ateizme tokat gibi

Sayın Tunakan, önceki yazımda cevap verdiğim soruları hemen hiç değiştirmeden yaniden sormuşsun, hatta son paragrafta senin daha önce söylemediğin ama söyleyeceğini tahmin ettiğim (senin bu yazında son paragrafta sorduğun ) soruyada cevap vermiştim. Sorunlarınızı ve sorularınızı ne yazıkki biliyorum kesme şeker gibi, hepiniz birbirinize benziyorsunuz.
İnançlı insanlar arasında da bir çok fraksiyon (din) bulunmaktadır. Bunda şaşıracak bir şey yok. Her kes istediği gibi düşünebilir. Bir daha söylüyorum bizim sizi ikna etmek gibi bir derdimiz yok, Tebliğ görevi nedeniyle bu dert size ait.
Gelelim son soruya çok zorlarsan o zaman adanma ''tanrı nasıl oldu'' diye sorarlar sende kendiliğinden gibi biz verdiğimizde çok güldüğün cevabı vermek zorunda kalırsın. Sen sen ol milyonlarca kez sorulmuş saçma soruları sorma.


Bence takiye yapiyorsunuz..! Madem ki öyle bir derdiniz yok , inananlarin tebligi var bizim böyle derdimiz yok diyorsunuz ama Ataist biri olarak neden kendi konunuzda yaziyorsunuz..? (Ateizmle ilgili konuda ) hatta belki ucuk bir iddia olacak üyeliginizi bile bu foruma ,sadece bu konuda yazabilmek icin yaptiniz diyesim geliyor...O zaman söyle diyebilirmiyiz ; sizin derdiniz teblig degil, " Dinsizlik ve inancsizlik fikriyatini pompalamak "

Yanlis anlamayin siz bir ateist olarak tabiki bu konuya yazi yazacaksiniz ama birilerine inandigi görüs yada inanci anlattigindan dolayi dertli görüp ,kendinizi bu istikamette dertsiz addedip ne gariptir kendi fikriyatinizi yansitan konuda sürekli yaziyor olmaniz...!

Siz aslinda daha dertlisiniz ... Inanan bir insanin derdi , ateisti inandirmak degildir, inancini yasamaktir.Inanan insan bilir ki Allah birinin kalbini mühürledi ise teblig kere teblig 50 yil araliksizda yapilsa = 0 (SIFIR ) oldugunu bilir. Peki sizin derdiniz inanan inanir bana ne..! midir yoksa bir kisiyi bile olsa Allahsizlastirmakmidir ( ! ) ...?
 
Ateistler bilim adamlarına da kimseye de iman etmezler. Bilim mutlak doğrularla uğraşmaz, doğruluğu ya da yanlışlığı ispatlanabilen konular bilimin konusudur. Bu nedenle bilim adamlarının birbirini takzip etmeleri işin gereğidir. Bilim ancak böyle gelişir.
Bu nedenle bilim sürekli gelişirken mutlak doğruya iman edenler bir türlü gelişememektedir.

efenim iman etmek inanmak demektir.Biz peygamberlere inanıyoruz,siz bilim adamlarına.Peygamberler her biri aynı doğruları dile getiriyor.Ateist bilim adamları ise,geçmişte paçavraları bir bidona doldurup fare çıkacağı teziylen Allahın olmadığını kanıtlamaya çalışıyordu,Bu gün evrimi dillendiriyolar.yarın o da faso çıkarsa başka bişi uydururlar.Sizde onada eyvallah dersiniz.
doğruluğu ispatlanabilir şeyler diyorsunuz.Allahın varlığının isbata ihtiyacı yokki.Kalbi ile bakan herkesie gün gibi aşikar.Siz güneşi isbatla diyebilirmisiniz .yada havayı görmediğiniz,elinizle tutmadığınız için reddedebilir misiniz.oysa hava hücrelerinizin içine kadar işlemiştir.
Allah,her bir hücrenizin mikroskopla bile zor görülen bir DNA parçasına bir kütüphane dolusu bilgi depolamıştır.Her bir hücreniz onun emriyle çalışıyor.hayat dediğiniz şeyin bilimsel açıklamasını yapabilir misiniz bana.
 

