Bölge farklılığı evliliğe engel mi?

  • Konbuyu başlatanbursali68
  • Başlangıç tarihi
Evlilik,bir kurum olarak algılandığında ki tüm toplumlarda bu böyledir,evlilikte kişilerin içlerinde bulundukları gurupların,statülerin...önemi vardır.Tabii ki sonuçta bir yere kadar önemi vardır.Oyüzden yukarıdaki yazıya kendi şahsi görüşümü kısaca yazmak isterim.

Görücü usulüyle evlenmek suç mu?​

Görücü usulü evlenmek suç mu başlığı bence yanıltıcı bir başlık,çünkü çok yakın zamana kadar zaten evliliklerin büyük bir çoğunluğu görücü usulü olmakta idi ve halen de bu tür evlilikler azımsanmayacak ölçüdedir.Ancak burada suç mu değil mi sorgulaması yerine mutlu olunabilir mi olunamaz mı sorgulaması daha doğru diye düşünüyorum.

Evlilikler ister geçmişteki gibi görücü usulü olsun,ister belli flört devresinden sonra olsun her ikisindeki amaç mutlu bir aile olabilmektir.Ve de her iki şekilde de mutlu aile olunabildiği gibi,her iki şekildeki evliliklerin sonu hüsranla da bitebilmektedir.Önemli olan eşlerin ne kadar paylaşımcı ve zorlukları beraberce karşılayabilme güçleri olduğudur.

Mutlu olunsun da ister görücü usulü olsun ister flört devresinden sonra olsun " Allah bir yastıkta kocatsın ".

Bölge farklılığı evliliğe engel mi?​

Bölge farlılıkları eşler ve ailelerin arasında örf/adet/gelenek farklılıklarını beraberinde getirmektedir.Aslına bakılırsa çok küçük bir sorun gibi görünmesine rağmen bence büyük bir sorundur,özellikle evliliğin ilk 8 yılında.Çünkü boşanmaların geneli ilk 8 yılda gerçekleşmektedir.Bu tarihe kadar farklılıklar çözülebilirse ne ala o evlilik devam eder.Yani sıkıntılı bir durum farklı bölgelerden olmak.

Mezhep farklılığı​

Mezhep farklılığı ne kadar sorun olur eşler arasında fazlaca yorum yapamam,mezhepleri tasvip etmeyen biri olarak,ancak genel anlamda itikatta aynılık çok büyük mutsuzluk çıkarmasa gerek diye düşünüyoruz.Çünkü arada sadece küçük ve aşılabilecek ayrıntılar vardır,bence çok büyük sorun yaratmayacaktır görüşündeyim.

Eğleniyor mu, evleniyor mu?​

Aslında son madde olarak değerlendirebileceğim en önemli maddedir diye düşünüyorum.Aile olabilmeye hazır olamayan,bunu bir eğlence,oyun gibi görenlerin sonrasında hele ki çocuk sahibi olduklarında büyük sorunlar yaşayabileceğini düşünüyorum.Ancak bunun yaş ile ilgili olduğunu pek sanmıyorum,önemli olan kişilerin eğitimleri,duyarlılıklarıdır derim.Eğlence ile evlenmeyi karıştırmamak çok önemli demek durumundayım.

Müslüman kız, gayr-i müslim erkek​

Geniş konulardan biri,üzerinde belki de en çok tartışılan ve de düşünülen konulardan biridir.Öncelikle yazıda geçen " Müşrik ve Ehl-i Kitap " kimdire bakmak gerektiğini düşünüyorum ;

MÜŞRİK : islam dinine gore inanmayan, inanmadigi gibi inananlara karsi agresif hareketlerde bulunan, saldiran
MÜŞRİK : muslumanlikta kendilerini yada baska bir insani allah ile es koyan insanlar.
Kaynak : ehl-i kitap - ekşi sözlük

