• Hoşgeldin ziyaretçi , forumdan daha fazla yararlanmak için buradan üye olunuz...

Cinsiyet değişir evlat değişmez

  • Konbuyu başlatan tansxx
  • Başlangıç tarihi
  • Cevaplar 1
  • Görüntüleme 1K

Okunuyor :
Cinsiyet değişir evlat değişmez

tansxx

Kıdemli
Üye
selam ederim;

ÇOCUĞUNUZ EŞCİNSEL YA DA TRANSSEKSÜEL OLSA NE YAPARDINIZ? BUNU BİR FELAKET GİBİ Mİ GÖRÜRDÜNÜZ, YOKSA DOĞAL MI KARŞILARDINIZ? BU SORUYU CEVAPLAMAK DURUMUNDA KALAN ÜÇ EBEVEYN, ÇOCUKLARININ VE AİLELERİNİN YAŞADIĞI DEĞİŞİMİ TÜM İÇTENLİKLERİYLE ANLATTI.

16 yıl sonra, yeniden doğurmak
Henüz 16 yaşında bir çocuk. Halk arasında yememe hastalığı olarak bilinen anoreksiye yakalanıyor. Sebebi, ergenlikle gelen ses kalınlaşması, sakallar, geniş omuzlar. Lise ikinci sınıfta bırakıyor okulu, dışarıdan hazırlanmaya başlıyor sınavlara. Annesi, ders çalışması için oje ve makyaj kutusuyla kandırıyor onu. Bu, "Ruhum kadın, bedenim erkek" diyen bir gencin transseksüelliğe geçiş süreci; kadın olmaya dair ne varsa, anne ve oğul arasında burada yaşanıyor.

“Bazıları böyle doğar, böyle ölür”
Yıl 2006. Pınar Özer, halk pazarından aldığı sutyeni kendi elleriyle oğluna takarken bile, içinden “Akıl hastası oldu” diye geçiriyor.
Bu yüzden oyuna önce psikiyatrlar katılıyor. IQ testi yapılıyor, zekâ seviyesi normal. O zaman ya eşcinsel ya takıntılı ya da ergenliği anlayamıyor. Anne kendini suçluyor: “Ben nerede hata yaptım, çocuğumu doğru yetiştiremedim mi?”

Alanında uzman Dr. Şahika Yüksel’den randevu alınıyor. Önce çocuk anlatıyor, sonra anne. Ardından hormon testleri yapılıyor. “Çocuğunuz transseksüel, kabul aşamasına geçin” diyor Yüksel. Anne yine itiraz ediyor ama doktorun son sözü kulağında çınlayıp duruyor: “Bazı çocuklar böyle doğar ve böyle ölür.” İstanbul Tıp Fakültesi’nin Onkoloji Bölümü’ndeki bankta geçirdiği o günü şöyle anlatıyor Pınar Özer, “Aslan gibi evladımı kaybettim. Saatler sonra aynı bankın üzerinde, bir kızımın dünyaya geleceğini kabul ettim."

‘BENİM ÇOCUĞUM’
Gönüllü yedi ebeveynin yüzlerini açarak süreçlerini anlattıkları ‘Benim Çocuğum’ isimli belgesel filmin eylül ayında tamamlanması bekleniyor. Hedef kitle LGBT aileleri değil, heteroseksüeller.

Kabul görmeye ihtiyacımız yok"
New York’ta eşcinsel, biseksüel ve transseksüel bireylerin evlilik hakları için Onur Haftası’nda slogan atıyor. “Neden olmasın? Onlar da insan” diyor. Oysa dokuz yıl önce, psikiyatrın “Sen ne hissedersin, nelerden hoşlanırsın?” sorularına cevap arıyordu. 16 yaşında olmasına rağmen karşı cinsten hiçbir zaman hoşlanmayan, içine kapanık oğlundan “Acaba eşcinsel mi?” diye şüphelendiği her an, kendinden kaçmıştı çünkü. Şimdi, kendi kendine reddedip “Yok canım, olur mu öyle şey? Biz onu çok iyi yetiştiriyoruz” dediği için çok pişman. O günleri “Eşcinselliğin ne olduğunu bilmiyordum. Ne düşünebilirdim?” diye anıyor.
devamı: tempodergisi.com.tr
 

tansxx

Kıdemli
Üye
selam ederim;

3 olayıda okuyunca empati kurmamak elde değil, toplum baskısını ve gelenekleri biliyoruz anladık yanlış ve ters bir olay peki ya sizin başınıza gelmeyeceği ne malum? yargılamadan önce düşünmek gerekir. onları fuhuş ile suçlamadan önce onlara iş olanakları sağlanmalı, bakın görünki hormonel bir hastalıkdan söz ediyor doktorlar yapılan testler neticesinde. ön yargılardan kurtulup ruhların cinsiyeti olmadığını bilmemiz gerekiyor. dışarıdan yorum yapmak ne kolay, işin içindeki ailelerin durumu ne kadar zor yazıyı okuyunca insan bütün tabularını ve ön yargılarını yıkıyor. ya benimde başıma gelirse? ben ne yapardım? göz bu göz, bakar travesti görür bakar bir insan evladı görür. herşey bakan gözde başlar orada biter. karşıdaki sabittir herşeye rağmen ulu Allah'ın yarattığı eseridir.
 
Üst Alt