA adlı bilim adamının araştırmalarının, başlangıç noktasını oluşturduğu teknolojidir. basitçe tesla, atmosfere bir manyetik dalga göndermiş ve bunun çok daha güçlü bir enerji olarak döndüğünü görmüştür. fakat tesla bunu insanlığın iyiliği için kullanmak istemiştir, 40km den 100 ampulu kablosuz yakması ve elektriğe meydan okuması, büyük şirketleri tedirgin etmiş ve tesla beş parasız ölmüştür. haarp şu an rusya ve amerika elinde büyük bir güçtür, en önnemli becerileri arasında;
- hava koşullarını yönetmek
- deprem oluşturmak
- insan beynini etkilemek
- dünyanın diğer ucundaki cihazları etkisiz hale getirmek, vardır.
 

görünmezadam

Amatör
Üye
NİCOLA TESLA KİMDİR ;
Nikola Tesla (Sırpça: Никола Тесла; d. 10 Temmuz 1856, Smiljan, Avusturya-Macaristan – ö. 7 Ocak 1943, New York, ABD) Amerikalı mucit, fizikçi ve elektrofizik uzmanıdır. Aslında dünyadaki bilim ve teknoloji yapısını tam anlamıyla 'kökünden' değiştirebilecek birçok 'kullanılan ve kullanılmayan' deneye/buluşa da imza atmasına rağmen, ders kitaplarında adı nadiren geçer. Özellikle 'elektriğin kablosuz taşınabilmesi' gibi bir buluşu ve bunu kanıtlaması onun ne kadar benzersiz bir mucit olduğunu açıklar. Edison ile arasında amansız bir bilimsel mücadele geçmiştir. Elektrik üzerine yaptığı sayısız deneyler ve buluşlar vardır. 7 Ocak 1943 yılında kendisine ait patent aldığı 700 buluşla en çok patent sahibi kişi olarak dünya tarihine geçmiştir.
Florasan lambayı, neon ışıklarını, hızölçeri, otomobillerdeki ateşleme sistemini, radarın temellerini, elektron mikroskobunu ve mikrodalga fırını da Nikola Tesla'nın icat ettiğini bilen sayısı sınırlıdır.
 

görünmezadam

Amatör
Üye
ABD’de et yiyen bakteri kâbusu
Georgia eyaletinde bir genç kızın, suda bacağını kesen halattan bulaşan bakteri yüzünden bir bacağını kaybetmesi ülkede “et yiyen bakteri” paniği başlattı..
bu nasıl bir ülkedir böyle ...
 
Son düzenleme:

efi

Amatör
Üye
ABD’de et yiyen bakteri kâbusu
Georgia eyaletinde bir genç kızın, suda bacağını kesen halattan bulaşan bakteri yüzünden bir bacağını kaybetmesi ülkede “et yiyen bakteri” paniği başlattı..
bu nasıl bir ülkedir böyle ...
öyle bir ülkedir ki,kendi kazdıkları kuyulara kendileri düşen ve daha çoookk düşecek olan,bilim ve teknolojide ilerledikçe,bunu özellikle müslüman insanlar üzerinde kullanmak niyetinde olan,kendisini dünyada süper güç ilan etmiş,insanlığın sonunu getirmekte en büyük pay sahibi olan,kendi çıkarları için devletleri insanları sömüren insanlar topluluğunu içinde barındırır.Allah ıslah etsin,hidayet versin diyorum.kendi ürettikleri bakteriler kendi ırkını katletmeye başlamış....
 
Üst Alt