• Hoşgeldin ziyaretçi , forumdan daha fazla yararlanmak için buradan üye olunuz...

Cennet ve cehennem şu an mevcut mu?

  • Konbuyu başlatan RABİA
  • Başlangıç tarihi
  • Cevaplar 8
  • Görüntüleme 1K

Okunuyor :
Cennet ve cehennem şu an mevcut mu?

RABİA

Bağımlı
Üye
Cennet ve cehennem şu an mevcut mu?

Cehennem nerededir? Kur'ân âyetlerinde ve hadislerde bildirildiği üzere cennet ve cehennem şu an mevcut mudur? Merak edilen soruya Mehmet Paksu cevapladı.

Mehmet Paksu'nun yazısı

Hocam, cehennem nerededir? Toprağın altına cihaz konulup cehennemdeki sesler dinlenebilir mi? (Rumuz: Melek)
Kur'ân âyetlerinde ve hadislerde bildirildiği üzere cennet ve cehennem şu an mevcuttur.
Fakat nerede oluğuna dair bazı dini kaynaklar, cehennemin yerin altında olduğunu söylerler.

Üzerinde yaşadığımız bu yer küresi, yıllık hareketiyle haşir meydanının etrafında bir daire çiziyor. Fakat nursuz ateş oldukları için göremiyoruz ve hissedemiyoruz.

Yer kürenin yol aldığı o büyük yörüngede o kadar çok varlık vardır ki, onlar nursuz oldukları için görünmüyorlar.

Ay'ın ışığı çekilince nasıl görünmezse ışıksız olan birçok gök cismi de gözümüzün önünde oldukları halde görünmüyorlar.

Cehennem, biri küçük, diğeri de büyük olmak üzere iki tanedir. Küçük cehennem büyük cehennemin çekirdeğidir. İleride küçük cehennem büyük cehenneme dönüşecek ve büyük cehennemden bir menzil olacaktır.

Küçük cehennem yerin altındadır. Yerin altı merkezidir. Jeoloji bilimine göre, her 33 metre kazılınca sıcaklık bir derece artıyor. Yerin yarıçapı 6.000 küsur kilometre olduğuna göre, merkeze kadar bu sıcaklık 200 bin dereceyi buluyor. Bu ateş, dünya ateşinden 200 kat daha şiddetlidir.

Küçük cehennem, büyük cehenneme ait birçok görevi dünyada ve berzah âleminde yapıyor. Ahiret âleminde ise Allah'ın emriyle yer küre, sakinlerini yıllık hareketiyle, haşir meydanına dökecek, küçük cehennemi büyük cehenneme teslim edecektir.

Ahiret menzillerini gözle görmek için ya kâinatı küçültüp iki il şekline getirmeli veya gözlerimiz yıldızlar gibi büyük olmalıdır.

Cehennemin bu dünyamızla çok yakın bir ilişkisi vardır. Mesela, yazın kavurucu sıcaklığına "min feyhi cehennem/cehennem sıcağındandır" denilir.

Cenab-ı Hakk'ın mülkü çok geniştir. Allah'ın hikmeti nereyi uygun görmüşse büyük cehennemi oraya yerleştirir.

Yüce Kudret "Ol" emriyle Ay'ı Dünya'ya, Dünya'yı Güneş'e, Güneş'i de bütün gezegenleriyle "Güneşler Güneşi" tarafına doğru bir harekete sevk ediyor.

Aynı şekilde yıldızları donanma elektrik lambaları gibi saltanatının nurlu şahitleri yapıp kudretinin büyüklüğünü gösterdiği gibi, büyük cehennemi de elektrik lambalarının fabrikasının kazanı hükmüne getirmiş, âhirete bakan semanın yıldızlarını onanla tutuşturmuş, sıcaklık ve kuvvet vermiştir. Yani bir nur âlemi olan cennetten yıldızlara nur; cehennemden de ateş ve sıcaklık göndermiştir. Cehennemin bir kısmını da ceza evi yapmıştır.

Diğer yandan Dünya'nın merkezindeki küçük cehennem, büyük cehennemin çekirdeğidir. Yüce Yaratıcı, dağ gibi koca bir ağacı, tırnak gibi bir çekirdekte sakladığı ve zamanı geldiğinde çekirdekten ağacı çıkardığı gibi; yer kürenin içindeki küçük cehennem çekirdeğinde de büyük cehennemi saklamış ve zamanı geldiğinde ondan büyük cehennemi çıkaracaktır.

Cennet ve cehennem kâinat silsilesinin iki neticesidir. Neticeler silsilenin iki tarafında bulunur. Alçağı ve ağırı aşağı taraftadır; nurlusu ve yücesi de yukarıda yer alır.

Cennet ve cehennem sonsuzluğa doğru akan varlıkların iki havuzudur. Havuzun yeri ise, selin durduğu ve biriktiği yerdir. Yani süprüntüleri ve atıkları aşağıda, temizleri ve güzelleri ise yukarıda kalır.

