Bir Ülkenin İtibarı Nasıl Sağlanır

Bir Ülkenin İtibarı Nasıl Sağlanır?

Ülkelerin itibarlı olup olmaması demokratik olup olmadığına, demokrasisinin nasıl işlediğine, işletildiğine bağlıdır.

Bir ülkenin itibar görmesi için gerçek anlamda demokrasiyi özümsemesi ve eksiksiz uygulaması gerekir.

Bir ülkenin itibarı, o ülkenin halkına verdiği değerlerle ölçülür. Bu değerler ise demokrasinin gereği olan hak ve özgürlüklerin tamamıdır.

Ülke olarak halkına demokratik değerleri layık görürsen, diğer ülkeler tarafından da saygı görür, onurlandırılır, imrenilecek bir konuma gelirsin.

Şayet ülkeni ve dolayısıyla halkını demokrasiden yoksun bırakarak adalet, hak ve değer zaafına uğratırsan, ne ülkeni ne de halkını saygınlığa eriştirebilirsin.

Devlet olarak halkını bu tür demokratik hak ve özgürlüklerden yoksun bırakırsan, başkalarının düşüncesine ve yorumuna gerek kalmaksızın kendi kendini itibarsızlaştırmış olursun.

Dolayısıyla ülkeni ve halkını itibarlı, saygın ve değer bakımından seviyeli bir noktada tutmak istiyorsan, insanlığı yücelten ve insanlık için en temel değer olan demokrasiyi tam anlamıyla uygulamalı, kaçınılmaz kılmalısın.

Peki, nedir demokrasi, demokrasiden ne anlamalıyız?

Demokrasi, genel ve evrensel anlamda yurttaşların eşit haklara sahip olması, insana verilen sosyal, siyasal ve kültürel değerlere ilişkin bir takım Temel Hak ve Özgürlüklerin insan hayatına uyarlanması ve bunun anayasayla güvence altına alınmasıdır.

Temel Hak ve Özgürlükleri ise şu şekilde sıralayabiliriz:

• Seçme ve Seçilme hakkı: Hiçbir farklılık göstermeksizin tüm yurttaşların seçme ve seçilme hakkına sahip olmasını sağlamak.

• Yargı Bağımsızlığı: İktidarların yargı sistemine en küçük müdahalesine dahi fırsat vermemek, yargıyı tamamen özgür kılmak, bağımsız ve özerk hale getirmek.

Düşünce Özgürlüğü: Halkın düşüncelerini özgürce ve gönül rahatlığı içinde ifade etmesini sağlamak, tüm düşüncelere eşit mesafede durmak, düşünce yapısından dolayı farklılıkları ötekileştirmemek.

Laiklik: Din ve devlet işlerini ayrı tutmak, din ve vicdan özgürlüğünü hâkim kılmak, tüm dini inançlara eşit mesafede durmak, dinleri ekonomik anlamda devletten bağımsız kılmak.

Eşitlik: Tüm yurttaşların yasalar karşısında eşit olmasını sağlamak, devlet imkânlarından eşit yararlanmasına imkân sunmak, yurttaşlara mutlaka iş alanları sağlayarak herkesi iş sahibi yapmak, kimilerine köşeyi döndürürken kimilerini aç bırakmamak.

Sendika Hakkı: Ülkenin dinamikleri ve varlık kaynağı olan emekçilerin haklarına sahip çıkması ve sömürücü güçlere karşı yaşam haklarını korunması için sendikal örgütlenmeleri güvence altına almak.

Grev Hakkı: Emekçilerin bir noktada sıkışma durumunda grev yapmasını sağlamak ve devlet olarak grevcilerin haklarının korunup kollamasına yardımcı olmak.

Gösteri Yürüyüşleri: Kitlelerin sorunlarını, sıkıntılarını, isteklerini, seslerini duyurması için bu yürüyüşleri izin almaksızın istedikleri yerde yapmalarını sağlamak ve provokatörlüklere karşı bu kitleleri korumak.

Baraj Sisteminin Kaldırılması: Seçim sistemimizde yer alan yüzde onluk baraj uygulaması dünyanın en geri kalmış ülkelerinde bile uygulanmamaktadır. Bu aynı zamanda hak ve özgürlükler önündeki en büyük engeldir. Kitlelerin kendilerini mecliste ifade etme hakkını gasp eden bu gerici anlayışı kaldırmak.

Halkların Manevi Eşitliği: Ülke yurttaşlarının farklı halklardan oluştuğunu göz ardı etmemek, tüm halklara talepler doğrultusunda eşit yaklaşmak, manevi değerlere eşit mesafede durmak, birilerini kucaklarken diğerlerini reddetmemek.

Eğitim Sisteminin Özgürleşmesi: Eğitim sistemini bilimsellik üzerine kurarak özgür kılmak, zorunlu din derslerinin kıskacından kurtarmak, laik ve bilimsel bir yöntem doğrultusunda eğitim-öğretim müfredatı geliştirmek.

Demokrasinin olmazsa olmazlarından bazılarını yukarıda anlatmaya çalıştım. Aslına bakarsanız baraj sistemi hariç diğer maddelerin hepsi anayasamızda mevcut. Fakat iktidarda bulunan ve diktatörlük hevesinde olanların bu maddelere kesinlikle uymadığını görmekteyiz.

Üstelik Anayasa’da mevcut olmasına rağmen hak ve özgürlükler doğrultusunda bu maddelerin gereğini yerine getiren emekçiler için her türlü şiddet uygulanmakta, hatta vandalizm, çapulcu, ayyaş, terörist, vatan haini gibi yakıştırmalar yapılmaktadır. Oysa demokrasi düşmanlarının anayasanın insanlara vermiş olduğu hakları anlamaya çalıştıklarında, o çirkin yakıştırmalara kendilerinin layık olduklarını göreceklerdir.

Sözün kısası, ülke olarak itibar görmek diktatörlükle, saraylarla, lüks arabalarla, modern özel uçaklarla değil, demokrasinin gereği olan Temel İnsan Hak ve Özgürlüklerin eksiksiz yerine getirilmesiyle mümkün olabilir ancak.

SOSYALİST
 
Son düzenleme:
Üst Alt