Bir bardak sütün hatırı

Nurgül, yoksul bir ailenin çocuğuydu ve okul giderlerini karşılamak için kapı kapı dolaşarak eşyalar satıyordu.
O gün, hiçbir şey satamamıştı ve karnı da çok açtı.
Bundan sonra çalacağı ilk kapıdan yiyecek bir şeyler istemeye karar verdi.
Kapıyı açan sevimli genç bayanı görünce utandı.
Yiyecek bir şeyler yerine Affedersiniz, bir bardak su rica edebilir miyim? diyebildi yalnızca.

Genç bayan, çocuğun aç olabileceğini düşünerek kocaman bir bardak süt getirdi ona. Çocuk, sütü yavaş yavaş içine sindirerek içtikten sonra Çok teşekkür ederim, borcum ne kadar? diye sordu genç bayana.

Genç Bayan, Borcunuz yok diyerek, yüzünde sıcak bir gülümsemeyle devam etti; Annem, gösterdiğimiz şefkat ve nezaket karşılığı olarak asla bir bedel ödenmesini beklemememizi öğretti bize dedi.

Çocuk O halde çok teşekkürler, yürekten teşekkür ederim size dedi. Nurgül, evin önünden ayrıldığı zaman kendisini yalnızca bedensel olarak değil, ruhsal olarak da güçlü hissediyordu.

Yıllar sonra genç bayan çok ender rastlanan bir hastalığa yakalanmıştı. Yöredeki doktorlar çaresiz kalınca, hastalığı ile ilgili araştırmalar yapılması için onu büyük kente gönderdiler.

Dr. Nurgül, görüş alışverişi yapması için çağrıldığı hastanın hangi kasabadan geldiğini duyunca heyecanlandı. Artık genç olmasa da yıllar önce kendisine sevgiyle yaklaşan bayanı ilk gördüğü anda tanımıştı ve onun yaşamını kurtarmak için elinden geleni yaptı.

Uzun süren tedaviden sonra bayan sağlığına kavuştu. Dr. Nurgül, denetlemesi için önüne getirilen faturaya şöyle bir baktı ve üstüne bir şeyler yazarak zarfın içine koydu ve hasta bayanın odasına gönderdi.

Kadın elleri titreyerek aldı zarfı eline.

Açmaya korkuyordu Hastane faturasını asla ödeyemeyeceğini ve geri kalan yaşamı boyunca bu faturayı ödemek için çalışacağını biliyordu. Sonunda zarfı açtı ve faturaya iliştirilmiş bir not dikkatini çekti. Kâğıtta şunlar yazılıydı: Hastane giderlerinin tamamı

Bir bardak süt karşılığı ödenmiştir.
 
, "gösterdiğimiz şefkat ve nezaket karşılığı olarak asla bir bedel ödenmesini beklemeyiniz"

Buradan yola çıkarak;
Gösterdiğimiz şefkat ve nezaket karşılığında ne bedeller ödedik ..ödediniz....Var mı hatırladıklarımız? hatırladıklarınız?
 
selam ederim;

bunlar günümüzde her nekadar sosyal açıdan iyilik veya güzellik olarak adlandırılsada islam'ın içersinde olan şeylerdir. yani iyilik güzellik değil işin doğrusudur. olması gerekendir.
 
Güzel bir olay yaşanmış, fakat insanların bu gibi durumlara düşmemesi, endişeler taşımaması için insani önem taşıyan bu güzelliği yasalaştırmaktır mantıklı ve doğru olan.

