Cinsleri Ayrıştırmak A r z u l a r ı Tetikler

CİNSLERİ AYRIŞTIRMAK ARZULARI TETİKLER
.
Bir takım düşüncenin kadın erkek ayrımcılığı yaptığını biliyoruz. Hatta bu ayrımcılık ilkokul seviyesine kadar düşmüştür bile. Düşünce ise, karşı cinslerin bir arada bulunmasının sakıncalı ve günah olduğu yönündedir. Oysa çözüm olarak düşünülen bu durum, muhafazakârların cinselliğe ilişkin vurgulanmak istediği sakıncayı daha çok tetikler.

Öncelikle şunu belirtmeliyim ki insanların cins bakımından ayrı ortamlarda tutulmak istenmesi, cinsel ayrımcılık yapmak, insanları cins bakımından ayrıştırmak demektir. Oysa bu anlayış hiçbir medeni toplumlarda kabul görmemektedir. Çünkü insanı cinsi yönden ayırmak demek, iki tür insan yaratmak demektir. Amaç ise bellidir; kadınları sosyal hayattan uzaklaştırmak, ikinci sınıf bir konuma yerleştirmek.

Şu bir gerçek ki özgürlüklere konulan yasaklar tarihin her döneminde aşılmak istenmiş ve ortadan kalkması sağlamıştır. Ahlak kuralları yasalarla değil, insanların süreç içinde özümsediği değerler yönünde şekillenmiştir. Yani cinsiyet ayrımcılığına ilişkin yasaklar ahlaki olmadığı gibi, çözüm de değildir.

Cinsiyet ayrımcılığına ilişkin bu tür yasaklar karşısında insanlar daha çok hırslanır ve kırmak ister. Bu durumda ise katı yasalar uygulanmak zorunda kalınır, dikta bir devlet yaratırsınız. Fakat yine de sorunu çözüme ulaştıramazsınız. Çünkü bunu uygulayan devletlerin durumu ortada, başarı sağlanamamıştır.

Benzer bir örnekle bu konuya açıklık getirmek istiyorum: İnsanları bir nesneden ne kadar uzak tutarsanız, insanların o nesneye karşı ilgisi ve dolayısıyla ulaşma arzusu o derece artar. İnsanlar, bu özelliği gereği o nesneyi daha yakından görmek, ona dokunmak, hatta sahip olmak için o kadar hırslanır. Zamanla bu hırs öyle bir aşamaya gelir ki kişinin o nesneye sahip olmak istemesi neticesinde kendisine, çevresine, topluma ve o nesneye zarar verme noktasıyla son bulabilir. Günümüzde binlerce örneğine tanık olduğumuz gibi…

Fakat insan ne kadar o nesnenin yakınında olur, o nesneyle aynı ortamı paylaşışa, kör saplantılarından da o derece soyutlanır ve o nesne kişinin o derce ilgi alanının dışında kalır. Böylece sahiplenme hırsı ve arzusu da körelmiş, sıradanlanmış olur.

Aynı şey cinsiyet farklılığı olan insanlar için de söz konusudur. Cinsleri ne kadar birbirinden uzak tutarsanız, nesne örneğinde olduğu gibi sahip olma arzusunu da o derece tetiklemiş olursunuz.

Kadın ve erkek olarak insanlar ne kadar aynı ortamda bulunur ve sosyal hayatı birlikte paylaşırlarsa, karşı cinse sahip olma arzusu da o derece ortadan kalkar. Ne kadar diyalog içinde olurlarsa, o kadar iyi arkadaş, o kadar iyi bir dost olabilirler. Böylece, birbirine zarar verme ihtimalleri de ortadan kalkmış olur.

Aslında insanlığın gereği de bu değil midir; yabancılaşmamak, yardımlaşabilmek, paylaşabilmek, diyalog içinde olup dostluk kurabilmek. Bunun sağlanması durumunda ise korkulacak hiçbir meselenin olacağını düşünmüyorum.

Yani alışmak gerekiyor. Cinsler arasında böyle bir alışkanlık sağlandığı takdirde cinsel anlamda cinslerin aynı ortamda bulunmasının hiçbir çekiciliği, etkileyici özelliği kalmayacaktır. Kardeşlerimize, yakınlarımıza karşı olan hislerimizden farklı bir sonuç çıkmayacaktır ortaya. Bu da, cinsiyet farkı gözetmeksizin insanların birbirine karşı sevgi ve saygısını artıracaktır. Sonuçta ise sevgi saygı içinde normal bir yaşam sürüp gidecek ve asla insanlar bastırılmış duygular üzerinden birbirine zarar veremeyeceklerdir.

