• Hoşgeldin ziyaretçi , forumdan daha fazla yararlanmak için buradan üye olunuz...

Darwin milyonlarca ara fosili ancak rüyasında görmüştür

Okunuyor :
Darwin milyonlarca ara fosili ancak rüyasında görmüştür

ahmetsecer

Amatör
Üye
Teorisini tamamen hurafelere ve geniş hayal gücüne dayandıran Darwin, teorisine karşı oluşabilecek en büyük itirazın ara geçiş formları olduğunu 150 yıl önce yazdığı Türlerin Kökeni kitabında şöyle belirtmişti:

Eğer gerçekten türler öbür türlerden yavaş gelişmelerle türemişse, neden sayısız ara geçiş formuna rastlamıyoruz? Neden bütün doğa bir karmaşa halinde değil de, tam olarak tanımlanmış ve yerli yerinde? Sayısız ara geçiş formu olmalı, fakat niçin yeryüzünün sayılamayacak kadar çok katmanında gömülü olarak bulamıyoruz... Niçin her jeolojik yapı ve her tabaka böyle bağlantılarla dolu değil?

Jeoloji iyi derecelendirilmiş bir süreç ortaya çıkarmamaktadır ve belki de bu benim teorime karşı ileri sürülecek en büyük itiraz olacaktır. (Charles Darwin, The Origin of Species, s. 172, 280)

Darwin hayalinde canlandırdığı ara fosilleri hiçbir zaman bulamadı, 150 yıldır da bu ara fosillerin hiçbiri bulunamıyor. Evrimciler toprağın altında buldukları bazı mükemmel fosilleri ara geçiş formu zannedip inanılmaz heyecanlanıyorlar. Fakat bunun ara geçiş canlısı değil de mükemmel gelişmiş bir tür olduğunu gördüklerinde büyük bir hayal kırıklığı yaşıyorlar. Heyecanla ve büyük bir tutkuyla aradıkları ara geçiş formlarını bulamayınca bu sefer insan kafatasını alıp domuz dişine ekleyerek sahtekarlık yöntemlerine başvuruyorlar.

Evrim safsatasının ardından günümüze kadar toprağın içinden milyonlarca fosil çıkarıldı. Fakat bunların tek bir tanesi bile ara fosil değildi. Bulunan 100 milyon fosil, tam da Darwin'in öngördüğü gibi doğanın bir karmaşa içinde olmadığını, tam, mükemmel, kusursuz ve tüm parçaları yerli yerinde olan canlılardan oluştuğunu ortaya çıkardı.

Darwin'in söylediği gibi, hiçbir jeolojik yapıda ve hiçbir tabakada canlıların birbirine sözde bağlantısını gösteren hiçbir ara canlı fosili olmadığı görüldü. Oysa Darwin’in hayali tek gözlü, başından kol çıkan, iki kafalı, omzundan el çıkan, alnında gözü olan güya ara geçiş formu olarak adlandırabileceği milyonlarca yamuk yumuk canlı fosili bulmaktı! Bütün bunların üstüne, yeni bilimler hücrenin, kromozomların, proteinlerin olağanüstü komplekslikte olduğunu gösterdi ve Darwin’in hayali tarihe gömülmüş oldu.

Günümüzde Darwinistler evrim teorisini ispatlayacak hiçbir ara fosil olmadığını şu sözlerle itiraf etmek zorunda kaldılar:

Niles Eldredge (Harvard Üniversitesi'nde Paleontolog)

Gerçekten de, çeşitli ve iyi saklanmış fosillerin ani oluşumu, olağanüstü bir entelektüel meydan okuma teşkil etmektedir.

Derek W. Ager (Ünlü İngiliz Paleontolog):

Sorunumuz şudur: Fosil kayıtlarını detaylı olarak incelediğimizde, türler ya da sınıflar seviyesinde olsun, sürekli olarak aynı gerçekle karşılarız; kademeli evrimle gelişen değil, aniden yeryüzünde oluşan gruplar görürüz.

Mark Czarnecki (Evrimci Paleontolog):

Teoriyi (evrimi) ispatlamanın önündeki büyük bir engel, her zaman için fosil kayıtları olmuştur... Bu kayıtlar hiçbir zaman için Darwin'in varsaydığı ara formların izlerini ortaya koymamıştır. Türler aniden oluşurlar ve yine aniden yok olurlar. Ve bu beklenmedik durum, türlerin Allah tarafından yaratıldığını savunan yaratılışçı argümana destek sağlamıştır.