MÜŞRİK​

Arapça kökenli bir kelime olan "şirk", sözlükte ortak kabul etmek, ortak koşmak anl***** gelir. İslam dini kavramıdır.
Şirk, İslam dininde Allah'a eş ve ortak koşmak, isnad etmek, O'nun şeriki olduğunu söylemektir. Şirk için "tevhid"in zıttı, zıt kavramı diyebiliriz. Dinin itikadi esaslarından herhangi birini inkâr etmek "küfür" olduğu için, itikadın ilk esası olan "Allah'ın birliği, tevhid" esasına karşı gelmek ve inkâr etmek olan şirk, küfürlerin en büyüğüdür. Görüldüğü gibi küfür daha genel bir kavramdır; her şirk küfürdür, ama her küfür şirk değildir. Örneğin İslam'a göre, Allah'a ortak koşmak, şirktir ve küfürdür; fakat, ahiret gününe veya meleklere inanmamak sadece küfürdür, şirk değildir ve şirk olarak adlandırılamaz. Müşrik, şirk koşan demektir, ve her müşrik kafirdir, ama her kafir müşrik olmak zorunda değildir.
İslam dininin kutsal kitabı olan Kur'an-ı Kerim'e göre Allah'a şirk koşmak güahların en büyüğüdür, en büyük zulüm ve adaletsizliktir. Şirkin islam alimlerine göre beş çeşidi vardır:
Şirk-i istiklâl:Düalist, ikici, Tanrı anlayışıdır, "iki müstakil ilah"a inananların şirkidir. Mecûsilik - Zerdüştçülük ve Manihaizm örnek olarak verilebilir.
Şirk-i teb'iz:Allah'ın bir olduğunu söylemek ve kabul etmekle beraber, O'nun ilahlardan mürekkeb olduğuna inanmaktır. Hristiyanların, "Birde üç" - teslis inancı bu çeşit şirkin örneğidir.
Şirk-i takrîb:Allah'ın bir olduğunu kabul etmekle beraber, Allah'a yakınlık sağlamak için aracılar kabul etmektir. İlk dönemlerdeki cahiliyye araplarının şirki bu çeşittir, zira onlar bir olan Yaratıcıyı, Allah'ı kabul etmekle beraber, Allah'a yakınlık sağlayacağına inandıkları putlara tapıyorlar - insanın tek başına, aracısız, Allah'a yaklaşamayacağını, tapamayacağını iddia ediyorlardı.
Şirk-i taklîd:Ataların dinine taklîdi biçimde inanmak, onların yanlış inancını taklîd ederek şirk koşmaktır. Son dönem cahiliyye araplarının şirki bu çeşittir.
Şirk-i esbâb:Yaratıcıyı inkâr eden şirk çeşididir. Bu çeşit şirkte, her şeyin Yaratıcının yaratmasıyla oluşmadığı, maddenin kendi kendisinin sebebi ve yaratıcısı olduğuna inanılır. Natüralist ve materyalist inanışlar bu türden bir şirke girerler.
Müşrik terimi ise Şirk işleyen, şirk yapan manasındadır. Şirk bir tür küfür olarak tanımlandığı için her müşrik aynı zamanda kâfir (küfür işleyen) olarak da tanımlanır.
Müşrik sözcüğü İslam dininin kutsal kitabı olan Kuran-ı Kerim'de geçmektedir:

''قل صدق الله فاتبعوا ملة ابراهيم حنيفا و ما كان من المشركين''
"De ki: 'Allah doğru söyledi. Öyleyse Allah'ı bir tanıyan (Hanif)ler olarak İbrahim'in dinine uyun. O, müşriklerden değildi.'"[1] (Al-i İmran Suresi, 95. ayet)
Kaynak :Vikipedi

EHL-İ KİTAP : kuran-ı kerim'de kendilerine kitap verilenler (islamdan önce) anl***** gelir. yani museviler ve hristiyanlar'ın kastedildiği söylenebilir.

EHL-İ KİTAP :İslâm literatüründe yahudiler ve hristiyanlar için kullanılan bir tâbir, kitab ehli.
Kur'ân-ı Kerîm, birçok yerde yahudiler ve hristiyanlardan, ehl-i kitap diye bahseder; hadislerde de bu tâbir sık sık kullanılmıştır. Böylece vahiy yoluyla nâzil olmuş Tevrat, Zebûr ve İncil'e sahip bulunan yahudiler ve hristiyanlar, bu kitaplar tahrif edilmiş olmasına rağmen, müşriklerden ayırdedilmiş ve kendilerine farklı bir statü tanınmıştır.
EHL-I KITAP

Tanımlamalarına baktıktan sonra yazıdaki ayetlere bakalım derim ;

MAİDE​

5. Elyevme ühılle lekümüt tayyibat ve taamüllezıne utül kitabe hıllül leküm ve taamüküm hıllül lehüm vel muhsanatü minel mü'minati vel muhsanatü minellezıne utül kitabe min kabliküm iza ateytümuhünne ücurahünne muhsınıne ğayra müsafihıyne ve la müttehızı ahdan ve mey yekfür bil ımani fe kad habita amelühu ve hüve fil ahırati minel hasirın