tunakan

Uzaklaştırıldı
ankarada öğretmen bir ağabeyimiz vardı ve sıkı bir ateistti. dinleri ve peygamberleri aşağılardı, bu yüzden sık sık şiddete maruz kalırdı, ama o buna aldırmaz Allahı bana ispat edin, gösterin deyip dururdu. bir gün şehrin en popüler kulübünde oyun oynanırken şiddetli bir deprem olur, buda herkesten önce ALLAH ALLAH diyerek masanın altına saklanır ve ardı ardına duaları yüksek sesle okur. millet ise depremi unutmuş ve hocaya odaklanmıştır. tabi sonrasında rahmetli vefat edene kadar alay konusu olmuştu.
 
Bence takiye yapiyorsunuz..! Madem ki öyle bir derdiniz yok , inananlarin tebligi var bizim böyle derdimiz yok diyorsunuz ama Ataist biri olarak neden kendi konunuzda yaziyorsunuz..? (Ateizmle ilgili konuda ) hatta belki ucuk bir iddia olacak üyeliginizi bile bu foruma ,sadece bu konuda yazabilmek icin yaptiniz diyesim geliyor...O zaman söyle diyebilirmiyiz ; sizin derdiniz teblig degil, " Dinsizlik ve inancsizlik fikriyatini pompalamak "

Yanlis anlamayin siz bir ateist olarak tabiki bu konuya yazi yazacaksiniz ama birilerine inandigi görüs yada inanci anlattigindan dolayi dertli görüp ,kendinizi bu istikamette dertsiz addedip ne gariptir kendi fikriyatinizi yansitan konuda sürekli yaziyor olmaniz...!

Siz aslinda daha dertlisiniz ... Inanan bir insanin derdi , ateisti inandirmak degildir, inancini yasamaktir.Inanan insan bilir ki Allah birinin kalbini mühürledi ise teblig kere teblig 50 yil araliksizda yapilsa = 0 (SIFIR ) oldugunu bilir. Peki sizin derdiniz inanan inanir bana ne..! midir yoksa bir kisiyi bile olsa Allahsizlastirmakmidir ( ! ) ...?

Sayın KOMANDO,
Yazıları eğer baştan itibaren takip ediyorsanız, Benim bu başlıkta yazmamın gereğini bilirsiniz. Yazmamın sebebi ''ataizme tokat gibi'' konu başlığıdır. Ben tokat gibi diye tanımlanan video yu izledim ve hayır öyle bir etki yaratmadı ve bu şekliyle yaratamaz dedim. Yani bize tokat attığını sananlara hayır atamadınız dedim. Şimdi kimin derdi var anladınız mı? Ben ''teistlere tokat gibi'' diye bir başlık atsam söyledikleriniz haklı olabilirdi ama ne yazık ki durum böyle değil.
Bu foruma henüz geldim ve dikkatimi çeken ilk konuda yazdım. Diğer forumlarda aynı mahlasla 5000 e yakın yazım var. Bunların en fazla %1 i dini konulardadır. Yani bu foruma sırf bunun için üye oldunuz iddianızın bir temeli yok. Diğer konu başlıklarına da yazacağım biraz sabırlı olmanız gerekiyor.
 
