• Hoşgeldin ziyaretçi , forumdan daha fazla yararlanmak için buradan üye olunuz...

DANIEL'İN RÜYASI - 4.Canavar ABD mi...?

  • Konbuyu başlatan bursali68
  • Başlangıç tarihi
  • Cevaplar 1
  • Görüntüleme 2K

Okunuyor :
DANIEL'İN RÜYASI - 4.Canavar ABD mi...?

B

bursali68

Ziyaretci
Merhaba,
Eski Ahid'in DANIEL kitabında Daniel'in görmüş olduğu rüyayı anımsayalım....;

DANIEL
BAP 7

1.BABİL kıralı Belşatsarın birinci yılında, Daniel yatağında bir düş, ve başının rüyetlerini gördü; o zaman düşü yazdı, ve bu şeylerin topunu söyledi.
2.Daniel söyliyip dedi: Geceleyin rüyetimde gördüm, ve işte, göklerin dört yeli büyük denize saldırdılar.

3.Denizden, birbirinden farklı dört büyük canavar çıktı.

4.
Birincisi aslana benziyordu, ve kartal kanatları vardı. Onun kanatları koparılıncıya kadar, ve yerden kaldırılıp insan gibi, iki ayak üzerinde durduruluncıya kadar baktım; ve ona bir insan yüreği verildi.

5.Ve işte, başka bir canavar, bir ikincisi, ayıya benziyordu; ve bir yanı üzerine doğruldu, ve ağzında, dişleri arasında üç kaburga kemiği vardı; ve ona şöyle dediler: Kalk, çok et ye.

6.Bundan sonra baktım, ve işte, bir başkası, kaplana benziyordu, ve sırtında dört kuş kanadı vardı; ve bu canavarın dört başı vardı; ve ona saltanat verildi.

7.Bundan sonra gece rüyetlerinde gördüm, ve işte, korkunç, ve ürkünç ve çok zorlu dördüncü bir canavar; ve büyük demir dişleri vardı; yutuyor, ve parçalıyor, ve artakalanı ayakları ile çiğniyordu; ve kendisinden önceki canavarların hepsinden farklı idi; ve on boynuzu vardı.

8.Boynuzlara iyi baktım, ve işte, onların arasından başka bir boynuz, bir küçüğü, çıktı, ve evelki boynuzlarından üçü onun önünden söküldü; ve işte, bu boynuzda insan gözleri gibi gözler, ve büyük şeyler söyliyen bir ağız vardı.

9.
Tahtlar kuruluncıya kadar, ve Günleri eski olan oturuncıya kadar baktım; esvabı kar gibi ak ve başının saçı temiz yapağı gibi idi; tahtı ateş alevleri, ve tekerlekleri yanar ateşti.

10.Önünden bir ateş ırmağı çıkıyor, ve akıyordu; binlerce binler ona hizmet ediyorlardı, ve on binlerce on binler önünde ayakta duruyorlardı; mahkeme kuruldu, ve kitaplar açıldı.

11.Boynuzun söylediği büyük sözlerin sesinden dolayı o zaman ben bakıyordum; canavar öldürülünciye kadar, ve bedeni yok edilip ateşte yakılmağa verilinciye kadar baktım.

12.Ve öteki canavarlara gelince, bunların saltanatı alındı; fakat ömürleri bir zamana ve bir vakte kadar uzatıldı.

13.Gece rüyetlerinde gördüm, ve işte, insan oğluna benzer biri göklerin bulutları ile geldi, ve Günleri eski olana kadar geldi, ve onun önüne kendisini yaklaştırdılar.


14.Ve bütün kavmlar, milletler, ve diller ona kulluk etsinler diye, kendisine saltanat, ve izzet, ve kırallık verildi; onun saltanatı geçmiyecek ebedî bir saltanattır, ve kırallığı yıkılmıyacak bir kırallıktır.

15.Ben ise, Daniel, ruhum kalıbım içinde incindi, ve başımın rüyetleri beni üzdü.


