Bir et parçası olarak komünist İnsanın kıymeti

Bir et parçası olarak komünist İnsanın kıymeti
By Mehmet Yılmaz on May 17, 2011 in Komünizm, Marx, Marxizm, Sosyalizm, Türk Solu

Etrafınızdaki insanlara bir bakın, o güler yüzlü komşunuz, yardım sever bakkalınız, manavın konuşkan çırağıYoldan geçen seyyar satıcılar, çocuklarınızın şefkatli öğretmeni İş yerinizdeki çalışkan insanlar Yüzlerini, huylarını hatırınızdan geçirin bir bir Bir gün gelip de bu insanların birbirlerini yiyebileceği aklınıza gelir mi?

Şüphesiz Ukraynalılar da sizin gibi düşünüyorlardı. Ama komünizme, özel mülkiyetin iptaline, kolektivist tarım politikasına direnen halkı hizaya getirmek için Stalin onlara iyi bir ders verecekti: Holodomor!

Kıtlık neticesinde aileler bölündü. Polis teşkilâtı GPUnun belgelerine göre aileler en zayıf üyelerini ya da gelinlerini yediler. Yetişkinler çocuklarını öldürüp yemeye başladı. 2500 civarında insan yamyamlıktan tutuklandı ama gerçek rakam bunun çok üzerindeydi. (Timothy Snyder, Bloodlands)
turk_solu_komunizm.jpg

Stalinin emriyle uygulanan kolektivist tarım politikalarına direnen insanların aç bırakılarak öldürülmesi yaklaşık olarak Hitlerin Yahudileri katlettiği döneme tekabül ediyor. (Bkz. Ukraynadaki Komünizm ile Yamyamlık İlişkisi üzerine resimler) Fakat batılı tarihçiler uzun süre bu dosyayı açmak istemediler. Çünkü o dönemde Komünist Rusya Özgür Dünyanın kıymetli bir müttefiki idi. Eli kanlı bir diktatör olan Hitleri yenmek için işbirliği yapılan Stalinin de en az Hitler kadar cani olduğunun duyulması hiç yakışık almazdı. İkinci Dünya savaşının sonuna kadar Amerikan ve Rus askerleri propaganda filmlerinde kucaklaşırken, birlikte votka içerken boy gösteriyorlardı, cici ekiptendi Ruslar. Almanlar ve Japonlar ise işkence vs yapan kaka-pis ekip. Dünya kamuoyuna kafa karıştırıcı bilgiler vermeye gerek yoktu. Bizimkiler iyi, ötekiler kötüydü. Fakat Kızılhaç görevlilerinin hazırladığı raporlarda yazanlar komünizmin, sosyalizmin ve solculuğun sağlıklı biçimde bir kez daha sorgulanması gerektiğini gösteriyor:

çocukları yamyam yetişkinlerden korumak için Harkov yakınlarında bir yetimhanede toplamıştık. Birden sessizleştiklerini fark ettik. Gidip baktığımızda aralarından en küçük olanı, Petrusu yiyorlardı. [...] Bazıları ağızlarını Petrusun yaralarına dayayıp kanını içiyorlardı. Ufaklığı ötekilerin elinden kurtardık ve bir köşeye çekilip ağladık

Komünizmin (varsa) bir suçu insanları yamyamlaştırması değil, DEVRİM YOLUYLA İnsanı bütün insanlarda ortak olan vasıflara -yeme, içme, üreme, ölme- indirgemesi olabilir. (Bkz. Derin Göz kitabı) Ancak böylesi bir fikrî-vicdanî zeminde insanlar hayatta kalmak için her şeyi yapmaya hazır hale gelir ve diğer insanları birer ET PARÇASI olarak görür. Ama bu zaviyeden bakıldığında kapitalizm, liberalizm ve hatta İslâmcılık bile zan altında kalabilir. Neden böyle olur?

Çünkü mesele komünizmin NE olduğunun ötesinde, İnsanın NE olduğu ile alakalı. Yamyamlaşma ET PARÇASIlaşma sürecini incelerken tam de bu sebeple geçmişi bugüne bağlayan yolları gün yüzüne çıkarmak gerekiyor. Yani insanın insanı sömürdüğü kapitalizmden insanın insanı yediği komünizme nasıl geçildi? Bu süreci incelerken arkeolojik bir yaklaşım içinde olmakta fayda görüyorum: Devrimci komünistleri, Lenini, Stalini, Maoyu, Pol Potu adamımız Karl Marxa bağlayan çizgileri keşfetmek, KOMÜNİST DEVRİM olgusundan komünizmi soyutlamak ve ardından salt Devrime bakmak
090917-holodomor.jpg