Sayın Ümmi, Önce sorunuza saçma dediğim için özür dilerim, sizin bu konuda gösterdiğiniz özenin farkındayım.
Biz bilim adamının söylediği her şeye şüphe ile bakarız, bilimsel bakışın gereği budur. Siz ise inandıklarınızın sözüne mutlak doğru olarak bakarsınız bu da imanın gereğidir. Bu nedenle bizim bilime inanmamız bir iman değildir çünkü bilirizki her bilimsel doğrunun aksi her zaman ispatlanabilir. Evrim teoriside bilimsel bir hipotezdir ve aksi her zaman ispatlanabilir. Bilim sanıldığının aksine mutlak doğrularla ilgilenmez bu nedenlede içinde hep bir şüphe taşır. Gelişmenin dinamo motoruda bu şüphedir. İnançlı bilim adamlarıda bilimsel konularda bu şüpheyi taşırlar. Bilimle inancın çatışan bir yanı yoktur. Çünkü bilim inançla ilgilenmez onun konusu değildir.
Buradaki fark bilimsel düşünce evreni sebep-sonuç ilişkisi içerisinde anlamaya çalışır. İnançlı insanlar için temel sebep tanrıdır. Tanrı algısı inananlar için bir postulattır. Bu postulat deistler içinde geçerli ancak tanımı yapılmamış haldedir. Dinler bu postulatın tanımlanma çabalarının ürünüdür.
Ateistler bu postulatı peşinen kabul etmezler ya da kabul etmeleri için gösterilen çabaları hem metod hemde içerik olarak ikna edici bulmazlar.
Ateistler tanrı postulatına, reddettikleri diğer postulatlardan daha fazla değer vermezler bu nedenlede onun için özel bir ikna çalışmasını kendileri için anlamsız bulurlar.

(Uslubum için tekrar özür diliyor ve ikazınız için teşekkür ediyorum)
 
Sayın KOMANDO,
Yazıları eğer baştan itibaren takip ediyorsanız, Benim bu başlıkta yazmamın gereğini bilirsiniz. Yazmamın sebebi ''ataizme tokat gibi'' konu başlığıdır. Ben tokat gibi diye tanımlanan video yu izledim ve hayır öyle bir etki yaratmadı ve bu şekliyle yaratamaz dedim. Yani bize tokat attığını sananlara hayır atamadınız dedim. Şimdi kimin derdi var anladınız mı? Ben ''teistlere tokat gibi'' diye bir başlık atsam söyledikleriniz haklı olabilirdi ama ne yazık ki durum böyle değil.
Bu foruma henüz geldim ve dikkatimi çeken ilk konuda yazdım. Diğer forumlarda aynı mahlasla 5000 e yakın yazım var. Bunların en fazla %1 i dini konulardadır. Yani bu foruma sırf bunun için üye oldunuz iddianızın bir temeli yok. Diğer konu başlıklarına da yazacağım biraz sabırlı olmanız gerekiyor.

sayin sabit , önce hosgeldiniz diyelim gecikmelide olsa.. Kimin hangi konuya nezaman ne yazacagina ambargo koyuyor degiliz , elbette üye oldu iseniz dilediginiz konuya fikrinizi belirtmeye tüm üyeler kadar sizinde hakkiniz var.

Evet basindan itibaren okumadim ama sizin kendinizinde söyledigi gibi bir baslik atilmis ama o baslik size göre eklenen görüntü ile pek uyusmamis. Ama sonuc itibari ile baslik ve görüntü Ateizm ile ilgili ... Dindar birisi dini ile ilgili buna benzer bir baslik ve görüntü üzerine inancini savunarak yorum yaptigi zaman Teblig oluyor sizlere göre , Bende $unu merak ettim sadece bizim yaptigimiz Teblig ise sizin suan yaptiginizin adi ne..?
Baslik ve konuya eklenen birbiri ile uymustur uymamistir ama sonuc itibari ile konu Ateizm dir. ve siz savunucususunuz suan..? Yaptiginiz eylem nedir..?

Dindar böyle bir eylemi yapinca Teblig oluyor, Ateist yapinca..?
 
