• Hoşgeldin ziyaretçi , forumdan daha fazla yararlanmak için buradan üye olunuz...

Boraltan köprüsü faciası

  • Konbuyu başlatan ümmi
  • Başlangıç tarihi
  • Cevaplar 0
  • Görüntüleme 1K

Okunuyor :
Boraltan köprüsü faciası

ümmi

Kıdemli
Üye
BORALTAN KÖPRÜSÜ FACİASI

İkinci Dünya Savaşı başladığında, Rusya, Türkiyenin savaşa girme ihtimaline karşı sınıra yığınak yapıyordu. Azeri askerler, böyle bir durumda iki ateş arasında kalacaklarını, Türk askerine kurşun sıkmayacaklarını biliyorlar ve uygulanan komünist sistemin zulmünden şikayetçi olduklarından, fırsatını bulup da sınır karakollarımıza gelip teslim oluyorlardı.. Azerilerden başka, Ermeniler, Gürcüler hatta Ruslar bile sınırı geçip Türk karakollarına sığınırlar. Sayıları gittikçe artar. Bu sığınmacılar Yozgatta kurulan bir kampta toplanırlar ve iade edildikleri 1945 yılına kadar burada kalırlar.

1945 de Savaşın sona ermesi üzerine, Türkiye ,Mültecilerin Rusyaya iadesine karar verir.
Kampta 35 Azeri ve 5 Rus bırakılır. Sebebi sorulduğunda Ankaradan gelen emir böyle denilir. Adları okunanlar önce cemselerle Yerköy istasyonuna, oradan da trenle Karsa götürülür.
Mülteciler, kendilerine serbestlik verileceği ümidiyle yaşarken, Rusyaya iade edilmeleri onları şoke etmiştir. Yol boyu verilen yemekleri yemezler. Tren Erzurumu geçtiğinde, biri Özbek, 11 i Rus 12 kişi, vagon demirlerini keserek, firar eder. Azeriler ise kaçma teklifini reddederler.

Iğdırın ilerisindeki Boraltan Köprüsü üzerinde Ruslara teslim edilen mültecilerin sayısı konusunda çeşitli rakamlar telaffuz edilir. 160, 187 denildiği gibi 210 diyenler de vardır. Bunların 80 i Azeri, diğerleri Ermeni, Gürcü, Rus ve diğer Türk topluluklarındandır.
Kızıl Orduya teslim edilen sığınmacıların hali, Türkiye tarafından dürbünle seyredenlerin ifadesine göre şöyle cereyan etmiştir ;

Sovyet askerleri, etraflarını sardılar. Düz bir çayırlığa götürdüler. Gümrü tarafından bir otomobil geldi. Arabadan iki adam indi. Gençleri toplayıp, ellerini kollarını sallayarak bir şeyler konuştular. Ama ne konuştukları bilinmiyor. Yarım saatlik bir konuşmanın ardından Gümrü tarafından üç tank çıktı. Hepsini üç sıraya dizdiler. Sadece iki kadını ayırıp otomobil ile gönderdiler. Tanklarla sıra başlarından gençleri acımadan ezmeye başladılar. Kaçmaya çalışanları askerler süngüleyip tankların altına atıyordu. Onları oracıkta katlettiler. (Kadir Dikbaş Zaman 36 Şubat 1990)


Bu hadise Azeriler arasında derin üzüntüye yol açtı. Anavatan deyip sığındıkları ülkeden çıkartılarak Kızıl Ordunun süngü ve paletleri altında can vermeleri gönüllerde, bu güne kadar silinmez yaralar açtı.
Sovyetlerin dostluğunu kazanmak için İsmet İnönünün emriyle Türkiyeye sığınan askerlerin, Rusyaya iadesi, Türkiyeye bir şey kazandırmadığı gibi, Azeri kardeşlerimizin gönüllerinde derin bir yara açtı. Azeri Almas Yıldırımın yazdığı şiiri onların bu kederlerinin ürünüdür.

Dönek Kardeş

Türk denince özü, sözü merd olur,
Dost deyince ayrılmaz bir ferd olur,
Kardeş deyip dara düşsem, sığınsam
Şimden gerü bu bana bir derd olur!
Ben ne diyen bu vefasız dağlara?
Öz kardeşi dönek olan ağlar a

Türk O Altayların dünkü eri mi?
Yoluna can koydum, verdim serimi.
Düştüğü ağlardan kurtulsun diye
Serdim ayağına doğma yerimi
Kardeş armağanı dökülen kanlar,
Bana mükâfat mı giden kurbanlar?

Ben diyordum: Kayıhan dır soyumuz,
Bir kaynaktan varlığımız, boyumuz.
Dilim dili, yolum yolu, emel bir,
Bir bayrakta, yıldızımız, ayımız
Azeri, Türk, Türkmen Var mı ayrılık?
Nerden doğdu bu imansız gayrılık?

Alnımın yazısı karadır, kara
Karadan bir mendil yolladım yara;
Yol uzun, il uzak, yetişmez eller
Türklüğün kanayan kalbini sara
Felek kıymış beslenen bu dileğe,
Lanet Türkü hançerleyen bileğe

Bir suç mu düşmana göğüs gerdiğim?
Günah mı Türklüğe gönül verdiğim?
Rusların açtığı yaradan derin
Anayurtta öz kardeşten gördüğüm
Seslenseydim, ses çıkardı her taştan,
Ne beklersin sağırlaşan bir baştan?

Kaçtır eli kanlı çıktı oyunda,
Ne bilem kahpelik varmış soyunda?
Girdiğim öz yurttan döndürülürken,
Kanımın aktığısınır boyunda
Açan lalelerden bir çelenk örsem
Türklük dünyasına armağan versem.

Almas YILDIRIM - AZERBAYCAN
 
Üst Alt