• Hoşgeldin ziyaretçi , forumdan daha fazla yararlanmak için buradan üye olunuz...

Bülbülün güle aşkı

Okunuyor :
Bülbülün güle aşkı

seguka

Amatör
Üye
Hz. İbrahimin, Nemrud tarafından ateşe atıldığını, ehlî ve vahşî hayvanlar dahi, Allâh Teala'nın ihsan ettiği bir his ile idrak etmiş oldukları için, onlar da ağlamakta, feryad etmektedirler.
İşte bülbül ağlıyor... ve ortasının gülistan oluşundan bî-haber, etrafı hâlâ kor ve alev halindeki büyük ateşe doğru koşuyor. Cenab-ı Hak Cebraile (a.s.) emrediyor:

- Ey Cebrail koş, Nemrud'un ateşine doğru uçan bülbülü tut, ne istiyor, sor.

Cibrîl yetişiyor, ateşe varmak üzere olan bülbülü tutuyor ve soruyor:

- Küçük kuş, burada işin ne? Bülbül ağlayarak cevap veriyor:

- Allah'ın Halîl'ini(dostunu) ateşe attılar; madem ki ben onu kurtarmaya kadir değilim, bari ben de onunla beraber yanayım, diyorum.

Cebrail aleyhisselam bülbüle:

- Gel, diyor ve İlahî tecelliyi ona gösteriyor... Bülbül şimdi ne yapsın?.. Feryadı dinmiştir. Sevincinden mesttir. Dili tutulmuştur. Kıyamete kadar böyle kalabilir. Cenab-ı Hak Cibrîl'e yine emir veriyor:

- Bülbüle söyle: Benden ne dilerse, şimdi dilesin.

- İste bülbül, Rabbinden, ne isteyeceksen iste!..

Bülbül dile geliyor:

- Ben, diyor, kendimi bildim bileli, Rabbimin zikri ile meşgulüm. İşittim ki, Rabbimin bin bir güzel ismi varmış; ama ben, sadece yüz birini biliyorum. Diğer dokuz yüzünü de öğrenmek isterim.

Bülbülün dileği, derhal kabul edilmiş, bilmediği Esmâ-i Hüsnâ'yı da hemen öğrenivermiştir... Ve şimdi bülbülün vazifesi var: Cibrîl bülbülü alıyor; nârın, nûr olduğu yere, Hazret-i İbrâhim'in bulunduğu gülistana koyuyor ve ona ırmağın kenarındaki gül ağacını göstererek;

- Bülbül, diyor, senin yerin burası.

Bülbül, güle konmuştur. Ötüyor... ötüyor... ötüyor...

İşte bülbülün güle muhabbeti böyle başlar.

Şimdi o, her seher vakti konacak bir gül dalı bulur, öter, öter, öter... Baygın düşünceye kadar...
 

Venhar

1. Hikaye yarışma birincisi, 2. Avatar yarışma bir
Üye
Bülbül küstü güle.
"Saatlerce ötüyorum başucunda,senden hiçbir ses gelmiyor, ben yapacağımı bilirim!" dedi.

İntikam alırcasına lalenin başında ötmeye başladı. Gül duysun ve kıskansın diye sesini iyice yükseltti bülbül.

... Karanfil, papatya, menekşe, kardelen..
Çiçek adına ne varsa hepsi lalenin başına toplandı.
Kıskandılar laleyi, kimse anlamadı, neden, birden kıpkırmızı oldu lale.

Bülbül iyice coştu.
Saatlerce öttü. Sesi kesildi. Artık ötecek hali kalmamıştı..

Döndü..
Lakin gül ortalarda yoktu..
Telaşlandı..
Gözyaşları içinde orkideye sordu:
"Gülüm nereye gitti?"

"Az önce öldü." dedi orkide.

Bin pişman bülbül. "Ama ben kıskandırmak istemiştim sadece.." dedi.

Gözyaşlarını usulca sildi orkide ve belki de en bilge duruşuyla dedi ki:

"Hata yaptın bülbül ! Gül kırmızısını senin ötüşünden alıyordu. Sen gidince ne kırmızı gül kaldı,ne de gül. Şimdi nerede kırmızı bir lale görürsen bil ki bir gül daha ölmüştür!.."

Facebook
 
Üst Alt