Sayın KOMANDO,
Biz durup dururken gelin şu adamların inancına bir tokat atlım demeyiz. Çünkü inançlı insanların varlığı bizi hiç rahatsız etmez. Bu bize göre onların sorunudur. Siz bizden inanmamak gereklidir gibi bir öneri duyamazsınız, biz sadece inanmıyoruz deriz. İnançlı insanlar arasında çok değerli ve iyi insanlar olduğunu en azından kendi ailemizden biliriz. Teistler inançsızlığı bir kusur olarak algılamalarına rağmen biz inancı bir kusur olarak algılamayız. Daha genel ifadeyle biz insanların inancıyla ilgilenmediğimiz gibi inancı kendi değerlendirmemizde olumlu yada olumsuz bir kriter olarak ta kullanmayız. ATEİSTLERİN ATEİZMİ YAYMAK GİBİ BİR ÇABALARIDA YOKTUR. Ateizmi yaymakta bizim adımıza bir yararda yoktur.
Biz sadece bize yönelen ikna etme çabalarını yeterli bulmadığımızı söylüyoruz. Ateizm siyaseten kullanmaya da, bir başkasından yarar elde etmeyede elverişli bir düşünce değildir. Dolayısıyla onu yaygınlaştırmaya dönük çabalar anlamlı çabalar değildir. Bize göre insan evrendeki sebep sonuç ilişkilerini çözdükçe tanrının alanı daralacaktır. Bu aynı zamanda ateistlerin çoğalması demektir. Bize göre dünyanın gidişatıda bu yöndedir.

İnanan bir kişiye ''sen inanmamalısın'' demek hem yararsızdır hemde anlamsızdır. Ama bu bizim düşüncemize yönelmiş eleştirilere cevap vermemizi engellemez. Özellikle islam inancına sahip insanlarda ateistlere karşı eleştirinin sınırları aşılarak hakaret ve küfüre varan müdaheleler yapılmaktadır. Bu durum bazen bizimde saygı sınırlarını aşmamıza sebep olmaktadır.

İnançlı insanlar kendileri için ilk sebep olan ve çok önemli olan tanrının birileri tarafından yok sayılmasını zaman zaman kendi inançlarına bir saldırı olarak algılamakta ve bu algıya göre vaziyet almaktadır. Ateistlerin en önemli sorunu tanrının varlığı yada yokluğu meselesi değildir Ateistlerin en önemli sorunu teistler tarafından anlaşılmamaktır. Teistler onlardan tanrının yerine bir şey koymalarını isterler olmadığı zamanda siz bilime iman ediyorsunuz gibi bir yakıştırma yapıp eleştirilerini bu ön kabul üzerinden yaparlar. Bu ateistin anlaşılmaması demektir.
 
selam ederim;

sayın sabit ister inanın ister inanmayın islamı gayet güzel üstün bir şekilde icra ediyorsunuz. ulu Allah'ı savunmak korumak onu putlaştırmaktır. eğerki ulu Allah insanlara özgür irade verdi ise insanlara inanıp inanmayanı sorgulamak düşmez. malesefki bu yanlış sürüp gitmektedir. gerçi daha çok kendi içlerinde inananlar birbirlerini yemek ile meşgul olduklarından bu gerçeği sanıyorum gözden kaçırıyorlar. sanıyorlarki DİN bir amaçtır. aslında yanılıyorlar DİN denilen anlayış doğruyu icra etmekde bir araçtır. Din ler diye birşeyde yoktur aslında bir tek din vardır oda doğru olan şeyi elbirliği ile icra etmek demektir. yoksa neden defalarca kitaplar ve peygamberler gönderilsin. insanlar malesef taraftarlığı sevmişlerdir. cennete gitmenin en kestirme yolu inandım deyip geçmek sanılıyor. aslında mesele inanıp inanmamak değilki mesele doğruyu görüp onu icra edebilmek yada edememektir.günah sevap ve doğru yanlış ilişkisi buradan kaynaklanır. atesit diyip bin dereden su getirirlerde bakarsınız o insanların ellerine verilen her icadıda çekinmeden hemen hayatlarına geçiriverirler. bir teşekkür etmezler. ne getirene nede gönderene. insan bunu üzerine bir vazife edinir amaçsızca belkide bir sevgi kazanacağını düşünür de atesit bir kimse ile sürekli münakaşaya girmeyi borç bilir kendisine. hiç düşünmez taşıdığı anlayışı güzelce temsil edip sevgi saygı hoşgörü nezaket ile çevresine örnek olmayı. islamiyet bir ilimdir insanlık ilimi. insanlığı icra eden kimse dindar demektir. bu mesele ibadet ile ölçülecek şey değildir. bu tür tartışmaların sonucunda varılacak nokta en sonunda "benim dinim bana senin dinin sana anlayışıdır".