Elbette Rusların yanı sıra Komünist Çinde insanların açlıktan birbirlerinin çocuklarını ve mezarlardaki cesetleri yedikleri 1958-1960 dönemi hatırlanabilir. Yakın tarihe meraklı okuyucuların bildiği gibi sorunun kaynağı özel mülkiyetin iptali ve komünist Maonun planlanmış kollektivist tarım politikaları idi. Proleterya devriminin bu yol kazasında da 30 ila 50 milyon çinlinin (insanın) öldüğü tahmin ediliyor. (1a ve 1b)

Ne var ki açlık dönemi dışında da politik sebeplerle insan eti yenmesi vakaları var komünist ülkelerde. Meselâ 1960′ların ortasından itibaren, Maonun kültürel devrimi esnasında bazı devrimci doktrinleri ispat etmek için de insan eti yenildi.(1c) Karaciğer gibi « üstün nitelikli » organlar çin Komünist Partisinin liderlerine ayırılıyordu. Araştırmacı-Yazar Zheng Yinin yaptığı çalışmalar neticesinde yamyamlığın komünist liderlerce teşvik edildiği hatta kurumsallaştığı çıktı ortaya.(1d) Sadece Guangxi eyaletinde mideye indirmek için öldürülen insan sayısı 10.000′i geçti. Başka kaynaklar ise 100.000 insanın yenildiğinden bahsediyor.(1e)

Bunun yanında Kamboçyada (2) komünist Kmerlerin 1970′lerde sebep oldukları yamyamlık vakaları hatırlanabilir ama komünist devrimlerdeki bu ufak aksaklıkların ötesine de geçip tarihten dersler çıkarmak gerek. Zira Marx insanlık onurunu ve emeği yücelterek yola çıkmış iken komünistlerin çok kısa bir sürede nasıl insan eti yiyen bir düzen(!) kurabildiklerini anlamak dünya barışına daha fazla katkıda bulunabilir, şahsî kanaatim budur.

Devrim: DEVİR-mek değil ÇEVİR-mek!

Küçük bir etimoloji notuyla başlarsak Devrim (fr. Révolution) bizdeki inKıLaB(3) gibi dönmekten geliyor. Bir makine parçasının eksen etrafında dönmesi ya da 16cı asırdan sonra kullanıldığı şekliyle siyasî bir düzenin ÇEV-irilmek suretiyle BAŞ AŞAĞI gelmesi! (Devir, deveran, yıldız ve gezegenlerin güneş etrafında dönmesi)

Marxın dilinde ve kaleminde de böyle idi bu iş. Yani devrim demek dev-ir-mek, basit bir isyan ile zalim bir kralın tahttan indrilmesi değildi. Çünkü kralın yerine başka kral, bozuk düzenin yerine başa bir bozuk düzen gelebilirdi. Bütün eserlerinde ve nutuklarında görülebileceği gibi Marxçı devrim yanlış kurulmuş, TERS bir bir DÜZenin çevirilerek DÜZ bir DÜZen haline getirilmesiydi.

Peygamberleri devrimci gibi görmek/göstermek isteyen kimi dindar insanlar bunu zalim bir düzenin adil bir düzene ÇEV-irilmesi sanabilir ama bu ahmakça bir hata, tam bir HAMAKAT olur. Zira Marx için devrim yoluyla DÜZ-eltme aynı zamanda batıl inanç ve afyon olan her türlü ahlâk referansının, ahiret ve ilâhî yargı inancının da DÜZ-eltilmesini (=dünyevîleşmesini) kapsar! İyilik yerine fayda, mânâ yerine madde konur. (Bkz. Din toplumun afyonudur isimli makalemiz). Yani Marxçı anlamda devrim sadece siyasî rejimin devir-ilmesi değil üretim biçimlerinin, zenginliği paylaşma şeklinin fakat en başta zihinleri ve kalpleri ÇEV-irmek suretiyle insanları da DÜZ-eltmek demektir.

Bunu anlatmak için fotoğraf makinelerindeki ters görüntü olgusunu bir metafor olarak kullanır Marx. Engels ile birlikte kaleme aldıkları Alman İdeolojisinden okuyalım gerisini(4):

