• Hoşgeldin ziyaretçi , forumdan daha fazla yararlanmak için buradan üye olunuz...

Bediüzzaman Hıristiyanlara veya Anzaklara Şehit demiş midir?

Okunuyor :
Bediüzzaman Hıristiyanlara veya Anzaklara Şehit demiş midir?

Ahrariyye

Amatör
Üye
İşimiz İman ve Kur'an Hizmeti...
Tahriklere kapılmadan Tahrip etmeden Hizmet...
Namazsız kimselerin bizim için söyledikleri..
Bize bir fayda da vermez zarar da.

Konu başlığına cevaben.

Beşerin zalim kısmının cinayetinin neticesi olarak gelen felâketten vefat eden ve perişan
olanlar, eğer on beş yaşına kadar olanlar ise, ne dinde olursa olsun şehit hükmündedir. Müslümanlar gibi büyük mükâfât-ı maneviyeleri, o musibeti hiçe indirir.On beşinden yukarı olanlar, eğer masum ve mazlum ise, mükâfâtı büyüktür, belki onu Cehennemden kurtarır. Çünkü ahirzamanda madem fetret derecesinde din ve din-i Muhammedîye (a.s.m.) bir lâkaytlık perdesi gelmiş. Ve madem ahirzamanda Hazret-i İsâ’nın (a.s.) din-i hakikîsi hükmedecek, İslamiyetle omuz omuza gelecek. Elbette şimdi, fetret gibi karanlıkta kalan ve Hazret-i İsa’ya (a.s.) mensup Hıristiyanların mazlumları, çektikleri felâketler onlar hakkında bir nevi şehadet denilebilir. Hususan ihtiyarlar ve musibetzedeler, fakir ve zayıflar, müstebit büyük zalimlerin cebir ve şiddetleri altında musibet çekiyorlar. Elbette o musibet onlar hakkında medeniyetin sefahetinden ve küfranından ve felsefenin dalâletinden ve küfründen gelen günahlara keffaret olmakla beraber, yüz derece onlara kârdır diye hakikatten haber aldım, Cenab-ı Erhamürrâhîmine hadsiz şükrettim. Ve o elîm elem ve şefkatten teselli buldum. (Kastamonu Lahikası Sayfa 75 )

Bediüzzaman Hazretleri bu paragrafta özetle diyorki:

1-) Ahirzaman İslam’ın hakkıyla bilinmemesi , yanlış tanınması noktasında bir Fetret devridir.

2-) Fetret devrinde , Ehl-i Sünnet İtikadı İmalarından a) İmam-ı Maturidye göre ; kendilerine bir peygamber'in daveti ulaşmayan kimseler de Allâh'a iman ile mükelleftir.Yani, kâinatta, her biri bir kitap binlerce delil varken Allah’ı bilmeyen mâzur olamaz !b) İmamı Eşariyye ye göre ;kendilerine bir peygamber'in daveti ulaşmayan kimseler Allâh'a iman ile mükellef değillerdir , azaba müstahak olmaları için, seviyeli tebliğin olması şarttır.

3-) Kominism, Lenin ve Mao dikta rejimleri ve benzer rejmler altında doğmuş ve büyümüş , İslamiyeti duymamış veya kendilerine seviyeli tebliğ yapılmamış Kafir, Hristiyan veya yahudiler, İmamı- Eşariye göre inşallah kurtulur! İmamı Maturidiyeye göre ise en azından bir yaratıcıya inanan Kafirler kurtulur!

Dolaysıyla, Bediüzaman Hazretlerinin 15 yaşının altındakilerin (baliğ olmadıklarından) ehl-i necat ve şehit , 15 yaşın üstündeki Hristiyanların masum olmaları ve zulme uğramaları halinde, İmamı Eşari noktasından inşallah cehennemden kurtulur demiş ve bu yaklaşım Ehl-i sünnet vel cemaat anlayışına uygundur !