düşünceler zamanla gelişir değişir ama insanlık değişmez sevgili peygamberlerimizin hepsi cenabı Allah'ın ululadığı meleklerinden almış oldukları ders ile insanlıkda oldukça ileriye gitmiş kimselerdir. insanlığa örnek son peygamber değerli muhammedimizin imanın şartı olarak güzel bir sözüde vardır ama malesef üzerinde yeteri kadar durulmamıştır. "insanları sevmeyen iman etmiş sayılmaz" ve ulu Allahda şöyle buyurmuştur "suçlarınızı affederim ama kul hakkı yemeyin karşıma bununla gelmeyin". insanların anlayışda yapmış oldukları hatayı gelen kitaplara ve peygamberlere yüklemek hata olur. gerçekten çok büyük yanlışlar yapılmıştır ve düzelmesi oldukça güçtür. ben yinede bu yanlışlardan dönebileceğimize inanıyor ulu Allah'ın ol deyince olduran kudretine güveniyorum.


fakat yaşadığı "islam" anlayışını çok beğenen onunla mutlu olan kimse eşi dostu bu güzelliği yaşasın diye ince düşünerek bir çaba sarf edebilir. egerki yaklaşım bu sebepleyse tamamı ile iyi niyettir bu. ben forumdaki arkadaşlarında konuya bu şekilde yaklaşdıklarını düşünüyorum. bu vesile ile bende forumumuzda sizin gibi kibar ve saygılı bir arkadaşı görmekden mutlu oldum. kişinin dini değil kişiliğidir önemli olan. inansada inanmasada kişinin nasıl bir anlayışa sahip oldugudur önemli olan. dürüstmü, adaletlimi, saygılımı, edeplimi, hoşgörülümü hatta güleryüzlümü, temizmi bunlara bakmak gerekir, yoksa kıldıgı namaz ile gittiği klisesi, su verdiği putu ile kimse kimse hakkında fikir sahibi olamaz o iş ulu Allah ile kulu arasındadır. bunlarıda aslında herkez bilir ama nedense unutuyoruz. mesele insan olduğumuzu unutmayıp olabildiğince insanlıkda kalabilmektir. insanlığı icra edebilmektir. aslında kolay gibi gözüksede gerçekten zor işdir çok sabır gerektirir. işte burada ulu Allah'ın varlığına inanmanın önemi ortaya çıkıyor, karşıdaki insan hal ve hareketleri ile hiç hak etmese bile ona "yaradılan" oldugundan dolayı saygı göstermek, hertürlü olumsuz ve duygusuz yaklaşımına tebessüm edebilmek gibi bir güç veriyor insana. bu kolay iş değildir. hatta sadece bu meseleyi insan ile bile sınırlamamak gerekir tüm tabiat ve canlılara karşı aynı edep ve anlayışda olmak gerekir. fakat bir kimse inanmıyor ve buna rağmen insanlığı icra edebiliyorsa dindardır ama farkında değildir.

saygılar sunarım
 
Son düzenleme:
Sayın Ümmi, Önce sorunuza saçma dediğim için özür dilerim, sizin bu konuda gösterdiğiniz özenin farkındayım.
Biz bilim adamının söylediği her şeye şüphe ile bakarız, bilimsel bakışın gereği budur. Siz ise inandıklarınızın sözüne mutlak doğru olarak bakarsınız bu da imanın gereğidir. Bu nedenle bizim bilime inanmamız bir iman değildir

estağfirullah efenim özre gerek yok.
efenim inanmak=iman etmek.
kelime manası bu.
siz şüphe ye mi iman ediyorsunuz.