Daniel kitabının 8.Babında yazan rüyadaki milletler söyleniyor.Ancak yukarıdaki 7.Babtaki milletler ayetlerde açık değil...Böyle olmasına rağmen özellikle YEHOVA ŞAHİTLERİ bu " canavarları " şu millet-imparatorluklara benzetiyorlar...;

1.CANAVAR :

4.Birincisi aslana benziyordu, ve kartal kanatları vardı. Onun kanatları koparılıncıya kadar, ve yerden kaldırılıp insan gibi, iki ayak üzerinde durduruluncıya kadar baktım; ve ona bir insan yüreği verildi.

BABİL İMPARATORLUĞU...


2.CANAVAR :

5.
Ve işte, başka bir canavar, bir ikincisi, ayıya benziyordu; ve bir yanı üzerine doğruldu, ve ağzında, dişleri arasında üç kaburga kemiği vardı; ve ona şöyle dediler: Kalk, çok et ye.

MED-PERS İMPARATORLUĞU...


3.CANAVAR :

6.Bundan sonra baktım, ve işte, bir başkası, kaplana benziyordu, ve sırtında dört kuş kanadı vardı; ve bu canavarın dört başı vardı; ve ona saltanat verildi.

YUNAN / GREK İMPARATORLUĞU...


4.CANAVAR :

7.
Bundan sonra gece rüyetlerinde gördüm, ve işte, korkunç, ve ürkünç ve çok zorlu dördüncü bir canavar; ve büyük demir dişleri vardı; yutuyor, ve parçalıyor, ve artakalanı ayakları ile çiğniyordu; ve kendisinden önceki canavarların hepsinden farklı idi; ve on boynuzu vardı.

ROMA İMPARATORLUĞU...


=====================

Buraya kadar 4 canavar.İlginçtir daha sonrasındaki ayetler ABD / AMERİKA olarak yorumlanmaktadır...

8.Boynuzlara iyi baktım, ve işte, onların arasından başka bir boynuz, bir küçüğü, çıktı, ve evelki boynuzlarından üçü onun önünden söküldü; ve işte, bu boynuzda insan gözleri gibi gözler, ve büyük şeyler söyliyen bir ağız vardı.

ABD / AMERİKA....


Peki , soru şu 8.ayette ki niçin BİZANS değil de ABD...???

Sağlıcakla kalınız...


 

merkür

Amatör
Üye
Ayrıntılı bir anlatım konuyu daha iyi anlayabilmenizi sağlayabilir umarım.

DENİZDEN ÇIKAN DÖRT CANAVAR

Daniel denizden dört büyük canavar çıktı dedi. (Daniel 7:3) Rüzgârla çalkalanan deniz neyi

simgeliyordu? Yıllar sonra, resul Yuhanna denizden çıkan yedi başlı bir canavar gördü. Bu rüyette

deniz, kavimleri, cemiyetleri, milletleri ve dilleri, başka sözlerle Tanrıdan uzaklaşmış büyük insan

topluluğunu temsil ediyordu. Şu halde deniz, Tanrıya yabancılaşmış insan kitlelerinin uygun bir

simgesidir.Vahiy 13:1,*2; 17:15; İşaya 57:20.

Tanrının meleği, bu dört büyük canavar, yerden çıkacak dört kıraldır dedi. (Daniel 7:17) Melek

Danielin gördüğü dört canavarın dört kral olduğunu bildirdi. Şu halde bu canavarlar dünya

kudretlerini ifade etmektedir. Acaba hangilerini?

Mukaddes Kitap yorumcuları, genelde Danielin dört canavarla ilgili düşü ve rüyetiyle

Nebukadnetsarın devasa heykelle ilgili düşü arasında paralellik kurar. Örneğin The Expositors Bible

Commentary şunları bildirir: [Danielin] 7.*babıyla 2.*babı paraleldir. The Wycliffe Bible Commentary

şunları der: Buradaki [Danielin 7.*babındaki] birbiri ardınca hüküm süren dört ulusun . [Danielin]

2.*babındakilerle aynı olduğu genelde kabul edilir. Nebukadnetsarın düşündeki dört madenle temsil

edilen dört dünya kudreti, Babil İmparatorluğu (altın baş), Med-Pers (gümüş göğüs ve kollar), Yunan

(tunç karın ve kalçalar) ve Roma İmparatorluğu (demir ayaklar) idi. (Daniel 2:32,*33)

Danielin gördüğü dört büyük canavarın nasıl karşılığı olduğuna bakalım.

