• Hoşgeldin ziyaretçi , forumdan daha fazla yararlanmak için buradan üye olunuz...

Danıştay'ın Katsayı Kararına Tepkiler

Okunuyor :
Danıştay'ın Katsayı Kararına Tepkiler

Danıştay'ın Katsayı Kararı İçin Ne Düşünüyorsunuz?

  • 28 Şubat Mantığı

    Kullanılan: 7 46.7%
  • Laik cumhuriyet Refleksi

    Kullanılan: 3 20.0%
  • YÖK Yasası Bağlayıcı

    Kullanılan: 0 0.0%
  • Halka karşı Devlet Hukuku

    Kullanılan: 3 20.0%
  • Sınıf Savaşı

    Kullanılan: 1 6.7%
  • Çocuklara Karşı İnsafsızlık

    Kullanılan: 2 13.3%
  • - Hiçbiri

    Kullanılan: 4 26.7%

  • Kullanılan toplam oy
    15

Ala Nur

Amatör
Üye
Katsayıda Genelkurmay parmağı

Danıştay'ın katsayı kararıyla ilgili Genelkurmay İstihbaratının da çalıştığı belirlendi. Danıştay'a Baro'nun açtığı davanın Karargah takibinde olduğu ortaya çıkarken, belgede önemli itiraflar yer aldı.

Eğitim sisteminin gereği olarak sunulan farklı katsayı uygulaması, İstihbarat Dairesi'nin belgesinde “İmam Hatip Liselilerin önündeki katsayı engeli” açıkça itiraf ediliyor. Belgede ayrıca muhafazakarların kamusal alandaki varlığından duyulan rahatsızlık da çarpıcı bir itiraf olarak ye alıyor. 28 Şubat sürecinde Çevik Bir'in YÖK'e gönderdiği yazılı talimatla başlayan katsayı uygulaması, 11 yıl sonra aynı bakış açısıyla 2009 model bir belgeyle savunuluyor.

Danıştay'ın katsayı kararıyla ilgili Genelkurmay İstihbaratının da çalıştığı ortaya çıktı. Danıştay'a Baro'nun açtığı davanın Karargah takibinde olduğu ortaya çıkarken, belgede önemli itiraflar yer aldı. Eğitim sisteminin gereği olarak sunulan farklı katsayı uygulaması, İstihbarat Dairesi'nin belgesinde “İmam Hatip Liselilerin önündeki katsayı engeli” açıkça itiraf ediliyor.

Belgede ayrıca muhafazakarların kamusal alandaki varlığından duyulan rahatsızlık da çarpıcı bir itiraf olarak ye alıyor. 28 Şubat sürecinde Çevik Bir'in YÖK'e gönderdiği yazılı talimatla başlayan katsayı uygulaması, 11 yıl sonra aynı bakış açısıyla 2009 model bir belgeyle savunuluyor.

KARARIN PERDEÇ ARKASINI AYDINLATAN BELGE

Binlerce öğrenciye fırsat eşitliği tanıyacak ve mesleki eğitimin önünü açacak eşit katsayı uygulamasının Danıştay tarafından iptal edilmesinin arka planını aydınlatacak bir belge daha ortaya çıktı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Danıştay'ın kararını “ideolojik” olarak yorumladı. YARSAV Başkanı Emine Ülker Tarhan ise kararı savunurken “bu ideolojinin açıklanması” çağrısında bulundu. O ideolojinin kodları Genelkurmay Karargahı'ndan çıkan 21 Ağustos 2009 tarihli belgeyle ortaya çıktı.

İZLENİLECEK YOL BELİRLENİYOR

YÖK'ün 21 Temmuz'da aldığı eşit katsayı kararından bir ay sonra tamamlanan çalışma, Genelkurmay 2'inci İstihbarat Analiz ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı tarafından hazırlandı. Gizli ibaresi taşıyan belge, Genelkurmay İstihbarat Başkanlığı'na sunuluyor ve konuyla ilgili Genelkurmay Adli Müşavirliği'nin bilgilendirildiği not ediliyor. 2. İstihbarat Daire Başkanı Tuğgeneral İ. Yılmaz'ın hazırlattığı çalışmanın sonuç bölümünde YÖK'ün eşit katsayı uygulamasıyla ilgili analizler yapıldıktan sonra izlenilecek karşı yola değiniliyor.