Carlton E. Brett:

Yeryüzünde hayat zaman içinde, yavaş yavaş ve kademe kademe mi gelişti? Fosil kayıtlarının bu soruya cevabı; "Hayır"dır.

Dr. Colin Patterson (Paleontolog):

Herhangi bir türün başka hangi tür canlıdan geldiğini gösteren bir fosil fotoğrafı göstermemi istemişsiniz - böyle bir fosil kaydı mevcut değil.

David B. Kitts (Oklahoma Üniversitesi, Bilim Tarihi Profesörü):

Evrim, türler arası geçiş formalarını gerektirir, ama paleontoloji bunu evrimcilere sunamadı.

Mark Ridley (Zoolog, Oxford Üniversitesi):

Gerçek bir evrimci hiçbir zaman, yaratılışa karşı evrim teorisine dayanak olarak fosil kayıtlarını kullanmamaktadır.

Steven M. Stanley:

Bilinen fosil kayıtları, evrimin büyük bir morfolojik ara geçişi başaran tek bir örneğini dahi belgeleyemedi. Bundan dolayı fosil kayıtları kademeli evrimin geçerli olabileceğine dair hiçbir kanıt öne süremez.

Hoimar Von Ditfurth :

Geri dönüp baktığımızda, neredeyse ıstırapla aranan o geçiş biçimlerini bir türlü bulamamış olmamıza şaşırmamamız gerektiğini anlıyoruz. Çünkü büyük olasılıkla böyle bir ara aşama hiç var olmadı.

George Gaylord Simpson:

Evrim tarihinin büyük bölümünü temsil eden ara-geçiş formları nerededir? Henüz hiçbir yerde bulunamadılar.

Tom Kemp (Oxford Üniversitesi):

Bir nesilden diğerine türlerin birbirine geçişinin mümkün olduğunu gösterecek tek bir kayıt örneği yoktur.

Dr. Colin Patterson:

Gould ve Amerikan Müzesi uzmanları ara fosillerin bulunmadığını söylerken bir çelişki sergilememektedirler. Tek bir ara fosil bile yoktur.

Görüldüğü gibi evrimciler günümüzde ara fosillerin hiç bulunamadığını artık itiraf etmek durumunda kalıyorlar. İtiraf edemeyenler ise evrimin büyük bir yalan olduğunu çok iyi bilip, yıllarca evrimi anlatmanın verdiği utancı gizlemek isteyenler ve kariyerlerinden olma korkusunu derinden hissedenlerdir.
 

SOSYALİST

Bağımlı
Üye
Darwin türler arası geçiş formları bulamayabilir, bu gayet doğal bir durum.
İşte size ara fosil örnekleri:
Buna rağmen geçiş canlılarının çoğu kaybolmasına karşın, her yıl yeni geçiş fosilleri bulunarak Evrim Kuramı biraz daha desteklenmektedir ve yeni fosiller bulunmaya devam edecektir.

Son bulunan geçiş fosillerinden biri de, Nisan 2006'da Kanada'da buzullar arasından çıkarılmıştır.

Canlıların sudan karaya geçtiklerini gösteren, balıkla dört ayaklı sürüngenler arasında yer alan, balık-sürüngen karışımı bir tür olan Tiktaalik roseae yapılan ölçümlere göre günümüzden 375 milyon yıl önce yaşamıştır.

Fosilin ayrıntıların 6 Nisan 2006 tarihli Nature dergisinde uzun uzun anlatılıyor.

Ama Tiktaalik rosae, ara geçiş fosillerinin ilk örneği değildir.

Bugüne dek bulunmuş ara geçiş fosillerinden bir kısmını sıralayalım.

