Çalış Çalış Nereye Kadar?

Habertürk'ün haberine göre genç bir kız (Ceyda), yıllarca okuyup mezun olduktan sonra iki yıl boyunca iş aramış ve başvurduğu yerlerden yalnızca özel bir dershane olumlu cevap vermiş. Fakat bunlarda 300 lira maaş teklif edince, kimbilir belki de en başında, en güzelini hayal ettiği şeylerin hayatın gerçeklerinde bir karşılık bulamadığını daha iyi anlamış olacak ki, içten içe yaşadığı buhranı intihar ederek sonlandırmış. Haber linki : "Bunca yıl 300 lira için mi okudum" dedi...-HABERTÜRK

Üzücü bir durum, buradan belki güncel olması nedeniyle öğretmen açıkları, atanamayanlar vs. irdelenebilir. Fakat benim aklıma ilk gelenler, zira benim de ve benim gibi çoğunluğun: işçi çocuklarının, garibanların, tüm bu ezikliği çalışarak, kazanarak yenebileceği; dahası, bunun adeta bir ibadet olduğu telkinleri idi. Tembellik üstüne ise tüm pislikleri yığdılar... Muhtemelen Ceyda'da, ilk ailesinde, sonrasında ise ''bunca yıl'' diye dert yandığı en güzel çağlarını harcadığı köle yetiştiren kurumlarda (okullarda) doğrudan ya da dolaylı olarak çalışmanın gerekliliği telkinleriyle geçirdi.

Doğanın kanunu, ilk başlarda, insanlar tarafından çiğnenmeden evvel, hiçbir zaman çalışmak için yaşamak değil, yaşamak için çalışmaktı. Çünkü onların hiç kimseden ne alacağı, ne de vereceği ne de bırakacakları mirasları vardı. Bugün ise; çalışmalısın, çünkü, insanın en temel ihtiyaçlarını bile, neredeyse ömrünün yarısını tefecilere taksit ederek elde edebiliyor insan (misal, bankadan bir ev kredisi çekenler daha iyi anlayabilir). Nazım'ın deyimi ile; Büyük hürriyetinle çalışırsın el kapısında, ananı ağlatanı Karun etmek hürriyetiyle hürsün! Bu secimde hürsün gerçektende (!) Çünkü tüm bu borçları ödemen ve aç kalmaman için çalışmalı ya da çalışmamak ve aç kalmak gibi bir seçimin var... Çoğunluk, kendi iradesiyle değil, iradeyi elinde bulunduranlar yüzünden çalışmakta... Yani, kimse çalışmamakta, çalıştırılmaktadır esasen.

Gel gelelim ki, bedeni yıpranmış, sesi soluğu kesilmiş, beti benzi atmış insan yığınları çalışmaya devam edecek... Buna rağmen çokta değişen birşey olmayacak hayatlarında, bunu bilmeni isterdim Ceyda. Uğruna yaşamından vazgeçtiğin ideallerin esasen koskoca bir hiçti... 300, 500 ya da daha fazlasıda emeğinin karşılığı değildi. Bugüne kadarda hiç kimse emeğinin karşılığını almış değildi zaten.

İyi güzel de, çalış çalış nereye kadar o zaman?
 
Üst Alt