• Hoşgeldin ziyaretçi , forumdan daha fazla yararlanmak için buradan üye olunuz...

Aydınların ihaneti

  • Konbuyu başlatan mopsy
  • Başlangıç tarihi
  • Cevaplar 1
  • Görüntüleme 2K

Okunuyor :
Aydınların ihaneti

mopsy

Emektar
Üye
Merhaba!

Okuyucularımdan biri, evvelce bir makalemde adı geçen Aydınların Ihaneti adlı Fransızca eserin, yazarının ve editörünün adını sormuştu.

Eser Ju1ien Benda'nındır ve Paris'te Grasset yayın evince çıkarılmıştır. Bendeki nüshasında yazarın imzası olmasaydı, okuması için kitabı ödünç verirdim. Çünkü getirtmesi kolayolmaz, sanırım.
Eserin adı aydınların değil, rahiplerin ihanetidir. (La Trahison des eleres) Fakat yazar rahipleri değil, aydın ları kastettiğini önsözde izah eder.

Tolstoy subayken, bir yürüyüşte arkadaşlarından birinin sıradan çıkan bir adamı dövdüğünü görmüş, müdahale etmiş:
- Hemcinslerinizden birine bu muameleyi yapmak-
tan utanmıyor musunuz? İncili okumadınız mı?
Diye sorar ve şu cevabı alır:
- Siz de askeri nizamnameyi okumadınız mı?
Kitabın önsözünde bu hikayeyi anlatan yazar ilave ediyor:
Avrupada elli yıldan beri sözlerini dinleten ahlakçılar ve bilhassa edebiyatçılar insanları İn cil ile alay etmeye sevketmişlerdir.

Eser bu çeşit aydınların ihaneti için yazımış, Birin ci Dünya Savaşından sonra yayınlandığı zaman büyük bir ilgi uyandırmıştır. Yazarı Julien Benda hristiyan değil, musevidir. Cismanı inançlara karşı manevi değerleri kas tetmiş ve siyası ihtirasları yermiştir. Başta ırk ihtirasları, sınıf ihtirasları ve milli ihtiraslar vardır.
Bizim durumumuza tatbik edilince, yazarın haksız ve haklı olduğu fikirler göze çarpar. Tarihi bir tekamülün zikzağında bir safhaya ait fikirlerin sorumluluğunu aydınlara yüklemek ne derece doğru olur?
Türk aydınlarının durumu başkadır. Onların ihanetinde de siyasi ihtirasların rolü başta gelir. Fakat bu ihtiraslar en büyük kuvvetlerini bilgisizlikten almışlardır.

Türkiye'de bir Aydınların ihaneti konulu kitap büyük bir ilgi toplar mı? Ummuyorum. Çoğumuzun en büyük marifeti okumadan fikir bey an etmek ve kendimiz gibi düşünmeyenlere sövmektir.
Bizim ihanetimiz de bu. Uzun araştırmalara lüzum var mı? Nadir müstesnalariyle birçok iddianın cesareti bilgisizlikten, kuvveti kinden ve sövme ihtirasından doğuyor.

PEYAMİ SAFA
10 Ağustos 1961, Son Havadis
 
Türk aydınlarının durumu başkadır. Onların ihanetinde de siyasi ihtirasların rolü başta gelir. Fakat bu ihtiraslar en büyük kuvvetlerini bilgisizlikten almışlardır.
Aynen katılıyorum..
 
Üst Alt