• Hoşgeldin ziyaretçi , forumdan daha fazla yararlanmak için buradan üye olunuz...

Değişen Düzen Kadınları Vuruyor!

  • Konbuyu başlatan mopsy
  • Başlangıç tarihi
  • Cevaplar 2
  • Görüntüleme 1K

Okunuyor :
Değişen Düzen Kadınları Vuruyor!

mopsy

Emektar
Üye
Merhaba

Dünya öylesine dönmüyor. Her dönüş bizi farklı bir seviyeye taşıyor.
Zaman geçtikçe değişen dünya, bizi onunla uyumlu olmaya zorluyor.
Buna aşk ve ilişkiler de dahil!

Annelerimizin, dedelerimizin yaşadığı evlilikler, ilişkiler çok geride kaldı.
Kimimiz buna öykünsek de, gerçek hayatta geçerliliği yok.
Bencillik çağındayız, istemesek de zamanın ağına yakalandık.

Kadınları yükü arttı. Artık yaşam bizi daha fazla verimli olmaya zorluyor.
Yıllar geçtikçe bunun dozajı da artacak.
O yüzden yeni nesil daha az hata yapmalı, onlara yaşamın bizim karşılaşmadığımız zorluklarını öğretmekle yükümlüyüz.

Eskiden kadınların asli görevi, iyi bir eş ve anne olmaktı.
Eşinin getirdiği parayı kullanarak, evin idaresini sağlamak yeterliydi.
Artık değil! Evliliklerin bile ne kadar kısa sürdüğünü hep birlikte görüyoruz.
Artık kimsenin karşısındakine tahammülü kalmadı.
En ufak sorunda soluğu mahkemede alıyoruz.

Ayrılmak ilk akla gelen çözüm haline geldi. Evlilikler de, ilişkiler de hep kırılmaya hazır bekliyor.
Ne kadar üzücü olsa da, gerçek bu! O zaman ne yapacağız?
Artık sadece duygularımızla hareket etmeyeceğiz.

Kendimize bir koca bulup, bir de üstüne çocuk doğurursak,
ömrümüzün sonuna kadar ekmek elden su gölden yaşayamayacağımızı anlamamız gerek.
Saçımızı süpürge etmek yetmiyor!
Zaten gerek de yok!

Aşk, hepimizin dünyasına girdiğinde aklımızı başımızdan alır.
Aşkın kutsallığını, içimizde yaşattığı depremleri biliyoruz.
Ancak aşk kapıdan girince, kendine izin verip tatile çıkan mantığımızı geri çağırmak zorundayız.

Evliliğimize ya da birlikte olduğumuz erkeğe güvenirsek, bir gün açıkta kalma ihtimalimiz çok yüksek.
Öncelikle bu sorunu çözmemiz gerekiyor. Her kadın, ayaklarını yere basmalı ve kendini geliştirmelidir.
Herkes çalışmak zorunda demiyorum ama herkes üretmek ve kendini geliştirmek zorunda.

Evde gün yaparak, magazin dergileri okuyarak, ne kendinize, ne çocuğunuza verimli olamazsınız.
Her şeyi bir kenara koyarak, kendinize yatırım yapmalısınız.
Mutlaka bir hobiniz olmalı, kendinize zamana ayırmalısınız.
Kültürlü, birikimli ve hayatı kucaklamaya hazır olmalısınız.

Bütün bunları es geçtiğimizde, sadece aşık olduğumuz için, düşünmeden ve akıl süzgecinden geçirmeden
kendimizi birilerinin kollarına attığımızda, sonunda üzülen biz oluyoruz.
Sevdiğimiz adam, aradan geçen birkaç yılın sonunda değişiyor
mesela, baba olarak, eş olarak sorumluluklarını yerine getirmiyor.
Zaten birlikte yaşamanın ve hayatın stresi üzerimizde, eskiyen ilişkimize
bir de adamın vurdumduymazlığı, ihaneti ekleniyor.
Sonucunda ayrılık kaçınılmaz oluyor.
Sonra kendimizi, elimizde çocuğumuzla baba evine dönerken veya çaresizce susup beklerken buluyoruz.
Kendimizi geliştirmek, ayaklarımızın altındaki zemini sağlamlaştırmak zorundayız.
Belki bir yabancı dil öğrenerek, belki ahşap boyayarak, belki çiçek yaparak,
her kadının içinde bir cevher vardır, bunu ortaya çıkarmak zorundayız.
Zaman değişiyor, bu değişimi kabullenmeliyiz.
Elbette dileğim herkesin mutlu bir ilişki sürmesi ve ömrünün sonuna kadar birlikte olmasıdır.
Ama ya olmazsa, tek başınıza mücadele etmeye hazır mısınız?
Değilseniz, hemen harekete geçin!
Fazla birikim göz çıkarmaz!

Candan Ünal
MSN Kadın - Aşk ve İlişkiler
 

simqe

Kıdemli
Üye
Candan Ünal sevdiğim bir arkadaşım,yazılarını ilgiyle takip ederim..bir ara kısada olsa muhabbetimiz olmuştu :))
Yazısı yine mükemmel,

Evde gün yaparak, magazin dergileri okuyarak, ne kendinize, ne çocuğunuza verimli olamazsınız.
Her şeyi bir kenara koyarak, kendinize yatırım yapmalısınız.
Mutlaka bir hobiniz olmalı, kendinize zamana ayırmalısınız.
Kültürlü, birikimli ve hayatı kucaklamaya hazır olmalısınız.
bu kısmına ise yürekten katılıyorum,emeğine sağlık candan :))

seninde mopsy:))paylaştığın için..
 
Üst Alt