• Merhaba Ziyaretçi hoşgeldin! Forumdan daha fazla yararlanmak için buradan kayıt olunuz...

Darbeler zulümdür

Okunuyor :
Darbeler zulümdür

YukseLL

Emektar
Yönetici
Admin
Moderatör
Üye
DARBELER ZULÜMDÜR
Mehmet Necati GÜNGÖR

İster askerden gelsin, ister sivilden.

Hiç bir darbenin savunulur yanı yoktur.

Tek kelime ile darbe zulümdür.

Bizim nesil darbeler içinde büyüdü.

Dönemin yandaş basını “kansız ihtilâl” dediyse de, en kanlısı bizce 27 Mayıs darbesiydi.

Bir Başbakan, iki bakan idama götürüldü. Çoluk çocukları perişan edildi.

Şüphesiz, Demokrat Parti’nin de hataları ve günahları olmuştur.

Ama o dönemin ne Başbakanı, ne Dışişleri ve Maliye Bakanı bu hunharlığı hakettiler.

Başbakanın kasasından çıka çıka cımbız çıktığı açıklanabilmişti kamuoyuna.

Ne Cumhurbaşkanının, ne başbakanın, ne bakanlarının tek kuruşluk yolsuzluğu bulunamadı.

Yassıada mahkemeleri hukukun yüz karasıydı.

Bebek davası, köpek davası ile komediler izlettirildi aylarca.

Başkanı, daha yargılamalar başlamadan ilan etmiş ve demişti ki:

“Sizi buraya tıkan kuvvet böyle istiyor.”

Yassıadanın kırbaçlı gardiyanı Güryay’ın zulümlerini unutmadık.

Başbakanın vücudunda iz bırakan sigara yanıklarını da.

Bunlar, dönemin tarihine birer kara leke olarak kazındı.

27 Mayıs, asker kökenli bir darbe olduğundan mıdır nedir, tasfiye edilen askerler mağdur edilmedi.

7200 asker, 147 profesör mesleklerinden alındılar ama, hepsine emeklilik hakkı verildi.

Dönemin Cumhurbaşkanı Celâl Bayar ve Genelkurmay Başkanı Rüştü Erdelhun bile idamla yargılandılar.

Celâl Bayar’ı yaşı, Erdelhun’u askerliği kurtardı.

Erdelhun’un yerine atanan rahmetli Gümüşpala’nın Genelkurmay Başkanlığı ömrü, topu topu iki ay sürdü.

Demokrasiden yana bir generaldi.

Yapılanları tasvip etmiyordu.

Emekliye sevkedildi.

O da Parti kurmaya niyetlendi.

Darbecilerin sıkı takiplerini her zaman ensesinde hissetti.

Damadı rahmetli Muzaffer Başkaynak Paşa ile Köşk’te beraber çalıştık.

Hatıralarını uzun uzun anlattı.

Gümüşpala, bu takiplerden kurtulmak için kurmayca bir zekâ ile dönemin idaresine dilekçe vermiş ve demiş ki:

“Uzunanada’da tavşan yetiştireceğim, bana yer tahsis edin.”

Kurmayca şaşırtmaca ile, darbeciler bir süre oyalanmış oluyordu.

Sonra, Gümüşpala’nın başkanlığında Adalet Partisi kuruldu.

Gümüşpala’nın vefatından sonra rahmetli Demirel Genel Başkanlığa getirildi.

Ve Adalet Partisi’nin tek başına iktidar ve hizmet yılları başladı.

Bu iktidar da sonradan muhtıra ve darbelerle uzaklaştırılacak; Genel Başkanı altı defa giderek, yedi defa gelerek bir demokrasi destanı yaratacaktı.

Bu zulmün mimarları hayırla anılmıyorlar.

Menderes ve arkadaşlarını ise koca bir millet içi yanarak, rahmetle anıyor.

Evet, kimden gelirse gelsin, darbe zulümdür!
 
Tüm sayfalar yüklendi.
Reklam amaçlı yazı ve link içeren yorumlar onaylanmaz.
Üst Alt