• Hoşgeldin ziyaretçi , forumdan daha fazla yararlanmak için buradan üye olunuz...

Ayna kırılması niçin uğursuzluk getirir?

  • Konbuyu başlatan mopsy
  • Başlangıç tarihi
  • Cevaplar 2
  • Görüntüleme 3K

Okunuyor :
Ayna kırılması niçin uğursuzluk getirir?

mopsy

Emektar
Üye
Göllerde veya su birikintilerinde, kendi aksini gören ilkel insan şaşırmış, bunun kendisinin ruhu olduğunu sanmış, suyu bulandırıp görüntüsünün kaybolmasına neden olanları da düşman bilmiştir.

İlk aynalar; Mısırlılar zamanında, pirinç, bronz, gümüş ve altından yapılmıştı ve kırılmaları mümkün değildi. Bu devirde de bu parlak yüzeylerden yansıyan görüntünün o insanın ruhunun bir yansıması olduğuna inanılıyordu. Cam kapların yapılmaya başlanılmasından sonra da, içindeki sudan yansıyan görüntünün ruhun bir yansıması olduğu inancı devam etti ama camlar kırılabiliyordu ve o zaman da içinde bulunan ruhun bir parçası vücudu terk ediyordu.

Birinci yüzyılda Romalılar bu uğursuzluğun süresini 7 yıla çıkardılar. Romalılar hayatın her 7 senede bir kendini yenilediğine inanıyorlardı. Camın kırılması sonucu ruh ve dolayısıyla insanın sağlığı tahrip olduğundan, vücudun kendini yenileyerek, sağlığına kavuşması için yedi yıl geçmesi gerekiyordu.

Bu batıl inanç, 15. yüzyılda İtalya’da, kolay kırılabilir ve pahalı ilk aynaların yapılması ile birlikte iyice gelişti ve ekonomik boyut kazandı. Aynayı taşıyanlar, evlerde aynaları temizleyen hizmetkarlar, aynaları kırmaları halinde, yedi yıl boyunca, ölümden daha beter felaketlerle karşılaşabilecekleri hususunda uyarılıyorlardı.
 

orkuorkun

Kıdemli
Üye
bence şamanizmden kalma bir parça Türklerin avrupaya girmesi ile oralara da nazar boncugu gibi yayılmış. Işık ateş gök suyun yansıması gibi şeyler mesela şamanizmde kötü ruhları sesle ve ayna ile kovmak vardır. bunun için çinlilerin bugünkü minik davul ve 2 tarafına minik ağırlık koyarak saga sola cevirerek ses çıkartılır. Bu türk inanışının bir parçası olup çinlilerin kendi kültürüymüş gibi sattığı oyuncaktır. ve malesef hiçbirimiz kendi eski kulturumuze sahip çıkmayıp arap kültürüne sahip çıkıyoruz.
ayna eski türk göçebe kabillerinde bir gelin adayına hediye edilirdi. bu hediye kaynanadan geline verilir. kaynanaya da kaynanası vermiştir.
Kaynana erkeğin atanın doğurucusu olduğu için Eşine sadık bir gelin asla ve asla aynanın kırılmasına müsade etmez. Kadın evi yangın geçirse bile o ayna ile o evden çıkmak zorundadır.

ayna kırılırsa o gelin uğursuz sayılır. erkek başka bir kadın almayı hak eder. Aynanı kırılması kadının herşeyin güzelliğini kaybetmesidir. kötü ruhların ele geçirmesidir.
Bahsedilen ayna büyük değil saç fırçası gibi küçük süslü yapılmıştır.

Kaynana nın 2-3 gelini varsa en gözde olanına verir aynasını. diğerlerine satın alır . Ayna eskiden en pahalı şeylerden biriymiş. saat gibi altın gibi. Gelin evlat veremezsse aynasıyla gömülür.

Bu bilgiler rahmetli babaannemden öğrendiklerim. yanlışlıklar olabilir
 

mopsy

Emektar
Üye
Merhaba

Sn.Orkuorkun;
Demek ki bati ve dogu toplumlarinda farkli nedenlere bagli bir kabul varmis.
"Aynali Gelin" turkulerinin temeli anlattiginiz Bilgiyle baglantili galiba...
 
Üst Alt