• Hoşgeldin ziyaretçi , forumdan daha fazla yararlanmak için buradan üye olunuz...

Büyük Savaş Kaçınılmaz

Okunuyor :
Büyük Savaş Kaçınılmaz

spartaküs

Tecrübeli
Üye
"Dünya barışı" ancak, savaş kar getirmeyi bıraktığında gerçekleşebilir. Kimse getirisi olmayan bir savaşa girmeyecektir. Orduların varlığıysa savaşın ve savaş tehlikesinin varlığına bağlıdır. Dolayısıyla onlar, savaştan kaynaklanan yeni getiriler icat edeceklerdir. Bu getiriler her zaman maddi getiriler olmayabilir, savaşacak askere ihtiyacınız oldukça, savaştan kaynaklanan bir manevi getiri oluşturmanız gerekir. Bu getiri, şehitlik, kahramanlık gibi adlar alır. Tam tersi de geçerlidir, savaşlardan kaçınan zenginler, büyük karlarından olurlarken (ki bu yüzden kendi ticari ilişkilerinin olmadığı ülkeler dışında savaşa asla karşı değildirler), savaşta hayatlarını kaybetmesi gereken askerler savaşmayı reddettiklerinde, günahkar ve vatan haini gibi sıfatlarla itham edileceklerdir. Korkusuzca savaşan yiğitlerin destanları, şehitlerin cennette kazancakları sınırsız zevklerin hikayeleri her zaman bu halk kitlelerini birileri daha çok kazansın diye ölmeye teşvik edecektir. Sonuç olarak diyebiliriz ki, savaşlar dini veya vatanı korumak için değildir. Savaşlar ordular varolabilsin ve zenginler daha çok para kazanabilsin diyedir.

Rigor Mortis: Dünya Barışı ve Ordulara Dair
 

SOSYALİST

Bağımlı
Üye
sınırlar kalkarsa
ulus devletleri kalkarsa
bu dediginiz olabilir

diğer devletler kapınızda ordularıyla beklerken
bu dediginizi yapmak
ülkeyi felakete sürükler

önce o gelişmiş avrupa
ardından tüm dünya ordularını ve sınırlarını kaldırsın
bizlerde onlara eşlik ederiz

devletler ve çıkarları var olduğu sürece
savaslar kaçınılmazdır
"Dünya barışı" ancak, savaş kar getirmeyi bıraktığında gerçekleşebilir. Kimse getirisi olmayan bir savaşa girmeyecektir. Orduların varlığıysa savaşın ve savaş tehlikesinin varlığına bağlıdır. Dolayısıyla onlar, savaştan kaynaklanan yeni getiriler icat edeceklerdir. Bu getiriler her zaman maddi getiriler olmayabilir, savaşacak askere ihtiyacınız oldukça, savaştan kaynaklanan bir manevi getiri oluşturmanız gerekir. Bu getiri, şehitlik, kahramanlık gibi adlar alır. Tam tersi de geçerlidir, savaşlardan kaçınan zenginler, büyük karlarından olurlarken (ki bu yüzden kendi ticari ilişkilerinin olmadığı ülkeler dışında savaşa asla karşı değildirler), savaşta hayatlarını kaybetmesi gereken askerler savaşmayı reddettiklerinde, günahkar ve vatan haini gibi sıfatlarla itham edileceklerdir. Korkusuzca savaşan yiğitlerin destanları, şehitlerin cennette kazancakları sınırsız zevklerin hikayeleri her zaman bu halk kitlelerini birileri daha çok kazansın diye ölmeye teşvik edecektir. Sonuç olarak diyebiliriz ki, savaşlar dini veya vatanı korumak için değildir. Savaşlar ordular varolabilsin ve zenginler daha çok para kazanabilsin diyedir.

Rigor Mortis: Dünya Barışı ve Ordulara Dair
:alkis:
Her ikinizi de yürekten alkışlıyorum arkadaşlar.
Gerçekten tespitleriniz mükemmel.
Boşa dememişler, ''aklın yolu birdir'' diye.:prv:

İfadeleriniz kesinlikle doğru.
Temel doğrular ise dediğiniz gibi savaşları tetikleyen ulus devlet kavramı ve bu doğrultudaki sermayenin çıkarlarıdır.
Bu yapılanma da, insanlık dışı olarak kabul edilen ve kadın, çocuk, yaşlı, genç, Müslüman, Hıristiyan, İngiliz, Yunan, Türk ...
gibi hiç bir ayrım gözetmeksizin binlerce, milyonlarca insanlığın katli***** sebep olan savaşlardır.
Eğer kendimizi doğrunun yanında görmek, insani duygu ve davranışlar içinde tutmak istiyorsak, adı her ne olusa olsun,
bizi peşinden sürükleyen sermayenin vahşet dolu anlayışına karşı birleştiren noktada buluşmalıyız.
Yani insanlığı yok eden savaşlara karşı birleşmeliyiz.

Elbette ki bu güzel düşüncelerin bir anda yaşama geçmesini beklemek hayal olur.
Önemli olan, dediğiniz gibi; bizi savaşlara sürükleyen anlayışın yanında yer almamak.
Bence şimdilik gerekli olan bu yaklaşımdır.

Heyecanlandırdınız beni, uçtum galiba..:freakedout:
 
Üst Alt