Balıktan hem su hem karada yaşayan amfibyumlara geçişi gösteren ara formlar:
Tiktaalik rosae, Osteolepis, Eusthenopteron, Panderichthys, Elginerpeton, Obruschevichthys, Hynerpeton, Tulerpeton, Acanthostega, Ichthyosgtega, Pederpes finneyae ve Eryops;

amfibyumlardan ilk sürüngenlere geçiş aşamasını gösteren:
Proterogyrinus, Limnoscelis,Tseajaia, Solenodonsaurus, Hylonomus ve Paleothyris;

dört ayaklı sürüngenlerden memelilere geçişi gösteren:
Protoclepsydrops, Clepsydrops, Dimetrodon ve Procynosuchus;

iki ayaklı sürüngenlerden kuşlara geçildiğini gösteren:
Compsognathus, Protoavis, Pedopenna, Archeopteryx, Changchengornis, Confuciusornis ve Ichthyornis…

Yürüyen balina" da denilen Ambulocetus'u, ilk at türlerini, insan-primat ortak atadan insana geçişi gösteren çok sayıda ara geçiş türlerinin fosillerini,
Ardipithecus, Australopithecus, Homo habilis, Homo erectus'u ve daha diğer pek çok ara form fosillerini saymayı gereksiz buluyoruz.
Sanırım bu formlar yeterli olacaktır.
Detaylı bilgi için buyrun..http://www.supermeydan.net/forum/forum460/thread53017.html
 

mopsy

Emektar
Üye
Merhaba

Once gerici tanimi:
Tdk’ya gore GERICI:

(I) sf. Toplumda çağdaş değerlere ve yeniliklere önem vermeyen, her yönüyle eskiyi özleyen veya eski düzeni yaşamaya çalışan (kimse veya görüş),ilerici karşıtı, mürteci.

Modern Bilim diyor ki;
Madde/varlik SIFIR HACIMDAN/HICLIKTEN ani bir patlamayla olusmustur.
Varliklar uzun sureli evrimle degil ANI BASKALASIM ile siniflarina bolunmustur.

Ve dunya tarihinin en buyuk kapsamli deneyleri(CERN) baslamistir.
Ustelik elde edilecek ilk maddeye de su isim konulmustur.
TANRI PARCACIGI

Yani bilim ilk kez binlerce yildir
Dinin iddaa ettigi bir teoriyi kabullenmis
Ve deney ort***** tasimistir.

”Yani madde hep vardi.
Bu yuzden yoktan varedilme /Yaratilma
Konusulamaz ”
Ve
”TESADUFLER sonucu yeni
Turler olustu”
Baglamli aptal teoriler terk edilmistir.

Ama
... çağdaş değerlere ve yeniliklere önem vermeyen, her yönüyle eskiyi özleyen veya eski düzeni yaşamaya çalışan...
kisilerin sarlantanliklari bitmesi bitmemis/bitmeyecektir.
Ornegin:

1912 de paleontolog Charles Dawson, herkesin aradığı maymun-insan arasındaki fosil formunu; İngiltere'dePiltdown'da, bir çakıl çukurunda bulduğunu iddia etti.
Dawson, insan kafatasına ait bazı parçalar ile iki dişli maymun alt çenesine benzeyen bir parça bulmuştu. Onları, Britanya müzesindeki Smith Woodward'a götürdü. Woodward, bu parçaları bir araya getirerek tam bir kafatası yaptı. Bu ilk önce şüphe uyandırmıştı, ancak 1953 yılına kadar kabul gördü.Cunku incelenmesi fosile zarar verir iddaasiyla MAHKEME karari ile engellenmisti.

Ancak 1953’te DNA nin bir genetik programa ve sifreye sahip oldugu anlasilinca TESADUF teorisi suya dustu ve mahkeme incelenmesine izin verdi.

Daha sonra Joseph Weiner, Kenneth Oakley ve Wilfrid Le Gros Clark, Piltdown kafatasının; binlerce yıllık modern insana, çene parçalarının ise, yakın zamanda yaşamış, modern bir orangutana ait olduğunu kanıtladı.
Çene, fosil olarak görünsün diye kimyasal bir işlemden geçirilmişti.Dişleri, insan dişlerine benzesin diye ustaca aşağıya doğru törpülenmişti. Weiner ve arkadaşları, Piltdown insanının sahte olduğu sonucuna vardılar. Böylece Piltdown'ın bir hile olduğu ortaya çıktı. Biyoloji tarihçisi Jane Maienschein diyorki; Piltdown olayı, "çevresinden kolaylıkla etkilenen araştırmacıların, aranan şeyi sahiden bulduklarına inanacak şekilde yönlendirileceklerini bize göstermiştir."
Uydurma Piltdown fosili(kafatası).


Fosil uyduran Paleontolog Charles Dawson, Piltdown kazı bölgesinde küreğiyle(sağda).