YARGIDAKİ KONU KARARGAH TAKİBİNDE

YÖK'ün eşit katsayı düzenlemesine karşı İstanbul Barosu ve Eğitim İş Sendikası'nın açtıkları davaların yanında düz liseleri seçen öğrenci velilerinin mağdur oldukları gerekçesiyle dava açabileceği vurgulanıyor. Hem Danıştay'a açılan davalar hem de velilere açtırılacak davalarla yapılmak istenen ise belgede açıkça yazıyor: “Sınav sisteminin sürüncemede bırakılması”

Belgede, düzenlemenin iptali için açılan davanın ve süreç içindeki gelişmelerin takip edilmesinin uygun olacağı değerlendirmesi yapılıyor. Karargah'ın Danıştay'daki davayı hangi düzeyde ve hangi etkiyle takip ettiği bilinmiyor. Ancak, 21 Ağustos 2009 tarihli belge, Karargahın 11 yıl önce 28 Şubat sürecindeki Çevik Bir'in YÖK'e gönderdiği katsayı emri noktasında olduğunu ortaya çıkardı.

BÜYÜK İTİRAF

Belgenin sonuç ve değerlendirme bölümünde ise, katsayı uygulamasının kamuoyuna sunulduğu gibi eğitim sisteminin gereği olmadığının da açık itirafı bulunuyor. A maddesinde 11 yıl önce çıkartılan katsayı düzenlemesi “İmam Hatip Liselilerin önündeki katsayı engeli” olarak niteleniyor. Bu durum, Çevik Bir'in talimatıyla Kemal Gürüz'ün aldırdığı kararın arkasındaki niyetin de itirafı niteliğinde.

Yine “a” maddesinde topluma kategorik bakışla ilgili de önemli bir itiraf bulunuyor. “Muhafazakar yaşam tarzını benimseyenlerin kamusal alanlarda varlıklarının genişletilmesi” nitelemesi Türkiye'de geçmişte yaşanan uygulamaları hatırlattı. Katsayı uygulamasıyla muhafazakarların kamusal alanların dışında tutulması amacının itirafı olan bu niteleme; Köylülerin İstanbul Beyoğlu, Ankara Kızılay gibi bölgelere sokulmaması hatta Aşık Veysel'in bile köylü diye Ankara'ya sokulmaması uygulamalarına benzerlik gösteriyor.

A maddesi şöyle: “Yeni düzenleme ile İmam Hatip Liselerinin önündeki katsayı engelinin kaldırıldığı ve yükseköğretim kurumlarına girişte avantajlı hale getirildiği, bu yolla muhafazakar yaşam tarzını benimseyenlerin kamusal alanlarda varlıklarının genişletilmesinin hedeflendiği,”

GEREKÇE ÜRETİLDİ

Komuoyunu ikna için gerekçeler de belgede sıralandı. Dersanelere talebin artacağı, mesleki eğitimin kalitesinin düşeceği, imam hatiplere talebin artacağı, İmam hatip liselilerin ‘Müslüman okulu' olarak tanımlanacağı ve toplumda birliğin bozulacağı gibi gerekçeler belgede sıralanıyor.

http://www.habervaktim.com/haber/107766/katsayida_genelkurmay_parmagi.html
 

Ala Nur

Amatör
Üye
Kanadoğlu ne demişti, elimizde bir yargı kaldı, ona sahip çıkalım demişti, iyi sahip çıkıyorlar ama nereye kadar kaleler tek tek düşüyor.
 

Ala Nur

Amatör
Üye
Oldu olacak, ülkeyi de Danıştay yönetsin!

Son durum şudur: YÖK, kendisine verilmiş “katsayı oranını belirleme yetkisini” bundan sonra kullanamayacaktır...

Bu yetki Danıştay’ındır.

Danıştay, eğitim-öğretim işlerini düzenler; eğitim-öğretimle ilgili vaki şikâyetleri değerlendirir ve karara bağlar; üniversiteye girişte uygulanacak katsayı oranını belirler; meslek lisesi mezunlarının hangi programa, düz lise mezunlarının hangi programa yerleştirileceklerine karar verir...

Mesele ne?

Üniversiteye girişte uygulanan bir “katsayı sistemi” vardı.

İsteyen öğrenci, yeterli puanı topladığı takdirde, istediği yüksek öğrenim progr***** kaydını yaptırabiliyordu.

Bu uygulama değiştirildi.

Hem de kim tarafından?

