Bütün İnsanlar Deli Doğar; Bazıları Öyle Kalır

Hepimiz deli olarak doğarız. Sonra ahlak ediniriz; durgunlaşıp aptallaşır ve mutsuz oluruz. Sonra da ölürüz.diyen Lawrence Durrell' in bu muhteşem sözüne kulak vermeyen akıllılar, deliliğe dair kırıntıları keşfedip tekrar birleştirmek için, hâlâ, neyi beklemekteler?

Hepimiz zaten deli doğduk; yalnızca bazıları deli kalmayı başardı, hükmedebildikleri akıllarıyla.

Ya siz, onlardan mısınız?
 
Merhaba

Bu konuya cevap olarak;
Peder "ERASMUS, Desiderius"un
Deliliğe Övgü/
"Morias enkomion seu laus stultitiae"

adli kitabindan bir alinti yazayim...

'deli olmak kendini tutkuların akışına bırakmaktır.
deli kendi zararına olarak bilge olmayı öğrenir.
bütün taşkın tutkuları delilik doğurur.
çünkü bir deli ile bir bilge arasında ki fark
birincisinin tutkularına,
ikicisinin ise aklına boyun eğmesidir.

bence delilik cinsine ne kadar sahipsek o nispetlede de mutluyuzdur.
ki herkes şahit, köyün delisinin fırlattığı taş çooook uzaklara gitti.
"

BUNA KARSILIK
INCILDEN (!?) BIR AYET


Mezmur 53, ”Deli yüreğinden tanrıyı inkar edendir”

[O halde deli tanrı tanımaz (ate)’dir. İncil’in son kitabında, şeytan’ın bin yıl süreliğine zincirlendiği fakat sonra bir süre için serbest bırakılması gerektiği yazar. Yani ikinci bin yılın başında onun hükümranlığı başlayabilir. Şeytan avını seçer, onun içine girer, ve kişi cinlere perilere karışır. Aziz Thomas d’Aquin “Şeytan, karışmışlarda gördüğümüz gibi, hayali karıştırır, aklın kullanımını hepten durdurur” ]!!!!!
 
Üst Alt