Efendimiz (SAV) 'min konu ile ilgili bir Hadis-i Şeriflerinde (mealen) :

Benden sonra ümmetim içinde fetret devri olacak. O devirde herkes helali aramadan mal talebinde bulunacak, kanlar akıtılacak ve şiir Kur'an'a bedel tutulacak. (2) demiştir !
Baliğ olmayan kafir çocukları cehenneme girmeyecekleri gibi cennete de girmeyecekler , hayvanlar gibi yok edilecektir , bu konuda 7 kavil vardır , en güçlü kavil böyledir.Her koşulda bunlara sorgusuz Cennet felan yoktur.Bir kavle göre gitse dahi Müslümanların hizmetcisi olacaktır.Nerden çıkarıyorsunuz bunları.Bunlar Ehli sünnet itikadında mevcut değildir.Birde şehit olur denmesi çok cahilce bir yaklaşımdır.

15 yaşın üstündeki kafirlerin masum olması zülme uğraması halinde inşallah cennetlik olur demeniz başlı başına bir faciadır.Her insan kendini masum ve zulme uğruyor görebilir.İman esastır.Allahü Teala hazretlerine ve Resulüne iman etmeyen akıl baliğ olmuş hiçbir kafir cennet kokusu duyamıyacaktır.Bu Ehli sünnet dışı bir kişisel fetvadır.Dinde kişiselliğe yer yoktur.

Konu başlığı demişsiniz : Konu başlığında ÇOCUKLARDAN BAHSEDİLMİYOR DİKKAT EDİN.
 

ARİF

Amatör
Üye
Allah Islah Etsin

Said Nursi ve Kut'bu Azamlık , hakikaten çok komik...Sayın müellif peygamberlik iddiaları tutmadı şimdi Kut'bu Azamlık davasını mı deniyorsunuz nurcular olarak.

Zira, Said Nursi , Ayetleri kendine inmişcesize Peygamber gibi tevil ediyor , hatta Nur suresini kendisine atıfta bulunuduğunu iddia ediyor.

Peygamber olamadım , Kut'bu Azam olacam , bana ne , bana ne! diyen cahil çocuklar gibisiniz.

Nurcuların İslam ve Ehli Sünnet tahrifcisi olduğu gerçeğini birkez daha gösteriyorsunuz insanlığa.

Allah Islah etsin sizleri diyorum başka şey demiyorum.
 

bziya

Kıdemli
Üye
Ve madem ahirzamanda Hazret-i İsâ’nın (a.s.) din-i hakikîsi hükmedecek, İslamiyetle omuz omuza gelecek.[/RENK] (Kastamonu Lahikası Sayfa 75 )

Evet Said nursi'nin maskesinin düştüğü bir resim daha ; gördüğünüz gibi yukarıdaki alıntı direk Said Nursinin kendi kitabındandır.

Ne demiş Said Nursi : [RENK]madem ahirzamanda Hazret-i İsâ’nın (a.s.) din-i hakikîsi hükmedecek

Bu ne demek şimdi...Evet bu demek Ahir zamanda Hristiyanlık hükmedecek demek.Said Nursi bunu vurguluyor bu satırında.Bir de diyor ki ( sanki 2 din varmış gibi ) İslamiyyetle omuz omuza gelecek...Bunu ne anlama geldiği ortadadır ve Nurculuğun Vatikan menşeili bir hristiyanlık harekatı olduğuna ayrı bir delilidir bu hezeyanlar.Zaten diyalog masalları , hristiyanları cennetlik yapmak , ayetleri tarihsel yapmak hep bu sevdanın ürünüdür.

Oysa ki , hüküm daima İslamiyyettedir.Ve Hz. İsa Gökten indirilecek ve İslam dinine göre ve Hanefi mezhebine göre amel edip Efendimize Ümmet olmak saadetine kavuşacaktır.Hâşâ, bu çok yanlıştır. İsa aleyhisselam geldiği zaman, Hıristiyanlığı ortadan kaldıracak, bu ümmetin bir ferdi olarak İslamiyet’i yayacaktır. HÜKÜM İslam'dır.İki dinin omuz omuza vermesi gibi bir durum kesinlikle sözkonusu dahi değildir.

Bu inceliği iyi anlayalım ...