Bugün marifetleri bir bir ortalığa saçılan 28 Şubat’çılar tarafından.

Şöyle oldu:

Görevi “sınırları korumak” olan asker, bir oldu-bitti yaratıp siyasete müdahale etti ve seçimle gelmiş “meşru” hükümeti düşürdü. Bu yaptığı şeye de, General Erol Özkasnak’ın ağzından “postmodern darbe” adını verdi.

Postmodern darbeciler, hükümeti düşürmekle yetinmediler.

Bir başka hükümetin işbaşına gelmesini sağladılar.

Bu “bir başka hükümet”e de, eğitim-öğretim alanında yapmak istedikleri şeyleri yaptırdılar.

Zorunlu ilköğretim 8 yıla çıkarıldı, Kur’an Kursu yönetmeliği değiştirildi, İmam Hatip’lileri engellemek için meslek lisesi mezunlarının girebilecekleri yüksek öğrenim programları sınırlandırdı.

Bu sonuncusu YÖK üzerinden yapıldı.

Daha doğrusu YÖK, “eşitsizlik” üzerine kurulu yeni bir katsayı sistemi icat ederek, meslek lisesi mezunlarını dışarıda bıraktı.

Bir süre sonra, bu “eşitsizliği” fark eden bir öğrenci, durumu düzelttirmek için Danıştay’da dava açtı.

Danıştay ne cevap verdi, biliyor musunuz? “Üniversiteye girişte uygulanan katsayı oranını belirlemek bizim işimiz değildir... Bu işle YÖK görevlendirilmiştir. Şikâyetinizi yetkili kuruma yapmalısınız.”

Mantıklı, değil mi?

Üstelik “hukuk”a uygun...

Madem katsayı işlerinden YÖK sorumludur, madem YÖK patentli sistem 1997’ye kadar uygulanmıştır ve herhangi bir sorun çıkmamıştır, bundan sonra hangi sistemin uygulanacağına yine YÖK karar vermelidir.

Tam da öyle oldu...

Bu konularda “yetkilendirilmiş” olan YÖK, oturdu, yeni bir düzenleme yaptı ve 1997’den önceki sisteme döndü. Yani, “katsayı eşitsizliği”ni ortadan kaldırdı.

Sonra ne mi oldu?

Onursal Başsavcı Sabih Kanadoğlu, “Bu düzenleme Danıştay’dan döner” dedi.

Eğitim-öğretim işleriyle ilişkisini bilmediğimiz İstanbul Barosu da, yemedi içmedi, Danıştay’da dava açtı.

Peki, “Bu bizim işimiz değil” diyen Danıştay ne yaptı.

Bunu kendi işi belledi ve “yürütmeyi durdurma” kararı verdi...

Sonra ne mi oldu?

Katsayıdaki “sıfır” farkın meslek lisesi mezunlarına avantaj sağlayabileceği eleştirilerini dikkate alan YÖK, bu yıl üniversite sınavlarına girecek öğrencileri de mağdur etmemek için, yine “eşitsizlik” üzerine kurulu yeni bir katsayı oranı belirledi.

Sabih Kanadoğlu, “Bu da Danıştay’dan döner” dedi.

İstanbul Barosu, yine Danıştay’da dava açtı.

Danıştay yine yürütmeyi durdurma kararı verdi...

Hükümet yok, parlamento yok, “yetkilendirilmiş kurumlar” yok, artık Danıştay var. Kanadoğlu yol gösteriyor, İstanbul barosu “durumdan vazife çıkarıyor”, Danıştay da kilit vuruyor.

Geldiğimiz son nokta budur.

Madem memleket işlerine bu “üçlü” karar verecek; parlamentoyu kapatalım, kabineyi feshedelim, kurumları yok edelim... Onlar da rahat etsin, biz de işimize gücümüze bakalım...

Gazete Oku
 

ajan

Tecrübeli
Üye
Bunu geçelim,katsayı kimin mantığı herkes biliyor,siz bile.
onu geçelim bunu geçelim...

-dünyanın en pahalı eti türkiyede....bunu geçelim

-dünyanın en pahalı benzini türkiyede......bunuda geçelim

-hüseyin üzmez sapıktır.....bunu da geçelim

-yahu millet aç....bunu zaten geçelim

-tsk ya saldırıyolar....bunu külliyen geçelim

-ben imam hatip mezunuyum ama canım bi anda savcı olmak istedi kozmik odalara girmek istedi amerikadaki ağlayan hocama duacıyız......bunu geçmeyelim bu geçilir mi...bunu hatta geçirelim...sen çok yaşa fetullah hocaefendi :)

bigün varya bu zihniyete fena geçirecekler olacak olan o olacak :)
 

uzak yollar

Tecrübeli
Üye
onu geçelim bunu geçelim...

