Azrail istifa etti...

"ey yüce tanrı biliyormusun ki ne kadar şaşkınım,hep yanlıştayım..insanlar öyle bir hale gelmişki hangisi yaşıyor hangisi ölü bende karıştırmaktayım,
.Bakıyorum listeme eyvah diyorum yine yanlış kişiyi seçmişim.
Artık gözlerinin içi gülmüyor insanların hani o ölü ile yaşayan arasındaki farkın en güzel ifadesi ışıltı yok artık gözlerde ..
artık kim ölmeli kim yaşamalı bende karıştırıyorum.
Gidip dokunuyorum omuzuna evet zamanın geldi diyorum birde ne göreyim yanlış zaman anlayacağın tanrım ben istifa ediyorum..
Bu kadar ölü arasında bana ihtiyacın kalmamış artık biliyorum ..."

AZRAİL..
Siz "yaşayan mı ,yaşıyor görünen" misiniz?
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
Sanırım son 3 yılım beni çok çok olgunlaştırdı ve ben yaşayanlardan oldum
Hayat kısa hiçbir şey için üzülmeye değmeyecek kadar kısa hemde
 
Bir tiyatro oyununda hayrete düşen azrail in durumu üzerine...Sevgili Mopsy burada olsaydı hemen yazardı şu ayun diye...:))

Artık büyük çoğunluk "yaşıyor görünen" maalesef bazen bizde aynı topluluğun içinde buluyoruz kendimizi istemeden sistem denilebilir, yada bir sürü şey....
mekanize olmuş hayatların savurduğu bizler gerçek anlamda "yaşamanın" ne olduğunu unuttuk mu acaba?
 
yasam cok güzel zaman mekan ve cuzdan bunlarin ücü bir aradan olursa hic birsey
güc ve olumsuz deyil mutlulugun önü acik azraiil bile zor yanasiyor.
 
Azrailin işi çoktur, Bu eski bir hikaye

Şeytan yolda sormuş
-Nereye gidiyorsun !

Benares e (hindistanda ölülerin yakıldığı yer )
- ne için ?

1000 kişinin canını alamaya

daha sonra tekrar karşılaşırlar
- Sen 1000 kişinin canını almaya gitmedin mi ? duyduğum kadarıyla 5000 kişi ölmüş ???
Ben 1000 kişinin canını almaya gittim doğru. gerisi korkudan öldü

insanı gerçeklerden çok korkuları öldürür
 
Azrail

herkesin sonunda tanışmakla zorunlu olduğu en yoğun melek :)

ölüm kelimesi bazı insanları korkutsada
bu yalan hayatın tek gerçeği

asıl heyecan verici olan kıyamet günüdür
sur'a üfleniş anıdır
çığlıklarrrr
dünyanın yok oluşu
tüm insanların dirilişi.... işte o anda görsel şölen budur demeli
 
ölüm artık kişisel, derinlere gömülü, yaşlı kadınların kış yataklarına büyük bir şehvetle dalışına benzer

birşey değil..ama son yıllarda ben, bilmeden de olsa, hem faaliyetimi genişletmiş hem de şöhretimi

lekelemişim. nefes almayı durdurmak gibi, son derece teknik bir noktayı gerçekleştirmeden,mezarların

boyutları birden büyümüş. öyle görünüyor ki hala müziğe uyup zıplayarak, hala karılarını öperek ve

hala işaret parmağını yukarı kaldırıp tanrının büyüklüğünü anlattığını sanarak yaşadığını sananları yeni

bir süzgeçten geçirmem gerekiyor.Peki bunlar gerçekten yaşıyorlar mı? eğer yaşamıyorlar sa benim

siyah ve beyaz kadar net tutumum nerde kalır? bir zamanlar canlı ile ölü arasındaki temel ayrım

bugünler için çok soyut bir kavram haline geldi ve korkarım benim performansımdaki düşüşün temel

nedeni de bu.


AZRAİL...
 
" ilk bakışta herşey yerli yerindeydi...
tüm belirtiler hazır olduklarını gösteriyordu buna yemin edebilirim." ama sonra.......

AZRAİL
 
aslına bakarsanız bu kadar dert etmemem gerekir. kızgınlığımın bunalımını üstümden atıp boşalmanın

rahatlığına geçmeye başlayınca sağduyum bana çekip gitmem gerektiğini söylüyor.. darağacının

karanlıklaştırdığı bir hapishanede bile- ki ben bu ortamda kendimi evimde gibi hissetmeliyim -idam

mahkumu ile celladı bile birbirinden ayıramıyorum...umarım sizler benim geleceğim ve vicdan

rahatlığım için bu ayrımı yapabilirsiniz


azrail...:D hahahaha
 
Üst Alt