Aziz Nesin'in toplum yaşamıyla ilgili gözlemleri

Aşağıya alınan hikaye, Aziz Nesin'in toplum yaşamıyla ilgili gözlemlerinden
birini yansıtır. Yazarın Bizim Hemşeri adlı aşağıdaki hikayesi,
kelimelerin anlamlarının iletişim ortamı içinde, iletişim yapan
kişilere bağlı olarak nasıl değiştiğini sergiler.
Erenköy'de benim bir hemşerim var. Asfalt yol üzerindeki bir
büyük köşkte bahçıvanlık eder. Ara sıra gider, onunla konuşurum:
Konuşması, bizim köy ağzıyla konuşması, hoşuma gider. Geçende
yine ona gittim. Bahçenin çimenleri üzerinde namaz kılıyordu. Şişman
olduğundan zor eğilip doğruluyordu. Namazı bitirene kadar
bekledim. Selam verdi. Dudaklarında dua kıpırdayışıyla yanıma geldi.

--Hoş geldin,-- dedi.

--Hoş bulduk. Nasılsın amca?--

Benim bahçıvan hemşerim bol bol altmışında vardır.

--Bundan sonra nasıl olacağız,-- dedi, --İhtiyarlık işte...--

--Hele dur canım, maşallah aslan gibisin.--

Biz şurdan burdan konuşurken bahçeye iki kişi daha girdi. Bizim
hemşerilerin, üniforma gibi kendilerine vergi bir giyinişleri vardır.
Elbiselerinden bile hemen onları tanırım. Bu gelenlerde bizim hemşerilerdendi.
Gencinin ayağında lacivert ketenden bir kovboy pantolonu
vardı. Ama bu kovboy pantolonu, onun ayağında şalvar olmuştu.
Öbürünün üniforması büsbütün yerliydi; elbisenin, eğer buna elbise
denirse, asıl kumaşıyla yamaları birbirinden ayırt edilemiyordu.

Biz bahçenin göbek çimenleri üstünde duruyorduk. Onlar da yanımıza
gelince, bahçıvan hemşerim gelenlerden yaşlıcasını tanıdı.

--Oooo... Hele bak şu Bibik Yusuf'a. Len, nirelerdesin? Soyha çıhası...--

Yaşlıcası, --Gusura galma emice;-- dedi. --Hep ahlımdasın ya, işten
guçten vakit mi galıyor.--

Bahçıvan hemşerim, delikanlıyı sordu.

--Kim bu babayiğit?--

--Tanımadın mı emice, bizim ganbur Mustua vardı ya...--

--Eeee?--

--Ganbur Mustua'nın oğlu.--

--Demee... bu babayiğit o gavatın oğlu mu?--

--Hee ya...--

Bizim hemşeri delikanlıya döndü:

--Len goca pezüvenk, insan bi yol emicesine gelmez mi?--

Delikanlı utangaçlıkla güldü, başını önüne eğdi. Bizim hemşeri iltifatına
devam etti:

--Vay ocagı batası vay... Vay goca dürzü vay... Baban olacak
hergüle ne ediyo?--

--Eyidir emice.--

--Yusuf emicen ne ediyo? O goca deyyüsten bir haber var mı?--

--Eyidir emice. Selam etti.--

Bizim hemşeri, köylüden bir delikanlı gördüğüne sevinçli, boyuna
gülüyor.

--Vay eşşek zıpası vay... Len deve gadar olmuşsun be... kih kih
kih... Maşşallah maşşallah... Heh heh he... İraşit dayın ne ediyo? O eşşolu
eşşek de iyi ya... Heh heh he...--

--Eyidir emice. Mahsus selamleri var.--

--Eleyküm selam. Kih kih kih... Vay goca herüf vay. Len elimde
büyüdün, şuncacıktın be. Daha ne var ne yoh be? Koye varanda o
dürzü bubana söyle, severim o deyusu, dooğru bana gelsin. Hemi?--

--Başüstüne emice.--

--Pek memnun oldum. Hatırımı sayıp geldiniz dimek. Eferim len
goca gavat. Memiş ne ediyo, Memiş... Goca daldaban. O herhut da
eyi ya...--

--Eyidir Allah sayesinde.--

--Eyi ossun dürzü...--

Bizim hemşeri köyden gelen delikanlının sırtını okşuyor.

--Hele şu alçağa bah...--

Yaşlıcası, --Bize gayri misade emice,-- dedi. --Biz bi de gayfeye gidek.
Hemüşeriler var, hal hatır sorak.--

--Oldu mu ya... İrahat bi zamanda gelin.--

--Bu oğlana bi iş arayıdıydık. Bildiğin bi iş var mı, emice?--

--Bu ayı gadar herüf şimdiyecek boşda mı gezdi yattı?--

--Hapisten düneyin çıhtı emice.--

--Heleee... Geçmiş olsun. Vah vah... Dama niye girdiydi?--

--Cinayet.--

--Namıs işi mi?--

--Yoh...--

--Besbelli kotü bi şey.--

Delikanlıya sordu:

--Bi irezillik işten mi yoksa?--

--Değil emice.--

Bizim hemşireler haysiyetlerine pek düşkündürler, kendilerine
ağır söz söyletmezler. Namus bir, haysiyet işi iki. Bizim köylerde
hırsızlıktan, eşkiyalıktan suçlanan hiç görülmemiştir. Delikanlı cinayeti
anlattı:

--Gayfede kahat oynuyorduk. Herifin biri oyunda söğdü.--

--Söğdü mü?--

--Hee, söğdü.--

--Ne diyerek söğdü?--

--Çoh ağır söğdü emice.--

--Ne didi canım?--

--Huzurunda haya iderim emice.--

Yaşlısı söze karıştı:

--Buna 'Len' dimiş.--

Bahçıvan hemşerimin yüzü kızgınlıktan pancar gibi kızardı:

--Nee? Len, sana nasıl len dir? Yabanı, sen de ses itmedin mi?--

--Etmem olur mu?--

--Temizledin mi?--

--Bıçağı vurdum ya, ölmemiş yaralandı.--

--Temizleseydin. Eferüm len. Eyi etmişsin.--

--Emice bu oğlana bi iş var mı?--

--Şimcik mi? Bi soruşturalım Yarıntesi bi uğran hele.--

--Olur emice.--

--Dimek sana Len didi ha?--

--Bize misade emice.--

--Güle güle... Pek memnun oldum. Eferim len goca eşşek, ayu gadar
olmuşsun be... Kih kih kih... Vay goca zıpa vay. Ne çabıh geçti zaman
heyy... İt enüğü gadardı be... Buban olıcak dürzüye selam et. Memiş
emicen gavatına da, İraşıt dayın olacak deyyusa da selam.--

--Başüstüne emice. Hadi Allaha emanet ol.--

--Güle güle...--

Onlar gittikten sonra bahçıvan hemşerim bana, --Ne çare temizleyememiş...--
dedi.

Siz kelimelerin sözlükteki anl***** bakmayın. Kelimelere verdiğimiz
anlam, bizim niyetimize göre değişir
.http://m.friendfeed-media.com/7fcda6b45187f44bc7956a8302bd05390b5f54ee
 
Üst Alt