Çirkin hesap !

Türkiye Gazetesi yazarı Rahim Er'in 10 Kasım hakkında yazdıkları çok tartışılacak..

Yıllardır 10 Kasım'ın samimiyetsiz bir şekilde anıldığını iddia eden Türkiye Gazetesi yazarı Rahim Er, 'Aldatma' başlıklı yazısında ilginç bir hesap da yaptı. Türkiye'de ortalama 25 bin Atatürk anıtının bulunduğunu varsayan yazar, her anıt için 100 TL değerinde bir çelenk konulması durumunda 2.5 milyon TL'lik bir para harcandığını hesaplayıp ekledi: 'Bir deprem için bir kampanyada 50 bin lira toplandığında ne kadar seviniyoruz. O 2.5 milyon lira ne çok işler görür.'

İşte Türkiye yazarının 'Aldatma' başlıklı o yazısı:

30 yaşından küçük olanlar o günleri bilmezler:
Her sene 10 Kasım'da gazete logoları siyah renkte çıkar, ön yüz kapkara matem rengine bürünürdü. Bu yarım asırdan fazla zaman devam eden dayatmayı Turgut Özal kaldırdı.

GÜYA GÖZYAŞI DÖKEN BAYAN ÖĞRETMENLER
Tâ ilkokuldan itibaren her 10 Kasım günü bu sahneler yaşanırdı.
Siyahlar giyinmiş, güya gözyaşı döken özellikle bayan öğretmenler, mikrofonda çığlık çığlığa besleme şairlerden şiir okuyan öğrenciler ve üstü-başı dökük, soğuktan titreyen çocuklar. Mesai saatinin başlamasından biraz sonra öten fabrika boruları ve seyir halinde iken benzini bitmiş gibi olduğu yerde kalan arabalar, olduğu yerde kalan yayalar.
Güya başlar önde Anıtkabir ziyaretleri.
Deftere yazılan beylik laflar...

BASIN BU AYIPTAN KURTULDU AMA..
Bu her tarafından samimiyetsizlik akan kanun buyruğu seneler senesi sürüp gittikten sonra basın, bir ayıptan kurtarıldı. Fakat yas ve türevleri hâlâ devam ediyor. Fabrikalar yine siren, arabalar yine klakson, vapurlar yine düdük çalmakta, öğretmen ve öğrenciler yine rol gereği yas bağlamakta, yayalar yine 'acaba bir gören var mı?' korkusuyla olduğu yerde kalakalmaktalar.
Yabancı bir iş adamı uçağına giderken bindiği taksi birden kopan bir vaveyla üzerine durduğunda sebebini anlayınca nasıl afalladığını düşünmek lazım. Çünkü dünyanın hiçbir yerinde böyle anma adeti yok. Zaten manzaraya vakıf olan yabancılar, 'bu bir beşer ötesi hadiseye dönüşmüş' demekteler. 'Böyle bir ayin laikliğe aykırıdır' dememeleri ise bizi incitme kaygılarından.
Artık şu çağda bu hareketler hem yapmacık, hem yersiz, hem de ayıp. Cahiliyye devri Araplarında parayla tutulan ağlayıcılar vardı, o âdeti bu millete reva görmemeli.

HİÇBİR PEYGAMBER VEFAT TARİHİNDE BÖYLE ANILMIYOR
Hiçbir Peygamber vefat tarihinde böyle anılmıyor.
Hiçbir devlet adamı, âlim ve evliya da kanun tehdidiyle anılmıyor.
Dünyada söz sahibi bir Türkiye'ye 10 Kasım matemi de Atatürk'ü koruma kanunu da yakışmıyor. Üçüncü dünyalı olmadığımızı artık görmeliyiz.

