• Hoşgeldin ziyaretçi , forumdan daha fazla yararlanmak için buradan üye olunuz...

Çok Hücreli Yaşam ne zaman başladı?

Okunuyor :
Çok Hücreli Yaşam ne zaman başladı?

SOSYALİST

Bağımlı
Üye
Çok Hücreli Yaşam ne zaman başladı?

Nature dergisinde yayınlanan bir araştırmada bahsedilen fosiller, çok hücreli yaşamın başlangıcını 1.5 milyar yıl daha önceye çekiyor.

Şimdiye değin, geleneksel bilgilerimiz bize, yaklaşık 600 milyon yıl evvel gerçekleşen büyük bir biyolojik çeşitlilik dalgası olan Kambriyen patlamasına kadar gezegenimize tek hücreli yaşamın hakim olduğunu söylüyordu.
Karmaşık yaşam formları büyük bir hızla bu noktadan itibaren ortaya çıkmaya başlamış, meydana gelen evrim ağacının dallarından birine de kendi türümüz homo sapiens yerleşmişti.

Batı Afrika ülkelerinden Gabon'da araştırmalar yapan bilim insanlarının bulduğu 250'den fazla tür, Kambriyen patlamasının tarihini, çalışmalarda bulunan Poitiers Üniversitesi araştırmacılarından, paleontolog Abdürrezzak El Albani'ye göre "Uzun zamandır savunulduğu gibi çok hücreli karmaşık yaşamın kökeni artık 600 milyon önceye değil, çok daha geriye, 2.1 milyar yıl önceye" götürüyor.

Koloniler halinde yaşadığı düşünülen bu yeni organizmalar, karmaşıklığa ilerlemenin çok daha kısa bir sürede başladığını gösteriyor.
Farklı biçimleri var ve boyları 1 ila 12 cm arasında değişiyor.

Albani'ye göre bu fosil canlılar, başka bir evrimsel eşiği, bilinen diğer organimazlardan çok daha önce aşmış olmalı.
Basit bakterilerden farklı olarak, hücreleri kendi kromozomlarını, yani yaşamın genetik imzasını taşıyan ve koruyan zarla kaplı çekirdeklere sahip.

Jeokimyasal analizlerin bu organizmaların düşük oksijenli sularda yaşadığına işaret etmesi araştırmacıların, tek hücreli yaşamdan çok hücreli yaşama sıçrarken oksijenin önemli bir katalizör olduğu tezini kuvvetlendiriyor.
haber.sol.org.tr
 

ashenarşi

Kıdemli
Üye
Şimdi Hz. Ademle Hz. Havvayla başladı diyemeyiz. Onlardan önce hayvanlar vardı. Ama 2.1 milyar yıl olduğunu düşünmek gerçekten çok gizemli geliyor.
 

meridyen2

Tecrübeli
Uzaklaştırıldı
Tek hücrelilikten çok hücreliliğe geçiş yalanı

Evrim senaryosuna göre tesadüf eseri ortaya çıkan tek hücreli canlılar tüm canlılığın ilkel atalarını oluşturmuşlardır. Oluşan bu tek hücreli canlı ise zaman içerisinde çoğalarak diğer çok hücreli organizmaları meydana getirmiştir. Evrimci bir kaynakta bu hayali gelişim süreci şöyle açıklanmaktadır:

Tek hücreli organizma, nedenleri tümüyle anlaşılmayan bir karmaşıklaşma eğilimi taşıyordu. Bu eğilimin nedeni, belki de büyüme ya da daha etkili bir yapı edinme ihtiyacıydı. Hücrenin büyümesi, hücredeki çekirdek sayısında bir artışa yol açtı. Söz gelimi, bazı amiplerin 50 çekirdekleri vardı. Öte yandan hücrelerin koloniler halinde gruplaşması, görev bölümüne ve etkililiğin artmasına yol açtı. Böyle kolonilerde hücreler eşitti ama, değişik işlevler için farklılaşmaya başlamışlardı.

Evrimcilere göre bu farklılaşma, tek hücreden çok hücreye geçişin ilk adımıydı. Gelişmenin bu aşamasında tam anlamıyla çok hücreli olmayan organizmalar, kolonilerdeki hücreler arasındaki iş bölümünün artmasıyla gerçekten çok hücreli oldular. Hücreler, bağımsız olarak yaşama yeteneklerini yitirdiler ve bir anlamda çok hücreli organizmalar oluşturdular
Bu senaryonun devamı şöyledir: Besin bulma ve bağımsız hareket etme ihtiyacı arttıkça ya da toplu halde yaşamanın canlı kalma yönünden avantajları ortaya çıktıkça, hücreler arasındaki farklar da belirginleşti. Nedeni ne olursa olsun, hücreler farklılaşmayı ve iş bölümünü artırmayı sürdürdüler. Evrim sürecinin bu aşamasında hücreler, çok hücreli organizmaları oluşturdular...230

Bu masalsı görüşün temelinde tek hücreli canlıların ilkel, basit organizmalar olarak kabul edilmesi bulunmaktadır. Ancak ne tek hücreli organizmalar evrimcilerin öne sürdükleri gibi basit canlılardır, ne de yukarıda ifade edilen kararları alacak, görevleri edinecek bir bilince sahiplerdir. Tek hücreli canlılar çok hücreli canlılara kıyasla daha basit bir yapıya sahip olabilirler ancak bu, tek hücreli organizmaların ilkelliğine hiçbir zaman delil olarak öne sürülemez. Nitekim bir bakteri tek hücreli bir canlı olmasına karşın, inceleyenleri hayrete düşürecek bir kompleksliğe sahiptir.

Bakteriler çok küçük olmalarına rağmen, gerek yapıları gerekse de işlevleri bakımından son derece kompleks özelliklere sahiptirler.
Darwinistlerin "basit" olarak tanımladıkları bakteriler için ünlü İngiliz Zoolog Sir James Gray şunları söylemektedir:

Bir bakteri insanın bildiği herhangi bir cansız sistemden çok daha komplekstir. Dünyada, en küçük canlı organizmanın biyokimyasal faaliyetiyle rekabet edecek bir laboratuvar yoktur.231

Bütün bunlar bakterilerin son derece detaylı özelliklere sahip olduklarını göstermektedir. Evrimci James A. Shapiro, bakterinin sahip olduğu bu özellikler nedeni ile kompleks bir canlı olduğunu ise şu şekilde itiraf etmektedir:

Bakteriler çok küçük olmalarına rağmen, bilimsel tanımlamanın çok ötesine giden biyokimyasal, yapısal ve davranışsal komplekslikler gösterirler. Günümüzdeki mikroelektronik devrimine uygun olarak, bakterilerin büyüklüğünü basitlikten ziyade komplekslikle eşit saymak daha mantıklı olabilir... Bakteriler olmaksızın yeryüzünde hayat şu anki haliyle var olamazdı.232

230. Bilim ve Yaşam Ansiklopedisi, cilt 2, Gelişim Yayınları, s. 43.
231. http://www.pathlights.com/ce_encyclopedia/08dna05.htm; Sir James Gray, "The Science of Life", chapter in Science Today, 1961, s. 21.
232. James A. Shapiro, "Bacteria as Multicellular Organisms", Scientific American, vol. 258, no. 6, June 1998.
 
Üst Alt