Yoksa; o öyle dedi, şu şöyle dedi demekle olmuyor bu işler..
 
selam ederim;

zaten islamda öyledir. fakat algılamada kul olmanın ibadet etme yanlışlığı hesabı bozmuştur. doğru işi yapmakdır kul olmak. ama gel görki insanlar ibadetimize ihtiyacı olan bir yaradan düşünüyorlar hala. din diyince ödü kopuyor insanların aslında içinde barındırdığı onca güzelliği anlayıp aktarabilen bir kimse dahi yok.
 
selam ederim;

zaten islamda öyledir. fakat algılamada kul olmanın ibadet etme yanlışlığı hesabı bozmuştur. doğru işi yapmakdır kul olmak. ama gel görki insanlar ibadetimize ihtiyacı olan bir yaradan düşünüyorlar hala. din diyince ödü kopuyor insanların aslında içinde barındırdığı onca güzelliği anlayıp aktarabilen bir kimse dahi yok.

İnanın sayın tansxx,
Bu İsalmiyet nasıl bir şeyse henüz hiç kimse anlamış; ne çözümlemiş, ne de bu konu üzerinde fikir birliğine varabilmişler.
Bu da gösteriyor ki, eksik ve yanlış olan bişeyler varıdır..
 
selam ederim;

eksiklik ve yanlışlık insanın algısındadır. neredeyse tüm peygamberler eziyet görmüştür içinden çıkarıldıkları topluluklar tarafından. tebliğleri hep iyilik güzellik olmuştur. fakat malesef insan sadece aklı ile başbaşa kaldıgında egoist ve bencildir. vicdan olmadan düşünmek oldukça tehlikelidir. kitaplarda yazdığı için iyi ve doğru olmak ile bunu idrak ederek insani sorumluluk olarak yerine getirmek arasında fark vardır.

kusurabakmayın her konuyu islama bağlıyorsunuz demeyin, çünkü din dediğimiz şey sosyal yaşantıdada tabiattada aslında var olan doğrudan yana anlayış demektir. girişeceğiniz her konunun içinde din vardır.
 
Son düzenleme:
eksiklik ve yanlışlık insanın algısındadır. insan sadece aklı ile başbaşa kaldıgında egoist ve bencildir.
Elbette ki sorun insanlardadır.
Peki, bunun nedeni nedir, nasıl doğru ve dürüst yapabileceğiz bu insanlığı?
Yok mu hiç çaresi?
İnsanlık bu kadar umutsuz, bu kadar beceriksiz mi ki yaşanan olumsuzluklara çözüm bulamazlar?

Şimdi isterseniz bırakalım insanlığı.
Bu olmumsuzluk karşısında sizin çözüm önerileriniz nedir, bilmek ve yapmak isterim..
 
Elbette ki sorun insanlardadır.
Peki, bunun nedeni nedir, nasıl doğru ve dürüst yapabileceğiz bu insanlığı?
Yok mu hiç çaresi?

Bu olmumsuzluk karşısında sizin çözüm önerileriniz nedir, bilmek ve yapmak isterim..

selam ederim;

sevgili sosyalist bunun çaresi bir iki üç beş insanda değildir. toplum hareketi gerekmektedir. gereken çözüm demeyelimde son çare nedir diyelim. bununla ilgili açıklamaları yakında televizyon ve gazetelerden alacaksınız. mehdinin zuhuru ile açıklığa kavuşacak mesele. önce islamiyetin ve din'in manası anlaşılacak ardından insaniyet ilmini herkez icra etmeye çaba harcayacak. insanlar birbirlerini uyaracak, uyuyanı uyandıracaklar. çünkü gidişatın sorumlusu toplumun seçtiği bu engebeli yoldur. bu yoldan önce anlayış ile anlayanlar dönecek, anlamayanlar ise baskı ile döndürülecekler. size düşen o anlayış ortaya çıktığında çevrenizdekileri uyarmanızdır. biz bugünlerde yada önümüzdeki günlerde her an bekliyoruz. sizde bekleyin ve görün neler olacak. benim sizlere verdiğim hiçbir haber uydurma değildir. burada olmamın bir sebebi vardır. sizler bunu en iyi anlayan insanlar olacaksınız.
 

Benzer konular ↴

Benzer konular ↴

Üst Alt