Said Nursi'nin yüzkaralığını daha iyi anlayablmeniz için Efendimizn bu konudaki beyanlarına geçiyoruz efendim.

hadis-i şerif mealleri şöyledir:
(İsa, benim dinim üzerine gelir.) [İ. Ahmed]

(İsa, âdil bir hakem olarak gökten inecek, haçı kıracak [Hıristiyanlığı kaldıracak], domuzu öldürecek [domuz etini yasaklayacak], İslam’dan başka şeyi yasaklayacaktır.) [Buhari, Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, İbni Ebi Şeybe]

(Ruhum yed-i kudretinde olan Allah’a yemin ederim ki, Meryem’in oğlu İsa, adil bir hakem olarak aranıza inecek, haçı kıracak [Hıristiyanlığı kaldıracak], domuzu öldürecek [domuz eti yemeyi yasaklayacak], İslam’dan başka bir dini kabul etmeyecektir.) [Buhari]

(Vallahi Meryem’in oğlu adil bir hakem olarak inecek, haçı parçalayacak, domuzu öldürecek, kin, nefret ve haset ortadan kalkacaktır.) [Müslim]

(İsa, inince İslamiyet ile hükmedecektir. O zaman Allahü teâlâ, Müslümanlardan başka herkesi helak edecektir.) [Ebu Davud]

Bu hadis-i şerifleri Müslüman bir kimse inkâr edemez. İslamiyet’ten başka hak din de arayamaz. Çünkü Allahü teâlâ buyuruyor ki:
(Allah indinde hak din ancak İslam'dır.) [Al-i İmran 19]

(Sizin için din olarak İslam'ı beğendim.) [Maide 3]

(İslam'dan başka din arayanın bulacağı din asla kabul edilmeyecektir.) [Al-i İmran 85]

Bu âyet-i kerimeleri ve yukarıdaki hadis-i şerifleri hiçbir Müslüman inkâr edemez.

Demekki Said Nursi ve şakirdleri bu hadis ve ayetleri inkar ediyorlar...Bu inkarı dinde adının ne olduğunu çok az ilm sahibi olan herkez bilmektedir.
 

bogacsony

Acemi
Üye
[RENK]Ve madem ahirzamanda Hazret-i İsâ’nın (a.s.) din-i hakikîsi hükmedecek, İslamiyetle omuz omuza gelecek.[/RENK] (Kastamonu Lahikası Sayfa 75 )


Evet Said nursi'nin maskesinin düştüğü bir resim daha ; gördüğünüz gibi yukarıdaki alıntı direk Said Nursinin kendi kitabındandır.

Ne demiş Said Nursi : [RENK]madem ahirzamanda Hazret-i İsâ’nın (a.s.) din-i hakikîsi hükmedecek[/RENK]

Bu ne demek şimdi...Evet bu demek Ahir zamanda Hristiyanlık hükmedecek demek.Said Nursi bunu vurguluyor bu satırında.Bir de diyor ki ( sanki 2 din varmış gibi ) İslamiyyetle omuz omuza gelecek...Bunu ne anlama geldiği ortadadır ve Nurculuğun Vatikan menşeili bir hristiyanlık harekatı olduğuna ayrı bir delilidir bu hezeyanlar.Zaten diyalog masalları , hristiyanları cennetlik yapmak , ayetleri tarihsel yapmak hep bu sevdanın ürünüdür.

Oysa ki , hüküm daima İslamiyyettedir.Ve Hz. İsa Gökten indirilecek ve İslam dinine göre ve Hanefi mezhebine göre amel edip Efendimize Ümmet olmak saadetine kavuşacaktır.Hâşâ, bu çok yanlıştır. İsa aleyhisselam geldiği zaman, Hıristiyanlığı ortadan kaldıracak, bu ümmetin bir ferdi olarak İslamiyet’i yayacaktır. HÜKÜM İslam'dır.İki dinin omuz omuza vermesi gibi bir durum kesinlikle sözkonusu dahi değildir.

Bu inceliği iyi anlayalım ...

Said Nursi'nin yüzkaralığını daha iyi anlayablmeniz için Efendimizn bu konudaki beyanlarına geçiyoruz efendim.

hadis-i şerif mealleri şöyledir:
(İsa, benim dinim üzerine gelir.) [İ. Ahmed]

(İsa, âdil bir hakem olarak gökten inecek, haçı kıracak [Hıristiyanlığı kaldıracak], domuzu öldürecek [domuz etini yasaklayacak], İslam’dan başka şeyi yasaklayacaktır.) [Buhari, Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, İbni Ebi Şeybe]

(Ruhum yed-i kudretinde olan Allah’a yemin ederim ki, Meryem’in oğlu İsa, adil bir hakem olarak aranıza inecek, haçı kıracak [Hıristiyanlığı kaldıracak], domuzu öldürecek [domuz eti yemeyi yasaklayacak], İslam’dan başka bir dini kabul etmeyecektir.) [Buhari]

