• Hoşgeldin ziyaretçi , forumdan daha fazla yararlanmak için buradan üye olunuz...

Bir katilden kahraman yaratmak

  • Konbuyu başlatan Bay X
  • Başlangıç tarihi
  • Cevaplar 1
  • Görüntüleme 1K

Okunuyor :
Bir katilden kahraman yaratmak

Bay X

Kıdemli
Üye
Suç tarihimizin en sansasyonel (!) ismi, uluslararası cinayet arenasında ülkemizin en ünlü “temsilcisi”, yarı Mesih yarı deli Mehmet Ali Ağca, otuz yıldan sonra davul zurna eşliğinde tahliye edildi. Gazeteci Abdi İpekçi’yi öldüren, Papa’ya suikast düzenleyen Ağca, GATA’dan “çürük” raporu alıp ilk iş olarak beş yıldızlı süper lüks oteldeki süitine yerleşti. Gün içinde gelen haberlerde kendisinin süitine bilgisayar ve yazıcı istediğini de öğrendik.

Birçoğumuzun hayal bile edemeyeceği kadar pahalı bir otelde süite yerleştirilen, çok önemli politikacı edalarıyla odasından bilgisayar vs emirleri yağdıran “milli” katilimiz Ağca’ya bahşedilen bu teveccühün kaynağı nedir? Dünyanın başka hangi ülkesinde katiller bu derece rağbet görüp kahraman gibi karşılanır?

Ağca’nın Abdi İpekçi cinayetinin tetikçisi olduğunu, cinayetin ardındaki karanlık güçlerin bugün bile hâlâ ortaya çıkarılmadığını biliyoruz. Dahası İpekçi cinayeti “faili meçhul” kalan bir dizi cinayetin de ilki olma özelliğini taşıyordu. Ve artık biliyoruz ki Hrant Dink cinayetine kadar uzanan yolun da ilk kilometre taşı, ilk adımıydı İpekçi’nin öldürülmesi. Aynı Dink cinayetindeki gibi, İpekçi’nin de öldürüleceği daha önceden bilinmesine rağmen hiçbir önlem alınmamış, katil Ağca polisteki sorgusu yarıda kesilerek Sıkıyönetim Komutanlığı tarafından teslim alınmış, bir daha hiç sorgulanmamış, sonra da askerî cezaevinden, kaçmanın mümkün olmadığı bir yerden “birileri”nin yardımıyla kaçırılmıştı. Bu iki cinayette de öldürülenler “gazeteci”, öldürenler de “milliyetçi hassasiyetiyle bilinen” gençlerdi. İpekçi cinayeti de aynen Dink cinayeti gibi bir “operasyon”du. Devletin birimleri tarafından bilinen ama belli amaçlar doğrultusunda gerçekleşmesi engellenmeyen bir örgütlü eylem. Ağca yakalandığında ona yardım eden iki ismin, Abdullah Çatlı ve Oral Çelik’in daha sonra MİT tarafından yeşil pasaportla yurt dışına gönderildiklerini de biliyoruz. Yeni faaliyetlerde bulunsunlar diye.

Abdi İpekçi cinayeti, 12 Eylül 1980 darbesine giden yolun taşlarını döşedi. O dönemde gerçekleştirilen cinayetlerin faillerinin bir kısmı serbest bırakıldı, bir kısmı cezaevinden kaçırıldı, bir kısmı ise hiç yakalanmadı. Mehmet Ali Ağca da işte otuz seneden sonra salıverildiğinde krallar gibi karşılandı. Nasıl oluyor bütün bunlar? Bu katillerin arkasında hangi güçler var ki bu adamlar böyle fütursuzca, kahramanlar gibi karşılanıp da en lüks otellere yerleştiriliyorlar?

Dün 19 Ocak’tı. Hrant Dink’in katledilişinin üçüncü yıldönümü. Babası için konuşma yapan Arat Dink, gözyaşları içinde bu üç senedir katillerin mahkemede kendileriyle alay ettiklerini ve kimsenin hiçbir şey yapmadığını söyledi. Bu katiller bu cüreti nerden buluyor? Siz Abdi İpekçi’nin ailesinin yerinde olsaydınız, Ağca için yapılan bu “kabul töreni” karşısında nasıl hissederdiniz kendinizi? Bu ülkede “adalet” olduğuna inanır mıydınız?

Dink’i öldüren tetikçi Ogün Samast 20 yıl hapis cezası talebiyle yargılanıyor. Eğer cezasında indirim olmazsa ve saçma sapan bir “Rahşan affı” daha çıkarılmazsa, yattığı süre göz önünde tutularak büyük ihtimalle 2027 yılında tahliye edilecek.

O da aynı Ağca gibi yumruğu havada mı çıkacak hapisten? O da Ağca gibi davul zurnayla karşılanıp beş yıldızlı otellerde krallar gibi mi ağırlanacak? Gün gelip de bu katiller “Türkiye seninle gurur duyuyor?” nidalarıyla mı geri dönecekler topluma? Olur mu, olur!

Burası Türkiye!

Rakel Dink eşinin cenazesinde “bir bebekten katil yaratan karanlığı sorgulamadan hiçbir şey yapılamaz kardeşlerim” demişti.

Bizse artık katillerden kahramanlar yaratıyoruz!

Habertürk
 
Üst Alt