Ayı, kalk, çok et ye sözüne karşılık verip milletlere saldırdı. Med-Pers Tanrısal irade gereğince

Babili yutarak Yehovanın kavmine değerli bir hizmette bulunabilecek konumdaydı. Bunu yaptı da!

Büyük Koreş, I.*Darius (Büyük Darius) ve I.*Artakserkses aracılığıyla Med-Pers, Babilin Yahudi

tutsaklarını serbest bıraktı ve onlara Yehovanın mabedini yeniden inşa etmeleri ve de Yeruşalimin

surlarını onarmaları için yardımda bulundu. Med-Pers zamanla 127 eyalet üzerinde hüküm sürmeye

başladı ve Kraliçe Esterin kocası Ahaşveroş (I.*Kserkses) Hintten Habeş iline kadar krallık etti. (Ester

1:1) Ne var ki başka bir canavarın ortaya çıkışı yakındı.

KANATLI BİR KAPLAN KADAR ÇEVİK!

Üçüncü canavar kaplana benziyordu, ve sırtında dört kuş kanadı vardı; ve bu canavarın dört başı

vardı; ve ona saltanat verildi. (Daniel 7:6) Nebukadnetsarın düşündeki heykelin tunç karnı ve

kalçalarının karşılığı olan bu dört kanatlı, dört başlı kaplan, Büyük İskenderle başlayacak Makedon

veya Yunan hükümdarlar silsilesini simgeliyordu. İskender bir kaplan çevikliğiyle Küçük Asya

üzerinden güneye, Mısıra geçti ve Hindistanın batı sınırına kadar ilerledi. Ülkesi Makedonyayı,

Yunanistanı ve Pers İmparatorluğunun topraklarını da içine aldığından ayınınkinden genişti.

MÖ 323te İskender öldükten sonra kaplan dört başlı oldu. Sonunda generallerinden dördü

İskenderin ardılları olarak ülkenin değişik bölgelerinde hüküm sürmeye başladılar. Mezopotamya ve

Suriye, Selevkosun elindeydi. Mısır ve Filistin, Ptolemaiosun denetimi altındaydı. Lysimakhos, Küçük

Asya ve Trakya üzerinde hüküm sürdü. Kassandros ise Makedonyayı ve Yunanistanı aldı. O zaman

yeni bir tehlike baş gösterdi.

Daniel dördüncü canavarı korkunç, ve ürkünç ve çok zorlu olarak tanımladı. Devamen şunları dedi:

Ve büyük demir dişleri vardı; yutuyor, ve parçalıyor, ve artakalanı ayakları ile çiğniyordu; ve

kendisinden önceki canavarların hepsinden farklı idi; ve on boynuzu vardı. (Daniel 7:7) Bu korkunç

canavar başlangıçta Roma siyasal ve askeri gücüydü. Roma, Yunan İmparatorluğunun dört Helenistik

kısmını adım adım ele geçirdi ve MÖ*30 yılına doğru Mukaddes Kitap peygamberliğindeki yeni dünya

kudreti olarak ortaya çıktı. Roma İmparatorluğu askeri gücü sayesinde önüne çıkanları boyunduruğu

altına alıp sonunda Britanya Adalarından aşağıya, Avrupanın büyük bir kısmına, tüm Akdeniz

çevresine, Babilin ötesine, Basra Körfezine kadar uzanan alanı içine alacak kadar büyüdü.

Bu çok korkunç canavarın ne olduğunu öğrenmek isteyen Daniel meleğin şu açıklamasını dikkatle

dinledi: [Onun sahip olduğu] on boynuza gelince, bu kırallıktan on kıral çıkacaktır; ve onlardan sonra

bir başkası çıkacak; ve öncekilerden farklı olup üç kıral düşürecektir. (Daniel 7:19,*20,*24) Bu on

boynuz ya da on kıral neydi?