(Vallahi Meryem’in oğlu adil bir hakem olarak inecek, haçı parçalayacak, domuzu öldürecek, kin, nefret ve haset ortadan kalkacaktır.) [Müslim]

(İsa, inince İslamiyet ile hükmedecektir. O zaman Allahü teâlâ, Müslümanlardan başka herkesi helak edecektir.) [Ebu Davud]

Bu hadis-i şerifleri Müslüman bir kimse inkâr edemez. İslamiyet’ten başka hak din de arayamaz. Çünkü Allahü teâlâ buyuruyor ki:
(Allah indinde hak din ancak İslam'dır.) [Al-i İmran 19]

(Sizin için din olarak İslam'ı beğendim.) [Maide 3]

(İslam'dan başka din arayanın bulacağı din asla kabul edilmeyecektir.) [Al-i İmran 85]

Bu âyet-i kerimeleri ve yukarıdaki hadis-i şerifleri hiçbir Müslüman inkâr edemez.

Demekki Said Nursi ve şakirdleri bu hadis ve ayetleri inkar ediyorlar...Bu inkarı dinde adının ne olduğunu çok az ilm sahibi olan herkez bilmektedir.
Bziya kardeş sen yazdıklarına bir cevap alabileceğini mi düşünütorsun.... Bu yazdıklarına ne gibi bir cevap verilebilir ki... inkar eden kafir olur mazallah... bu arkadaşlar da cevap felan veremezler...
Benim merak ettiğim bir sürü konu vardı. Müellif dediki bana özelden yaz cevap vereyim yine tık yok...
Kardeşlerim buraya yazılar yazıyorsunuz doğal olarak bunlara karşı yazılar da yazılacak ve siz de bunlara cevap vermelisiniz... eğer yetersizsenizx, yeterli olduğunuz mevzularda yazılar yazın ki rezil olmayın....
Allah hepimizi ıslah eylesin
 

M ü e l l i f...

Kıdemli
Üye
4. kısmı şimdilik tehir ediyorum....
Uzun ve " kısımları dahi kısımlara ayıtdığı için dikkatleri dağıtabilir. Onun için bilahare eklicem nasip olursa...

Devamı.........
5. Bediüzzaman Hazretleri Kâfirler İçin olan Cehennem Azabını ve Cihadı asla inkâr etmemiştir]

Maalesef bazı insanlar meseleyi o kadar çarpıtmaktadırlar ki, nerdeyse Bediüzzaman Hazretlerinin kâfirler için olan Cehennem Azabını ve Cihadı inkâr ettiğini ve Anzakları bile (Risale-i Nur’da hiç geçmediği halde) şehit ilan ettiğini ileri sürmüşlerdir. Doğrudur, bazı ehl-i dalalet grupları ve başta hem Lahoriye koluyla ve hem de Kadiyani koluyla bütün Ahmediye Cemaati maalesef hem cihadı ve hem de ebedi cehennem azabını inkar etmişlerdir. Halbuki bu ehl-i dalalet gruplara en iyi cevabı yine Bediüzzaman vermiş bulunmaktadır. Onuncu Söz, Meyve Risalesi ve 29. Söz bunun şahididir. Burada sadece bir tek tesbitiyle yetineceğiz:

‘Şefkat yüzünden, esasat-ı İslâmiyenin haricindeki bid'at ve dalalet yollarına sapanları çeviren bir hakikattır

Şefkat-i insaniye, merhamet-i Rabbaniyenin bir cilvesi olduğundan; elbette rahmetin derecesinden aşmamak ve Rahmeten-lil-âlemîn Zât'ın (A.S.M.) mertebe-i şefkatinden taşmamak gerektir. Eğer aşsa ve taşsa o şefkat, elbette merhamet ve şefkat değildir; belki dalalete ve ilhada sirayet eden bir maraz-ı ruhî ve bir sekam-ı kalbîdir. Meselâ: Kâfir ve münafıkların Cehennem'de yanmalarını ve azab ve cihad gibi hâdiseleri kendi şefkatine sığıştırmamak ve tevile sapmak; Kur'anın ve edyan-ı semaviyenin bir kısm-ı azîmini inkâr ve tekzib olduğu gibi, bir zulm-ü azîm ve gayet derecede bir merhametsizliktir. Çünki masum hayvanları parçalayan canavarlara himayetkârane şefkat etmek, o bîçare hayvanlara şedid bir gadir ve vahşi bir vicdansızlıktır. Ve binler müslümanların hayat-ı ebediyelerini mahveden ve yüzer ehl-i imanın sû'-i akibetine ve müdhiş günahlara sevkeden adamlara şefkatkârane tarafdar olmak ve merhametkârane cezadan kurtulmalarına dua etmek, elbette o mazlum ehl-i imana dehşetli bir merhametsizlik ve şeni' bir gadirdir.’[18]
Devam edecek....
 