25 BİN ATATÜRK BÜSTÜ VAR
Şehirlerden köylere kadar Atatürk heykel ve büstleri herhalde 25 binden az değildir. 10 Kasım günü bu 25 bin noktaya çelenk konulmaktadır. Her çelenk asgari yüz lira olsa 2.5 milyon lira yapar. Bir deprem için bir kampanyada 50 bin lira toplandığında ne kadar seviniyoruz. O 2.5 milyon lira ne çok işler görür.
Bu Atatürk istismarı bitmeli, şu yas sun'iliği sona ermelidir.
Kimse kimseyi zorla sevmez veya nefret etmez. Bugüne kadar Atatürk'ü anlayan anlamış seven sevmiş, buğz eden de etmiştir. Bunu gösteri törenleriyle tersine çevirmek imkânsızdır.

DALKAVUKLUK KİME KARŞI YAPILIRSA YAPILSIN
Kimsenin iradesine kelepçe vurulamaz.
Dalkavukluk kime karşı yapılırsa yapılsın çirkindir.
Türkiye, türbe ziyaretine gidenin de Anıtkabir ziyaretine gitmeyenin de tutuklandığı yakın tarih çelişkileri yaşamış bir memlekettir...

haber3.com
 
dün okulun önünden geçerken ATATÜRKÜN büstünü tamamen tapatacak kadar yüzlerce buket çiçek benim çok dikatimi çekti aynen yazıda anlatığı gibi ağlayan öğrenciler şiirler vs vs den sonra öğrenciler dersliklere dağıldı hizmetli bütün çiçekleri toplayıp çöpe attı....
 
Atatürk kadar büyük adam olamadıkları için bu kadr dokunuyor sanırım.
Onun dışında peygamberleri işin içine sokup ta birbirimize düşürme gayretini de gördüm . Çok uğraş verilmiş bu yazıya belli.Emek vermiş.Çok dokunmuş çok.Yazıkkk
Amacına elbette ki ulaşacak yazı.Başkası birşey deyince haklı biz deyince yaygara
hı hı :)
 
çok şey söylemeye gerek yok. atatürkün sayesinde bu ülkede dinimizi rahatca yasıyoruz. yoksa çoktan yabancıların esaretı altında paramparça bir ülke olmuştuk.
 
Iste bütün mesele taassublukta...!

Kurban keseceginize onun parasini deprem zedelere yollayin ana fikirli tartisma ile bu tartisma arasinda usul yönünden hic bir fark yok...

Fark nerede...? Ben söyleyeyim... Kurban kesme meselesinde simdi bu yaziyi elestirip Atatürkcü kesilenler niye bir kelime yazmadi, oraya yazmadi ise buraya neden yaziyor...?

Kurban meselesinde kesilmeli diyenler neden burada dileyen diledigi gibi sevgi gösterisini yapar, ister gider cicek parasini fakire verir ister hademe 5 dakika sonra toplayip cöpe atacagini bile bile cicekciye parayi verir sevabida günahida herkesin kendine ait seklinde yazmiyor...?


Burada iki netice cikartir insan isterse
1-Atatürk ü savunuyorum diyenler kurbansiz mi..! denir
2.Kurbancilar Atatürk ü sevmiyor mu..? denir

hanginiz hangi gruptansiniz...? Yada milleti ikiye bölen her seye baliklama taraf olup dalanlardanmisiniz...
 
Türkiye Gazetesi yazarı Rahim Er'in 10 Kasım hakkında yazdıkları çok tartışılacak..

Tartışmaya gerek yok, yazar doğruları söylemiş.

İtiraz eden olabilir.

Karşıt görüşlerin Atatürk'ün kişiliği ile ilgili bir derdi yoktur.

Onu adı üzerinden, ideoloji dayatanlar ile sorun vardır. . Atatürk kanunlar ile korunduğu için, kanuna karşı gelmek doğru değildir. Yazar kanun çerçevesinde fikirlerini beyan etmiş, altına imzamı atarım.

Yapılan törenlere karşı çıkanların Atatürk'ün kişiliği ile sorunları yoktur. Karşı çıkılan, CHP dayatması Kemalizm ideolojisidir.

