• Merhaba Ziyaretçi hoşgeldin! Forumdan daha fazla yararlanmak için buradan kayıt olunuz...

Aziz yıldırım'ın yerinde don vito olsaydı

mopsy

Emektar
Üye
Baştan belirtmek lazım, bu bir "what if " yazısıdır, yani "eğer öyle değil de şöyle olsaydı" tipinden bir denemedir Bu yazının başlığı ve içeriğine bakıp da Aziz Yıldırım'ı şimdiden şikeci ilan ettiğimi de düşünmenizi istemem Mahkeme kararı çıkmadan bunu bu tip bir yazıda kullanmam Daha doğrusu konunun Aziz Yıldırım ve Fenerbahçe'yle pek de bir ilgisi yok

Şimdi, diyelim ki Don Corleone futbol işine de el attı ve bir takımın sahibi oldu İlk başta bunun sorgulanması gerekiyor Belki 40'lı yıllarda Vito'ya bir beyzbol takımı satın alınması ile ilgili bir teklif gelse değerlendirebilirdi ama eminim ki Vito karakteri günümüzde yaşasaydı asla bu işlere girmezdi Vito, çok göz önünde olmayı seven biri değil en başta Bir takımın başkanı olduğunda bütün flaşörlerin ona çevrileceğini bileceği için muhtemelen bu işten uzak durur ya da aileden birini bu işe yönlendirip ona uzaktan destek verirdi

Varsayalım Don Corleone nasıl olduysa oldu, bir futbol takımının başına geçti Sıradaki sorumuz şu: Don Vito, şike yapmaya yeltenir miydi? Kanımca bunu yapmazdı Vito'nun kendine özgü bir ahlak anlayışı vardı Kadın ticaretini bir "infamita/ahlaksızlık" olarak gördüğünden o işe hiç bulaşmadı mesela Uyuşturucu işinin getirdiği ahlaki zararlardan dolayı o işi de elinin tersiyle itti ama Michael'ın hayatı tehlikeye girince kabul etmek zorunda kaldı Öte yandan Vito kumar işindeydi ve bu işi erkeklerin bir zaafı olarak görürdü Yani kumardan dolayı çöküntü içine girecek insanların kendi tercihleri olarak bakardı olaya Rakiplerini ekarte etmeye kalkışmaktan ziyade rakiplerinden gelecek zararlar için önceden tedbir alıp, politikacılar, yargı mensupları ve polisleri satın alma yoluna giderdi Böylece doğal olarak rakip kalmazdı karşısında ya da tehlike düzeyi düşük rakipler olurdu

Vito mutlak kazanımdan yana bir Don değildi Ona New York'un en güçlü mafya babası gözüyle baktığınızda bile o ihtişamdan çok, mütevazı bir duruşla karşılaşırsınız Zira Vito, zirvede olmanın tehlikelerini önceden sezebilen bir Don'dur Tecrübeleri kendisine bunu göstermiştir Örneğin, Santino'nun ailenin gücüne güvenip ergenlik çağında türlü belalara bulaşması karşısında sahip olduğu güce lanet okumuş olduğunu bile kavramak mümkündür Bu yüzden Vito'nun takımının şampiyon olması Vito için pek de önemli değildir Normal yollarla şampiyon olmuş bir takımı bağrına basar ama şampiyonluk için de hile yoluna gitmeyi seçmezdi

Varsayalım, Vito da bir insan olarak şeytana uydu ve en yakın rakibiyle puan puana gittiği zorlu bir sezonda şike yapmaya ya da rakibinin rakiplerine teşvik primi vermeye kalkıştı Peki, bunun için (iddianamede belirttiği üzere) Aziz Yıldırım gibi işi bizzat kendisi mi hallederdi? Elbette hayır! Vito kendi işinde kanuna aykırı olsun ya da olmasın hiçbir emrini uygulayıcıya bizzat kendisi iletmezdi Zaten mafya hiyerarşisi de bu riski ortadan kaldırmak için kurulmuştu Bir Don, emirlerini ya sağ kola ya da Caporegimelerine verir Eğer Corleonelerdeki gibi Luca Brasi tarzında bir adamınız varsa bir istisna durumu elbette oluşur ve Don bizzat Brasi'nin konumundaki kişiye emri verir Tattaglia ailesine sızma işinin emrini Luca'ya bizzat verdiğine şahidiz zaten Ama bu tip istisnalar dışında Vito bu şike konusuyla ilgili işleri Capo'larına havale eder Onlar da regimelerindeki güvenilir soldattoları aracılığıyla rakip takımları bağlama yoluna giderdi Böylece Don'un şike emrini bizzat verdiği konusunda hiçbir şahit olmazdı Mafya hiyerarşisinde Caporegime basamağı bu yüzden çok önemlidir ve "ötmeyecek" adamlardan seçilir Don'un başını mahkemede belaya sokacak ilk insan bunlardır zira Bunun yanı sıra "iş"ten haberdar olan Consigliere de aynı şekilde "ötme" ihtimali olan kişi olduğu için dikkatli seçilmek zorundadır Omerta yasası suskunluğu emreder Konuşan olursa belki Don'un başı da yanar ama "konuşan"ın ailesi de ortadan kaldırılır nihayetinde Kısacası Don'un şike işleriyle bizzat uğraşmayacağı sonucuna rahatlıkla ulaşabiliriz

