Çılgın Proje: Sentetik Biyoloji

Craig Venter ve Francis Collins; insanın DNA şifresini çözen genetik bilim uzmanları. Bu iki çılgın adamdan biri Venter; laboratuarda yapay canlı üretmeyi başardı. Diğeri Collins; DNA’daki olağanüstü yapıyı incelerken Müslüman oldu.

Collins ateistken, bilimin umudunu kestiği ağır hastaların, mucizevi bir şeklide iyileşmeye başladığı süreçlere şahit olur ve bunun gerçekleşmesindeki ilahi bir gücün varlığını hisseder. Laboratuarda çalışırken yaptığı DNA ile ilgili keşiflerse, Allah’ın ve meleklerin varlığını tam anlamıyla kabul ettiği dönemlerdir ve “Tanrının Dili” isimli bir kitap yazmasına vesile olur.

Kitabında ” Önemli bir buluş yaptığınızda o bilimsel coşku anını yaşarsınız, çünkü onu araştırmış ve keşfetmişsinizdir. Keşfettiğim şey öyle bir şeydi ki, bu bilgiye daha önce hiçbir insan sahip olamamıştı. Fakat Tanrı onu her zaman biliyordu” der.

Collins’in bu sözlerinden etkilenmeyecek insan yoktur sanırım. O, diğer insanların gözle göremediği bir şeye yakından şahit olmak suretiyle; Allah’ın kendisine bu fırsatı verdiğine şükrediyor ve sonraki hayatında onun varlığına, kurallarına uymayı kabul ediyor.

Aslında günümüzde yaşanan bilimsel gelişmeler insanları Allah’a daha çok yaklaştırıyor. Zira bunun için rasyonel bir temel mevcut. Collins’in itiraf ettiği gibi; Allah’ın bildiği ama bizim bilmediğimiz, henüz keşfedilmemiş öyle çok şey var ki. Allah bunun keşfini dilediği anda insanlık o yönde çalışmalar yapıyor ve sonuç alıyor.

Collins ve Venter’in keşfettikleri DNA dizilimi ve kodlarının çözülmesi, sonraki yıllarda başka bir buluşu gündeme getirir. Venter’in araştırmaları, yapay bir hücre ve bunun genetik kodlamasının yapılabileceği doğrultusunda gelişmeye başlayınca, elektronik yazılımlar gündeme gelir.

Doğal olan şey, canlının kendine benzeyen başka bir canlıdan meydana gelmesidir. Ancak, Venter bilimsel gerçeklere meydan okuyarak, yaşamın bir türünde yaptığı yazılım değişikliğini, başka bir türe aktararak sentetik hücreyi oluşturur.

Sentetik hücreler arasındaki iletişimin, diğer doğal hücrelerdeki gibi sağlanması adına yapılan elektronik yazılımlar ve içlerine yerleştirilen e-posta adresleriyle neredeyse istenilen her şeyi yapmaları sağlanacak..

Kısmen sonuç alınan bu bilimsel çalışmalar nihai hedefine ulaştığında; genetik, tıp, medikal alanlardaki sorunların giderilmesi; yeni yakıt çeşitlerinin üretilmesi, kirlenmiş suyu arıtmak, zehirli atıkların temizlenmesi, hava kirliliği, aşı üretimi, kalıtsal hastalıklar ve kanser tedavisine çare olacak.

Nil Su Eğitimgündemi

-www.egitimgundemi.com/haber/2416-
 
Craig Venter ve Francis Collins; insanın DNA şifresini çözen genetik bilim uzmanları. Bu iki çılgın adamdan biri Venter; laboratuarda yapay canlı üretmeyi başardı. Diğeri Collins; DNA’daki olağanüstü yapıyı incelerken Müslüman oldu.

