ateizme tokat gibi

tunakan

Uzaklaştırıldı
sende şeref haysiyet karakter yok. sen erkek olsan bu foruma yazdığın şeyleri yalayıp yutmazsın. adım, soyadım, telefonum her şeyim sende DELİKANLI OL benimle hesaplaşmak istediğin iletini yalama. ara beni bak bakalım klavye kabadayılığımı yoksa harbilikmi gör!
 

tunakan

Uzaklaştırıldı
şeref yoksunu, aramızdaki tüm özel yazışmaları burada yayınlayacağım bakalım bu forumda kalabilecekmisin?
 
Bunun için her şey örnektir, Kaos tan düzen çıkmasaydı kaos sonsuz olurdu değil mi? Ama biliyoruz ki hiç bir kaos sonsuz değil ve olmadı, sizce biten kaoslar yerini neye bıraktı?
Bu konu bir diyalektik materyalizm konusudur. Bu manada baktığınızda her düzen kendi içinde kaosu üretir ve her kaos zıtların çatışarak birbirini teskin ya da yok etmesiyle düzeni oluşturur.
 
Sayın Komando,
Tanrının varlığı yada yokluğu tartışılarak bulunacak bir sonuç değildir. Bunu baştan beri söylüyoruz buradaki tartışmanın içeriğide bu değil zaten. Ben Ümmi den kendi adıma inançlı birinin meselelere nasıl baktığı konusunda bilgi ediniyorum. Tartışma vesile.
AYETLER inananlar için şüphesiz ki kesin delildir, bu inancın gereğidir. Ama benim için değil. Daha açıkçası ben bu tartışmanın sonucunda sayın Ümmi'nin Ateist olmasını beklemiyorum. İnançlı bir adamın bana bir zararı olmadığı gibi, birinin ateist olmasının da bana bir yararı yok. Ben insanları inançları yada inançsızlıkları üzerinden değerlendirmiyorum. Bu tartışma bir fikir alışverisi, uslup korunduğu ve sürecede benim için keyf verici. Sayın Ümmi'nin bu konudaki nezaketini biliyorum, bende kendisine uyum sağlamaya çalışıyorum.

İnanç tasavvufi açıdan hakikati arama çabasıdır. Kişinin kendi hiçliğinde tanrıyı bulmasıdır. Burada tanrı tahayyülü ne olursa olsun hakikat kişinin ''hiç'' liğidir. İslam tasavvufu tanrı tahayyülünü yada kendi hakikatini ''AŞK'' olarak tanımlar. Bu çok önemli bir insanlık öğretisidir.
Bilgi kaynağını doğadan (bir öğretiye göre Tanrı'dan ) alır ancak toplum içinde uğradığı ''epistemik'' kırılma sonucu meşruiyet kazanır. Bu kırılmaya etki eden faktörlerin bir diğer deyişle epistemik cemaatin taşıdığı fikri kalıpların insanlığın tüm yaşamsal macerasının sonucu olduğu açıktır. Dolayısıyla bu kırılmaya etki eden faktörler bir çok yabancılaşmış değeride içinde zorunlu olarak taşır. Bu bilimsel çalışmalar için de geçerli bir değerlendirmedir ki biz kendi jargonumuzda buna ''bilginin metalaşması'' diyoruz.
Bizi ilgilendiren inanaçtan çok benimsenen düşünsel yöntemin bu süreci sorgulamaya elverişli olmasıdır. Bizim diyalektik materyalizmi benimsememizin temel sebebide budur.
Umarım bir nebzede olsa kendimi ve amacımı anlatabilmişimdir.
 
]
Bunun için her şey örnektir, Kaos tan düzen çıkmasaydı kaos sonsuz olurdu değil mi?
peki ilk olanın kaos olduğunuda nereden çıkardınız ki.buna deliliniz ne?
han

Ama biliyoruz ki hiç bir kaos sonsuz değil ve olmadı, sizce biten kaoslar yerini neye bıraktı?

hangi kaoslar
Bu konu bir diyalektik materyalizm konusudur. Bu manada baktığınızda her düzen kendi içinde kaosu üretir ve her kaos zıtların çatışarak birbirini teskin ya da yok etmesiyle düzeni oluşturur.
her düzen kaos üretiyorsa evrimle ve diyalektik materyalizmle ters düşmez mi sizce.
zıtların olması kaosun değil düzenin delili olabilir ancak.aksi halde denge nasıl oluşacak.Herşeyi çift yarattık diyor Yaradan.soğuk ve sıcak olmadan ılık olur mu.karanlık bilinmesse aydınlığın ne olduğu anlaşılır mı.İnkar bilinmeden iman anlaşılır mı.
Kelimeyi tevhid bile inkarla başlar.
LA ilahe dersiniz önce;yani hiç bir tanrı yok.bu tanrıların en büyüğüde kendinizsiniz.hepsine "la "yani hayır dersiniz.egonuzda dahil.(tanrı;kalbinizde en büyük yeri işgal edendir,tapınırcasına gönül verdiğiniz,güvendiğiniz veya korktuğunuzdur.makam,para,kadın,kendi arzularınız vs.hep tanrıdır.taştan,odundan yontulan onun gölgesi olabilir ancak.)
İkinci aşamada,Ancak ve ancak Allah var denir.
yani herşey zıddıyla bilinir.Bu yüzden zıtların olması düzen gereğidir kaos değil.
Rasulullahın ümmetide ümmeten vasatan diye adlandırılır.Yani dengede,orta yolda olan,İfrat ve tefrite düşmeden dosdoğru yolda ilerleyen.
 
Üst Alt