• Hoşgeldin ziyaretçi , forumdan daha fazla yararlanmak için buradan üye olunuz...

Ateşle oynuyorlar

  • Konbuyu başlatan Venhar
  • Başlangıç tarihi
  • Cevaplar 3
  • Görüntüleme 1K

Okunuyor :
Ateşle oynuyorlar

Venhar

1. Hikaye yarışma birincisi, 2. Avatar yarışma bir
Üye
ANAYASA Mahkemesi DTP’nin kapatılması için açılan davaya bakmaya bugün başlıyor. Mahkeme üyeleri önce, delilleri teker teker ele alarak “geçerli, geçersiz” diye ayıracaklar, ardından da “geçerli” delillere göre bir karar verecekler.
Bu işlem bir hafta, on gün zaman alır; demek ki, DTP hakkındaki karar çok yakın!
Anayasa Mahkemesi delillere “Bu parti terör örgütüyle ilişkili mi? Terör örgütünü destekleyen eylemlere ‘odak’ olmuş mu?” diye bakacak.
Bir Allah’ın kulu çıkıp da “DTP’nin PKK ile ilişkisi yok” diyebilir mi?!
PKK’nın siyasi uzantısı olduklarını kendileri de kabul ediyor zaten.

İki seçenek?
Anayasa Mahkemesi bu tip davaları ortalama bir yılda sonuçlandırıyor; HEP davası öyle olmuştu mesela... DTP davası 16 Kasım 2007’de açıldığına göre iki yıl geçmiş, Mahkeme DTP’ye belli bir müsamaha bile göstermiş. Fakat DTP, bırakın özenli davranmayı, eski partilerden daha fazla PKK’nın uzantısı oldu.
Hukuk açısından iki seçenek var:
- Mahkeme DTP’yi kapatırsa bunu AİHM de onaylar. Nitekim AİHM, DTP’nin yanında sütten çıkmış ak kaşık gibi duran Herri Batasuna adlı Bask partisinin kapatılmasını “ETA ile ilişkileri olduğu” ve böyle bir partiyi kapatmanın “terörizmin kınanması konusunda uluslararası düzeyde oluşan arzuyla uyumlu” bulunduğu gerekçesiyle onaylamıştır.
- Mahkeme’nin kapatma yerine “Hazine yardımı”nı kesme yaptırımını uygulaması düşünülebilir. Fakat DTP halen Hazine yardımı almıyor, böyle bir karar ancak yeni içtihatla mümkün olabilir. Böyle bir yaptırım DTP için vız geleceği gibi, genel kamuoyunu da tatmin etmez.
Sıkıntılı bir durum... Siyaseten daha da sıkıntılı, çünkü kapatma kararı PKK güdümündeki Kürt milliyetçiliğini tahrik edecektir!

Çatışmadan besleniyorlar
Etnik milliyetçilik, bütün aşırılıklar gibi, çatışmadan beslenir; zira çatışma, etnik kimlikleri keskinleştirir.
Onun içindir ki, biraz sakinlik olduğunda, mesela “Öcalan zehirlendi” diye tahrikler yapıp tabanlarını çatışmaya sürmüşlerdi.
Şimdi “Odası dar” diye aynı çatışmayı tahrik ediyorlar.
İstanbul’da belediye otobüslerine atılan yangın bombalarından, 17 yaşındaki Serap Eser, yanıklar içinde kıvranarak can verdi; Ahmet Türk bile bir defa olsun “Sakin olun” çağrısı yapmadı.
Bir haftadır kitlevi çatışmalar oluyor, DTP memnun!
Dahası, kapanma ihtimaline karşı, “Sine-i millete döneriz” diyerek yeni ve daha sert çatışmaları tezgâhlıyorlar.
DTP’nin kapatılması hukuken doğru olacak ama siyaseten etnik milliyetçiliği kışkırtacak sonuçlara yol açacaktır.
Hukuki ve siyasi gerçekler karşı karşıya!

Çözüm uzun vadede
Çatışmaları tırmandırarak Öcalan’ı kurtaracaklarını sanıyorlar. Kitlelerde Türk-Kürt karşıtlığı yaratacak eylemlerle, DTP’nin 28 Ekim 2007 tarihli Sonuç Bildirgesi’nde ifade edilen “halkların birbirini boğazlamasına kadar gidebilecek bir süreci” kendileri tetikliyorlar.
Ne için bütün bu kanlı oyun?
Demokratik özgürlükler için mi? Öyle ise “açılım”ı desteklemeleri gerekmez miydi? Hayır, sabote ediyorlar!
Bütün bunlar sırf Öcalan’ı yüceltmek için!
Stalinist dozda bir kişilik kültü!
Çok tehlikeli bir oyun!
Tahriklerle Türkleri ve Kürtleri bir arada yaşayamaz hale getirirlerse, bu Öcalan’a asla yarar sağlamayacağı gibi, ülke genelinde “halkların birbirini boğazlaması” felaketine de yol açabilir. Bunu bile göremeyecek bir bağnazlık içindeler.
Bütün bunlara rağmen, Türkiye açılıma devam etmeli, demokrasinin siyasi gücünü yanında tutmaya özen göstermelidir.




Taha Akyol
 
B

beklenen

Ziyaretci
hadep-hep-dep-dtp ve sırada ki...o kadar kolay bir şekilde bu tür partilerin kurulmasına imkan veren oluşum düzelmediği sürece ülkemizde bu konular gündemden hiç eksik olmayacak...
 
Üst Alt