• Hoşgeldin ziyaretçi , forumdan daha fazla yararlanmak için buradan üye olunuz...

Deli...

  • Konbuyu başlatan mopsy
  • Başlangıç tarihi
  • Cevaplar 2
  • Görüntüleme 2K

Okunuyor :
Deli...

mopsy

Emektar
Üye
Merhaba!

Ruh Kardeşim! Batının nevrotik dediğine, Doğuda ermiş derler

dostum, göründüğüm gibi değilim. görünüş sadece giydiğim bir elbisedir. senin sorgularından beni, benim kayıtsızlığımdan seni koruyan, özenle örülmüş bir elbise.
benim içimdeki ben, dostum, sessizlik içinde oturur, sonsuzluğa dek kalacak orada, doyulmaz, erişilmez.

ne söylediklerime inanmanı, ne de yaptıklarıma güvenmeni isterim- çünkü sözlerim senin aklından geçenlerin dile getirilmesinden, yaptıklarımsa umutlarının eylemleştirilmesinden başka bir şey değildir.

rüzgar doğuya esiyor dediğin zaman evet, doğuya esiyor derim: çünkü düşüncelerimin rüzgarda değil, deniz üzerinde dolaştığını bilesin istemem.

denizlerde gezen düşüncelerimi anlayamazsın, zaten anlamanı da istemem. bırak denizimle başbaşa kalayım.

senin için gündüz olduğu zaman dostum, benim için gecedir: böyle olsa da ben yeşil tepelere değerek oynayan öyle vaktini, vadiden süzülen mor gölgeleri anlatırım; çünkü sen ne karanlığımın türkülerini duyabilir, ne de yıldızlara çarpan kanatlarımı görebilirsin-görmemenden, duymamandan hoşnudum ben. bırak gecemle başbaşa kalayım.

sen cennetine yükselirken ben cehennemime inerim- o zaman bile bu ulaşılmaz uçurumu ötesinden bana seslenirsin,arkadaşım, yoldaşım ben de sana seslenirim, yoldaşım, arkadaşım-çünkü cehennemimi görmeni istemem. alevler görüşünü yakacak, duman burnuna dolacaktı. senin gelmeni istemeyecek kadar çok severim cehennemimi.bırak, cehennemimle başbaşa kalayım.
sen gerçeği, güzeli, doğruluğu seversin; ben de sen hoşnut olasın diye bunları sevmenin yerinde ve iyi olduğunu söylerim ama içimden senin sevgine gülerim. gene de gülüşümü göresin istemem. bırak kahkahalarımla başbaşa kalayım.

dostum, sen iyi, ihtiyatlı, akıllısın; hayır sen eksiksizsin- ben de seninle ölçülü ve düşünerek konuşurum. oysa ben deliyim. ama gizliyorum deliliğimi. bırak deliliğimle başbaşa kalayım.
dostum, sen benim dostum değilsin, ama ben bunu sana nasıl anlatacağım? benim yolum senin yolun değil, gene de birlikte yürüyoruz elele.

Halil Cibran- Arion Yayınevi
 

mopsy

Emektar
Üye
Merhaba!
ruh kardeşim! duydum ki memleketinde kitapların yakılmış,
belli ki yazdıkların ışıkla, ateşle yazılmış,
hiç üzülme, insanlar seni onurlandırmış!
Arkadaşım adamı bana gösterdi: Memleketimizin en bilge adamı bu!
Bunun üzerine, arkadaşımdan ayrılıp kör adama doğru gittim,
onu selamladıktan sonra konuşmaya koyulduk,
Siz hangi bilgelik unsurlarına göre yaşamınızı ayarlıyorsunuz?

Kör bilge cevapladı:
Ben gökbilimciyim.

