çaptan düşenlerin dalgas

ÇAPTAN DÜŞENLERİN DALGASI
Mehmet Necati GÜNGÖR

AKPde çaptan düşen siyasetçiler, parti içinde çapı büyük dalgalar peydah etmeye başladılar.
Başı Vanlı Hüseyin çekti.
Ardından şimdilerde troller ve troliçeler tarafından adı Lawrencee çıkarılan, kimileri tarafından da Bilo diye söylenmeye başlanan, bir zamanlar partinin ağabeysi durumundaki Bülent Arınç konuştu.
Bu konuşma AKPyi derinden sarsmışa benziyor.
Bu konuşma çaptan düşen bazı eski bakanlar tarafından Twitterde RT edilerek desteklendi.
İzmirden eski bir milletvekili de Arınça destek verdi.
Diğer bazı parti içi muhalifler ise işi sessiz ve derinden götürüyorlar.
Dalganın çapı giderek büyüyecek gibi görünüyor.
Eski bir DP milletvekili, seçmenlerine şunu telkin edermiş:
Hadiseyi siz olgunlaştırın, ben bitiririm.
Bunu da şöyle bir misalle açıklarmış:
Karpuzu dilimlemek sizden, başına vurup dağıtmak benden.
AKPde şimdi birileri karpuzu dilimliyor.
Başına kimin vuracağı ilerleyen haftalarda, ya da aylarda görülür.
Tehlikeyi, DSPden AKPye savrulmuş pervane lâkaplı milletvekili sezmiş olmalı ki, çıktığı yandaş kanalda Tayyip Erdoğanı tasfiye etmeye yönelik çok ciddi ve tehlikeli bir darbe plânından söz etti.
Bu darbe plânının içinde Genel Kurmaydan, MİTe, medyadan, sivil toplum kuruluşlarına ve muhalefet partilerine kadar pek çok unsur yer alıyormuş.
Bunun partideki uzantıları ise Bülent Arınçla başlayan dalga hareketi imiş.
Partideki suskunluk belirsizlikten kaynaklanıyormuş.
Bu ifadelerden anlaşılan şu ki; AKPdeki kaynama, parti tabanını da, üst katları da bir hayli tedirgin etmiş durumda.
Tekil irade, başkanlık için referandum sayısını zorluyor.
330a ulaşmak için 14 milletvekilinin transferi gerekiyor.
CHPnin iddiasına göre, bu amaçla bir milletvekili pazarı kurulabilirmiş.
Hadi, Pazar kuruldu, 330 sayısına erişildi diyelim.
Ya AKP içindeki muhalifler gizli oylamada organize olur, bu sayıyı aşağı çekerlerse?
İşte, meselenin bu tarafı karanlık.
Yani, başkanlık için referandum sayısı öyle sanıldığı gibi çantada keklik değil.
Buna, Başkanlık sistemine kalben muhalefet ettiği söylenen Başbakanı da dahil edersek, Onun etrafındaki milletvekillerinin (sayıları kaç olursa olsun) bu oylamada evet oyu kullanacakları tahmin edilebilir mi?
Biz bu ayak oyunlarını 9. Cumhurbaşkanımızın görev süresinin uzatılması için yapılan Beş artı beş oylamalarında gördük.
Demirele önce kendi partisinin içindeki bazı milletvekilleri kazık attılar.
Başbakan yaptığı partinin lideri de buna dahildi.
Şimdi, aynı oyunun, başkanlık oylamasında tekrarlanmayacağını kim garanti edebilir?
Görünen o ki, bu kazan daha çok kaynar.
 
Üst Alt