• Hoşgeldin ziyaretçi , forumdan daha fazla yararlanmak için buradan üye olunuz...

Büyük Atatürk'ten küçük öyküler

  • Konbuyu başlatan simqe
  • Başlangıç tarihi
  • Cevaplar 3
  • Görüntüleme 8K

Okunuyor :
Büyük Atatürk'ten küçük öyküler

simqe

Kıdemli
Üye
Büyük Atatürk'ten küçük öyküler(1)
Kitap adı : BÜYÜK ATATÜRK'TEN KÜÇÜK ÖYKÜLER 1
Yazar : Süleyman Bulut
Dizi : Can Çocuk
Özgün dili : Türkçe
Özgün adı : BÜYÜK ATATÜRK'TEN KÜÇÜK ÖYKÜLER
Kitap türü : Çağdaş Türk Edebiyatı
ISBN : 978-975-07-1062-9
Sayfa sayısı : 148
Yayın tarihi : 2009

Mustafa Kemal’in nasıl Atatürk olduğunu biliyor musunuz? Ya sevdiği atının öyküsünü okudunuz mu hiç? Köpeği Foks’un matraklıklarını… Kesilen iğde ağacını aramaya çıkan Atatürk’ü… Onun çiftçilik serüvenlerini… En sevdiği çiçek olan al karanfilin öyküsünü okudunuz mu? Büyük Atatürk’ten Küçük Öyküler, sevilen yazarımız Süleyman Bulut tarafından derlendi ve kaleme alındı.



Büyük Atatürk'ten küçük öyküler(2)

Kitap adı : BÜYÜK ATATÜRK'TEN KÜÇÜK ÖYKÜLER 2
Yazar : Süleyman Bulut
Dizi : Can Çocuk
Özgün dili : Türkçe
Özgün adı : BÜYÜK ATATÜRK'TEN KÜÇÜK ÖYKÜLER 2
Kitap türü : Çağdaş Türk Edebiyatı
ISBN : 978-975-07-1080-3
Sayfa sayısı : 152
Yayın tarihi : 2009

Atatürk, Çankaya İlkokulu'na giden manevi kızları Sabiha ile Zehra'ya ne demişti? Paşa Bebek'in ilginç öyküsünü duymuş muydunuz, peki? Atatürk'ün yeni Türk harfleri için bir marş bestelettiğini biliyor muydunuz? Subaylıktan istifa ettiği gün giyecek sivil elbisesi olmayan Atatürk ne yapmıştı? 10. Yıl Marşı nasıl belirlenmişti? Bir Öğrencinin anı defterine Atatürk ne yazmıştı? Kullandığı imzalarını gördünüz mü hiç? Büyük Atatürk'ten Küçük Öyküler 2'yi, yazarımız Süleyman Bulut ana kaynaklardan derledi ve siz çocuklar için yeniden yazdı.
 

mopsy

Emektar
Üye
simqe-Büyük Atatürk'ten küçük öyküler
Arşive katmak lazım... Teşekkür ederim.
Merhaba!

Sn Simge,Sn.Kafka;
Yeniyilinizin sevdiklerinizle mutlu sekilde gecmesi dileklerimle.....

Süleyman BULUT'




Süleyman Bulut, 1954 yılında Beyşehir-Tolca Köyü’nde doğdu. İstanbul Üniversitesi, İktisat Fakültesi’ni bitirdi. Tiyatroyla ilgilendi. Radyonun çeşitli programları için oyunlar, metinler, televizyon için masallar yazdı. Küçümen Karcık ve Aloş adlı çocuk oyunlarıyla Milliyet Sanat Dergisi’nin Çocuk Oyunu Yarışması’nda (1976) başarı ödülü aldı. Aynı yıl Dost adlı oyunuyla Hürriyet gazetesinin düzenlediği Muhsin Ertuğrul Oyun Yarışması’nda başarı ödülü aldı. Yayımlanmış olan kitapları: Sarıtay, Kar Tanesi, Kahraman, Aloş Emeğin Resmini Çiziyor, Sınıfımızın Resmi ve Mavi Çocuk, Binbir Gece Masalları-Gemici Sindbad, Oklu Kirpi ile Konaklı Kaplumbağa, Büyük Atatürk’ten Küçük Öyküler, Kocaman Küçük Deniz, Yıldızlı Alfabe.

Atatürk'ün Yadigarı

Atatürk'ün cebinden saat çıkarıp armağan ettiği çocuklardan biride küçük Altan'dır. 1937 Haziran ayında İstanbul da ünlü Park Otel'de , küçük Altan'la konuşmalarından duygulanan Atatürk, değerli saatini vererek onu da ödüllendirmiştir. Bu olaydan iki yıl sonra (1939) Galatasaray Lisesi'nin ilk okul bölümünde okuyan küçük Altan, yaşantısındaki bu mutlu olayı bir gazeteciye şöyle anlatmıştır.

"İstanbul, 1937 Haziran. O gece erken yatmıştım. Annem, teyzesinin oğlu ile eve dönerken, Park Otel'in önünde bir kalabalık görmüşler. Atatürk'ün orada olduğunu anlayınca içeri girmişler. Derken annemin aklına ben gelmişim. Ağabeyime:

"Altan'ı çağıralım demiş. Gece yarısı karyolamı biri sallıyordu, gözlerimi açtım, karşımda Etem Ağabeyim:
'Çabuk Altan'

'Ne var?'

'Seni Atatürk'e götüreceğim'

Rüya görüyorum sandım.
'Atatürk mü? Ağabey beni aldatıyorsun. Atatürk gözle görülür mü hiç? Daha o zaman 6 yaşındaydım. Okula bile gitmiyordum.