Büyüklerimiz anlatır; İnönü zamanında samanlıklarda gizli Kur'an okurlar ve çocuklara öğretirlermiş. Cami minaresinden köyle yaklaşan Jandarmayı görünce samanların arasına Kur'an saklarlarmış ve kaçışırlarmış. Jandarma Hükümetin emri doğrultusunda bulduğu Kur'an ı süngüye takar ve ateşe atarmış.

Arapça Kur'an ve ezan yasakmış. Millet bunları unutmadı, unutmayacak.

Kemalizm diye bir ideoloji uydurp, istedikleri tüm yasaklara kılıf yaptılar. Atatürk'ün vasiyetinde böyle bir dayatma yoktur.
 
Son düzenleme:
B

bursali68

Ziyaretci
Merhaba,

Sn.Rahim Er , kendince doğru bildiklerini söylemiş sadece....Ama sadece o kadar...Ve doğru bildiklerinin de bazıları doğru bazıları yanlış...Bu tarz " çerçöp ölelik " şeklinde bir yazının da neresinden tutsak elimizde kalır...En basit örnek o " BESLEME ŞAİR " diye tanımladığı şairler gibi şiirleri mi var...Yani bu arkadaş şair midir...?

Sn.Rahim Er 'in laikliği de özümseyememiş ve hatta anlayamamış olduğunu sanıyorum...Bu ülkede resmi tatil olan yılbaşı hariç ki yılbaşı takvimimize göre sene devri günü olduğu ve yeni senenin başlangıcı olduğu için tatildir , de başka bir dinin hangi bayramı bu ülkede RESMİ TATİL....? Hristiyanların mı , Yahudilerin mi....vs...Kimlerin...Bunu bilmeden sallaması hoş değil...

Ayrıca Sn.Rahim Er , en fazla Laik olması gereken kurum ancak belki de hiç Laik olamayan kurum hangisi....Söyleyeyim...Diyanet İşleri Başkanlığı...!!! Bu kurumun bütçesi ne kadardır , yani ne kadar bir parayı " Laiklik dışı " kullanır bu kurum hiç haberiniz var mı...??? Yıllara göre niçin istatistik tablosu kullanmazsınız yazınızda...!!! Oysa ki gazetenizde de bolca vardır bu istatistik bilgileri...

Hiç bir peygamber böyle anılmıyor demiş Sn.Rahim Er...İyi de bildik bileli " Mevlüt - Regaip - Beraat " kandilleri , " Kutlu Doğum Haftası " ne oluyor...? Hiç bir şey bilmeden tamamen TARAFLI yazılmış bir yazı...Sıfır bilgi ile...Böyle yazarlığı sokaktan geçen vatandaş da yapar...Ayrıca bir tane Atatürk var ama 50 bin tane MOLLA - EVLİYA statüsünde anılan adam var...Bir tane Anıtkabir var , 25 bin tane büst var , peki kaç tane CAMİİ ve TÜRBE VAR...! Hatta manidar bir durum kaç tane CEMEEVİ var...? Sn.Rahim Er , istastiki bilgiyi yazında kullanmaz isen YAZIN ÇÖPE gider...!!!

Yazıda katıldığım yerlerden biri de kutlama veya anmalarda , havanın soğuğuna rağmen öğrencilerin , insanların bir nevi zorunlu olarak tutulmaları...

1- Atatürk'ü anmakta kullanılan çiçeklerin çöpe gittiği dikkati çekiliyor da ne diye dinimizde " bayram olmadığı " halde kutlanan Kurban Bayramındaki 3-4 gün içerisinde yapılan hayvan kıyımından bahsedildiğinde YAYGARA kopuyor...Emevi ( Sufyan - Muaviye - Yezid ) zihniyetini rahatsız mı ediyoruz bu eleştiri ile...!!!