Uydurma ara fosiller artik bilim dunyasinin gundeminden cikmistir.

BU YUZDEN GUNUMUZDE DARWIN TEORISI
SADECE EVRIM TARIHI DERSLERINDE
3-4 SAYFA OLARAK OKUTULMAKTADIR.

Goruluyorki hala bazi kisiler
Gecmiste yasamaya devam ediyorlar.
BILGI’siz bilimsel dusunmenin olmayacagini
Hala anlamamislar anlasilan...
 

SOSYALİST

Bağımlı
Üye
Merhaba

Once gerici tanimi:
Tdk’ya gore GERICI:

(I) sf. Toplumda çağdaş değerlere ve yeniliklere önem vermeyen, her yönüyle eskiyi özleyen veya eski düzeni yaşamaya çalışan (kimse veya görüş),ilerici karşıtı, mürteci.

Modern Bilim diyor ki;
Madde/varlik SIFIR HACIMDAN/HICLIKTEN ani bir patlamayla olusmustur.
Varliklar uzun sureli evrimle degil ANI BASKALASIM ile siniflarina bolunmustur.

Ve dunya tarihinin en buyuk kapsamli deneyleri(CERN) baslamistir.
Ustelik elde edilecek ilk maddeye de su isim konulmustur.
TANRI PARCACIGI

Yani bilim ilk kez binlerce yildir
Dinin iddaa ettigi bir teoriyi kabullenmis
Ve deney ort***** tasimistir.

”Yani madde hep vardi.
Bu yuzden yoktan varedilme /Yaratilma
Konusulamaz ”
Ve
”TESADUFLER sonucu yeni
Turler olustu”
Baglamli aptal teoriler terk edilmistir.

Ama

kisilerin sarlantanliklari bitmesi bitmemis/bitmeyecektir.
Ornegin:

1912 de paleontolog Charles Dawson, herkesin aradığı maymun-insan arasındaki fosil formunu; İngiltere'dePiltdown'da, bir çakıl çukurunda bulduğunu iddia etti.
Dawson, insan kafatasına ait bazı parçalar ile iki dişli maymun alt çenesine benzeyen bir parça bulmuştu. Onları, Britanya müzesindeki Smith Woodward'a götürdü. Woodward, bu parçaları bir araya getirerek tam bir kafatası yaptı. Bu ilk önce şüphe uyandırmıştı, ancak 1953 yılına kadar kabul gördü.Cunku incelenmesi fosile zarar verir iddaasiyla MAHKEME karari ile engellenmisti.

Ancak 1953’te DNA nin bir genetik programa ve sifreye sahip oldugu anlasilinca TESADUF teorisi suya dustu ve mahkeme incelenmesine izin verdi.

Daha sonra Joseph Weiner, Kenneth Oakley ve Wilfrid Le Gros Clark, Piltdown kafatasının; binlerce yıllık modern insana, çene parçalarının ise, yakın zamanda yaşamış, modern bir orangutana ait olduğunu kanıtladı.
Çene, fosil olarak görünsün diye kimyasal bir işlemden geçirilmişti.Dişleri, insan dişlerine benzesin diye ustaca aşağıya doğru törpülenmişti. Weiner ve arkadaşları, Piltdown insanının sahte olduğu sonucuna vardılar. Böylece Piltdown'ın bir hile olduğu ortaya çıktı. Biyoloji tarihçisi Jane Maienschein diyorki; Piltdown olayı, "çevresinden kolaylıkla etkilenen araştırmacıların, aranan şeyi sahiden bulduklarına inanacak şekilde yönlendirileceklerini bize göstermiştir."
Uydurma Piltdown fosili(kafatası).


Fosil uyduran Paleontolog Charles Dawson, Piltdown kazı bölgesinde küreğiyle(sağda).


Uydurma ara fosiller artik bilim dunyasinin gundeminden cikmistir.

BU YUZDEN GUNUMUZDE DARWIN TEORISI
SADECE EVRIM TARIHI DERSLERINDE
3-4 SAYFA OLARAK OKUTULMAKTADIR.

Goruluyorki hala bazi kisiler
Gecmiste yasamaya devam ediyorlar.
BILGI’siz bilimsel dusunmenin olmayacagini
Hala anlamamislar anlasilan...
Birileri şu anlatılanları tercüme edbilir mi acaba?
Sap ve saman birbirine karışmış durumda...
 
Üst Alt