• Merhaba Ziyaretçi hoşgeldin! Forumdan daha fazla yararlanmak için buradan kayıt olunuz...

Büyük Patlama’dan Günümüze Evren

SOSYALİST

Bağımlı
Üye
Büyük Patlama’dan Günümüze Evren

Evren: Genel Bakış

Evren, aşırı yoğun ve sıcak bir nokta olarak kabul edilen Büyük Patlama sonucunda oluştu. Patlama’dan 10-35 saniye sonra uzay genişlemeye başladı. Uzayın ışık hızından daha hızlı genişlemesi esnasında evren, atom altı parçacıklardan daha da küçük olan halinden golf topu büyüklüğüne ulaştı.

Büyük Patlama’dan sonra evrenin genişlemesi daha yavaş ilerledi. Uzayın genişlemesiyle birlikte evren soğudu ve madde oluşmaya başladı. Büyük Patlama’dan yalnızca birkaç saniye sonra evren; nötron, proton, elektron, anti-elektron, foton ve nötrinolar ile doldu.

Büyük Patlama’nın nükleosentez aşaması olarak adlandırılan evren oluşumunun ilk üç dakikasında hafif elementler oluştu. Uzayın genişlemesinden dolayı soğuyan evrende bulunan proton ve nötronlar nükleer tepkime sonucunda döteryumların meydana gelmesini sağladı. Nötron ve protonlar çiftler halinde birleşmesi ve bu çiftler de birleşerek helyum elementinin çekirdeğini oluşturdu. Nükleosentez aşamasında kabul edilebilir oranda lityum da oluştu.

Evren, oluşumunun ilk 380.000 yılında ışığın parlaması için çok sıcaktı. Büyük Patlama esnasındaki aşırı sıcak, dağınık halde bulunan proton, nötron ve elektronların bir araya gelmesini sağladı.

Büyük Patlama’dan 380.000 yıl sonra, şeffaf ve elektriksel nötr gazların oluşması ile sonuçlanan yeniden birleşme döneminde madde atomların şekillenmesi için yeterince soğuktu. Her ne kadar Büyük Patlama esnasında büyük bir ışık oluştuğu öne sürülse de Büyük Patlama’dan sonra henüz yıldızlar ve parlak gökyüzü cisimleri oluşmadığı için evren karanlıktı.

Büyük Patlama’dan 400 milyon yıl sonra, ilk yıldız ve kasarlar yerçekiminin çöküşüyle şekillendi. Sahip oldukları yoğun radyasyon, evrenin çevresinde yeniden iyonlaşmaya yol açtı.

Evrenin genişlemesi Büyük Patlama’dan 5-6 milyar yıl sonra yavaşlamış olsa da, bugün karanlık enerji olarak adlandırılan bir güç evrenin genişlemesini hızlandırmaya başladı.

Büyük Patlama’dan 9 milyar yıl sonra, Güneş Sistemi oluştu.

Büyük Patlama

Büyük Patlama, olağan patlamalardan farklıdır. Evren, uzaya doğru genişlemedi; çünkü evrenden önce uzay yoktu. Büyük Patlama, herhangi "bir yer"de olmuş bir patlama değildir. Yani Big Bang (Büyük Patlama), adının böyle olmasına karşın, konuya aşina olmayan kimilerinin adını ilk duyduğunda hayal ettiği gibi, günümüzdeki galaksileri oluşturan maddeyi dışarı fırlatıp atan, herhangi bir noktada meydana gelmiş bir patlama değildir.

Evren’in Yaşı

Evren’in yaşı 13.7 milyar olarak hesaplanmaktadır. Güneş Sistemi'nin yaşı ise 4.6 milyar olarak hesaplanmıştır. Bu hesaplamalar evrendeki madde oluşumu ve enerji yoğunluğunun ölçümüne göre yapılmıştır. Yapılan bu hesaplamalar sayesinde araştırmacılar, evrenin geçmişte ne kadar hızlı genişlediğini hesaplayabilmiştir. Bu bilgiler ışığında, Büyük Patlama’nın ne zaman olduğu hesaplanarak evrenin yaşı bulunmuştur.

Evren’in Yapısı

Bilim adamları, erken evren döneminde üzerine konuşulabilecek herhangi bir madde olmaması nedeniyle bir yapının da olmadığını düşünüyor. Maddenin yoğunluğunda yer çekimi ile meydana gelen küçük dalgalanmalar, bugün görülen gök cisimlerini ve boşlukları oluşturdu. Ama yine de evrenin bir kısmında gök cisimleri varken çok büyük bir bölümü boştur.

Evren’in İçeriği

Yaklaşık 30 yıl öncesine kadar astronomlar, evrenin tamamen sıradan atomlardan ya da “baryonik maddelerden” oluştuğunu düşünüyordu. Ancak, son zamanlarda yapılan araştırmalar, evrenin bizim gözlemleyemediğimiz maddelerden oluştuğunu kanıtlamıştır.

Araştırmalar, evrenin yalnızca %4.6’sının atomlardan oluştuğunu göstermektedir. Geriye kalan %23 gözlemlenemeyen karanlık maddelerden oluşurken %72 ise evrenin genişleme hızının yavaşlaması gerekirken hızlanmasına neden olduğu düşünülen karanlık enerjiden oluşmaktadır.

Evrenin %75’i hidrojen, %25’i ise helyumdan oluşur.

Evren’in Şekli

Evren’in şekli ve sonlu olup olmaması yer çekimi ile genişleme hızının mücadelesine bağlıdır. Söz konusu yer çekiminin şiddeti ise evrendeki maddenin yoğunluğuna bağlıdır.

Evren’in yoğunluğu kritik yoğunluktan fazla olursa, kapalı (sonlu) ve küresel bir evren modeli oluşur. Evren’in genişlemesi durursa, evren küçülür ve galaksiler birbirlerine daha yakın hareket etmeye başlar. Bu durum gerçekleşirse “Büyük Patlama’nın” tam tersi olan “Büyük Çöküş” başlar.

Evren'in gerçek yoğunluğu kritik yoğunluktan daha az olursa, evrenin genişlemesini durdurmak mümkün olmaz, evren sonsuza kadar genişler. Bunun sonucunda da eyer şeklinde açık bir evren modeli oluşur.

Evren’in yoğunluğu kritik yoğunluğa eşit olursa, evren bir kağıt gibi düz ve sonsuz olur. Bu durumda, evrenin herhangi bir sınırı yoktur ve sonsuza kadar genişlemeye devam eder. Ancak genişleme oranı giderek sıfıra ulaşacaktır. Yeni ölçümler evrenin %2 hata oranıyla düz olduğunu göstermektedir.

Her ne kadar bu modeller verilmiş olsa da evrenin daha karmaşık şekillerde olması mümkündür.

Genişleyen Evren

1920’li yıllarda astronom Edwin Hubble, evrenin durağan olmadığını keşfetti. Büyük Patlama’dan sonra evrenin genişlemesinin hiç durmadığı fikrini ortaya attı.

Bir süre, genişlemenin madde çekimi nedeniyle yavaşladığı düşünüldü. 1998 yılında Hubble Uzay Teleskobu’ndan elde edilen veriler, uzun zaman önce evrenin bugünkünden daha yavaş genişlediğini ortaya koydu. Bilim dünyasında büyük bir sır olan karanlık enerji, evrenin daha hızlı genişlemesine neden oluyor.

KAYNAK: Büyük Patlama?dan günümüze Evren?in genişlemesi | Bilim.org
 
Üst Alt