Roma gitgide zenginleşip yönetici sınıfın yaşadığı sefahat yüzünden daha da yozlaştıkça askeri

gücünü kaybetmeye başladı. Romanın askeri gücünün çöküşü zamanla açıktan açığa görünmeye

başladı. Güçlü imparatorluk sonunda birçok krallığa bölündü. Mukaddes Kitap on rakamını çoğu kez

tamlığı belirtmek üzere kullandığından, dördüncü canavarın on boynuzu, Romanın dağılması sonucu

ortaya çıkan krallıkların tümünü temsil ediyor.

Bununla birlikte, Roma Dünya Kudreti MS 476da Romadaki son imparatorun tahttan indirilmesiyle

son bulmadı. Papalık Roması egemenliğini Avrupa üzerinde siyasal ve özellikle dinsel yönden

yüzyıllarca sürdürdü. Bunu feodal sistem aracılığıyla yaptı. Bu sistemde Avrupada yaşayanların çoğu

önceleri derebeyine, daha sonra ise krala tabiydi. Ayrıca kralların tümü papanın otoritesini tanıyordu.

Böylece odak noktası papalık Roması olan Kutsal Roma İmparatorluğu tarihte Karanlık Çağlar diye

adlandırılan bu uzun dönem boyunca dünya olaylarına hâkim oldu.

Dördüncü canavarın önceki canavarların hepsinden farklı olduğunu kim yadsıyabilir? (Daniel 7:7,

19,*23) Tarihçi H.*G.*Wells bu konuda şunları yazdı: [Bu] yeni Roma Devleti o zamana kadar medeni

dünyaya hükmetmiş olan büyük imparatorluklardan birçok bakımdan farklıydı. Yeryüzündeki

Yunanca konuşan milletlerin hemen hemen hepsini imparatorluğu içine aldı. Bu suretle, yeni

imparatorluk eskileri gibi ne fazla Hamî ne de fazla Samî olmıyan bir devlet halini aldı. Roma,

tarihte yeni tipte geniş bir cumhuriyet olmuştur. Roma evvelden düşünülmüş bir plana göre gelişmiş

bir şey değildi; Romalılar hemen hemen farkında olmaksızın kendilerini muazzam bir idare

tecrübesine girişmiş buldular. Bununla birlikte dördüncü canavar daha da büyük bir gelişme

gösterecekti.

ÜSTÜNLÜK KAZANAN KÜÇÜK BOYNUZ

Daniel boynuzlara iyi baktım dedi, ve işte, onların arasından başka bir boynuz, bir küçüğü, çıktı, ve

evelki boynuzlarından üçü onun önünden söküldü. (Daniel 7:8) Melek bu gelişme hakkında Daniele

şunları dedi: Onlardan [on kraldan] sonra bir başkası çıkacak; ve öncekilerden farklı olup üç kıral

düşürecektir. (Daniel 7:24) Bu kral kimdi, ne zaman çıktı ve hangi üç kralı düşürdü?

Şu gelişmeleri düşünün: MÖ*55te Romalı General Julius Ceasar Britanyayı işgal etti, fakat oraya

kalıcı olarak yerleşemedi. MS*43te İmparator Claudius Güney Britanyaya karşı daha kalıcı bir fetih

seferine girişti. Daha sonra MS 122de İmparator Hadrianus, Tyne Irmağından Solway Koyuna kadar

bir sur inşa ettirmeye başlayarak Roma İmparatorluğunun kuzey sınırını çizdi. Beşinci yüzyılın

başlarında Roma lejyonları adayı terk ettiler. Bir tarihçi şu açıklamada bulundu: On altıncı yüzyılda

İngiltere ikinci derecede bir devletti. Serveti Hollandanınkiyle pek karşılaştırılamazdı. Nüfusu

Fransanınkinden çok daha azdı. Silahlı kuvvetleri (donanması da dahil) İspanyanınkinden daha

zayıftı. Dördüncü canavarın küçük boynuzunu oluşturan Britanya o zamanlar önemsiz bir krallıktı.