Cennet ve cehennem lütuf ve kahrın, rahmet ve azametin iki tecelli yeridir. Tecelli ise her yerde olabilir. Cemal ve Celal sahibi nerede isterse orada tecelli ettirir. (B. Said Nursî. Mektubat "Birinci Mektup"tan özetle)
 

Venhar

1. Hikaye yarışma birincisi, 2. Avatar yarışma bir
Üye
Cennet ve cehennem şu an mevcut mu?

Nerelerde olduklarını merak etmekten çok hangisine gitmek için hazırlık yaptığımızı düşünmeliyiz bence :)
 

collection

Tecrübeli
Üye
Cennete gitmek kimsenin kendi gayret ve ibadetleri ile mümkün değildir.Ancak Allahü Teala'nın ihsanı ile mümkün olacaktır.

İbadet eden ibadetine güvenirse bunu yaratıp yapmasına yardımcı olan Allahü Teala'dır.

Bir kulun bütün iyiliklerini yapmasına fiillerini an ve an yaratarak yardımcı olan vücuda getirip sevap kazanmasını sağlayan Hak Teala'aya karşı kim " Ben cenneti hak ettim " diyebilir.Allahü Teala yaratmasa idi kim nasıl ibadet edebilir , kim yerinden kıpırdayabilir , kim doğruyu bulabilirdi...

İnsanoğlu kendinden gördüğü iyilikleri gerçek sahibine teslim ettiğinde kendisinde kötülükten başka bir şey olmadığını görmektedir.Baştan aşağı kötülüktür.İnsanın aslı Ademdir.Adem ise yokluk demektir.Yokluk ise her bakımdan noksan , eksik ve acizliktir.Demekki her iyiliği yaratan sadece Allahü Teala'dır.

Nitekim Ayeti Kerimede: (Sana gelen her iyilik, Allah'ın [bir ihsanı olarak] gelmekte, her kötülük de [günahlarına karşılık olarak] kendinden gelmektedir.) [Nisa 79] buyurulmuştur.

Evet insan, yalnız ibadeti ile Cennete girmez. Çünkü yaptığımız bütün ibadetler kabul olsa bile, bir gözümüzün şükrünün karşılığı bile değildir. Cennete, Allahü teâlânın lutfu ve ihsanı ile girilir. Lutüf ve ihsana kavuşmak için, iman etmek ve salih amel işlemek gerekir.

Bir insan ne kadar çok ibadet ederse etsin, ibadeti sebebiyle kendini mutlaka Cennetlik olarak bilmemelidir. Kulun vazifesi ibadet etmektir.
 

Venhar

1. Hikaye yarışma birincisi, 2. Avatar yarışma bir
Üye
Cennete gitmek kimsenin kendi gayret ve ibadetleri ile mümkün değildir.Ancak Allahü Teala'nın ihsanı ile mümkün olacaktır.

İbadet eden ibadetine güvenirse bunu yaratıp yapmasına yardımcı olan Allahü Teala'dır.


madem öyle dilediği kullarına fırsat veriyorsa dilemediği kullar günah işlediğinde rabbim bana fırsat vermediki benim bunda suçum yok demezmi ?

ancak şöyle olabilir
rabbim bütün kullarına fırsat veriryor ama iradeyi biz kullarınına bırakıyor ... isteyen cehenneme azık yapıyor isteyen cennette
yoksa sizin dediğiniz şekilde adaletsizlik olur ki bu mümkün değil



Bir insan ne kadar çok ibadet ederse etsin, ibadeti sebebiyle kendini mutlaka Cennetlik olarak bilmemelidir. Kulun vazifesi ibadet etmektir.

Bakın bu dediğinize katılıyorum ... kul, Allah rızası için ibadetlerini yapacak
yoksa ibadet yapayım da cennete gireyim diye olmamalı .
zaten ne kadar ibadet yaparsak yapalım bize verdiği nimetlerin karşılığını vermemiz imkansız

bizim yapacağımız şey sadece rabbimize elimizden geldiğince kulluk görevimizi yerine getirmek ve onun cemalini görmeyi umut etmek .... başka bir beklentimiz olmamalı
 
Son düzenleme:

collection

Tecrübeli
Üye
madem öyle dilediği kullarına fırsat veriyorsa dilemediği kullar günah işlediğinde rabbim bana fırsat vermediki benim bunda suçum yok demezmi ?

ancak şöyle olabilir
rabbim bütün kullarına fırsat veriryor ama iradeyi biz kullarınına bırakıyor ... isteyen cehenneme azık yapıyor isteyen cennette
yoksa sizin dediğiniz şekilde adaletsizlik olur ki bu mümkün değil

Yanlış anlamışsınız...
İyiliğin ve kötülüğün yaratılması Hak Teala'dandır.İsteyen , irade eden kul , yaratan Hak Teala'dır.

Sonuç olarak iyiliğin yaratılması için kul daima fiillerinin yaratılmasına muhtaçtır , yaratılmaz ise o iyiliği yapmaya muvaffak olamaz.Aynı şekilde kötülük irade edende emeline kavuşmak için irade ettiği şeyin yaratılmasına muhtaçtır.
 
Üst Alt