-dünyanın en pahalı eti türkiyede....bunu geçelim

-dünyanın en pahalı benzini türkiyede......bunuda geçelim

-hüseyin üzmez sapıktır.....bunu da geçelim

-yahu millet aç....bunu zaten geçelim

-tsk ya saldırıyolar....bunu külliyen geçelim

-ben imam hatip mezunuyum ama canım bi anda savcı olmak istedi kozmik odalara girmek istedi amerikadaki ağlayan hocama duacıyız......bunu geçmeyelim bu geçilir mi...bunu hatta geçirelim...sen çok yaşa fetullah hocaefendi :)

bigün varya bu zihniyete fena geçirecekler olacak olan o olacak :)
Türkiyenin bu zamana kadarki tarihinde geçtiğimiz o kdar çok şey varki,bu dediklerinin esamesi bile olmaz
 

ajan

Tecrübeli
Üye
Türkiyenin bu zamana kadarki tarihinde geçtiğimiz o kdar çok şey varki,bu dediklerinin esamesi bile olmaz
evet hiçbirşey yoksa bile sahip çıkılacak Mustafa Kemal ATATÜRK'ün devrimleri var...onlar bize yeter...size de yeter korkmayın :)
 
B

bursali68

Ziyaretci
Merhaba,

Katsayı,özellikle " Meslek Liselerine " branşlarında okumak isteyenlere tanınan bir özelliktir.Bunun nedeni de derslerinin/müfredatlarının " Mesleki " ağırlıkta olması yani asıl amacının sektörlerin " Ara Eleman " açığını kapatması olarak düşünülmüş ve buna göre de meslek dersleri ağırlıklı bir çizgi izlenmiştir.

Katsayının kalkması meslek liselerinden mezun olanların üniversitede her bölüme rahatlıkla girebilmelerine olanak sağlayacaktır.Buraya kadar belki de sorun görünmemektedir.Ancak ;

Birinci Sorun:
- Meslek liselerinde yeterli ağırlıkta " Matematik,Kimya,Fizik..." gibi dersler yoktur ve bundan dolayı da yüksek öğrenime meslek liselerinden gidenler zorlanmaktadır.İstisnai olarak başarılı olanlar çıkmaktadır.Braşlarına yönelik başarıları daha yüksektir.Bu madalyonun genellikle görünmeyen tarafıdır.

İkinci Sorun:
-İmam Hatip Liseleri de " Meslek Lisesi " statüsündedir.Bu statüde olduğu halde düz lise dediğimiz liselere çok daha yakın ağırlıkta müfredat görmektedirler.Ancak yine de meslek lisesi statüsünde olmaları,tüm meslek liseleri için alınan kararlarda o okulları da bağlamaktadır ki tartışmalar da özellikle madalyonun görünen bu tarafında yoğunlaşır.

Sorun gele gele sadece İmam Hatip liselerine kilitlenmiş gibi görünür veya gösterilirse işte bu tür anlaşmazlıkları yaşar bu ülke.İmam Hatip lisesine gelen öğrenci veya velisi şunu düşünmeli,öncelikle bu çocuk bu okuldan ya İmam,Müezzin...olarak mezun olacak yani bu görevi/mesleği yapacak kişi olarak mezun olacak veya yükseği olan İlahiyat Fakültelerine giderek dini açıdan yüksek okul bitirebilecek.

Aynen Tesviye bölümünden mezun olan öğrencinin aslen üretimde tornacı,frezeci...yani Tesviyeci olarak çalışabileceği gibi veya Tesviye Bölümü Öğretmenliği okuyabileceği gibi.

Kısaca katsayı uygulaması meslek liseleri için getirilmiş olup,branşlarıyla ilgili daha yükseğini okuyabilmelerini sağlamak amaçlı uygulanan bir yapıdır.Bunu kaldırırsanız,bir çok meslek lisesi öğrencisi branşındaki okullara dahi girmekte çok ama çok zorlanacaktır,İmam Hatip Mezunları hariç,müfredatlarından dolayı.

Sağlıcakla kalınız.
 
Üst Alt