Aksi bir tutumun dayatılması durumunda ise günümüzde olduğu gibi her dört saatte bir kadının şiddet veya tecavüze uğraması iyi bir sonuç olarak görülebilir. Hele bir de kadın erkek eşitsizliğine dair sürekli vurgulanan ve yaşama geçmesi istenen cinslerin ayrıştırılması söz konusu olursa, bu kez şiddet ve tecavüzlerin her dakikada bir gerçekleşeceği kaçınılmaz olabilir. Çünkü bastırılmış duygularda patlama her an söz konusudur ve bu bilimsel bir tespittir.

Kadın ve erkeği ne kadar birbirinden uzak tutarsanız, cinsiyet farklılığını o derece dikkat çekme noktasına taşımız olursunuz. Bu da, insanlar için hırs, özlem ve çekim kuvvetini güçlendirir ve sahip olma arzusunu tetikler.

Oysa temel ve bilimsel eğitimle birlikte henüz daha çocuk yaşta insanları aynı ortamda büyütürseniz, sahtekâr dinci profesörlerin cinsellik üzerine saçma sapan konuşmalarını da toplumsal hayattan soyutlamak için karşısına dikilirseniz, böylece cinsellik üzerine kurgulanan sapıklıkları, tecavüzleri ve bunlar uğruna yapılan vahşice katliamları da önlemiş olursunuz.

Aksi halde Özgecan gibi bu vahşete direnenlerin hayatıyla ödeyeceği kaçınılmaz olur. Ve her dört saatte bir gerçekleşen taciz, tecavüz ve şiddete maruz kalanların oranı dakikalar seviyesine düşebilir.

Şunu da dip not olarak düşmek isterim: İstatistikler şunu da göstermiştir ki kadın ve erkeğin birbirinden uzaklaştırılması, ayrı ortamlarda tutulması eşcinselliği tetiklemiştir.

SOSYALİST
 
Cevap: Cinsleri Ayrıştırmak Arzuları Tetikler

Yararlı bir yazı olmuş altında SOSYALİST imzasıyla..:)

Yazdığın her cümleye katılıyorum o kadar bilinçsiz çocuk yetiştiriliyorki daha ufacıkken ince ince yanlış bir şekilde işleniyor ve büyüyüp yetişkin olunca böyle haberlerde,medyada yada 3 .sayfa gazete haberlerinde bir kadın vahşetinin başrolünde karşımıza çıkıyorlar.
 
Cevap: Cinsleri Ayrıştırmak Arzuları Tetikler

Çok teşekkür ederim sevgili doğangüneş :)

Olumlu tespitin beni heyecanlandırdı, o nedenle bu konuda yazmış olduğum başka yazılar da var onları da paylaşayım bari :prv:
 
Cevap: Cinsleri Ayrıştırmak Arzuları Tetikler

Çok teşekkür ederim sevgili doğangüneş :)

Olumlu tespitin beni heyecanlandırdı, o nedenle bu konuda yazmış olduğum başka yazılar da var onları da paylaşayım bari :prv:

Eee paylaş bari..:prv:
Toplumumuzun en büyük sorunu Cinsiyet Eşitsizliği öyle değerli bir konuki nasıl okunmasın sevgili SOSYALİST birde altında senin imzan varsa..:)
 
Bilirsiniz, toplumumuzun sorunu en başta biz sosyalistlerin sorunudur.
O nedenle bu konularda bir şeyler yazmakta bizim işimiz olmalıdır elbet. ;)
Hem böyle olmasaydı, azıcıkta olsa günümüzde demokrasiden, hak ve özgürlüklerden söz edilebilir miydi.
Umudumuzu yitirmemeliyiz, cinsiyet eşitsizliğine vurgu yapan gericilikler de aşılacaktır mutlaka..

Ayrıca bir yazının altında SOSYALİST'in imzası varsa mutlaka farklılık içermektedir:Winlk_Tongue:
Teşekkür ederim doğan güneşlerin en aydını:prv:
 

Benzer konular ↴

Benzer konular ↴

Üst Alt