M ü e l l i f...

Kıdemli
Üye
4. ye devam ......

4. Bediüzzaman’ın Gayr-i Müslimler ile Alakalı Mektubuna Yapılan itirazlar ve Cevabı

Başta Necip Fazıl olmak üzere bir kısım ehl-i imanın ve ehl-i tarikatın bu konudaki itirazlarını nazik bir üslub ile izah etmek bizim vazifemizdir. Evvela bu mesele, başta izah ettiğimiz gibi, insanı ehl-i sünnetin dışına çıkaracak imanî meselelerden değildir; belki ehl-i sünnetin âlimleri arasında da tartışılan ve hakkında farklı görüşler bulunan bir mesele ve hatta meseleler topluluğudur.
Sırasıyla meseleyi inceleyelim:

4.1 Gayr-i Müslimlerin Çocuklarının Manevi Akıbeti Meselesi
Bu mesele Kur’an-ı Kerim’de geçen şu ayet sebebiyle İslam alimleri arasında tartışılmıştır: ‘Kim hidayet yolunu seçerse, bunu ancak kendi iyiliği için seçmiş olur; kim de doğruluktan saparsa, kendi zararına sapmış olur. Hiçbir günahkâr, başkasının günah yükünü üslenmez. Biz, bir peygamber göndermedikçe (kimseye) azap edecek değiliz.’[9]. Bu ayeti değerlendiren İslam âlimleri meseleyi hem fetret devri açısından ve hem de gayr-i Müslimlerin çocukları açısından değerlendirmişlerdir. Fetret devri meselesini biraz sonra inceleyeceğiz. Ehl-i sünnet âlimleri gayr-i Müslimlerin çocukları hakkında farklı görüşlere sahiptir. Bu konuda mesela Ibn-i Kesir isimli büyük müfessir, müstakil bir Risale sayılabilecek uzunlukta müstesna bir tefsir kaleme almıştır.[10] Bunları özetleyelim.

Birincisi: Bir grup âlimler (Mu’tezile, Hanbeliler ve Malikilerin mütebahhirin ulemasının da içinde bulunduğu önemli bir Müslüman alimler topluluğu), bu çocukların ehl-i cennet olduklarını kabul ve kendilerine ispat etmişlerdir. Bu konuda onların görüşlerini destekleyecek çok sayıda hadisler vardır. Ancak bir tanesi önemlidir: Enes ibn Malik’ten nakledildiğine göre, Hz. Peygamber’e Müşriklerin çocuklarından sorulmuş ve cevap olarak şunu ifade etmiştir: ‘Onlar cennet ehlinin hizmetkârlarıdırlar.’

İkincisi: Bir kısım İslam âlimleri ise onların babalarına tabi olduklarını ileri sürmüşler ve bu konudaki bazı hadisleri delil olarak getirmişlerdir. Hz. Aişe’nin naklettiği şu hadis bunların başında gelmektedir: ‘Müşriklerin çocukları babaları ile birliktedir.’ Bu yoruma muhtaç bir hadistir. Israrlı sorular üzerine Resulullah bir seferinde ‘Allah onların amellerini ve hallerini herkesten daha iyi bilir’ buyurmuştur.

Üçüncüsü:
Bu konuda kesin bir hükme varmayıp meseleyi Allah’ın iradesine bırakmaktır (tevakkuf). İmam-ı A’zam başta olmak üzere çoğu âlimler bu kanaattedirler. Bu konudaki en önemli dayanak İbn-i Abbas hadisidir. ‘Allah onların amellerini ve hallerini herkesten daha iyi bilir’.