5. Bugün size temiz ve iyi şeyler helâl kılınmıştır. Kendilerine kitap verilenlerin (yahudi, hıristiyan vb. nin) yiyeceği size helâldir, sizin yiyeceğiniz de onlara helâldir. Mümin kadınlardan iffetli olanlar ile daha önce kendilerine kitap verilenlerden iffetli kadınlar da, mehirlerini vermeniz şartıyla, namuslu olmak, zina etmemek ve gizli dost tutmamak üzere size helâldir. Kim (İslâmî hükümlere) inanmayı kabul etmezse onun ameli boşa gitmiştir. O, ahirette de ziyana uğrayanlardandır.

BAKARA​

221. Ve la tenkihul müşrikati hatta yü'minn* ve le emetüm mü'minetüm hayrum mim müşriketiv ve lev a'cebetküm* ve la tünkihul müşrikıne hatta yü'minu* ve le abdüm mü'minün hayrum mim müşrikiv ve lev a'cebeküm* ülaike yed'une ilen nar* vallahü yed'u ilel cenneti vel mağfirati bi iznih* ve yübeyyinü ayatihı lin nasi leallehüm yetezekkerun

221. İman etmedikçe putperest kadınlarla evlenmeyin. Beğenseniz bile, putperest bir kadından, imanlı bir câriye kesinlikle daha iyidir. İman etmedikçe putperest erkekleri de (kızlarınızla) evlendirmeyin. Beğenseniz bile, putperest bir kişiden inanmış bir köle kesinlikle daha iyidir. Onlar (müşrikler) cehenneme çağırır. Allah ise, izni (ve yardımı) ile cennete ve mağfirete çağırır. Allah, düşünüp anlasınlar diye âyetlerini insanlara açıklar.

MÜMTAHİNE​

10. Ya eyyuhelleziyne amenu iza caekumulmu'minatu muha ciratin femtehınuhunne allahu a'lemu biiymanihinne fein 'alimtumuhunne mu'minatin fela terci'uhunne ilelkuffari la hunne hıllun lehum ve la hum yehıllune lehunne ve atuhum ma enfeku ve la cunaha 'aleykum en tenkıhuhunne iza ateytumuhunne ucurehunne ve la tumsiku bi'ısamilkevafiri ves'elu ma enfaktum velyes&elu ma enfeku zalikum hukmullahi yahkumu beynekum vallahu 'aliymun hakuymun.

10. Ey iman edenler! Mümin kadınlar hicret ederek size geldiği zaman, onları, imtihan edin. Allah onların imanlarını daha iyi bilir. Eğer siz de onların inanmış kadınlar olduklarını öğrenirseniz onları kâfirlere geri göndermeyin. Bunlar onlara helâl değildir. Onlar da bunlara helâl olmazlar. Onların (kocalarının) sarfettiklerini (mehirleri) geri verin. Mehirlerini kendilerine verdiğiniz zaman onlarla evlenmenizde size bir günah yoktur. Kâfir kadınları nikâhınızda tutmayın, sarfettiğinizi isteyin. Onlar da sarfettiklerini istesinler. Allah'ın hükmü budur. Aranızda O hükmeder. Allah bilendir, hikmet sahibidir.

Tanımlamalara ve ayetlere baktığımızda " müşrikler " ile evlenilmemesi gerektiği vurgulanırken,Ehl-i Kitap ile evlenilmemesini çarpıcı şekilde vurgulanmadığı görülmekte.

Şu tanımlama doğru sanırım " Her müşrik kafir,ancak her kafir müşrik değildir,ve ayrıca Ehl-i Kitap ile Müşrik tanımını Kur'an ayırmıştır.Bundan dolayı Hristiyan ve Yahudilerle evlenmede bir sakınca yoktur diye düşünüyorum.Ancak yazıdaki bir vurguya aynen katılıyorum,herkes kendi dinini korumalı yani Ehl-i Kitap biriyle evlenen ister bayan ister bay müslüman olsun dinini kaybetmemelidir,diye de düşünüyorum ayrıca.

Önemli bir konuyu yansıttığınızdan teşekkür ediyorum Sn.RABİA Hnm.
Sağlıcakla kalınız.
 

Benzer konular ↴

Benzer konular ↴

Üst Alt