Yöntem meselesi var bir de İddianamelerden anlaşıldığı kadarıyla Aziz Yıldırım'ın bizzat telefonda şike pazarlığı yaptığı, ya da bu pazarlığı yapacak kişilere emir verdiğini görüyoruz Bir kere en başta Vito'nun telefonla konuştuğuna pek az kişinin şahit olduğu bilgisini verelim Vito, "iyilik" isteyeceği insanlarla yüzyüze konuşmayı seven bir kişidir Bir adamı ikna edebilmek için saatlerce uğraşabileceği en iyi iletişim türü olarak doğrudan iletişimi tercih eder Birine telefon açıp da "tarlalar yeşillensin" diyecek bir Vito ancak bunamış bir Vito olacaktır Vito, polislerin telefon dinlemeye bayıldığını çok erken çözdüğü için Capolarına da bu tür iletişimi yasak etmiştir Hatırlayın Clemenza, Paulie'yi öldürmesi için Rocco'yu çağırırken telefonu kullanır ama telefonda asla işten bahsetmez Rocco'ya sadece gelmesini söyler ve Rocco da zeki bir adam olduğu için "hazırlıklı" gelir Don'un görgüsü iki Caposuna da etki etmiştir Yine de Don'un bir anlık hata yapıp telefonda bir başka kulübün temsilcisiyle görüştüğünü varsaysak bile o görüşmede "inşaat", "tarla" gibi kelimeleri bulamayız Hele hele rakibin bir futbolcusunun adı, bir hakemin adı ya da rakibin bizzat kendisinin adını telaffuz etmesi imkansızdır O konular yüzyüze görüşülür

Bir an için Aziz Yıldırım değil de Yıldırım Demirören'in yerine koyalım Vito'yu Kendisi değil de kulübünün teknik direktörü ve diğer yöneticilerinden ikisi suçlanıyor olsun Vito, asla Demirören gibi üç maymunu oynamaz O 3 adamı kurtarmak için elinden geleni yapar Ailede bu tip işler için hayatı çok zorda olan, evini geçindiremeyen adamlar vardır O adamlar bulunur ve ailenin adına zarar gelmeyecek şekilde asıl suçlularla yer değiştirilir Bu sayede adamın karısı, çocukları ömür boyu geçim sıkıntısı çekmezler Aile de önemli adamlarını hapiste görmekten kurtulur

Son olarak varsayalım, Vito ne yaparsa yapsın soruşturmadan kurtulamadı ve hapse düştü Kesinlikle Aziz Yıldırım ve diğer yöneticilerde olduğu gibi söylem ayrılıkları yaşanmaz Ailenin izleyeceği yol ne ise Vito tarafından belirlenir ve geride kalan yöneticiler de Vito'nun formülünü hemen uygulamaya koyar Ayrıca Vito, sürekli basına demeç verme, mektup yazma gibi boş işlerle de uğraşmaz Kendisini kurtaracak merciilere yönelir ve onlar üzerinde çalışır Daha da basitini söyleyim mi? Vito içeride olsa çoktan savcı Mehmet Berk'in uygunsuz anlarda çekilen fotoğraf ya da videoları piyasaya sürülme tehdidi oluştururdu Bu yöntem Vito'dan ziyade Michael'ın yöntemi ama Vito dönemini de kapsayacağını tahmin ediyorum Ayrıca zaten savcılık Vito'yu tutuklasa bile konuya bakan hakim çoktan satın alınmış olacağından Vito, değil Metris'te aylar geçirmek, nezarette bile bir gün kalmazdı

Bir de Fenerbahçelilerin sık sık dile getirdiği, bu bir şike soruşturması değil, Fetullah Gülen Cemaati'nin Aziz Yıldırım ve Fenerbahçe'yle hesaplaşması iddiası var ki hala resmi bir belgesi bulunmayan bir helikopter ihalesi mevzuusu da iddianın birincil öneme haiz aracı olarak gösteriliyor Varsayalım doğru Bu seçenekte de daha baştan o cemaat Vito'nun etki alanına girmiş olurdu Zaten Vito'nunki ideolojik, siyasi duruşu olan bir aile değil Vito için hangi hükümetin başta olduğu hangi etki gruplarının zinde olduğu önemli değil O etki unsurlarını baştan satın alarak ya da etkisizleştirerek işini yapan bir isimdir O yüzden böyle bir sorunu zaten olmayacaktır

Netice itibariyle, Büyük Don Vito'ya bu kadar ahlaksızlığı bir what if yazısı için bile reva görmekten mutsuzluk duyduğumu belirtirim Vito başkan Corleonespor şampiyon!

Godfather Portal
 
Üst Alt