Fakat bu durum değişecekti.

İspanya kralı II.*Felipe 1588de İspanyol Armadasıyla Britanyaya karşı denize açıldı. Yirmi dört

binden fazla askeri taşıyan bu 130 gemilik filo Manş Denizinde seyrederken Britanya donanması

tarafından bozguna uğratıldı ve ters yönde esen rüzgârlarla korkunç Atlantik fırtınalarının kurbanı

oldu. Bir tarihçinin dediğine göre bu olay, donanmada üstünlüğün İspanyadan İngiltereye geçtiğinin

belirgin işaretiydi. On yedinci yüzyılda Hollandalılar dünyanın en büyük ticari filosunu kurdular. Ne

var ki, denizaşırı sömürgeleri çoğalan Britanya bu krallıktan üstün duruma geldi. On sekizinci yüzyılda

Britanya ve Fransanın Kuzey Amerika ve Hindistanda birbiriyle savaşması sonucu 1763te Paris

Antlaşması yapıldı. Yazar William B.Willcoxa göre, bu antlaşmayla Britanyanın Avrupa dışındaki

dünyada üstün Avrupa devleti olarak yeni konumu tanındı. Bu üstünlük, MS*1815te Napoleona

(Fransaya) karşı kazanılan ezici zaferle doğrulandı. Britanyanın böylece düşürdüğü üç kıral

İspanya, Hollanda ve Fransa idi. (Daniel 7:24) Sonuç olarak, Britanya dünyanın en büyük sömürgeci

ve ticari gücü olarak ortaya çıktı. Evet, küçük boynuz bir dünya kudreti olma yolunda büyüyordu!

Melek, Daniele dördüncü canavarın, başka sözlerle dördüncü krallığın bütün yeri yutacağını söyledi.

(Daniel 7:23) Bir zamanlar Britannia adıyla tanınan Roma eyaleti açısından bu sözlerin doğruluğu

görüldü. O, sonunda Britanya İmparatorluğu haline geldi ve bütün yeri yuttu. Bu imparatorluk bir

dönem yerin kara alanının ve nüfusunun dörtte birini içine alıyordu.

Roma İmparatorluğu önceki dünya kudretlerinden farklı olduğu gibi, küçük boynuzla betimlenen

kral da öncekilerden farklı olacaktı. (Daniel 7:24) Tarihçi H.G.Wells Britanya İmparatorluğu

hakkında şunları belirtti: Böylesi önceden hiç var olmamıştı. Tüm sistemin merkezinde Birleşik

Britanya Krallıkları denen taçlı cumhuriyet bulunuyordu .Hiçbir kurum ve hiçbir beyin Britanya

İmparatorluğunu bir bütün olarak asla düşünmemiştir. O daha önce imparatorluk diye

adlandırılanlardan tamamen farklı bir gelişimler ve birikimler karışımıydı.

Küçük boynuz sadece Britanya İmparatorluğu ile kalmadı. Britanya 1783te, 13 Amerikan

kolonisinin bağımsızlığını tanıdı. Amerika Birleşik Devletleri sonunda Britanyanın müttefiki olup

II.*Dünya Savaşından dünyanın en güçlü ulusu olarak çıktı. Bu ülke hâlâ Britanya ile kuvvetli bağlara

sahiptir. Sonuçta ortaya çıkan Angloamerikan ikili dünya kudreti gözleri olan boynuzu oluşturuyor.

Gerçekten de bu dünya kudreti iyi bir gözlemcidir, kendi çıkarlarını çok çabuk görebilir! Büyük şeyler

söyleyerek dünyanın büyük kısmı için izlenecek siyaseti belirleyip onun sözcüsü, ya da başka bir

deyişle sahte peygamberi olarak davranır.Daniel 7:8, 11,*20; Vahiy 16:13; 19:20.

Hoşçakalın...
 
Üst Alt