Collins ateistken, bilimin umudunu kestiği ağır hastaların, mucizevi bir şeklide iyileşmeye başladığı süreçlere şahit olur ve bunun gerçekleşmesindeki ilahi bir gücün varlığını hisseder. Laboratuarda çalışırken yaptığı DNA ile ilgili keşiflerse, Allah’ın ve meleklerin varlığını tam anlamıyla kabul ettiği dönemlerdir ve “Tanrının Dili” isimli bir kitap yazmasına vesile olur.

Kitabında ” Önemli bir buluş yaptığınızda o bilimsel coşku anını yaşarsınız, çünkü onu araştırmış ve keşfetmişsinizdir. Keşfettiğim şey öyle bir şeydi ki, bu bilgiye daha önce hiçbir insan sahip olamamıştı. Fakat Tanrı onu her zaman biliyordu” der.

Collins’in bu sözlerinden etkilenmeyecek insan yoktur sanırım. O, diğer insanların gözle göremediği bir şeye yakından şahit olmak suretiyle; Allah’ın kendisine bu fırsatı verdiğine şükrediyor ve sonraki hayatında onun varlığına, kurallarına uymayı kabul ediyor.

Aslında günümüzde yaşanan bilimsel gelişmeler insanları Allah’a daha çok yaklaştırıyor. Zira bunun için rasyonel bir temel mevcut. Collins’in itiraf ettiği gibi; Allah’ın bildiği ama bizim bilmediğimiz, henüz keşfedilmemiş öyle çok şey var ki. Allah bunun keşfini dilediği anda insanlık o yönde çalışmalar yapıyor ve sonuç alıyor.

Collins ve Venter’in keşfettikleri DNA dizilimi ve kodlarının çözülmesi, sonraki yıllarda başka bir buluşu gündeme getirir. Venter’in araştırmaları, yapay bir hücre ve bunun genetik kodlamasının yapılabileceği doğrultusunda gelişmeye başlayınca, elektronik yazılımlar gündeme gelir.

Doğal olan şey, canlının kendine benzeyen başka bir canlıdan meydana gelmesidir. Ancak, Venter bilimsel gerçeklere meydan okuyarak, yaşamın bir türünde yaptığı yazılım değişikliğini, başka bir türe aktararak sentetik hücreyi oluşturur.

Sentetik hücreler arasındaki iletişimin, diğer doğal hücrelerdeki gibi sağlanması adına yapılan elektronik yazılımlar ve içlerine yerleştirilen e-posta adresleriyle neredeyse istenilen her şeyi yapmaları sağlanacak..

Kısmen sonuç alınan bu bilimsel çalışmalar nihai hedefine ulaştığında; genetik, tıp, medikal alanlardaki sorunların giderilmesi; yeni yakıt çeşitlerinin üretilmesi, kirlenmiş suyu arıtmak, zehirli atıkların temizlenmesi, hava kirliliği, aşı üretimi, kalıtsal hastalıklar ve kanser tedavisine çare olacak.

Nil Su Eğitimgündemi

-www.egitimgundemi.com/haber/2416-

Bilimsel çalışmaları insan yaptığna göre, onu da Allah yarttığına göre bilim ve din içiçedir.
 
B

bursali68

Ziyaretci
Merhaba,

Bilimsel çalışmaları insan yaptığna göre, onu da Allah yarttığına göre bilim ve din içiçedir.

Doğru mantık bu ancak,yeri geldiğinde " hem yaradılışçılar,hem de varoluşçular " bilimi ve dini ayrı ayrı kabul etmekte veya bazen dini verileri bazen de bilimsel verileri kabul etmemektedir.İşin üzücü yanı da budur zaten...

Sağlıcakla kalınız...
 
Merhaba,



Doğru mantık bu ancak,yeri geldiğinde " hem yaradılışçılar,hem de varoluşçular " bilimi ve dini ayrı ayrı kabul etmekte veya bazen dini verileri bazen de bilimsel verileri kabul etmemektedir.İşin üzücü yanı da budur zaten...

Sağlıcakla kalınız...
Doğruyu anlamak da süreç ister. Son yıllardaki gelişmeler böyle bir süreci işaret ediyor.
 
Üst Alt