çünkü bilirizki her bilimsel doğrunun aksi her zaman ispatlanabilir.
Evrim teoriside bilimsel bir hipotezdir ve aksi her zaman ispatlanabilir. Bilim sanıldığının aksine mutlak doğrularla ilgilenmez bu nedenlede içinde hep bir şüphe taşır. Gelişmenin dinamo motoruda bu şüphedir. İnançlı bilim adamlarıda bilimsel konularda bu şüpheyi taşırlar. Bilimle inancın çatışan bir yanı yoktur. Çünkü bilim inançla ilgilenmez onun konusu değildir.
bilimden kasdınız nedir?
felsefede bir bilim ;ve hakikati aramaktır konusu yani mutlak doğruyu aramak

sizin sandığınızın aksine,din bilime karşı değildir.
Oysa ateistlerin büyük çoğunluğu,Bilimi dine alternatif olarak sunmaktadır.biz bilime inanırız demektedir.bilim putu yaratmışlardır kendi alemlerinde,kendileri bilimden anlamasada,İman ettikleri bilimadamları ne derse doğrudur inancındadırlar.

Buradaki fark bilimsel düşünce evreni sebep-sonuç ilişkisi içerisinde anlamaya çalışır.

müsebbibül esbabı (sebeplerin sebebini)neden görmezden gelirler o halde.
İnançlı insanlar için temel sebep tanrıdır. Tanrı algısı inananlar için bir postulattır. Bu postulat deistler içinde geçerli ancak tanımı yapılmamış haldedir. Dinler bu postulatın tanımlanma çabalarının ürünüdür.

tanrı algısı diyorsunuz hemde postulat diyorsunuz.Algıladığı birşey insan için postulat olur mu.
Kalbi olan herkesin bu algısı vardır.Göz nasıl görmek algısı ile görevliyse,Kalpte Allahı algılamak için vardır.
Zaten kafir kelimesi ;örten manasına gelir.Kalbinin bu hakikat algısını örten yani.Kendi kalp gözünü yuman,Kendi algısına perde çeken demektir en başta.



Ateistler bu postulatı peşinen kabul etmezler ya da kabul etmeleri için gösterilen çabaları hem metod hemde içerik olarak ikna edici bulmazlar.

peşinen kabul etmemek yani bir ön kabul.Ön yargı sahibi olup bu konuda ne dersen de bana tesir etmez anl***** mı geliyor.
Allahı kabul etmeleri için çabalayanların bundan bir kazancı yok efenim.Gecenin uykunun en derin saatinde evi yanan birilerini uyandırmayıp aman banane der misiniz.Tebliğ vazifesi var her müminin.Yani insanları ateşten kurtarmak için uyarma vazifesi.bunun metodunu herkes kendince bulur.Kimi bilimsel metod seçer,yangını ,ordan çıkmasındaki faydayı anlatır,Kimi zorla döverek yangından çıkarmaya çalışır,Kimi sırtına alıp taşır.Niyet önemli.
Ateistler ikna edici bulur veya bulmaz kendi bilecekleri bir iş.Çünkü Allah peygamberine bile sen sadece uyar diyor.Bizim vazifemiz uyarmak ."uyanan ne yapacağını zaten bilir.
"-Bak sen kendi kendine olmadın.Bunca mükemmel iç ve dış alemin,duygu dünyan,his dünyan,Akıl,Acı,Hüzün,Sevinç,aşk,gibi yüzlerce haller sana boşuna verilmedi,dünya içindekilerle birlikte sana boşuna boyun eğdirilmedi,hava bile senin teneffüsüne göre boşuna ayarlanmadı,Gökten acı değil tatlı su indirildi,bunları bir yapan var ve bu kadar mükemmel yaradanın senden isteği,kendisini bilmen ve sevgisine karşılık vermen" diyerek biz uyarı vazifemizi yaparız.kalbinin kapılarını kapatmassa kalbiyle duyar.kapatırsa duymaz kalbi uykusuna devam eder.o yüce hakikatle tanışmak şerefinden mahrum kalır.
oysa hakikatle tanışmanın ilk adımıdır iman.Önce iman edersin,Önceleri gayba imandır bu.Yani peygamberin getirdiği ,gözümle görmediğim konulara onan inandığım için amenna derim.Fakat kalp seviye kazandıkça bu şuhuda dönüşür.Yani kalbinin algısı açılır.
"Ol mahiler ki derya içredirler deryayı bilmezler "(balıklar,suda yaşadukları halde sudan habersizdirler) demiş ya şair.Aslında hak göz önünde ama biz habersiziz.kalbinin algısının önündeki engel kalkınca,görürsün hakkı.hemde baş gözünün gördüğünden daha keskin.İşte mutlak doğru hemde sen ona şahitsin."Eşhedü en la ilahe illallah bu demek.Yani ben şehadet ediyorum;şahitlik ediyorum ki Allah tektir.