Fikirlerin, anlayışların, ve bilincin üretimi, her şeyden önce doğrudan doğruya insanların maddi faaliyetine ve karşılıklı maddi ilişkilerine (alm. Verkehr), gerçek yaşamın diline bağlıdır. İnsanların anlayışları, düşünceleri, karşılıklı zihinsel ilişkileri (alm. geistige Verkehr), bu noktada onların maddi davranışlarının dolaysız ürünü olarak ortaya çıkar. Bir halkın siyasal dilinde, yasalarının, ahlakının, dininin, metafiziğinin vb. dilinde ifadesini bulan zihinsel üretim için de aynı şey geçerlidir. Sahip oldukları anlayışları, fikirleri, vb. üretenler insanların kendileridir, ama bu insanlar, sahip oldukları üretici güçlerin belirli düzeydeki gelişmişliğinin ve bu gelişkinlik düzeyine tekabül eden -ve alabilecekleri en geniş biçimlere varıncaya kadar- karşılıklı ilişkilerinin koşullandırdığı gerçek, faal insanlardır. Bilinç hiç bir zaman bilinçli varlıktan (alm. das bewusste Sein) başka bir şey olamaz ve insanların varlığı, onların gerçek yaşam süreçleridir. İnsanlar ve sahip oldukları ilişkiler tüm ideolojilerinde sanki camera obscuradaymış [ç.n. fotoğraf makinesinin içindeki karanlık oda] gibi baş aşağı çevrilmiş bir biçimde görülüyorsa, nesnelerin gözün, ağtabakası üzerinde ters durmalarının onların dolaysız fiziksel yaşam süreçlerinin yansıması olması gibi, bu olgu da, insanların tarihsel yaşam süreçlerine aynı şeyin olmasından ileri gelmektedir. [...] Yaşamı belirleyen bilinç değil, tersine, bilinci belirleyen yaşamdır...(5)
 
Sn ümmi, kömünizmle ilgil açtığınız başlıklara bakıyorum da ,komünizmi sırf adam öldürmek ve işkence etmek için oluşturulmuş bir "izm" olarak sunmaya çalışıyorsunuz. İnsanlık tarihinin her aşamasında kanlı vahşetler ve zulümler yaşanmıştır. Kapitalizm tarihine de baktığınızda en vahşi katliamlara tanık olursunuz, komünizm tarihinede, dinler tarihinede baktığınızda bunları görmeniz mümkün..Ben sanmıyorum ki hiç bir aklı başında insan bu vahşetleri onaylasın ve hoş görsün. Her devrim esnasında bu olaylar yaşanır . Kimisi abartılarak anlatılır ,kimisi eksik, kimisi yanlı ve yanlış.Dinler de yaşanmamış mı ?islam dininde bunun iki örneğini verdim talkan ve curcan katliamları daha da var ve halen de din adına zulümler yaşanmakta .Hristiyan tarihinde keza aynı.
Kavgada yumruk sayılmaz derler .Siz ona o size sürüp gider. Burada asıl konu siz şu kadar biz bu kadar öldürdük meselesi olmamalı. Asıl tartışılması gereken; bu izm lerin ve dinlerin kurallarının neden doğru ve neden yanlış olduğudur. Yani artıları ve eksileri.
 
haeveran daha foruma girer girmez muhatap almayacağınız iki kişinin biri ilan etmiştiniz ümmiyi.
benim de size cevap yazmadığımı ve sizi muhatap almadığımı henüz farketmediniz sanırım.
 
haeveran daha foruma girer girmez muhatap almayacağınız iki kişinin biri ilan etmiştiniz ümmiyi.
benim de size cevap yazmadığımı ve sizi muhatap almadığımı henüz farketmediniz sanırım.
Sizin insanları tanımadan -dediğiniz gibi foruma yeni gelmiş birine- ağzınıza pelesenk ettiğiniz yakıştırmalardan kaynaklanan bir durum sonucuydu .Ama ben inançsız olmama rağmen kindar değilim. Ama siz müslümandınz değil mi? :) İlk bir üsteki iletimdeki size hitap eden "sn ümmi" lafını atın en azından okuduğunuza göre objektif düşünme yönünde adım atmayı deneyebilirsiniz.
 
Ne var ki açlık dönemi dışında da “politik” sebeplerle insan eti yenmesi vakaları var komünist ülkelerde. Meselâ 1960′ların ortasından itibaren, Mao’nun kültürel devrimi esnasında bazı devrimci doktrinleri ispat etmek için de insan eti yenildi.(1c) Karaciğer gibi « üstün nitelikli » organlar çin Komünist Partisi’nin liderlerine ayırılıyordu. Araştırmacı-Yazar Zheng Yi’nin yaptığı çalışmalar neticesinde yamyamlığın komünist liderlerce teşvik edildiği hatta kurumsallaştığı çıktı ortaya.(1d) Sadece Guangxi eyaletinde mideye indirmek için öldürülen insan sayısı 10.000′i geçti. Başka kaynaklar ise 100.000 insanın yenildiğinden bahsediyor.(1e)

Bunun yanında Kamboçya’da (2) komünist Kmerlerin 1970′lerde sebep oldukları yamyamlık vakaları hatırlanabilir ama komünist devrimlerdeki bu “ufak aksaklıkların” ötesine de geçip tarihten dersler çıkarmak gerek. Zira Marx insanlık onurunu ve emeği yücelterek yola çıkmış iken komünistlerin çok kısa bir sürede nasıl insan eti yiyen bir düzen(!) kurabildiklerini anlamak dünya barışına daha fazla katkıda bulunabilir,

insanları sömürülmekten kurtarıp ! mideye bile indirmiş bunlar efenim.
 
Üst Alt