Sonra da elini göğsüne getirerek sözünü tamamladı:
Tüm bu güneşlerle ayları ve yıldızları gözlemlerim.
Tanrıların doğumundan oldukça önceydi.
Derin bir uykudan uyandığımda maskelerimin,
benim şekil verip yedi yıldan beri taşımakta olduğum
yedi maskenin çalınmış olduğunu gördüm
Kutsa!
Beni maskelerimden sıyırmış olan hırsızları bile kutsa tanrım.

Ruhumun mağaraları hakkında ne söyleyebilirim?
Başımı dinleyecek başka bir yer bulamazsam ruhumun mağaralarına çekiliyorum.
Eğer bu mağaralara girecek cesareti bulan insanlar olursa,
orada sadece bir insanın dizleri üstünde ettiği duaları bulacaktır.

halil cibran
 

mopsy

Emektar
Üye
Merhaba

"Sevgi sizi çağırınca, onu takip
edin,Yolları sarp ve dik olsa da...Ve kanatları açıldığında, bırakın
kendinizi,Telekleri arasında saklı kılıç, sizi yaralasa da...Ve sizinle
konuştuğunda, ona inanın,Kuzey rüzgarının bir bahçeyi harap edişi
gibi,Sesi tüm hayallerinizi darmadağın etse de...Çünkü sevgi sizi
yücelttiği gibi, çarmıha da gerer.Sizi büyüttüğü ölçüde, budayabilir
de...

En yükseklere uzanıp, Güneş'le titreşen en hassas dallarınızı okşasa
da,Köklerinize de inecek, ve onları sarsacaktır, Toprağa tutunmaya
çalıştıklarında...Mısır biçen dişliler gibi sizi kendine çeker;Çıplak
bırakana kadar döver, harmanlar;Kabuklarınızı, çöplerinizi ayıklar,
eler...Bembeyaz olana kadar öğütür sizi;Esnekleşene kadar yoğurur;Ve
Tanrı'nın İlahi sofrasına ekmek olasınız diye,Sizi kendi kutsal ateşine
savurur...

Sevgi bütün bunları,Kalbinizin sırlarını bulasınız diye yapar,Ve bu
biliş, Hayat'ın kalbinin bir cüzzünü yaratır...Ancak korkunun
kıskacında,Salt sevginin huzurunu ve hazzını ararsanız,O zaman örtün
çıplaklığınızı,Ve sevginin harman yerine adım atın...Adım atın,
kahkahaların tümünün olmadığı,Sadece gülebileceğiniz mevsimsiz
dünyaya,Ve ağlayın, ama tüm gözyaşlarınızla değil...Sevgi hiçbir şey
sunmaz, sadece kendisini,Hiçbir şey kabul etmez, kendinde olandan
gayri...Sevgi sahip çıkmaz, sahiplenilmez de;Çünkü sevgi, sevgi için
yeterlidir, tümüyle...Sevdiğinizde, "Tanrı benim kalbimde,"
yerine,Şöyle deyin, "Ben kalbindeyim Tanrı'nın ..." Ve sanmayın
yön verebilirsiniz sevginin akışına,Çünkü sevgi, yolunu kendi
çizer,sizi değer bulduğunda...Sevgi bir şey istemez, tamamlanmaktan
başka...Fakat seviyorsanız ve ihtiyaçların arzuları varsa,Bırakın bunlar
sizin de arzularınız olsun...Erimek ve akmak,geceye şarkılar sunan bir
dere misali,Şefkatin fazlasının verdiği acıyı bilip,Kendi sevgi
anlayışınla yaralanmak,Ve kanamak, yine de istekle ve coşkuyla...Şafak
vakti kanatlanmış bir gönülle uyanmak,Ve bir sevgi gününe daha,
teşekkürle uzanmak...Sessizce çekilmek öğle vakti, sevginin vecdini
duymak,Akşamın çöküşüyle de, eve huzurla dönmek...Ve uyumak,
kalbinde sevgiliye bir dua,Ve dudaklarında bir şükür şarkısıyla..."

Ermiş - Halil Cibran
 
Üst Alt