Ateistler tanrı postulatına, reddettikleri diğer postulatlardan daha fazla değer vermezler bu nedenlede onun için özel bir ikna çalışmasını kendileri için anlamsız bulurlar.

bir ateist için postulat olabilir.Bir mümin için şuhut edilen(algılanan)dır Allah.
"-Allahın var veya yok oluşu beni ilgilendirmiyor ve hatta yok olduğunu düşünmek daha hoş geliyor çünkü beni sınırlandırmasını istemiyorum "anlayışına gaflet denir islam terminolojisinde.
insan sürekli düşünmeye sevkedilir kuranda.Hiç düşünmüyor musunuz,Akletmiyormusunuz,Akledecek kalpleri yok mu diye sürekli tefekkür tavsiye edilir.Çünkü başkasının ona birşey isbatlamasına gerek yok.Enfüsümüzde ve afakta ayetler olduğunu söylüyor Yaradan.Ayet işaret eden demek.Yani kendimizdeki ve çevremizde Allahı işaret eden ayetler dolu.Bunlardan bir kaçı üzerinde tefekkür etmek bile bize Allahı buldurmaya yeter.
(bilimde bir işaret parmağı aslında Allahı işaret eden. ama kişi işaret edilene değilde işaret parmağına bakmayı tercih ediyorsa İşaret edileni göremez)
her insanda hakikate karşı bir meyil vardır.Nasıl ki anne sevgisi doğuştan ve tabii bir sevgidir.Yaradanına karşı bir ilgi ve merakta öyledir.Bunu örten insan ticaretinde çok zarar etmiştir.


(Uslubum için tekrar özür diliyor ve ikazınız için teşekkür ediyorum)
estağfirullah efenim.Ne üsluplar gördük bu forumda sizinki gayet nazikane geldi bendenize.Düşünen ve nezaketini muhafaza eden,sabit fikirli olmayan insanlarla konuşmayı severim.Fikri ne olursa olsun. selametle efenim.Bizde sürçü lisan ettikse affola.
 
Son düzenleme:
Bence kısacası şudur arkadaşlar;

Ateistler olaya bilimsel baktıkları için ateist olmuşlardır.
Çünkü bilimsellik onların hayat felsefesidir.
Bilimsellik ise varlığı kabul edilen şeyin ispatıdır.

Hiç insan durup dururken ateist olabilir mi?

efenim nasıl bilimsel bakıyorsun sn sosyalist.daha olasılık hesabı yapamadın.e hadi edebiyat bölümünde okumuşun onu anlayışla karşılayalım,,Pisikolojidende çaktın.sıfır aldın geçen.:Winlk_Tongue:
varlığı kabul edilen isbatlanmış şeylere inanıyorsan ne bu evrim imanı,Ne zaman kanıtlandıda haberimiz yok.
Durup dururken nie ateist olsun insan efenim.Vardır elbet bir sebebi.Mesela ;iman ettiği kerameti kendinden menkul bir bilim adamı Allah yok demiştir.O da inanmıştır.Yasda İman ettiği bir siyasetçi öle demiştir.vs. vs.
"Benim bu içi sıvı dolu gözüm merceği ayarlanmış,korneası,retinası,irisi vs katman katman görmem üzere proğramlanmış,Beynime gördüğüm şeyi algılama yetisi,ruhuma anlamlandırma yetisi konmuş acep bunlar nasıl oldu,Kim böyle ince ayar yaptı diye düşünerek bulacak deği a.:prv:
 
Üst Alt