2- Atatürk'ü anmakta kullanılan çiçeklerin çöpe gittiği dikkati çekiliyor da ne diye dinimizde özellikle birden fazla hacca gidenlerin elin ARAP 'ına harcadığından bahsedildiğinde niçin YAYGARA kopuyor...SUUD Ailesini rahatsız mı ediyoruz bu eleştiri ile...!!! Özellikle birden fazla hacca giden kaç kişi parasını " Çocuk Esirgeme Kurumuna " veya " Huzurevleri ve Bakımevlerine " veya " Mehmetçik Vakfına " veya bir fakire ,veya ihtiyacı olana götürüp veriyor...!!!

Sn.Rahim Er,benden bir öneri bilip bilmeden birilerini mutlu edebilmek , siyaseten rant elde edebilmek için yazmayınız...O rantın topuzu bir gün kafanıza iner...!!! Aynen bilerek " Paparazzi " lere yakalanıp gündeme oturmak isteyenler gibi yapıp yazmayınız...Yazarsanız TARAFSIZ olursunuz...!!! Tarafsız olamazsanız yazar değilsiniz demektir...

Sağlıcakla kalınız...
 
Iste bütün mesele taassublukta...!

Kurban keseceginize onun parasini deprem zedelere yollayin ana fikirli tartisma ile bu tartisma arasinda usul yönünden hic bir fark yok...

Fark nerede...? Ben söyleyeyim... Kurban kesme meselesinde simdi bu yaziyi elestirip Atatürkcü kesilenler niye bir kelime yazmadi, oraya yazmadi ise buraya neden yaziyor...?

Kurban meselesinde kesilmeli diyenler neden burada dileyen diledigi gibi sevgi gösterisini yapar, ister gider cicek parasini fakire verir ister hademe 5 dakika sonra toplayip cöpe atacagini bile bile cicekciye parayi verir sevabida günahida herkesin kendine ait seklinde yazmiyor...?


Burada iki netice cikartir insan isterse
1-Atatürk ü savunuyorum diyenler kurbansiz mi..! denir
2.Kurbancilar Atatürk ü sevmiyor mu..? denir

hanginiz hangi gruptansiniz...? Yada milleti ikiye bölen her seye baliklama taraf olup dalanlardanmisiniz...



O konuyu görmedim bile.İster kurban keserim ister herhangi bir vakfa yardım yaparım ya da para yardımı yaparım.O veya bu konuya yazarak neci olduğumu kimseye ispatlamak durumunda değilim.
Yani ne olduğumu ne yaptığımı kimseye ilan etmek durumunda değilim .
 
Tartışmaya gerek yok, yazar doğruları söylemiş.

İtiraz eden olabilir.

Karşıt görüşlerin Atatürk'ün kişiliği ile ilgili bir derdi yoktur.

Onu adı üzerinden, ideoloji dayatanlar ile sorun vardır. . Atatürk kanunlar ile korunduğu için, kanuna karşı gelmek doğru değildir. Yazar kanun çerçevesinde fikirlerini beyan etmiş, altına imzamı atarım.

Yapılan törenlere karşı çıkanların Atatürk'ün kişiliği ile sorunları yoktur. Karşı çıkılan, CHP dayatması Kemalizm ideolojisidir.

Büyüklerimiz anlatır; İnönü zamanında samanlıklarda gizli Kur'an okurlar ve çocuklara öğretirlermiş. Cami minaresinden köyle yaklaşan Jandarmayı görünce samanların arasına Kur'an saklarlarmış ve kaçışırlarmış. Jandarma Hükümetin emri doğrultusunda bulduğu Kur'an ı süngüye takar ve ateşe atarmış.

Arapça Kur'an ve ezan yasakmış. Millet bunları unutmadı, unutmayacak.

Kemalizm diye bir ideoloji uydurp, istedikleri tüm yasaklara kılıf yaptılar. Atatürk'ün vasiyetinde böyle bir dayatma yoktur.

Arapça kuran yasak mıydı ?
Millet dinini anlasın diye yapılanlar günah değil miydi. Kendi ana dilinde ezan ayıp mı ?
 
Üst Alt