• Hoşgeldin ziyaretçi , forumdan daha fazla yararlanmak için buradan üye olunuz...

Bediüzzaman'ın Hayvanlara ŞEFKAT-İ....

Okunuyor :
Bediüzzaman'ın Hayvanlara ŞEFKAT-İ....

M ü e l l i f...

Kıdemli
Üye

Hayvanlara Şefkatte Bir Örnek Bediüzzaman Hazretleri

Hayvanlara kötü muamele dendiğinde, aklıma iki hatıram gelir. Bunlardan ilki, arabaya koştuğu atları büyük bir öfke ve hınçla kamçılayan Hasan Dayı’dır. Araba yokuşa sarmaya görsün, atların sırtında ardı ardına şaklayan kamçıların haddi hesabı yoktu. Ağır yükün altındaki zavallı hayvanlar kamçılandıkça, çocuk yüreğim parçalanırdı. İkincisi de, bir bahar günü, beş yaşlarındaki çocuklarının karınca yoluna oturup karıncaları taşla ezmesine ses çıkarmayan ebeveyndir.

İlâhî bir emanet olarak hizmetimize verilmiş hayvanlara muamelemiz onları incitecek tarzda olmamalıdır. Hayvanların da, insan ve bitkiler gibi tabiatta önemli bir yeri vardır. Üzerinde Esma-i İlâhî’nin bin bir tecellisi müşahede edilen her hayvan ve bitki türü, ekolojik dengede mühim vazifeler yapmaktadır. Bu halkalardan biri koparıldığında tabiatta tamiri zor hasarlar meydana gelebilmektedir.

Bazı hayvanlar bizlere yardımcı, bazıları da rızık olarak yaratılmıştır. İnsana, bitki ve hayvanlar üzerinde tasarrufta bulunma yetkisi verilmiş olmakla beraber, onlara zulmetme hakkı tanınmamıştır. Hayvanlara şefkat gösterme ve onların haklarını gözetme, ancak bozulmamış bir vicdan ile mümkündür.

Bütün varlığı İlâhî bir sanat eseri olarak gören Bediüzzaman Hazretleri, hayvanlara da son derece şefkat ve merhametle muamele etmiştir. Van’daki talebelerinden Molla Hamid’in bir kertenkeleyi öldürmesi üzerine söylediği aşağıdaki sözler, onun bu husustaki hassasiyetini net olarak ortaya koyar:

- O hayvan sana taarruz etti mi?
- Hayır.
- O hayvanın rızkını sen mi veriyorsun?
- Hayır.
- Sen mi yarattın?
- Hayır.
- Bu hayvanların niçin yaratıldıklarını, yani fıtrî vazifelerini biliyor musun?
- ….
- Bu hayvanı yaratan Hâlık senin öldürmen için mi yaratmış? Sana kim dedi öldür? Bu hayvanların yaratılışında binlerle hikmet var. Bu hikmetler saymakla bitmez.1
Bediüzzaman Hazretleri yine bir gün talebeleriyle Erek Dağı’nda gezerken, yaban elmalarıyla karşılaşırlar; talebeler, yaban elmalarını yemek istediklerinde, onlara mâni olur:
- Bizim hissemiz bağ ve bahçelerdedir. Bizim rızkımızı Cenab-ı Hak oralarda tayin etmiştir. Bu yabanî meyveler, yabanî hayvanların rızkıdır. Onların kısmetine dokunmamamız lâzımdır.
 
Üst Alt