Bana Sorun

Selam!

Katade, Kufeye gelmişti. Kufelilere dedi ki;
- Bana helal ve haramdan sorular sorun ki, size cevaplandırayım.

Ebu Hanife, Katadeye;
- Bir kişi uzun müddet eşinden ayrı kalmış, eşi de kocasının ölüm haberinin gelmesi üzerine evlenmiş, bundan da birçocuğu olmuş, kaybolan adam da çıkıp gelmiş ve bu çocuk benden deyip, ikinci koca da nesep iddiasında bulunsa, bunların her ikisi de aynı kadına kazf (iftira) etmiş olurlar mı? Yoksa yalnız birisi mi kazf etmiş sayılır? Eğer bu soruya kendi görüşü ile cevap verirse mutlaka hataya düşer, eğer bir hadis rivayet etmeye kalkarsa yalan söylemiş olur, demişti.

Katade cevap bulamayınca:
- Böyle bir hadise olmuş değildir. Vuku bulmayan hadisenin durumu hakkında bana niçin soru soruyorsunuz?

Ebu Hanife:
- Alimler böyle belalara gelmeden önce, hazırlıklı bulunmalıdırlar. Vaki olduğunda ise olaya giriş ve çıkışı daha çabuk bulurlar.

Katade:
- Bırakın bunları bana tefsirden sorun, dedi.

Ebu Hanife;
  • Yanında ilahi kitaptan bir ilim bulunan kişi dedi ki; (Neml Suresi, 40) ayetinde, kendisinde ilm-i ilahinin bulunduğunu bildiren kişi kimdir?
  • Bu kimse Süleyman Peygamberin katibi Asaf bin Berhiyadır. İsm-i Azamı bilirmiş
  • Peki Süleyman (as) İsm-i Azamı bilir miydi?
  • Hayır bilmezdi.
  • Bir peygamberin zamanında o peygamberden daha alim bir kimsenin bulunması caiz midir?

Katade buna da cevap bulamamıştı.
- Sizinle tefsir hususunda konuşmayacağım. Bana fukahanın ihtilaf ettikleri konulardan sorunuz, dedi.

İmam-ı Azam bu sefer;
  • Peki, siz kesin surette mümin misiniz?
  • Öyle ümit ediyorum.
  • Neden böyle dediniz?
  • Odur ki, hesap gününde bağışlanmamı umarım (Şuara,82) ayete istinaden böyle söyledim.
  • İbrahim (as)a, sen iman etmedin mi diye sorulduğunda; Evet inandım, kalbim yatışsın diye sordum (Bakara Suresi, 260) ayetine dayanarak konuşsaydın.

Katede oturduğu yerden öfke ile kalkarak, bir daha Kufede hadis okutmayacağına yemin etti.

İbn-i Abdilber/ el-İntika
s:156-157
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
Üst Alt