• Hoşgeldin ziyaretçi , forumdan daha fazla yararlanmak için buradan üye olunuz...

Daha Karanlık Günlere Doğru

Okunuyor :
Daha Karanlık Günlere Doğru

elosia

Acemi
Üye
Bir binayı yıkmak için çeşitli yöntemler uygulanabilir.

Olanaklarınız varsa ve koşullar uygunsa bir bombayla işini bitirebilirsiniz.

Elinize kazmayı alıp rasgele girişmek, ilkel fakat yine de uygulanabilir bir yöntemdir.

Daha akıllıca ve bilimsel yöntem, üzerinde yükseldiği temelleri belli noktalarda zayıflatmak, sonra da en uygun zamanda çökmesini sağlayacak darbeleri indirmektir.

AKP ordu konusunda bu yöntemi benimsemiş görünüyor.

***

AKP orduyu neden çökertmek istesin?

Ülkenin ordusunun yıkılmasından bu ülkeyi yönetmekte olan siyasal iktidarın ne çıkarı olabilir?

Sorunun yanıtı çok basit:

AKP ordunun kendisine değil, laik, cumhuriyetçi geleneklerine düşmandır.

Demokrasi için mücadele görüntüsü arkasında ortadan kaldırmak istediği ordu değil, bu gelenekler, bu duruştur.

Ergenekon’la başlayıp kozmik oda aramasıyla süren ve çok belli ki amaca ulaşılıncaya kadar sürdürülecek olan senaryonun ilmek ilmek hazırlanıp uygulamaya konulmasını bu siyasal iktidarın demokrasi aşkıyla açıklamaya çalışmak, bilmem ki nasıl bir aklın ve ahlakın ürünü olmalı...

***

Ordu üzerinde sonraki yaptırımlar fiske vuruşlarıyla elde edilebilecek kadar kolay olacak.

AKP orduyla bundan böyle istediği gibi oynayabilir.

Türkiye Cumhuriyeti’ni temellerinden değiştirmek amacıyla yola çıkan bir siyasal hareketin önünde, dış konjonktürün de uygunluğu ve desteği ile, ordu artık engel oluşturmaktan hızla uzaklaştırılmaktadır.

Yakın gelecekteki adımlar, komutanlık atamalarının en alttan en üste siyasal iktidarın buyruğuna verilmesini sağlayacak düzenlemelerin yapılması, yanı sıra da askeri eğitim sisteminin bu iktidarın isteğince yeniden elden geçirilip amaca uygun duruma getirilmesidir...

***

AKP iktidarı ordu konusunda (yandaşlarının deyimiyle) bu “dönüşüm”leri gerçekleştirirken bir yandan da kendi “devrim muhafızları” ordusunu yapılandırıyor...

Bu konuda kuşkusu olanlar, pek çok yayının yanı sıra, 13 Ocak tarihli gazetemizde Mustafa Sönmez’in “Asker Devletten AKP’nin Polis Devletine...” başlıklı yazısını okuyabilirler...

Ekonomi uzmanı arkadaşımız, askerin bütçedeki payı azaltılırken emniyete ve özel güvenlik güçlerine ayrılan bütçede ve eleman alışlarındaki baş döndürücü artışlara ilişkin ürkütücü gerçeği rakam rakam gözler önüne seriyor...

***

Ordu sorununu böylece çözüme ulaştırdıktan sonra AKP’nin önündeki başlıca ve en önemli engel yüksek yargı kurumları ve hukuka saygılı, namuslu, şerefli, gözü pek yargıçlar, savcılar, hukuk insanlarıdır...

AKP şimdi, sınır tanımayan demokrasi aşkıyla(!) ve akıl almaz aymazlıktaki (entelektüel, öğretim üyesi, gazeteci vb. sıfatlı) yalaka ve yağcılarının desteği ile bu engeli de aşmak için yanıp tutuşuyor...

Bunu başarabilecek mi?

Sürmekte olan çekişmenin sonucunu kestirebilmek kolay değil...

Fakat şimdiden söylenebilecek olan, istediği sonuca ulaşmaksızın AKP’nin bu çekişmeden de sonuç almaksızın çekilmeye yanaşmayacağıdır...

***

Bu parti bu gücü, bu inadı nereden alıyor?

Sorunun düğümlendiği nokta da burasıdır.

AKP sistem içinde bir siyasal hareket değil, sistemi kendi amaçları doğrultusunda zorlayan sistem dışı bir militan güçtür.

Daha doğrusu, böyle bir gücün etkisi altındadır...

Bugün AKP kadrolarında yer alan birçok kişi, bu militan gücün etkisi kırılabilse, rahatlıkla merkez sağ içinde siyaset yapabilecek kişilerdir...

Fakat partinin bugünkü oluşumu içinde bunun olasılığı kolay görünmüyor...

***

Önceki gün CNN’in “Tarafsız Bölge” programında da söylediğim gibi AKP iktidarı (ve özellikle günümüzdeki yönetim kadrosu) sahip olduğu siyasal erki ve ekonomik gücü asla yitirmemek niyetinde ve kararlılığındadır...

Bu uğurda yapamayacağı, göze alamayacağı hiçbir şey yoktur...

Her gün bir yeni ilmek daha atılarak gittikçe içinden çıkılmaz duruma getirilen karanlık senaryoların yöneldiği asıl amaç budur.

Ülkeyi çok daha karanlık günler bekliyor.

Seçimler yaklaştıkça çok daha akıl dışı yalan ve kışkırtmaların devreye sokularak yurttaşın zihninin daha da karıştırılması, AKP iktidarı dışında çözüm olamayacağı yönünde yalan, iftira ve şantajlara giderek daha büyük ölçülerde başvurulması şaşırtıcı olmayacaktır...

Sistem içindeki bütün siyasal oluşumları, çok büyük, yaşamsal bir demokrasi sınavı bekliyor...

Kişisel, örgütsel çıkarlar bir yana bırakılarak, AKP’ye karşı ortak bir platformda mücadele etmek kaçınılmaz bir yurtseverlik görevidir.

Böyle bir birlikteliğin dili, yöntemi mutlaka bulunmalıdır...

Ülkemizi çok daha karanlık günlerden, dönüşü olamayacak yıkımlardan kurtarmanın tek çözüm yolu, olsa olsa budur...

ATAOL BEHRAMOĞLU
Cumhuriyet
16 Ocak 2010
 

ajan

Tecrübeli
Üye
Bu kadar özlediğini bilseydim daha önce gelirdim sayın yönetici..
Mesleğimiz neymiş merak ettim aslında konuyla alakasız yazmışın ama..neyse sen daha iyi bilirsin nereye,nasıl yazılıcak..:))
venüs isimli Üye şuanda online konumundadır venüs isimli üyenin yazdığı bu Mesajı değerlendirin. Mesajı Moderatöre bildir Alıntı ile Cevapla
serbest meslek erbabıyız :)
 
Üst Alt