Bu arada bazı alimler bunların toprak olacaklarını beyan etseler de çoğunluk alimler yukarıda saydığımız görüşlerden birini tercih eylemilerdir.

Bediüzzaman Hazretleri, bu kanaatleri değerlendirerek şu neticeye varmıştır: ‘O musibet-i semaviyeden ve beşerin zalim kısmının cinayetinin neticesi olarak gelen felâketten (I. Ve II. Dünya Harplerinden) vefat eden ve perişan olanlar eğer onbeş yaşına kadar olanlar ise, ne dinde olursa olsun şehid hükmündedir. Müslümanlar gibi büyük mükâfat-ı maneviyeleri, o musibeti hiçe indirir.’[11] Burada iki kelimenin açıklanması gerekmektedir:
Birincisi: Şehittir demiyor belki şehit hükmündedir, bir nevi şehittir diyor.
İkincisi: Bu cümleyle birinci ve ikinci görüşü bir nevi telif ediyor. Bunda da ehli- sünnetin dışına çıkmak gibi bir durum asla mevzubahis değildir. Unutmayalım ki, Allah yolunda cihad ederken öldürülen hakiki şehitler olduğu gibi, hükmen şehit sayılan mü’minler de vardır. Mü’minlerden yanarak, suda boğularak, karın sancısı, vebâdan ölen veya çocuk doğurmaktan gelen kırk günlük loğusa döneminde vefat edenler hükmen yani bir nevi şehit sayılır. Ancak, peygamberlik gibi şehitlerin de dereceleri vardır. Nice mübârek hastalıklar vardır ki, şehâdet gibi yüksek dereceleri kazandırır.
Devam edecek...
 

collection

Tecrübeli
Üye
Yukarıdaki delillere ve ehli sünnet dışı hezeyanlara cevap yok.Zaten cevabı yok ki ...

Geçiştirmeler her zamanki gibi.
 

bogacsony

Acemi
Üye
kendi yazdığına kendin cevap veremiyorsun

Sevgili Müellif kardeşim... hala aynı açıklamayı yapıyorsun ama bu bir cevap değil bunu idrak edemiyorsun sana özelde de sorduğum gibi "İslamiyete 15 yaş altı diye bir genelleme varmıdır bir insanın mükellef olması için ne lazımdır? Bunu cevabı eğer sizde ve Bediüzzaman da 15 yaş ise burda ehli sünnetten ayrılıyorsunuz.. bu çok önemli bir nokta...
Şimdi 15 yaş ve üstüğ konusundaki yazını bekliyorum
 

forumdayim

Tecrübeli
Üye
Sevgili Müellif kardeşim... hala aynı açıklamayı yapıyorsun ama bu bir cevap değil bunu idrak edemiyorsun sana özelde de sorduğum gibi "İslamiyete 15 yaş altı diye bir genelleme varmıdır bir insanın mükellef olması için ne lazımdır? Bunu cevabı eğer sizde ve Bediüzzaman da 15 yaş ise burda ehli sünnetten ayrılıyorsunuz.. bu çok önemli bir nokta...
Şimdi 15 yaş ve üstüğ konusundaki yazını bekliyorum
kardesim diger hak mezheplerdeki bu konuyla ilgili hükümleri bilmedigim icin bir sey ifade etmem mümkün olmuyor.. siz bu kadar iddeali oldugunuza göre diger hak mezheplerin hükmünü biliyorsunuzdur... selametle...
 

bziya

Kıdemli
Üye
kardesim diger hak mezheplerdeki bu konuyla ilgili hükümleri bilmedigim icin bir sey ifade etmem mümkün olmuyor.. siz bu kadar iddeali oldugunuza göre diger hak mezheplerin hükmünü biliyorsunuzdur... selametle...
Tükürdüğünü yalayan adı hoca , kendi cahillerin sözleri ile hareket etmez ,Ehli sünnet bir müslüman.

Allahın kanunları kul korkusu ile değişiyorsa bunu yapan ancak haindir.Bizim nazarımızda dinini satan bir cahil statüsüne geçmiş , kuldan korkusundan Allahın hukukunu çiğnemiştir.

Bunları kim için söyledğimizi biliyorsunuz.İsim vermeme gerek yok.Canı pahasına doğruyu söylemekten çekinmemeliydi.

Anlaşılan oki masonlar sağlam tehtit etmiş C.A.Hocayı...
 
Üst Alt