Anneme bazen sorardım:
'Anne Atatürk kimdir?

'Büyük adamdır'

'Büyük adamlar bizim gibi yer bizim gibi konuşurlar mı?' Ağabeyim böyle gece yarısı 'Seni Atatürk'e götüreceğim' deyince,anneme sorduğum şeyler birer birer aklıma geldi. Onun için inanamadım:

'Hiç Atatürk gözle görülür mü?'

Fakat ağabeyim: 'Vallahi atmıyorum, kalk! 'deyince fırladım.

'Şimdi Atatürk'ü görecek miyim?'

'Göreceksin!'

Artık iyice inanmıştım. Çabucak giyindim. Park otele gittik. Gittik ama Atatürk'ü hemencecik göremedim. Bir çok adamlar etrafını sarmışlardı. Annem beni kucağına alarak kalabalık arasında onu bana göstermeye çalışıyordu. En sonunda, iki kişinin omuzları arasından başımı uzatarak baktım. Bakar bakmaz da:

'Aaaaa anne , işte Atatürk! 'diye bağırdım.

Derken Atatürk eli ile bir işaret yaptı. Bu işareti yaparken anneme doğru bakıyordu. Fakat annem dalmıştı farkında olmadı. Atatürk bir daha işaret etti. Annem bu işareti de görmeyince yüksek sesle yaverine emir verdi:

'Hanıma söyleyin, lütfen yanındaki çocuğu buraya göndersin.'

A! Gösterdiği çocuk bendim. Atatürk beni çağırıyordu. Annem ne yapacağını şaşırmış her tarafı titriyordu,bana:

'Haydi Altan koş! Atatürk'e git' dedi. Ama onunla nasıl konuşacağını bana öğretmedi. Zaten vakitte yoktu ki�

Ben büyük bir adam gibi Ata'nın huzuruna çıktım, hemen sarılıp iki elini birden öptüm. O sordu:

'En çok kimi seviyorsun bakayım, anneni mi,babanı mı?' hemen atıldım:

'Ben en çok seni severim' 'Atatürk olduğum için mi?'

'Evet'

'Ne yaptım ki bu kadar çok seviyorsun?'

'Düşmanları denize döktün. Memleketi sen kurtardım.' Dedim.

Beni masanın üzerine çıkararak etrafındakilere gösterdi ve :

'Ne sevimli çocuk değil mi?' sonra beni sevip okşadı:

'Büyüdüğün zaman ne olmak istersin?'

Amcam Mualla tayyareci idi. Aklıma geldi:

'Tayyareci olacağım' dedim.

Atatürk o zaman kulağıma eğilerek şu sözleri söyledi:

'Çocuğum sen ne tayyareci, ne mühendis,ne de doktor olma. Büyük adam ol.'

'Söyle bakayım: Büyük adam olacağım de'. Ben tekrar ettim.

'Büyük adam olacağım'

'Aferin çocuğum'.

Atatürk, o gece hep benimle ilgilendi bilmem böyle ne kadar yanında kalmıştım. Galiba sabah oluyordu. Bir aralık:

'Dur' dedi,

'Sana bir hediye vereyim'

Annemim, 'kimseden bir şey alma 'diye sıkı sıkıya tembih ettiği aklıma geldi. 'Teşekkür ederim. Ben bir şey istemem,sonra annem darılır' dedim. Ben bunu söylerken, Atatürk elini cebine sokmuştu. Oradan çıkardığı bir saati,kordonundan tutarak boynumdan geçirdi.

'İleride büyüdüğün zaman kullanır, beni hatırlarsın' Ayrılırken tekrar anlımdan öptü. 'Bu günden sonra sen benim çocuğumsun. Verdiğin sözü unutma�Çalışıp çabalayacak büyük adam olacaksın ha!'

Atatürk'ün Altan' a verdiği değerli saate ilgili olarak da Altan 'ın annesi Bayan Didar, aynı gazeteciye şu bilgileri vermiştir:

'Atatürk'ün hediyesini o geceden beri,canımız gibi saklıyoruz. İlk zamanlar maddi değeri hakkında bir fikrimiz yoktu. Sonra onu bir kuyumcuya gösterdik. Onbeşbin lira değer biçti. Ziraat bankasında saklanan saat o gün için masanın üzerindeydi. İki buçuk mm kalınlığında, som platin bir saat bu. Gene platinden yapılmış kordona takılı,iki ucu mor yakutla kaplanmış platin bir kalemi de var. Saatin üzerinde gayet ince bir yazı ile şunlar okunuyordu:

-Turhal Şeker Fabrikası -arkasında da Gazi Mustafa Kemal'in ilk harfleri GMK. 'Fakat bizce onun en büyük kıymeti Atatürk'ün yadigarı oluşudur. Altan' ın üzerine nasıl titrediğini bir görseniz.' Küçük Altan, Atatürk'ün hediye ettiği bu saati büyüdüğü zaman annesinden alıp kullanacakmış. Sordum:

'Atatürk'e verdiğin sözü unutmuyorsun değil mi?' 'Unutmuyorum. Mutlaka büyük adam olacağım. Karnemde hiç kırık numaram yok'
 

simqe

Kıdemli
Üye
Merhaba!

Sn Simge,Sn.Kafka;
Yeniyilinizin sevdiklerinizle mutlu sekilde gecmesi dileklerimle.....
Yeni yıl dileklerin ve konuya kattığın güzellik için teşekkür ederim:))

seninde yeni yılın kutlu olsun..
 
Üst Alt